<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[siberbilgi - Arakan (Rakhine)]]></title>
		<link>https://www.siberbilgi.net/</link>
		<description><![CDATA[siberbilgi - https://www.siberbilgi.net]]></description>
		<pubDate>Tue, 05 May 2026 15:14:22 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[ARAKAN A DESTEK İÇİN OKUYUP PAYLAŞALIM (BARİ BUNU YAPALIM)]]></title>
			<link>https://www.siberbilgi.net/konu-arakan-a-destek-icin-okuyup-paylasalim-bari-bunu-yapalim-278.html</link>
			<pubDate>Wed, 07 Nov 2012 11:07:30 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.siberbilgi.net/member.php?action=profile&uid=8">intikamcı</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.siberbilgi.net/konu-arakan-a-destek-icin-okuyup-paylasalim-bari-bunu-yapalim-278.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ARAKAN A DESTEK İÇİN OKUYUP PAYLAŞALIM</span></span></span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><br />
</span></span> <img src="http://i.imgur.com/2790u.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 2790u.jpg]" class="mycode_img" /> <span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font">Arakan’daki köylerde yaşanan katliamları duymuşsunuzdur hepiniz. Yaşlı genç demeden boğazları kesilerek öldürülüyor insanlar. Kadınlara ve genç kızlara ise acımasızca tecavüz ediliyor.<br />
<br />
Son zamanlarda Türkiye’den giden yardım kuruluşlarına da zorluklar çıkarılıyor bölgede.<br />
<br />
<br />
Bilhassa kardeş ülke Bangladeş’in güvenlik görevlilerinin Cox’s Bazar, Teknaf gibi bölgelerdeki kamplara yardımı engelledikleri duyumlarını almaktayız.<br />
<br />
Sadece Myanmar yönetimiyle değil, Bangladeş yöneticileriyle de bir an önce temasa geçmelidir Türkiye. Gerekirse bu ülkedeki yoksullara da el uzatmalıdır maddi yardımlarla...<br />
<br />
Arakan’daki son olaylarda 20 binden fazla insan evini terk edip daha güvenli bölgelere göçmek zorunda kalmıştı hatırlarsanız.<br />
<br />
Uydu görüntüleri açıkça gösteriyordu ki binlerce ev bir kaç saat içinde acımasızca yakılmıştı. Yetkililer 4 bin 665 civarında evin yakıldığını söylüyor.<br />
<br />
Geçen hafta gerçekleşen saldırıda 84 Müslüman’ın öldürülüldüğü de gelen bilgiler arasında.<br />
<br />
Bildiğiniz gibi ibadet özgürlüğü evrensel bir haktır. Ancak Mag Budistleri Müslümanların ibadet özgürlüklerine de saygı göstermiyor.<br />
<br />
Mesela Akyab civarındaki Maungdaw kasabasında 3 adet cami var. Bu küçük kasabada bile 3 cami oluşu bölgedeki Müslüman nüfusun yaygınlığı hakkında bir bilgi verir sanırım.<br />
<br />
İşte maalesef bazı Budist çeteler bu camilere saldırıyorlar. Özellikle Müslümanlar ibadet esnasındayken bu tür saldırıları gerçekleştiriyorlar. Bir merkezden dolduruşa getirilmiş kimi Rakhineliler, güya vatanlarını Müslümanlardan kurtarmak için her fırsatta Rohingyalıları taciz ediyorlar.<br />
<br />
Bunu yaparken, 20-30 yıl önce bizdeki kimi baskıcıların kullandıkları argümanları kullanıyorlar.<br />
<br />
Halkın yüreğine nefret tohumları ekiyorlar bu ayrımcı propagadanlarla. İslam dininden ve değerlerinden alabildiğince korkutuyorlar Budist halkı.<br />
<br />
Mesela “Kara İğrenç Şeytanlar” diyorlar Müslümanlara. İslam’ın şer’i hükümleriyle korkutuyorlar insanları, gericiler, mürteciler diyerek aşağılıyorlar onları.<br />
<br />
Her fırsatta Müslümanların göçmen olduklarını, Arakan’ın kendilerine ait olduğunu söylüyorlar. Halbuki bütün tarihi vesikalar gösteriyor ki, Rohingyalılar bölgenin esas yerlileridir. <br />
<br />
Çünkü bölge, miladdan önceki dönemlerde Hindistan’ın bir parçasıydı ve Hindu inanışının önemli merkezlerinden birisiydi.<br />
<br />
Bölgede var olan antik kalıntılar, eski Hindu tapınaklarının izleri bu gerçeği açıkça ispat ediyor. Bölgeye Budizm’in yayılması ise yine Hindistan merkezli dini faaliyetlerle gerçekleşmiştir daha geç zamanlarda.<br />
<br />
Mag Budistleri ise Tibet’ten çok daha sonraları göçmüşler bölgeye. Tam da bu noktada Tibet’in Ruhani Lideri Dalay Lama’nın bu zulme sessiz kalışı daha anlamlı oluyor.<br />
<br />
Devletin resmi tarih anlayışına göre tüm Burmalılar Moğol soyundan gelmektedir. Moğolların bu bölgeye gelişi ise daha geç zamanlara denk gelir.<br />
<br />
Her resmi tarih anlayışının uygulanışında olduğu gibi, bu resmi tarih baskısı da bütün Burma halklarına dikte edilmekte, böylece tek dinli, tek kültürlü bir Burma milleti oluşturulmaya çalışılmaktadır.<br />
<br />
Bu yeni milletin dini ise haliyle Budizm olacaktır. Burma hükümeti huzurun, barışın buradan geçtiğini sanmaktadır ki, maalesef yanılmaktadır.<br />
<br />
Her halükarda Hint kökenli Rohingyalılar bölgenin asıl yerlileri. Dışlanan, katledilen, sürgüne gönderilmek istenen mazlum yerlileridir.<br />
<br />
İslamiyetin bölgeye yayılması ise 8. yy’a kadar uzanır. Gemilerle bölgeye gelen Müslüman Arap tüccarların arasında muhtemeldir ki pek çok tebliğci de vardı.<br />
<br />
Bu insanlar hem hal diliyle, hem de sözle İslam dininin hakikatlerini bölge insanlarına yaymışlardı.<br />
<br />
Arakan krallarından Narameikla’nın İslam’ı kabul edip, Süleyman Şah ismini almasıyla birlikte toplu İslam’a geçişler yaşanmıştı bölgede.<br />
<br />
Bu dönemden sonra bastırılan sikkelerdeki kelime-yi tevhid yazıları, Arakan’daki dini değişimi açıkça göstermektedir aslında. <br />
<br />
Ancak bazı Budistler, bu değişimi içlerine sindirememişler ve bölgede Müslüman hakimiyetini kırmak için ellerinden ne geliyorsa yapmışlardır.<br />
<br />
Şu aşamada yapılması gereken elbette tarihi bir sorgulama değildir. Olan olmuş, bölgedeki nüfus popülasyonu Budistler lehine bir şekilde değiştirilmiştir.<br />
<br />
Bu aşamadan sonra yapılması gereken mevcut durumu, daha adil çözüm süreçlerine tekamül ettirebilmektir. Yani Budistlerin de dışlanmayacağı, onların da Müslümanların da bütün korku ve endişelerinin izale edileceği birlikte yaşanabilecek adil bir süreç geliştirilmelidir.<br />
<br />
Rohingya’da başka ülkelere göç etmeye zorlanan milyonlarca Müslüman da bu sürece aktif katılacaktır. Onlardan isteyenler memleketlerine geri döneceklerdir.<br />
<br />
Ama önce birbiriyle insanca konuşacak muhatapları belirlemek gerekiyor. Biz bu aşamada Nisa Suresi 35. ayetin önerdiği çözümü öneriyor öncelikle:<br />
<br />
Eğer karı-kocanın arasının açılmasından endişe ederseniz, erkeğin ailesinden bir hakem, kadının ailesinden bir hakem gönderin. İki taraf (arayı) düzeltmek isterlerse, Allah da onları uzlaştırır. Şüphesiz Allah, hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdardır.<br />
<br />
Arakan’da bozulan birliktelik bağını esastan ele almamız gerekiyor. Sadece yüzeysel müdahelelerle değil, felsefi, tarihi, dini, toplumsal derinliğini de kuşatarak çözüme ulaştırmamız gerekiyor.<br />
<br />
Dünya üzerindeki milletlerin davalarının mutlaka bir sözcüsü vardır. Öncelikle Arakan Müslümanlarına onları her platformda temsil edebilecek, Arakanlı bir siyasi lider seçilmelidir.<br />
<br />
Dünyanın Arakan Müslümanları söz konusu olduğunda muhatap alabileceği yerel bir lider. Bu liderin dini bir derinliğinin olması ise, Rohingya Müslümanlarını birleştirmek açısından oldukça önemli. Çünkü Rohingyalılar dindar bir millet.<br />
<br />
Myanmar hükümeti de, Rohingyalı Müslümanlarla var olan sorunları konuşmak ve tartışmak üzere Rakhine’yi temsilen bir sözcü belirlemelidir.<br />
<br />
Bu sözcüler devlet kontrolünde Arakan’ın başkenti Akyab’da, Myanmar’ın güvenli bir şehrinde ya da İstanbul gibi başka bir şehirde dertleri nedir, istekleri nedir bunları açıkça ortaya koymalıdırlar.<br />
<br />
Daha sonrasında Dalay Lama gibi dini liderlerle de bilhassa Diyanet İşleri Başkanlığı kanalıyla görüşmeler tertip edilebilir. Bu meselenin çözümünde onların da aktif rol alması sağlanabilir.<br />
<br />
Bütün bunlardan öte, dünya genelinde kitleleri birbirine düşüren “güvensizlik” ve “nefret” duygularını tamir edecek bir “Gerçek Adalet Birliğinin” acilen tesisine ihtiyaç vardır.<br />
<br />
İnanç düşmanı ideolojilerin tesiriyle Budizm gibi bir dinin mensuplarını da esir alan “güçlü olan haklıdır” prensibinin yaraladığı yürekler, “haklı olan güçlüdür” prensibinin tiryaklarıyla tedavi edilmelidir.<br />
<br />
İslam İşbirliği Teşkilatı, daha fonksiyonel hale gelmeli, hatta Balasafa (Balkan-Asya-Afrika-Amerika) Birliğinin de temellerini atmalıdır. Böylece insanlığın muhtaç olduğu “gerçek adalet” tüm dünyada bir an önce tesis edilebilecektir. <br />
<br />
Gerekirse, Balasafa Birliği kendi bünyesinde oluşturacağı ve bütün üye milletlerden de temsilcilerin olacağı “Barış ve Adalet Gücü” birlikleri ile dünyadaki “adalet” sorunu yaşayan bölgelere anında müdahele edebilmelidir.<br />
<br />
BM’nin ve diğer uluslarası oluşumların, gücün üstünlüğüne inanan ideolojilerin tesiriyle pasifleştirilmiş olduğu bir gerçektir. Bu uluslarası kurumların yakın dönemde dünyanın geri kalanını adil ve kalıcı çözümlerle huzura ulaştıramayacağı da kesindir.<br />
<br />
O halde İslam İşbirliği Teşkilatı, “adalet” ortak paydasında buluşan tüm milletleri kucaklayan ama BM’den daha etkili bir yapıya dönüşmelidir. BALASAFA Birliğinin kurulması, dünyadaki adalet sorunlarının çözülmesi anlamına da gelecektir.</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">ARAKAN A DESTEK İÇİN OKUYUP PAYLAŞALIM</span></span></span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><br />
</span></span> <img src="http://i.imgur.com/2790u.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 2790u.jpg]" class="mycode_img" /> <span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font">Arakan’daki köylerde yaşanan katliamları duymuşsunuzdur hepiniz. Yaşlı genç demeden boğazları kesilerek öldürülüyor insanlar. Kadınlara ve genç kızlara ise acımasızca tecavüz ediliyor.<br />
<br />
Son zamanlarda Türkiye’den giden yardım kuruluşlarına da zorluklar çıkarılıyor bölgede.<br />
<br />
<br />
Bilhassa kardeş ülke Bangladeş’in güvenlik görevlilerinin Cox’s Bazar, Teknaf gibi bölgelerdeki kamplara yardımı engelledikleri duyumlarını almaktayız.<br />
<br />
Sadece Myanmar yönetimiyle değil, Bangladeş yöneticileriyle de bir an önce temasa geçmelidir Türkiye. Gerekirse bu ülkedeki yoksullara da el uzatmalıdır maddi yardımlarla...<br />
<br />
Arakan’daki son olaylarda 20 binden fazla insan evini terk edip daha güvenli bölgelere göçmek zorunda kalmıştı hatırlarsanız.<br />
<br />
Uydu görüntüleri açıkça gösteriyordu ki binlerce ev bir kaç saat içinde acımasızca yakılmıştı. Yetkililer 4 bin 665 civarında evin yakıldığını söylüyor.<br />
<br />
Geçen hafta gerçekleşen saldırıda 84 Müslüman’ın öldürülüldüğü de gelen bilgiler arasında.<br />
<br />
Bildiğiniz gibi ibadet özgürlüğü evrensel bir haktır. Ancak Mag Budistleri Müslümanların ibadet özgürlüklerine de saygı göstermiyor.<br />
<br />
Mesela Akyab civarındaki Maungdaw kasabasında 3 adet cami var. Bu küçük kasabada bile 3 cami oluşu bölgedeki Müslüman nüfusun yaygınlığı hakkında bir bilgi verir sanırım.<br />
<br />
İşte maalesef bazı Budist çeteler bu camilere saldırıyorlar. Özellikle Müslümanlar ibadet esnasındayken bu tür saldırıları gerçekleştiriyorlar. Bir merkezden dolduruşa getirilmiş kimi Rakhineliler, güya vatanlarını Müslümanlardan kurtarmak için her fırsatta Rohingyalıları taciz ediyorlar.<br />
<br />
Bunu yaparken, 20-30 yıl önce bizdeki kimi baskıcıların kullandıkları argümanları kullanıyorlar.<br />
<br />
Halkın yüreğine nefret tohumları ekiyorlar bu ayrımcı propagadanlarla. İslam dininden ve değerlerinden alabildiğince korkutuyorlar Budist halkı.<br />
<br />
Mesela “Kara İğrenç Şeytanlar” diyorlar Müslümanlara. İslam’ın şer’i hükümleriyle korkutuyorlar insanları, gericiler, mürteciler diyerek aşağılıyorlar onları.<br />
<br />
Her fırsatta Müslümanların göçmen olduklarını, Arakan’ın kendilerine ait olduğunu söylüyorlar. Halbuki bütün tarihi vesikalar gösteriyor ki, Rohingyalılar bölgenin esas yerlileridir. <br />
<br />
Çünkü bölge, miladdan önceki dönemlerde Hindistan’ın bir parçasıydı ve Hindu inanışının önemli merkezlerinden birisiydi.<br />
<br />
Bölgede var olan antik kalıntılar, eski Hindu tapınaklarının izleri bu gerçeği açıkça ispat ediyor. Bölgeye Budizm’in yayılması ise yine Hindistan merkezli dini faaliyetlerle gerçekleşmiştir daha geç zamanlarda.<br />
<br />
Mag Budistleri ise Tibet’ten çok daha sonraları göçmüşler bölgeye. Tam da bu noktada Tibet’in Ruhani Lideri Dalay Lama’nın bu zulme sessiz kalışı daha anlamlı oluyor.<br />
<br />
Devletin resmi tarih anlayışına göre tüm Burmalılar Moğol soyundan gelmektedir. Moğolların bu bölgeye gelişi ise daha geç zamanlara denk gelir.<br />
<br />
Her resmi tarih anlayışının uygulanışında olduğu gibi, bu resmi tarih baskısı da bütün Burma halklarına dikte edilmekte, böylece tek dinli, tek kültürlü bir Burma milleti oluşturulmaya çalışılmaktadır.<br />
<br />
Bu yeni milletin dini ise haliyle Budizm olacaktır. Burma hükümeti huzurun, barışın buradan geçtiğini sanmaktadır ki, maalesef yanılmaktadır.<br />
<br />
Her halükarda Hint kökenli Rohingyalılar bölgenin asıl yerlileri. Dışlanan, katledilen, sürgüne gönderilmek istenen mazlum yerlileridir.<br />
<br />
İslamiyetin bölgeye yayılması ise 8. yy’a kadar uzanır. Gemilerle bölgeye gelen Müslüman Arap tüccarların arasında muhtemeldir ki pek çok tebliğci de vardı.<br />
<br />
Bu insanlar hem hal diliyle, hem de sözle İslam dininin hakikatlerini bölge insanlarına yaymışlardı.<br />
<br />
Arakan krallarından Narameikla’nın İslam’ı kabul edip, Süleyman Şah ismini almasıyla birlikte toplu İslam’a geçişler yaşanmıştı bölgede.<br />
<br />
Bu dönemden sonra bastırılan sikkelerdeki kelime-yi tevhid yazıları, Arakan’daki dini değişimi açıkça göstermektedir aslında. <br />
<br />
Ancak bazı Budistler, bu değişimi içlerine sindirememişler ve bölgede Müslüman hakimiyetini kırmak için ellerinden ne geliyorsa yapmışlardır.<br />
<br />
Şu aşamada yapılması gereken elbette tarihi bir sorgulama değildir. Olan olmuş, bölgedeki nüfus popülasyonu Budistler lehine bir şekilde değiştirilmiştir.<br />
<br />
Bu aşamadan sonra yapılması gereken mevcut durumu, daha adil çözüm süreçlerine tekamül ettirebilmektir. Yani Budistlerin de dışlanmayacağı, onların da Müslümanların da bütün korku ve endişelerinin izale edileceği birlikte yaşanabilecek adil bir süreç geliştirilmelidir.<br />
<br />
Rohingya’da başka ülkelere göç etmeye zorlanan milyonlarca Müslüman da bu sürece aktif katılacaktır. Onlardan isteyenler memleketlerine geri döneceklerdir.<br />
<br />
Ama önce birbiriyle insanca konuşacak muhatapları belirlemek gerekiyor. Biz bu aşamada Nisa Suresi 35. ayetin önerdiği çözümü öneriyor öncelikle:<br />
<br />
Eğer karı-kocanın arasının açılmasından endişe ederseniz, erkeğin ailesinden bir hakem, kadının ailesinden bir hakem gönderin. İki taraf (arayı) düzeltmek isterlerse, Allah da onları uzlaştırır. Şüphesiz Allah, hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdardır.<br />
<br />
Arakan’da bozulan birliktelik bağını esastan ele almamız gerekiyor. Sadece yüzeysel müdahelelerle değil, felsefi, tarihi, dini, toplumsal derinliğini de kuşatarak çözüme ulaştırmamız gerekiyor.<br />
<br />
Dünya üzerindeki milletlerin davalarının mutlaka bir sözcüsü vardır. Öncelikle Arakan Müslümanlarına onları her platformda temsil edebilecek, Arakanlı bir siyasi lider seçilmelidir.<br />
<br />
Dünyanın Arakan Müslümanları söz konusu olduğunda muhatap alabileceği yerel bir lider. Bu liderin dini bir derinliğinin olması ise, Rohingya Müslümanlarını birleştirmek açısından oldukça önemli. Çünkü Rohingyalılar dindar bir millet.<br />
<br />
Myanmar hükümeti de, Rohingyalı Müslümanlarla var olan sorunları konuşmak ve tartışmak üzere Rakhine’yi temsilen bir sözcü belirlemelidir.<br />
<br />
Bu sözcüler devlet kontrolünde Arakan’ın başkenti Akyab’da, Myanmar’ın güvenli bir şehrinde ya da İstanbul gibi başka bir şehirde dertleri nedir, istekleri nedir bunları açıkça ortaya koymalıdırlar.<br />
<br />
Daha sonrasında Dalay Lama gibi dini liderlerle de bilhassa Diyanet İşleri Başkanlığı kanalıyla görüşmeler tertip edilebilir. Bu meselenin çözümünde onların da aktif rol alması sağlanabilir.<br />
<br />
Bütün bunlardan öte, dünya genelinde kitleleri birbirine düşüren “güvensizlik” ve “nefret” duygularını tamir edecek bir “Gerçek Adalet Birliğinin” acilen tesisine ihtiyaç vardır.<br />
<br />
İnanç düşmanı ideolojilerin tesiriyle Budizm gibi bir dinin mensuplarını da esir alan “güçlü olan haklıdır” prensibinin yaraladığı yürekler, “haklı olan güçlüdür” prensibinin tiryaklarıyla tedavi edilmelidir.<br />
<br />
İslam İşbirliği Teşkilatı, daha fonksiyonel hale gelmeli, hatta Balasafa (Balkan-Asya-Afrika-Amerika) Birliğinin de temellerini atmalıdır. Böylece insanlığın muhtaç olduğu “gerçek adalet” tüm dünyada bir an önce tesis edilebilecektir. <br />
<br />
Gerekirse, Balasafa Birliği kendi bünyesinde oluşturacağı ve bütün üye milletlerden de temsilcilerin olacağı “Barış ve Adalet Gücü” birlikleri ile dünyadaki “adalet” sorunu yaşayan bölgelere anında müdahele edebilmelidir.<br />
<br />
BM’nin ve diğer uluslarası oluşumların, gücün üstünlüğüne inanan ideolojilerin tesiriyle pasifleştirilmiş olduğu bir gerçektir. Bu uluslarası kurumların yakın dönemde dünyanın geri kalanını adil ve kalıcı çözümlerle huzura ulaştıramayacağı da kesindir.<br />
<br />
O halde İslam İşbirliği Teşkilatı, “adalet” ortak paydasında buluşan tüm milletleri kucaklayan ama BM’den daha etkili bir yapıya dönüşmelidir. BALASAFA Birliğinin kurulması, dünyadaki adalet sorunlarının çözülmesi anlamına da gelecektir.</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Bugün Arakanlı Müslümanların teknesi battı: 130 kayıp]]></title>
			<link>https://www.siberbilgi.net/konu-bugun-arakanli-muslumanlarin-teknesi-batti-130-kayip-244.html</link>
			<pubDate>Wed, 31 Oct 2012 22:20:38 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.siberbilgi.net/member.php?action=profile&uid=1">mevthawk</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.siberbilgi.net/konu-bugun-arakanli-muslumanlarin-teknesi-batti-130-kayip-244.html</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://i.imgur.com/5faKz.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 5faKz.jpg]" class="mycode_img" /> <span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font">Bugün Arakanlı Müslümanların teknesi battı: 130 kayıp<br />
<br />
Myanmar'ın Arakan (Rakhine) eyaletinden kaçarak Bangladeş'e sığınan ve buradan Malezya'ya geçmeye çalışan Rohingya Müslümanlarının teknesi battı. Tekneden sadece 6 kişiye ulaşılabildi.<br />
<br />
<br />
Bangladeş polisi, Malezya'ya doğru ilerleyen ve 136 Rohingya Müslüman'ını taşıdığı tahmin edilen teknenin, Myanmar ile Bangladeş arasındaki Bengal Körfezi'nde battığını açıkladı.<br />
<br />
Cumartesi günü Bangladeş'in Sabrang kentinden yola çıkan teknenin dün sabah erken saatlerde battığı ifade edildi.<br />
<br />
Hayatta kalan 6 kişinin bir balıkçı teknesi tarafından kurtarıldığı belirtildi.<br />
<br />
27 bin Rohingya Müslümanının evlerini terk etmek zorunda kaldığını açıklanmıştı.</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u">PAYLAŞALIM ZULME SEYİRCİ KALMAYALIM</span></span></span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><br />
</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://i.imgur.com/5faKz.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 5faKz.jpg]" class="mycode_img" /> <span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font">Bugün Arakanlı Müslümanların teknesi battı: 130 kayıp<br />
<br />
Myanmar'ın Arakan (Rakhine) eyaletinden kaçarak Bangladeş'e sığınan ve buradan Malezya'ya geçmeye çalışan Rohingya Müslümanlarının teknesi battı. Tekneden sadece 6 kişiye ulaşılabildi.<br />
<br />
<br />
Bangladeş polisi, Malezya'ya doğru ilerleyen ve 136 Rohingya Müslüman'ını taşıdığı tahmin edilen teknenin, Myanmar ile Bangladeş arasındaki Bengal Körfezi'nde battığını açıkladı.<br />
<br />
Cumartesi günü Bangladeş'in Sabrang kentinden yola çıkan teknenin dün sabah erken saatlerde battığı ifade edildi.<br />
<br />
Hayatta kalan 6 kişinin bir balıkçı teknesi tarafından kurtarıldığı belirtildi.<br />
<br />
27 bin Rohingya Müslümanının evlerini terk etmek zorunda kaldığını açıklanmıştı.</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: x-large;" class="mycode_size"><span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u">PAYLAŞALIM ZULME SEYİRCİ KALMAYALIM</span></span></span><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><br />
</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Arakan'lı Müslümanların Osmanlıya Yardımı]]></title>
			<link>https://www.siberbilgi.net/konu-arakan-li-muslumanlarin-osmanliya-yardimi-38.html</link>
			<pubDate>Wed, 08 Aug 2012 22:11:45 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.siberbilgi.net/member.php?action=profile&uid=1">mevthawk</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.siberbilgi.net/konu-arakan-li-muslumanlarin-osmanliya-yardimi-38.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font">''Arakan'lı Müslümanların Osmanlıya Yardımı''(<br />
NOT: PAYLAŞILMASI DİLEĞİ İLE )<br />
<br />
</span></span> <img src="http://img823.imageshack.us/img823/1751/lmslmanlarnosmanlyayard.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: lmslmanlarnosmanlyayard.jpg]" class="mycode_img" /> <span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font">1912'de Balkan savaşları esnasında dünyanın her tarafındaki Müslümanlar gibi Myanmarlı Müslümanlar da para toplayarak Osmanlı ordusuna yardım etmişlerdi.<br />
<br />
Osmanlı İmparatorluğu bizim zayıf zannettiğimiz dönemlerde bile dünyanın en önemli devletlerinden biriydi ve dünyadaki bütün Müslümanlar'ın şemsiyesi konumundaydı. Afrika'dan Asya'ya bütün Müslümanlar'ın gözü kulağı hilafetin merkezinde, yani İstanbul'daydı.<br />
<br />
Asya Müslümanları özellikle de Hindistan Müslümanları, hilafetin merkezi olduğu için Osmanlı İmparatorluğu'nu yakından takip ediyorlardı. Madagaskar'dan Myanmar'a kadar her taraftaki Müslümanlar halifeyle ilişki kurmuşlardı. 1870'te Birmanya'daki (Myanmar) Ava sultanının sadrazamı Osmanlı yönetimiyle ilişki kurmak için mektup göndermişti.<br />
<br />
Hicaz Demiryoluna Para Aktı<br />
<br />
II. Abdülhamid döneminde Osmanlı'nın Asya'daki faaliyetleri neticesinde padişah Hindistan, Çin ve Myanmar Müslümanları arasında popüler olmuştu. 1897'de Türk-Yunan Savaşı çıkınca Asya'daki Müslümanlar hemen yardım toplayarak Türkiye'ye gönderdiler. Savaş kısa bir süre sonra Osmanlı'nın zaferiyle sona erdi.<br />
<br />
Osmanlı İmparatorluğu'nda 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren birçok demiryolu yapılmıştı; ancak bunların çoğu Avrupalı sermaye çevreleri tarafından inşa edilmişti. Kutsal hac yolculuğunu kolaylaştıracak Hicaz demiryolu dünyanın dört bir tarafındaki Müslümanlar'ın yardımlarıyla inşa edildi. Başta Hindistan, Mısır, Rusya ve Fas'tan olmak üzere Endonezya'dan, Singapur'dan, Güney Afrika'dan, Tunus, Cezayir, İngiltere ve Amerika'dan bağışlar yapıldı. Hicaz demiryoluna yardım edenler arasında Myanmarlı Müslümanlar da vardı. Osmanlı yönetimi Myanmar'dan yardım gönderenlere Hicaz demiryolu madalyaları göndererek teşekkür etti.<br />
<br />
Balkan Savaşı'nda Gönderilen Yardım<br />
<br />
II. Abdülhamid'in tahttan indirilmesinden sonra hükümdar olan Sultan Mehmed Reşad'ın tahta çıkışı; dünyanın her tarafındaki Müslümanlar'ın yanı sıra, Myanmar'daki Müslümanlar tarafından da telgraf gönderilerek kutlandı.<br />
<br />
1911'de İtalyanlar'ın Libya'yı işgali üzerine dünyanın dört bir tarafındaki Müslümanlar'dan yardım gönderildi ve İtalya değişik ülkelerde protesto edildi. 1912'de Balkan savaşları sırasında Hindistan, Çin, Singapur ve Myanmar'daki Müslümanlar'dan maddi yardımlar geldiği gibi, sağlık eki¬pleri de teşkil edilerek Türkiye'ye gönderilmişti.<br />
<br />
O dönemde Myanmar'ın adı Birmanya (Burma) idi. Birmanya'daki Müslümanlar topladıkları yardımları konsolosluk, Osmanlı Bankası ve Avrupa bankaları aracılığıyla Türkiye'ye gönderdiler. Örneğin, İbrahim Ali Molla ve Abdurrahman efendiler topladıkları 800 İngiliz lirasını Rangoon'daki fahri Osmanlı şehbenderliğine teslim etmişlerdi. Yine savaş yardımı olarak Birmanya Hilâl-i Ahmer'i, yani Kızılay'ı üyelerinden İbrahim Ali Molla ve Abdurrahman ve Cemal efendiler topladıkları 3000 İngiliz lirasını göndermişlerdi. Rangoon'un yanı sıra Birmanya'nın önemli şehirlerinden Mandalay'daki Müslümanlar da para toplayarak Osmanlı İmparatorluğu'na gönderdiler. Moulmein şehrindeki Müslümanlar da yardıma katıldılar. Birmanyalı Müslümanlar fakir ve ülkede azınlıkta olduklarına bakmadan ellerinde ne varsa Türkiye'ye yollamışlardı.<br />
<br />
Erhan Afyoncu, Bugün Gazetesi ( 29.07.2012)<br />
<br />
ARAKAN yaz 3072'ye gönder 5 TL bağışla &lt;İ.H.H&gt;</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font">''Arakan'lı Müslümanların Osmanlıya Yardımı''(<br />
NOT: PAYLAŞILMASI DİLEĞİ İLE )<br />
<br />
</span></span> <img src="http://img823.imageshack.us/img823/1751/lmslmanlarnosmanlyayard.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: lmslmanlarnosmanlyayard.jpg]" class="mycode_img" /> <span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font">1912'de Balkan savaşları esnasında dünyanın her tarafındaki Müslümanlar gibi Myanmarlı Müslümanlar da para toplayarak Osmanlı ordusuna yardım etmişlerdi.<br />
<br />
Osmanlı İmparatorluğu bizim zayıf zannettiğimiz dönemlerde bile dünyanın en önemli devletlerinden biriydi ve dünyadaki bütün Müslümanlar'ın şemsiyesi konumundaydı. Afrika'dan Asya'ya bütün Müslümanlar'ın gözü kulağı hilafetin merkezinde, yani İstanbul'daydı.<br />
<br />
Asya Müslümanları özellikle de Hindistan Müslümanları, hilafetin merkezi olduğu için Osmanlı İmparatorluğu'nu yakından takip ediyorlardı. Madagaskar'dan Myanmar'a kadar her taraftaki Müslümanlar halifeyle ilişki kurmuşlardı. 1870'te Birmanya'daki (Myanmar) Ava sultanının sadrazamı Osmanlı yönetimiyle ilişki kurmak için mektup göndermişti.<br />
<br />
Hicaz Demiryoluna Para Aktı<br />
<br />
II. Abdülhamid döneminde Osmanlı'nın Asya'daki faaliyetleri neticesinde padişah Hindistan, Çin ve Myanmar Müslümanları arasında popüler olmuştu. 1897'de Türk-Yunan Savaşı çıkınca Asya'daki Müslümanlar hemen yardım toplayarak Türkiye'ye gönderdiler. Savaş kısa bir süre sonra Osmanlı'nın zaferiyle sona erdi.<br />
<br />
Osmanlı İmparatorluğu'nda 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren birçok demiryolu yapılmıştı; ancak bunların çoğu Avrupalı sermaye çevreleri tarafından inşa edilmişti. Kutsal hac yolculuğunu kolaylaştıracak Hicaz demiryolu dünyanın dört bir tarafındaki Müslümanlar'ın yardımlarıyla inşa edildi. Başta Hindistan, Mısır, Rusya ve Fas'tan olmak üzere Endonezya'dan, Singapur'dan, Güney Afrika'dan, Tunus, Cezayir, İngiltere ve Amerika'dan bağışlar yapıldı. Hicaz demiryoluna yardım edenler arasında Myanmarlı Müslümanlar da vardı. Osmanlı yönetimi Myanmar'dan yardım gönderenlere Hicaz demiryolu madalyaları göndererek teşekkür etti.<br />
<br />
Balkan Savaşı'nda Gönderilen Yardım<br />
<br />
II. Abdülhamid'in tahttan indirilmesinden sonra hükümdar olan Sultan Mehmed Reşad'ın tahta çıkışı; dünyanın her tarafındaki Müslümanlar'ın yanı sıra, Myanmar'daki Müslümanlar tarafından da telgraf gönderilerek kutlandı.<br />
<br />
1911'de İtalyanlar'ın Libya'yı işgali üzerine dünyanın dört bir tarafındaki Müslümanlar'dan yardım gönderildi ve İtalya değişik ülkelerde protesto edildi. 1912'de Balkan savaşları sırasında Hindistan, Çin, Singapur ve Myanmar'daki Müslümanlar'dan maddi yardımlar geldiği gibi, sağlık eki¬pleri de teşkil edilerek Türkiye'ye gönderilmişti.<br />
<br />
O dönemde Myanmar'ın adı Birmanya (Burma) idi. Birmanya'daki Müslümanlar topladıkları yardımları konsolosluk, Osmanlı Bankası ve Avrupa bankaları aracılığıyla Türkiye'ye gönderdiler. Örneğin, İbrahim Ali Molla ve Abdurrahman efendiler topladıkları 800 İngiliz lirasını Rangoon'daki fahri Osmanlı şehbenderliğine teslim etmişlerdi. Yine savaş yardımı olarak Birmanya Hilâl-i Ahmer'i, yani Kızılay'ı üyelerinden İbrahim Ali Molla ve Abdurrahman ve Cemal efendiler topladıkları 3000 İngiliz lirasını göndermişlerdi. Rangoon'un yanı sıra Birmanya'nın önemli şehirlerinden Mandalay'daki Müslümanlar da para toplayarak Osmanlı İmparatorluğu'na gönderdiler. Moulmein şehrindeki Müslümanlar da yardıma katıldılar. Birmanyalı Müslümanlar fakir ve ülkede azınlıkta olduklarına bakmadan ellerinde ne varsa Türkiye'ye yollamışlardı.<br />
<br />
Erhan Afyoncu, Bugün Gazetesi ( 29.07.2012)<br />
<br />
ARAKAN yaz 3072'ye gönder 5 TL bağışla &lt;İ.H.H&gt;</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[ARAKAN İçin 5 Dakika Okuyunuz (Arakan/amayı durdurma yolları )]]></title>
			<link>https://www.siberbilgi.net/konu-arakan-icin-5-dakika-okuyunuz-arakan-amayi-durdurma-yollari-3.html</link>
			<pubDate>Fri, 03 Aug 2012 21:25:03 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.siberbilgi.net/member.php?action=profile&uid=1">mevthawk</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.siberbilgi.net/konu-arakan-icin-5-dakika-okuyunuz-arakan-amayi-durdurma-yollari-3.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">İslam alemi, tüm dünyayı kucaklayacak ve tüm dünya insanlarına gerçek adaleti getirecek büyük bir birlikteliği kurmak için bir an önce harekete geçmelidir. <br />
Dünya haritasını elinize alın ve şöyle uzak doğuya doğru gezdirin bakışlarınızı... Kanayan bir çok bölge var elbette ama, Uzak Doğu’ya doğru şöyle bir dikkatli baktığınızda müthiş bir kanamanın, hem de ARAKAN/AMANIN farkına varacaksınız...<br />
<br />
Evet İslam dünyasını kuşatan tüm “AMA, fakat, ancak...” direnişlerine rağmen, Arakan gibi bölgelerde yoğun bir şekilde devam etmektedir bu ARAKAN/AMALAR...<br />
<br />
Ayrıca bu ARAKAN/AMALARA duyarsızlığımızla ne kadar ÂMA olsak da, o acı gerçekleri görmesek de, zulüm artarak büyümeye devam ediyor.<br />
<br />
Myanmar’ın Batısında Hint Okyanusuna nazır bir küçük devlettir Arakan (Rakhine). Stratejik önemi ise, dehşetli kanamasından belli olacağı üzere hiç de küçük değildir.<br />
<br />
Arakan, İslam dünyasını deniz yoluyla Çin Hindi’ye bağlayan stratejik bir noktadır. Bu bölgede yaşan 3 milyon Müslümanın soykırımla yok edilmeye çalışılmasını bu gerçek daha da anlamlı kılar.<br />
<br />
İstanbul gibi, Gazze gibi ya da Kıbrıs gibi stratejik bir coğrafi noktada bulunan Arakan’ın zayıf ve fakir bırakılmış Müslüman halkı Rohingyalılar, 13. yüzyıldan beri Müslüman Arap tüccarların bir mirası olarak oradalar.<br />
<br />
O bölgede bir “sınır muhafızı” gibi beklemişler yüzlerce yıldır. Sonradan bölgeye gelen Mag Budistlerinin dinlerine ve kültürlerine ise kahramanca direnmişler yüz yıllardır. Stratejik konumlarıyla, birgün entegre olacakları Büyük İslam Birliğinin hayaliyle yaşamışlar belki de.<br />
<br />
Kıbrıs’a giren sahabeler gibi, İstanbul’u fetheden Osmanlılar gibi bir kere daha gemilerle gelecek ve onları İslam dünyasıyla birleştirecek kardeşlerini beklemişler sabırsızlıkla.<br />
<br />
Aslında Arakan bölgesi, Hindistan ve Bangladeş’i Malezya ve Endenozya ile birleştiren uzun bir sahil köprüsü konumunda. Yani Uzak Doğudaki Müslüman nüfusun doğal sınırlarını gösteren ve bu nüfusu Malezya ve Hindistan ile de buluşturan stratejik ve güvenli bir büyük liman boyu Arakan.<br />
<br />
Eğer bu stratejik bölgede yaşan Müslümanlar göç ettirilir ve katledilirlerse, İslam dünyasını Malezya ve Endenozya’ya bağlayan bir sahil köprüsü de yok edilmiş olacaktır. Demek ki, gelecekte muhakkak kuracağımız Büyük İslam Birliği açısından da bu bölgenin önemi oldukça hassastır.<br />
<br />
Elbette bölgenin böylesine önemli bir stratejik anlamı olmasa hatta orada yaşayanlar Müslüman da olmasalar, elbette biz Müslümanlar olarak yine de yapılan zulme sessiz kalamazdık.<br />
<br />
Rotahaber’de ve Risale Haber’de yayımlanan 22 Temmuz tarihli iki farklı yazımda, Arakan bölgesinde yaşayan Rohingyalı müslümanların dramına bir derece değinmeye çalışmıştım.<br />
<br />
Bu konuyu gündeme getirmek ve güçlü bir şekilde kamuoyunun dikkatini bu meseleye yoğunlaştırmak için, çok kolay olmasa da, iki farklı yazı yazmıştım 3-4 saat içinde. Takdir edersiniz ki, o yazılarımızın amacı bölgede yaşanan insanlık katliamına dikkatleri çekmekti sadece, çokça malumat vermek değildi.<br />
<br />
Bilhassa meselenin dini ve vicdani boyutunu ortaya koyarak, Arakan konusunda Müslümanlar olarak vakit çok geç olmadan bir şeyler yapmamız gerektiğini ifade etmeye çalıştım o yazılarımda.<br />
<br />
Mealmemnuniye gördüm ki, milletimizin ma’şeri vicdanı umulanın üstünde bir şahlanmayla harekete geçti ve çok şükür ki bu dram karşısında vicdan sahibi insanlar olarak birlik olmayı başarabildik.<br />
<br />
Aslında o yazılarımız bir çeşit duaydı ve o yazıları okuyan kardeşlerimiz oruçlu ağızlarıyla bu dualara “amin” diyerek Arakan meselesinin dizginlerini de ellerine almış oldular.<br />
<br />
Twitter’da, Facebook’ta yürütülmeye başlanan birbirinden etkili kampanyalar, medyamızın etkili ve vicdanlı kalemlerinin de konuya çok kapsamlı eğilmeleri, internet sitelerinde ya da televizyon kanallarındaki haber bültenlerinde bu konunun daha sık gündeme gelmesi oldukça sevindiriciydi.<br />
<br />
Bilhassa Facebook’ta faaliyet gösteren “Genç Müslümanlar” gibi sayfalar, Arakan soykırımının vahşetini duyurmak, meselenin tüm dünyaya duyurulması adına çeşitli kampanyalara öncülük etmek adına çok önemli işlere imza attı.<br />
<br />
Twitter’da Ferudun Özdemir, Murat Göğebakan, Murat Kekilli, Gülben Ergen gibi tanınmış simalarımızın da meseleye duyarsız kalmamaları, kitleleri Arakan konusunda daha bir duyarlı olmaya sevk eden unsurlardı.<br />
<br />
Muhsin Meriç, Hilal Kaplan, Hasan Karakaya gibi onlarca hamiyetperver yazarımızın meseleyi gündemde tutma heyacnları ise takdire şayandı. Rota Haber, Risale Haber, Haberler.com gibi haber siteleri yanında Türkiye Gazetesi, Yeni Şafak, Vakit, Milli Gazete gibi yazılı basın da ilk günden beri bu acıyı duyurmaya gayret ettiler.<br />
<br />
Hele Başbakanımızın BM’i göreve çağırdığı o konuşmasında geçen “Arakan’dan insanlık katlediliyor” cümleleri, meselenin özünü de çok açık bir şekilde ortaya koyarak milli uyanışı hızlandırmış oldu.<br />
<br />
Bizim konuyla ilgili yazılarımızı okuyan kardeşlerimiz, yardım için ne yapmamız gerektiği konusunda bir kaç öneri istediler bizden ve bu yazımızda son olarak bu dehşetli ARAKAN/AMA’yı durdurmak adına birşeyler paylaşmak istiyorum sizinle.<br />
<br />
1- Daha önceki yazılarımda önerdiğim gibi, İstanbul’da bütün STK’ların katıldığı acil bir ARAKAN KONFERANSI tertip edilmelidir.<br />
<br />
2- Yine daha önceki yazılarımda söylediğimiz gibi Twitter ve Facebook kampanyalarına hiçbir geri adım atmadan devam edilmelidir.<br />
<br />
3- Arakan’da vahşice şehit edilen kardeşlerimiz için Gıyabi Cenaze namazları kılınmaya, birlikte dualar edilmeye ve bu konuları gündemde tutan mitingler tertip edilmesine devam edilmelidir. <br />
<br />
4- İHH, Mazlum-Der, İDSB gibi yardım ve sivil toplum kuruluşlarının etkinliklerine katılınmalı, Arakan’daki kardeşlerimizin acısını dindirmek için ne gerekiyorsa yapılmalıdır.<br />
<br />
5- Myanmar’ın yurtdışı temsilciliklerine, devlet yöneticilerinin mail adreslerine, twitter hesaplarına, facebook sayfalarına bu zulmün yanlışlığını Müslüman’a yakışır edepli bir dille anlatan mesajlar gönderilmelidir.<br />
<br />
6- Diyanet İşleri Başkanlığı hutbelerinde Arakan zulmünü de dile getirmeli, milletimizin bu konuda tek yürek olması sağlanmalıdır.<br />
<br />
7- Yazılı ve görsel medyamız, her gün yayınlayacakları bir ya da bir kaç haberle, meseleyi gündemde tutmaya devam etmelidir.<br />
<br />
8- Devletimiz daha önce yurtdışındaki pek çok bölgeye askeri, ekonomik ve hayati yardım gönderdiği gibi Arakanlılara sahip çıkması beklenen fakir ülke Bangladeş’e de her türlü desteği vermelidir.<br />
<br />
9- Bangladeş sınırında kurulacak kamplarda insiyatifi, İİT gibi kuruluşların desteğiyle bütün İslam Ülkelerinden görevliler ele almalıdır. Bütün İslam devletlerinin bölgeye yapacakları yardımları Türkiye yönlendirmeli, koordine etmelidir.<br />
<br />
10-Bölgeden uzaklaştırılan bütün Rohingyalıların yeniden vatanlarına gelebilmelerini temin için BM gibi uluslarası kuruluşlar harekete geçirilmelidir.<br />
<br />
11-Bölgedeki bu katliamları gerçekleştirenlerin Uluslarası Adalet Divanında “soykırım” suçlusu olarak yargılanmaları adına bütün girişimler gerçekleştirilmelidir.<br />
<br />
12-Rohingyalı Müslümanlardan da yardım alınarak, bölgede katliamları gerçekleştiren kişilerin nüfus bilgileri elde edilmeli, baştaTürkiye’de ve bütün İslam dünyasındaki ülkelerde olmak üzere bu kişiler hakkında davalar açılmalıdır.<br />
<br />
13-Türkiye NATO, BM gibi kuruluşları harekete geçirerek, bölgeye çoğunluğu Türklerden oluşan Barış Gücü askerlerinin sevk edilmesine katkı sağlamalıdır.<br />
<br />
14-Malezya, Endenozya gibi bölgenin güçlü devletlerinin Arakan’a yardım konusunda daha hassas olmaları için gereken üst düzey girişimler de acilen yapılmalıdır.<br />
<br />
Şu bir gerçek kardeşlerim; İslam alemi, tüm dünyayı kucaklayacak ve tüm dünya insanlarına gerçek adaleti getirecek büyük bir birlikteliği kurmak için bir an önce harekete geçmelidir.<br />
<br />
Daha önceleri defalarca önerdiğimiz gibi, böyle bir BALASAFA Birliği teşkil edildiğinde, bu birliğe dahi olan Gerçek Barış Gücü askerlerini bölgeye intikal ettirmek de bugünkünden daha mümkün olacaktır.<br />
<br />
Çünkü dünyamızın geldiği noktada, “güçlü olan haklıdır” anlayışını benimseyenlerin ürktükleri tek şey, hakkın gücüne inananların bir gün “birlik olabileceği” gerçeğidir.<br />
<br />
Bu dehşetli ARAKAN/AMALARI durdurmak içinse, “zulüm var AMA...” klişesini yok edecek, önce kalplerde ardından da siyasi arenada bir Büyük Dünya Birliğini gerçekleştirecek fedakar kahramanlara ihtiyacımız var...<br />
<img src="http://img716.imageshack.us/img716/4682/arakanin5dakikaokuyunuz.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: arakanin5dakikaokuyunuz.jpg]" class="mycode_img" /><br />
Oğuz DÜZGÜN / Rotahaber</span>[/size]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">İslam alemi, tüm dünyayı kucaklayacak ve tüm dünya insanlarına gerçek adaleti getirecek büyük bir birlikteliği kurmak için bir an önce harekete geçmelidir. <br />
Dünya haritasını elinize alın ve şöyle uzak doğuya doğru gezdirin bakışlarınızı... Kanayan bir çok bölge var elbette ama, Uzak Doğu’ya doğru şöyle bir dikkatli baktığınızda müthiş bir kanamanın, hem de ARAKAN/AMANIN farkına varacaksınız...<br />
<br />
Evet İslam dünyasını kuşatan tüm “AMA, fakat, ancak...” direnişlerine rağmen, Arakan gibi bölgelerde yoğun bir şekilde devam etmektedir bu ARAKAN/AMALAR...<br />
<br />
Ayrıca bu ARAKAN/AMALARA duyarsızlığımızla ne kadar ÂMA olsak da, o acı gerçekleri görmesek de, zulüm artarak büyümeye devam ediyor.<br />
<br />
Myanmar’ın Batısında Hint Okyanusuna nazır bir küçük devlettir Arakan (Rakhine). Stratejik önemi ise, dehşetli kanamasından belli olacağı üzere hiç de küçük değildir.<br />
<br />
Arakan, İslam dünyasını deniz yoluyla Çin Hindi’ye bağlayan stratejik bir noktadır. Bu bölgede yaşan 3 milyon Müslümanın soykırımla yok edilmeye çalışılmasını bu gerçek daha da anlamlı kılar.<br />
<br />
İstanbul gibi, Gazze gibi ya da Kıbrıs gibi stratejik bir coğrafi noktada bulunan Arakan’ın zayıf ve fakir bırakılmış Müslüman halkı Rohingyalılar, 13. yüzyıldan beri Müslüman Arap tüccarların bir mirası olarak oradalar.<br />
<br />
O bölgede bir “sınır muhafızı” gibi beklemişler yüzlerce yıldır. Sonradan bölgeye gelen Mag Budistlerinin dinlerine ve kültürlerine ise kahramanca direnmişler yüz yıllardır. Stratejik konumlarıyla, birgün entegre olacakları Büyük İslam Birliğinin hayaliyle yaşamışlar belki de.<br />
<br />
Kıbrıs’a giren sahabeler gibi, İstanbul’u fetheden Osmanlılar gibi bir kere daha gemilerle gelecek ve onları İslam dünyasıyla birleştirecek kardeşlerini beklemişler sabırsızlıkla.<br />
<br />
Aslında Arakan bölgesi, Hindistan ve Bangladeş’i Malezya ve Endenozya ile birleştiren uzun bir sahil köprüsü konumunda. Yani Uzak Doğudaki Müslüman nüfusun doğal sınırlarını gösteren ve bu nüfusu Malezya ve Hindistan ile de buluşturan stratejik ve güvenli bir büyük liman boyu Arakan.<br />
<br />
Eğer bu stratejik bölgede yaşan Müslümanlar göç ettirilir ve katledilirlerse, İslam dünyasını Malezya ve Endenozya’ya bağlayan bir sahil köprüsü de yok edilmiş olacaktır. Demek ki, gelecekte muhakkak kuracağımız Büyük İslam Birliği açısından da bu bölgenin önemi oldukça hassastır.<br />
<br />
Elbette bölgenin böylesine önemli bir stratejik anlamı olmasa hatta orada yaşayanlar Müslüman da olmasalar, elbette biz Müslümanlar olarak yine de yapılan zulme sessiz kalamazdık.<br />
<br />
Rotahaber’de ve Risale Haber’de yayımlanan 22 Temmuz tarihli iki farklı yazımda, Arakan bölgesinde yaşayan Rohingyalı müslümanların dramına bir derece değinmeye çalışmıştım.<br />
<br />
Bu konuyu gündeme getirmek ve güçlü bir şekilde kamuoyunun dikkatini bu meseleye yoğunlaştırmak için, çok kolay olmasa da, iki farklı yazı yazmıştım 3-4 saat içinde. Takdir edersiniz ki, o yazılarımızın amacı bölgede yaşanan insanlık katliamına dikkatleri çekmekti sadece, çokça malumat vermek değildi.<br />
<br />
Bilhassa meselenin dini ve vicdani boyutunu ortaya koyarak, Arakan konusunda Müslümanlar olarak vakit çok geç olmadan bir şeyler yapmamız gerektiğini ifade etmeye çalıştım o yazılarımda.<br />
<br />
Mealmemnuniye gördüm ki, milletimizin ma’şeri vicdanı umulanın üstünde bir şahlanmayla harekete geçti ve çok şükür ki bu dram karşısında vicdan sahibi insanlar olarak birlik olmayı başarabildik.<br />
<br />
Aslında o yazılarımız bir çeşit duaydı ve o yazıları okuyan kardeşlerimiz oruçlu ağızlarıyla bu dualara “amin” diyerek Arakan meselesinin dizginlerini de ellerine almış oldular.<br />
<br />
Twitter’da, Facebook’ta yürütülmeye başlanan birbirinden etkili kampanyalar, medyamızın etkili ve vicdanlı kalemlerinin de konuya çok kapsamlı eğilmeleri, internet sitelerinde ya da televizyon kanallarındaki haber bültenlerinde bu konunun daha sık gündeme gelmesi oldukça sevindiriciydi.<br />
<br />
Bilhassa Facebook’ta faaliyet gösteren “Genç Müslümanlar” gibi sayfalar, Arakan soykırımının vahşetini duyurmak, meselenin tüm dünyaya duyurulması adına çeşitli kampanyalara öncülük etmek adına çok önemli işlere imza attı.<br />
<br />
Twitter’da Ferudun Özdemir, Murat Göğebakan, Murat Kekilli, Gülben Ergen gibi tanınmış simalarımızın da meseleye duyarsız kalmamaları, kitleleri Arakan konusunda daha bir duyarlı olmaya sevk eden unsurlardı.<br />
<br />
Muhsin Meriç, Hilal Kaplan, Hasan Karakaya gibi onlarca hamiyetperver yazarımızın meseleyi gündemde tutma heyacnları ise takdire şayandı. Rota Haber, Risale Haber, Haberler.com gibi haber siteleri yanında Türkiye Gazetesi, Yeni Şafak, Vakit, Milli Gazete gibi yazılı basın da ilk günden beri bu acıyı duyurmaya gayret ettiler.<br />
<br />
Hele Başbakanımızın BM’i göreve çağırdığı o konuşmasında geçen “Arakan’dan insanlık katlediliyor” cümleleri, meselenin özünü de çok açık bir şekilde ortaya koyarak milli uyanışı hızlandırmış oldu.<br />
<br />
Bizim konuyla ilgili yazılarımızı okuyan kardeşlerimiz, yardım için ne yapmamız gerektiği konusunda bir kaç öneri istediler bizden ve bu yazımızda son olarak bu dehşetli ARAKAN/AMA’yı durdurmak adına birşeyler paylaşmak istiyorum sizinle.<br />
<br />
1- Daha önceki yazılarımda önerdiğim gibi, İstanbul’da bütün STK’ların katıldığı acil bir ARAKAN KONFERANSI tertip edilmelidir.<br />
<br />
2- Yine daha önceki yazılarımda söylediğimiz gibi Twitter ve Facebook kampanyalarına hiçbir geri adım atmadan devam edilmelidir.<br />
<br />
3- Arakan’da vahşice şehit edilen kardeşlerimiz için Gıyabi Cenaze namazları kılınmaya, birlikte dualar edilmeye ve bu konuları gündemde tutan mitingler tertip edilmesine devam edilmelidir. <br />
<br />
4- İHH, Mazlum-Der, İDSB gibi yardım ve sivil toplum kuruluşlarının etkinliklerine katılınmalı, Arakan’daki kardeşlerimizin acısını dindirmek için ne gerekiyorsa yapılmalıdır.<br />
<br />
5- Myanmar’ın yurtdışı temsilciliklerine, devlet yöneticilerinin mail adreslerine, twitter hesaplarına, facebook sayfalarına bu zulmün yanlışlığını Müslüman’a yakışır edepli bir dille anlatan mesajlar gönderilmelidir.<br />
<br />
6- Diyanet İşleri Başkanlığı hutbelerinde Arakan zulmünü de dile getirmeli, milletimizin bu konuda tek yürek olması sağlanmalıdır.<br />
<br />
7- Yazılı ve görsel medyamız, her gün yayınlayacakları bir ya da bir kaç haberle, meseleyi gündemde tutmaya devam etmelidir.<br />
<br />
8- Devletimiz daha önce yurtdışındaki pek çok bölgeye askeri, ekonomik ve hayati yardım gönderdiği gibi Arakanlılara sahip çıkması beklenen fakir ülke Bangladeş’e de her türlü desteği vermelidir.<br />
<br />
9- Bangladeş sınırında kurulacak kamplarda insiyatifi, İİT gibi kuruluşların desteğiyle bütün İslam Ülkelerinden görevliler ele almalıdır. Bütün İslam devletlerinin bölgeye yapacakları yardımları Türkiye yönlendirmeli, koordine etmelidir.<br />
<br />
10-Bölgeden uzaklaştırılan bütün Rohingyalıların yeniden vatanlarına gelebilmelerini temin için BM gibi uluslarası kuruluşlar harekete geçirilmelidir.<br />
<br />
11-Bölgedeki bu katliamları gerçekleştirenlerin Uluslarası Adalet Divanında “soykırım” suçlusu olarak yargılanmaları adına bütün girişimler gerçekleştirilmelidir.<br />
<br />
12-Rohingyalı Müslümanlardan da yardım alınarak, bölgede katliamları gerçekleştiren kişilerin nüfus bilgileri elde edilmeli, baştaTürkiye’de ve bütün İslam dünyasındaki ülkelerde olmak üzere bu kişiler hakkında davalar açılmalıdır.<br />
<br />
13-Türkiye NATO, BM gibi kuruluşları harekete geçirerek, bölgeye çoğunluğu Türklerden oluşan Barış Gücü askerlerinin sevk edilmesine katkı sağlamalıdır.<br />
<br />
14-Malezya, Endenozya gibi bölgenin güçlü devletlerinin Arakan’a yardım konusunda daha hassas olmaları için gereken üst düzey girişimler de acilen yapılmalıdır.<br />
<br />
Şu bir gerçek kardeşlerim; İslam alemi, tüm dünyayı kucaklayacak ve tüm dünya insanlarına gerçek adaleti getirecek büyük bir birlikteliği kurmak için bir an önce harekete geçmelidir.<br />
<br />
Daha önceleri defalarca önerdiğimiz gibi, böyle bir BALASAFA Birliği teşkil edildiğinde, bu birliğe dahi olan Gerçek Barış Gücü askerlerini bölgeye intikal ettirmek de bugünkünden daha mümkün olacaktır.<br />
<br />
Çünkü dünyamızın geldiği noktada, “güçlü olan haklıdır” anlayışını benimseyenlerin ürktükleri tek şey, hakkın gücüne inananların bir gün “birlik olabileceği” gerçeğidir.<br />
<br />
Bu dehşetli ARAKAN/AMALARI durdurmak içinse, “zulüm var AMA...” klişesini yok edecek, önce kalplerde ardından da siyasi arenada bir Büyük Dünya Birliğini gerçekleştirecek fedakar kahramanlara ihtiyacımız var...<br />
<img src="http://img716.imageshack.us/img716/4682/arakanin5dakikaokuyunuz.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: arakanin5dakikaokuyunuz.jpg]" class="mycode_img" /><br />
Oğuz DÜZGÜN / Rotahaber</span>[/size]]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>