<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[siberbilgi - SON TEKNOLOJİ HABERLERİ VE GELİŞMELER ]]></title>
		<link>https://www.siberbilgi.net/</link>
		<description><![CDATA[siberbilgi - https://www.siberbilgi.net]]></description>
		<pubDate>Tue, 05 May 2026 13:49:14 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[KAPLAN İnsansız Kara Aracı (İKA)]]></title>
			<link>https://www.siberbilgi.net/konu-kaplan-insansiz-kara-araci-ika-672.html</link>
			<pubDate>Mon, 29 Dec 2014 23:33:05 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.siberbilgi.net/member.php?action=profile&uid=416">merve</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.siberbilgi.net/konu-kaplan-insansiz-kara-araci-ika-672.html</guid>
			<description><![CDATA[KAPLAN İnsansız Kara Aracı (İKA) Ailesi; yüksek hareket kabiliyetine sahip dayanıklı bir araç platformu üzerine göreve özel değişik Faydalı Yüklerin kolaylıkla entegre edilebildiği, ayarlanabilir otonomi seviyelerine sahip, modüler Kontrol Konsolu ile uzaktan komuta edilebilen son teknoloji ile donatılmış yeni nesil bir ürün ailesidir. Kaplan Ailesi’nin uluslararası birlikte çalışabilirlik standartlarına uygun esnek mimarisi sayesinde, araçlara yeni görev senaryoları ve faydalı yükler kolaylıkla entegre edilebilmektedir. <br />
KAPLAN İKA’lar uzaktan kullanımdan tam otonom kullanıma kadar kontrol seçenekleri sunan gelişmiş, ağ tabanlı bir kontrol konsol ile komuta edilmektedirler. Kontrol Konsolu arayüzleri kullanıcıya zor durumlarda destek vererek iş yükünü hafifletecek ve durum farkındalığını artıracak şekilde tasarlanmışlardır. <br />
Bu yeni nesil araçların donanımı güvenilir, denenmiş, askeri standartlarda ürünlerden seçilmiş olup, tüm sistem kapsamlı çevre şartları testlerinden geçirilerek zorlayıcı şartlar için kullanıma hazır hale getirilmiştir.<br />
<br />
KAPLAN, modüler yapısı sayesinde görev gereksinimlerine göre farklı faydalı yükler ile kolaylıkla donatılarak, keşif gözetleme, toprağa gömülü mayın veya uzaktan komutalı patlayıcıları tespit ve imha etme, elektronik harp gibi birçok görevde kullanılabilmektedir.<br />
<br />
KAPLAN İnsansız Kara Aracı (İKA) Ailesi; yüksek hareket kabiliyetine sahip dayanıklı bir araç platformu üzerine göreve özel değişik Faydalı Yüklerin kolaylıkla entegre edilebildiği, ayarlanabilir otonomi seviyelerine sahip, yeni nesil bir ürün ailesidir.<br />
<img src="http://i.imgur.com/8c1Zz55.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 8c1Zz55.jpg]" class="mycode_img" /><br />
 ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[KAPLAN İnsansız Kara Aracı (İKA) Ailesi; yüksek hareket kabiliyetine sahip dayanıklı bir araç platformu üzerine göreve özel değişik Faydalı Yüklerin kolaylıkla entegre edilebildiği, ayarlanabilir otonomi seviyelerine sahip, modüler Kontrol Konsolu ile uzaktan komuta edilebilen son teknoloji ile donatılmış yeni nesil bir ürün ailesidir. Kaplan Ailesi’nin uluslararası birlikte çalışabilirlik standartlarına uygun esnek mimarisi sayesinde, araçlara yeni görev senaryoları ve faydalı yükler kolaylıkla entegre edilebilmektedir. <br />
KAPLAN İKA’lar uzaktan kullanımdan tam otonom kullanıma kadar kontrol seçenekleri sunan gelişmiş, ağ tabanlı bir kontrol konsol ile komuta edilmektedirler. Kontrol Konsolu arayüzleri kullanıcıya zor durumlarda destek vererek iş yükünü hafifletecek ve durum farkındalığını artıracak şekilde tasarlanmışlardır. <br />
Bu yeni nesil araçların donanımı güvenilir, denenmiş, askeri standartlarda ürünlerden seçilmiş olup, tüm sistem kapsamlı çevre şartları testlerinden geçirilerek zorlayıcı şartlar için kullanıma hazır hale getirilmiştir.<br />
<br />
KAPLAN, modüler yapısı sayesinde görev gereksinimlerine göre farklı faydalı yükler ile kolaylıkla donatılarak, keşif gözetleme, toprağa gömülü mayın veya uzaktan komutalı patlayıcıları tespit ve imha etme, elektronik harp gibi birçok görevde kullanılabilmektedir.<br />
<br />
KAPLAN İnsansız Kara Aracı (İKA) Ailesi; yüksek hareket kabiliyetine sahip dayanıklı bir araç platformu üzerine göreve özel değişik Faydalı Yüklerin kolaylıkla entegre edilebildiği, ayarlanabilir otonomi seviyelerine sahip, yeni nesil bir ürün ailesidir.<br />
<img src="http://i.imgur.com/8c1Zz55.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 8c1Zz55.jpg]" class="mycode_img" /><br />
 ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Her Yönden İzleniyoruz]]></title>
			<link>https://www.siberbilgi.net/konu-her-yonden-izleniyoruz-666.html</link>
			<pubDate>Mon, 29 Dec 2014 21:17:06 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.siberbilgi.net/member.php?action=profile&uid=11">gakko</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.siberbilgi.net/konu-her-yonden-izleniyoruz-666.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Farkında değiliz ama izleniyoruz!</span><br />
<br />
Çoğumuz neredeyse her gün, farkında olmadan izleniyoruz. Bu bazen bir süpermarkette, bazen de para çektiğimiz ATM'lerde gerçekleşiyor. İzlenmekten korunmanın tek yolu, öncelikle büyük izlenme tehditlerinin gerçek olduğunun farkında olmak. Aşağıda gerçeğe dönüşen 3 büyük izlenme olayını sizlerle paylaşacağız.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yüz tanıma</span><br />
<br />
Tüketici izlemeyle ilgili ilk olay, 2013'te İngiliz perakendeci Tesco'nun OptimEyes adındaki gelişmiş yüz tanıma teknolojisini kullanmasıyla yaşandı. Güvenlik kameralarının işlevlerinin ötesine geçen sistem, benzin müşterilerinin gözlerini tarayarak yaş ve cinsiyeti algılıyor, bunları benzin istasyonlarında daha isabetli reklamlar sunmak üzere depoluyordu. Bu tür teknolojilerin kullanımı ilerleyen aylarda giderek arttı. Teknoloji, satıcılar için müthiş olsa da, tüketiciler için oldukça rahatsız edici olduğu bir gerçek.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Webcam hack'leme</span><br />
<br />
ABD yetkilileri, Mayıs 2014'te Blackshades adıyla tanınan bir kuruluştan 90 kişiyi tutukladı. Blackshades, hacker'ların Windows'lu herhangi bir bilgisayara bağlanarak, web kamerasını kontrol etmeye izin veriyordu. Kuruluşun 2010'dan bu yana 350.000 dolarlık satış yaptığını, 100 farklı ülkeden tahminen 700.000 kullanıcının web kamerasının izlenmesini sağladığını söylersek, durumun ciddiyetini anlayacaksınız.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sahte baz istasyonları</span><br />
<br />
Eylül 2014'te ABD'nin belirli eyaletlerinde "sahte baz istasyonlarının" bulunduğuna dair dedikodular ortaya çıkmaya başlamıştı. Bu baz istasyonları daha sonra Integricell mobil güvenlik firmasının sahibi, araştırmacı Aaron Turner tarafından doğrulandı.<br />
<br />
Sahte baz istasyonlarının amacı, telefonunuzu kandırarak mevcut iletişiminizi koparmak ve cihazda olup bitenleri öğrenmekti. Farklı araştırmacılar da sahte istasyonlara "rastladıklarını" doğruladılar, ancak şimdiye kadar böyle bir baz istasyonunun fotoğrafı yayınlanmadı. Bu tür istasyonların bir federal izleme programının parçası olma ihtimali konuşuluyor. Bazıları ise sahte baz istasyonlarının, bir uluslararası casusluk programının parçası olabileceğinden şüpheleniyor.<br />
<br />
İki ay sonra Kasım'da, ABD Adalet Bakanlığı'nın, bir başka deyişle polislerin uçaklara sahte cep telefonu "kuleleri" yerleştirdiği ortaya çıktı. DRTBOX olarak bilinen bu cihazlar, kendi üzerlerinden geçen telefonlardan bilgi toplamakta kullanılıyordu. Herhangi bir kullanıcının telefon "kimliği" ve konum bilgileri öğrenildiğinde kanun uygulama birimleri, sözkonusu kullanıcıyı rahatlıkla yakalayabiliyordu.<br />
<br />
Daha kötüsü hacker'lar, web kamerasını hack'lemekle kalmayıp, PC'lerde basılan tuşları ve parolaları, ekrandaki görüntüleri de kaydettiler. Saldırganlar, dilediklerinde kurbanın PC'sindeki dosyalara da erişebilmekteydiler.<br />
<br />
Olta saldırılarını fark edecek kadar zeki olduğunuzu düşünüyorsanız, bu tür saldırılardan kendinizi koruyabilirsiniz. Ancak bazı durumlarda hacker'ların hakkınızda mümkün olduğunca çok bilgi toplayıp, kafanızı karıştıracak türden, zararlı bağlantılar içeren epostalar hazırlayabildiğini söyleyelim.<br />
<img src="http://i.imgur.com/XUfeHRR.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: XUfeHRR.jpg]" class="mycode_img" /><br />
kaynak: chip.com.tr]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Farkında değiliz ama izleniyoruz!</span><br />
<br />
Çoğumuz neredeyse her gün, farkında olmadan izleniyoruz. Bu bazen bir süpermarkette, bazen de para çektiğimiz ATM'lerde gerçekleşiyor. İzlenmekten korunmanın tek yolu, öncelikle büyük izlenme tehditlerinin gerçek olduğunun farkında olmak. Aşağıda gerçeğe dönüşen 3 büyük izlenme olayını sizlerle paylaşacağız.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yüz tanıma</span><br />
<br />
Tüketici izlemeyle ilgili ilk olay, 2013'te İngiliz perakendeci Tesco'nun OptimEyes adındaki gelişmiş yüz tanıma teknolojisini kullanmasıyla yaşandı. Güvenlik kameralarının işlevlerinin ötesine geçen sistem, benzin müşterilerinin gözlerini tarayarak yaş ve cinsiyeti algılıyor, bunları benzin istasyonlarında daha isabetli reklamlar sunmak üzere depoluyordu. Bu tür teknolojilerin kullanımı ilerleyen aylarda giderek arttı. Teknoloji, satıcılar için müthiş olsa da, tüketiciler için oldukça rahatsız edici olduğu bir gerçek.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Webcam hack'leme</span><br />
<br />
ABD yetkilileri, Mayıs 2014'te Blackshades adıyla tanınan bir kuruluştan 90 kişiyi tutukladı. Blackshades, hacker'ların Windows'lu herhangi bir bilgisayara bağlanarak, web kamerasını kontrol etmeye izin veriyordu. Kuruluşun 2010'dan bu yana 350.000 dolarlık satış yaptığını, 100 farklı ülkeden tahminen 700.000 kullanıcının web kamerasının izlenmesini sağladığını söylersek, durumun ciddiyetini anlayacaksınız.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sahte baz istasyonları</span><br />
<br />
Eylül 2014'te ABD'nin belirli eyaletlerinde "sahte baz istasyonlarının" bulunduğuna dair dedikodular ortaya çıkmaya başlamıştı. Bu baz istasyonları daha sonra Integricell mobil güvenlik firmasının sahibi, araştırmacı Aaron Turner tarafından doğrulandı.<br />
<br />
Sahte baz istasyonlarının amacı, telefonunuzu kandırarak mevcut iletişiminizi koparmak ve cihazda olup bitenleri öğrenmekti. Farklı araştırmacılar da sahte istasyonlara "rastladıklarını" doğruladılar, ancak şimdiye kadar böyle bir baz istasyonunun fotoğrafı yayınlanmadı. Bu tür istasyonların bir federal izleme programının parçası olma ihtimali konuşuluyor. Bazıları ise sahte baz istasyonlarının, bir uluslararası casusluk programının parçası olabileceğinden şüpheleniyor.<br />
<br />
İki ay sonra Kasım'da, ABD Adalet Bakanlığı'nın, bir başka deyişle polislerin uçaklara sahte cep telefonu "kuleleri" yerleştirdiği ortaya çıktı. DRTBOX olarak bilinen bu cihazlar, kendi üzerlerinden geçen telefonlardan bilgi toplamakta kullanılıyordu. Herhangi bir kullanıcının telefon "kimliği" ve konum bilgileri öğrenildiğinde kanun uygulama birimleri, sözkonusu kullanıcıyı rahatlıkla yakalayabiliyordu.<br />
<br />
Daha kötüsü hacker'lar, web kamerasını hack'lemekle kalmayıp, PC'lerde basılan tuşları ve parolaları, ekrandaki görüntüleri de kaydettiler. Saldırganlar, dilediklerinde kurbanın PC'sindeki dosyalara da erişebilmekteydiler.<br />
<br />
Olta saldırılarını fark edecek kadar zeki olduğunuzu düşünüyorsanız, bu tür saldırılardan kendinizi koruyabilirsiniz. Ancak bazı durumlarda hacker'ların hakkınızda mümkün olduğunca çok bilgi toplayıp, kafanızı karıştıracak türden, zararlı bağlantılar içeren epostalar hazırlayabildiğini söyleyelim.<br />
<img src="http://i.imgur.com/XUfeHRR.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: XUfeHRR.jpg]" class="mycode_img" /><br />
kaynak: chip.com.tr]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[USB Kablosundan Gelen Tehdit]]></title>
			<link>https://www.siberbilgi.net/konu-usb-kablosundan-gelen-tehdit-664.html</link>
			<pubDate>Mon, 29 Dec 2014 09:17:53 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.siberbilgi.net/member.php?action=profile&uid=416">merve</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.siberbilgi.net/konu-usb-kablosundan-gelen-tehdit-664.html</guid>
			<description><![CDATA[Akıllı telefonunuzu şarj etmek için bilgisayarınıza bağlarsanız başınıza en fazla ne gelebilir? İki hacker bu sorunun cevabını dramatik bir şekilde değiştirecek bir yazılım geliştirmiş.<br />
<br />
George Mason Üniversitesi’nde bilgisayar bilimleri profesörü olan Angelos Stavrou ve öğrencisi Zhaohui Wang masum görünüşlü bir USB kablosunubilgisayarlar için önemli bir tehdide çevirecek bir yazılım geliştirdiler.<br />
<br />
Black Hat DC adlı hacker konferansında bir gösteri yapan ikili, şarj etmekiçin USB girişinden bilgisayara bağlanan akıllı telefon üzerinden o bilgisayarı ele geçirdiler.<br />
<br />
Her Şey İçin Kullanılıyor<br />
<br />
Stavrou’nun yaptığı açıklamaya bakılırsa sistem aslında çok basit bir temel üzerine kurulmuş. Akıllı telefondaki yazılım sadece şarj için kullanılan USB bağlantısının özelliklerini değiştirerek ona gizlice klavye ve fare yeteneği de katıyor.<br />
<br />
Böylece akıllı telefon üzerinden bilgisayara kod yazmak, zararlı yazılımlar indirmek ya da dosyaları silebilmek mümkün oluyor. Akıllı telefona bulaşan bu yazılım uzaktan kontrol edilebiliyor.<br />
<br />
Stavrou, USB arayüzünün her türlü cihaz için kullanılabiliyor olmasından faydalanarak ufak bir yazılımla bunu mümkün kılabildiklerini belirtti.<br />
<br />
Şimdilik Sadece Android<br />
<br />
Bu yazılım şimdilik sadece Android işletim sistemini kullanan akıllı telefonlarda var. Ancak Stavrou bunun iPhone için de yapılabileceğini belirtiyor. Ayrıca yazılım bilgisayarda kullanılabilecek Windows, Max OS ya da Linux gibi tüm işletim sistemlerinde çalışıyor.<br />
<br />
Stavrou, işletim sistemlerinin USB cihazlarının çalışmalarına izin vermeden önce kullanıcıdan izin istemesi gerektiğini vurguluyor. Yazılım aktif olduğunda Windows ve Mac OS’ta “yeni bir cihaz bulundu” gibi bir uyarı çıkarken, Linux’ta hiçbir uyarı çıkmıyor.<br />
<br />
Anti-virüs uygulamaları da bu yazılıma bir şey yapamıyor. Bunun sebebi ise takılan cihazın standart bir klavye gibi algılanması.<br />
<img src="http://i.imgur.com/kCpIzc4.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: kCpIzc4.jpg]" class="mycode_img" /><br />
Daha fazlası için ShiftDelete.Net sitesini ziyaret edebilirsiniz.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Akıllı telefonunuzu şarj etmek için bilgisayarınıza bağlarsanız başınıza en fazla ne gelebilir? İki hacker bu sorunun cevabını dramatik bir şekilde değiştirecek bir yazılım geliştirmiş.<br />
<br />
George Mason Üniversitesi’nde bilgisayar bilimleri profesörü olan Angelos Stavrou ve öğrencisi Zhaohui Wang masum görünüşlü bir USB kablosunubilgisayarlar için önemli bir tehdide çevirecek bir yazılım geliştirdiler.<br />
<br />
Black Hat DC adlı hacker konferansında bir gösteri yapan ikili, şarj etmekiçin USB girişinden bilgisayara bağlanan akıllı telefon üzerinden o bilgisayarı ele geçirdiler.<br />
<br />
Her Şey İçin Kullanılıyor<br />
<br />
Stavrou’nun yaptığı açıklamaya bakılırsa sistem aslında çok basit bir temel üzerine kurulmuş. Akıllı telefondaki yazılım sadece şarj için kullanılan USB bağlantısının özelliklerini değiştirerek ona gizlice klavye ve fare yeteneği de katıyor.<br />
<br />
Böylece akıllı telefon üzerinden bilgisayara kod yazmak, zararlı yazılımlar indirmek ya da dosyaları silebilmek mümkün oluyor. Akıllı telefona bulaşan bu yazılım uzaktan kontrol edilebiliyor.<br />
<br />
Stavrou, USB arayüzünün her türlü cihaz için kullanılabiliyor olmasından faydalanarak ufak bir yazılımla bunu mümkün kılabildiklerini belirtti.<br />
<br />
Şimdilik Sadece Android<br />
<br />
Bu yazılım şimdilik sadece Android işletim sistemini kullanan akıllı telefonlarda var. Ancak Stavrou bunun iPhone için de yapılabileceğini belirtiyor. Ayrıca yazılım bilgisayarda kullanılabilecek Windows, Max OS ya da Linux gibi tüm işletim sistemlerinde çalışıyor.<br />
<br />
Stavrou, işletim sistemlerinin USB cihazlarının çalışmalarına izin vermeden önce kullanıcıdan izin istemesi gerektiğini vurguluyor. Yazılım aktif olduğunda Windows ve Mac OS’ta “yeni bir cihaz bulundu” gibi bir uyarı çıkarken, Linux’ta hiçbir uyarı çıkmıyor.<br />
<br />
Anti-virüs uygulamaları da bu yazılıma bir şey yapamıyor. Bunun sebebi ise takılan cihazın standart bir klavye gibi algılanması.<br />
<img src="http://i.imgur.com/kCpIzc4.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: kCpIzc4.jpg]" class="mycode_img" /><br />
Daha fazlası için ShiftDelete.Net sitesini ziyaret edebilirsiniz.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[1. Siber Dünya Savaşı mı Başladı?]]></title>
			<link>https://www.siberbilgi.net/konu-1-siber-dunya-savasi-mi-basladi-661.html</link>
			<pubDate>Sun, 28 Dec 2014 23:46:50 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.siberbilgi.net/member.php?action=profile&uid=416">merve</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.siberbilgi.net/konu-1-siber-dunya-savasi-mi-basladi-661.html</guid>
			<description><![CDATA[2014 yılının sonuna gelmişken yıla damgasını vuran en büyük teknolojik olaylar hep bir siber saldırı oldu. 2014 Yılının şu son günlerinde ise olan oldu ve 1. Siber Dünya Savaşı başladı.<br />
Günümüzde her an her yerde karşımıza çıkan teknolojik cihazlar, hayatımızda oldukça fazla yer kaplamaya başladı. Artık her türlü cihazın akıllısı üretilirken internette elbette bu akıllı cihazların vazgeçilmezi oldu.<br />
<br />
Teknoloji bu kadar ilerlemişken savaşlarda artık buraya taşındı diyebiliriz. 2014 yılına şöyle bir baktığımızda akıllara gelen en büyük teknolojik gelişmelerin arasında siber saldırılar büyük çoğunlukta. Yılın son günlerine gelmişken de en büyük bomba patladı ve ülkeler arası 1. Siber Dünya Savaşı başladı.<br />
<br />
Siber orduların bile kurulduğu günümüzde, şu saatlerde belki de bugüne kadar yaşanmış en büyük siber saldırıyla karşı karşıyayız. İddialara göre, hali hazırda devam eden Amerika Birleşik Devletleri ve Çin Halk Cumhuriyeti arasında yaşanan yoğun siber saldırılar sonucu 1. Siber Dünya Savaşı başladı.<br />
<br />
Ülkeler arası gerçekleşen siber saldırıları izlememize imkan sağlayan Norse adlı sitede, bir kaç saattir gerçekleştirilen saldırılar son derece yoğun.<br />
<br />
Tüm hackerların gözü bu saldırılara kilitlenmişken Çin ve Amerika arasında oldukça yoğun bir şekilde devam eden bu savaşa diğer ülkelerde katılmaya başladı ve 1. Siber Dünya Savaşı resmen başladı.<br />
<br />
Rusya, Japonya, Güney Kore, Meksika, Suudi Arabistan, Norveç, Çek Cumhuriyeti, İsviçre, Hollanda, Tayvan ve Ukrayna gibi ülkelerinde katıldığı siber savaşı buraya tıklayarak anlık olarak takip edebilirsiniz.<br />
<br />
:: Sizce savaşın galibi kim gelecek? Savaşın sonucunda neler olacak?<br />
<img src="http://i.imgur.com/MgsRknr.png" loading="lazy"  alt="[Resim: MgsRknr.png]" class="mycode_img" /><br />
Yazan: Bekir Can Yumrutepe<br />
SDN]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[2014 yılının sonuna gelmişken yıla damgasını vuran en büyük teknolojik olaylar hep bir siber saldırı oldu. 2014 Yılının şu son günlerinde ise olan oldu ve 1. Siber Dünya Savaşı başladı.<br />
Günümüzde her an her yerde karşımıza çıkan teknolojik cihazlar, hayatımızda oldukça fazla yer kaplamaya başladı. Artık her türlü cihazın akıllısı üretilirken internette elbette bu akıllı cihazların vazgeçilmezi oldu.<br />
<br />
Teknoloji bu kadar ilerlemişken savaşlarda artık buraya taşındı diyebiliriz. 2014 yılına şöyle bir baktığımızda akıllara gelen en büyük teknolojik gelişmelerin arasında siber saldırılar büyük çoğunlukta. Yılın son günlerine gelmişken de en büyük bomba patladı ve ülkeler arası 1. Siber Dünya Savaşı başladı.<br />
<br />
Siber orduların bile kurulduğu günümüzde, şu saatlerde belki de bugüne kadar yaşanmış en büyük siber saldırıyla karşı karşıyayız. İddialara göre, hali hazırda devam eden Amerika Birleşik Devletleri ve Çin Halk Cumhuriyeti arasında yaşanan yoğun siber saldırılar sonucu 1. Siber Dünya Savaşı başladı.<br />
<br />
Ülkeler arası gerçekleşen siber saldırıları izlememize imkan sağlayan Norse adlı sitede, bir kaç saattir gerçekleştirilen saldırılar son derece yoğun.<br />
<br />
Tüm hackerların gözü bu saldırılara kilitlenmişken Çin ve Amerika arasında oldukça yoğun bir şekilde devam eden bu savaşa diğer ülkelerde katılmaya başladı ve 1. Siber Dünya Savaşı resmen başladı.<br />
<br />
Rusya, Japonya, Güney Kore, Meksika, Suudi Arabistan, Norveç, Çek Cumhuriyeti, İsviçre, Hollanda, Tayvan ve Ukrayna gibi ülkelerinde katıldığı siber savaşı buraya tıklayarak anlık olarak takip edebilirsiniz.<br />
<br />
:: Sizce savaşın galibi kim gelecek? Savaşın sonucunda neler olacak?<br />
<img src="http://i.imgur.com/MgsRknr.png" loading="lazy"  alt="[Resim: MgsRknr.png]" class="mycode_img" /><br />
Yazan: Bekir Can Yumrutepe<br />
SDN]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Dünya'nın Üretilmiş En Süper Gelişmiş 7 Robotu]]></title>
			<link>https://www.siberbilgi.net/konu-dunya-nin-uretilmis-en-super-gelismis-7-robotu-656.html</link>
			<pubDate>Sat, 27 Dec 2014 23:37:56 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.siberbilgi.net/member.php?action=profile&uid=14">ahmetsahin</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.siberbilgi.net/konu-dunya-nin-uretilmis-en-super-gelismis-7-robotu-656.html</guid>
			<description><![CDATA["Dünya'nın En Akıllı 7 Robotu" başlıklı videonun metnini buradan okuyabilirsiniz: video ise yazı sonundadır<br />
<br />
7Kuratas<br />
<br />
Japon mühendisler tarafından 2012'de yapılmış "Kuratas" isimli robot toplam 4 ton ağırlığında ve 4 metre uzunluğunda.<br />
Hareket sensörü teknolojisi sayesinde kokpitteki bir pilot tarafından veya özel yapılmış akıllı bir telefonla kontrol edilebiliyor. Kuratas askeri amaçlar için tasarlanmış bir robottur.<br />
Huffington Post'un haberine göre bu robotun 1 aralık 2012'deki fiyatı 1.35 milyon dolardı.<br />
6 iCub<br />
<br />
iCub ileri teknoloji bir yapay zekaya sahip insansı bir robot dizaynıdır.<br />
Bu robot özenle tasarlanmış elleri ve parmakları sayesinde küçük objeleri diğer robotlara kıyasla daha iyi tutabilen ve manipüle edebilen bir yapıya sahiptir.<br />
Son zamanlarda mühendisler insan zekasının bilişsel işlemini bu robota ilave etmeye çalışmaktadırlar.<br />
Eğer bu çalışmalar neticelenirse kısıtlı da olsa bu robot kendi tecrübelerinden öğrenebilen bir yapay zekaya sahip olabilir.<br />
<br />
5HRP-4C<br />
<br />
"Miim" lakaplı bu insansı robot gerçekçi bir yüze sahip ve insanların yüz hareketlerini taklit etmek üzere tasarlanmıştır.<br />
İnsan gibi hareket edebilen ve geliştirilmiş ses tanıma teknolojisine sahip olan bu robot günümüzün en ileri androidi olarak kabul edilmektedir.<br />
4 Atlas<br />
<br />
Pentagon finanse ettiği, "Boston Dynamics"in ürettiği "Atlas" yan taraftan darbe aldığı zaman bile dengesini diğer bacağıyla sağlayabilmekte, engellerin üzerinden tırmanabilmekte ve engebeli yüzeylerde yüreyebilmektedir.<br />
Atlas aralık 2013'te "DARPA Robot Mücadelesi"nde diğer robotlarla yarışacak ve acil durumlarda kullanabilme potansiyelliği test edilecek<br />
<br />
3 WildCat<br />
<br />
Günümüzün en gelişmiş 4 ayaklı tasarımına sahip olan "WildCat" her türlü yüzeyde(kum, çakıl taşları, çim, kar, buz) hareket edebilmektedir.<br />
"Boston Dynamics"in ABD ordusu için tasarladığı bu robot saatte 45,5 km hızla koşabilmektedir. (Bu hız Dünya'nın en hızlı insanı Usain Bolt'un en hızlı hızından daha hızlıdır.)<br />
"Wildcat" diğer 4 ayaklı robotların aksine kendi güç kaynağını üstünde taşır ve stabilizatör kullanmadan muhteşem bir şekilde dengesini sağlayabilmektedir.<br />
<br />
2 RoboBee<br />
<br />
"Harvard Robotics Laboratory"nin ürettiği, 80 miligram ağırlığa ve 3 cm kanat genişliğine sahip olan bu robot askeri, çevresel izleme, arama ve kurtarma operasyonlarında kullanılabilir.<br />
<br />
1 Curiosity<br />
<br />
Nasa'nın Mars'a keşif amaçları için üretip gönderdiği ve bir araba büyüklüğünde olan "Curiosity" günümüzün en kompleks robotudur ve en üstün donanımlara sahiptir.<br />
Curiosity 6 ağustos 2012'de supersonik paraşütü ve son derece geliştirilmiş retro roketleri sayesinde Mars'ın kraterlerine güvenli bir şekilde inmeyi başarmıştı.<br />
Mars'ta tahmini 10-15 yıllık bir görev süreci olan Curiosity lazer sistemi ve robotik kolu sayesinde Mars'taki toprak örneklerini analize edebilmektedir.<br />
<iframe class="my-code-iframe" width="560" height="315" src="//www.youtube.com/embed/_o6XiENauXo" frameborder="0" allowfullscreen></iframe>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA["Dünya'nın En Akıllı 7 Robotu" başlıklı videonun metnini buradan okuyabilirsiniz: video ise yazı sonundadır<br />
<br />
7Kuratas<br />
<br />
Japon mühendisler tarafından 2012'de yapılmış "Kuratas" isimli robot toplam 4 ton ağırlığında ve 4 metre uzunluğunda.<br />
Hareket sensörü teknolojisi sayesinde kokpitteki bir pilot tarafından veya özel yapılmış akıllı bir telefonla kontrol edilebiliyor. Kuratas askeri amaçlar için tasarlanmış bir robottur.<br />
Huffington Post'un haberine göre bu robotun 1 aralık 2012'deki fiyatı 1.35 milyon dolardı.<br />
6 iCub<br />
<br />
iCub ileri teknoloji bir yapay zekaya sahip insansı bir robot dizaynıdır.<br />
Bu robot özenle tasarlanmış elleri ve parmakları sayesinde küçük objeleri diğer robotlara kıyasla daha iyi tutabilen ve manipüle edebilen bir yapıya sahiptir.<br />
Son zamanlarda mühendisler insan zekasının bilişsel işlemini bu robota ilave etmeye çalışmaktadırlar.<br />
Eğer bu çalışmalar neticelenirse kısıtlı da olsa bu robot kendi tecrübelerinden öğrenebilen bir yapay zekaya sahip olabilir.<br />
<br />
5HRP-4C<br />
<br />
"Miim" lakaplı bu insansı robot gerçekçi bir yüze sahip ve insanların yüz hareketlerini taklit etmek üzere tasarlanmıştır.<br />
İnsan gibi hareket edebilen ve geliştirilmiş ses tanıma teknolojisine sahip olan bu robot günümüzün en ileri androidi olarak kabul edilmektedir.<br />
4 Atlas<br />
<br />
Pentagon finanse ettiği, "Boston Dynamics"in ürettiği "Atlas" yan taraftan darbe aldığı zaman bile dengesini diğer bacağıyla sağlayabilmekte, engellerin üzerinden tırmanabilmekte ve engebeli yüzeylerde yüreyebilmektedir.<br />
Atlas aralık 2013'te "DARPA Robot Mücadelesi"nde diğer robotlarla yarışacak ve acil durumlarda kullanabilme potansiyelliği test edilecek<br />
<br />
3 WildCat<br />
<br />
Günümüzün en gelişmiş 4 ayaklı tasarımına sahip olan "WildCat" her türlü yüzeyde(kum, çakıl taşları, çim, kar, buz) hareket edebilmektedir.<br />
"Boston Dynamics"in ABD ordusu için tasarladığı bu robot saatte 45,5 km hızla koşabilmektedir. (Bu hız Dünya'nın en hızlı insanı Usain Bolt'un en hızlı hızından daha hızlıdır.)<br />
"Wildcat" diğer 4 ayaklı robotların aksine kendi güç kaynağını üstünde taşır ve stabilizatör kullanmadan muhteşem bir şekilde dengesini sağlayabilmektedir.<br />
<br />
2 RoboBee<br />
<br />
"Harvard Robotics Laboratory"nin ürettiği, 80 miligram ağırlığa ve 3 cm kanat genişliğine sahip olan bu robot askeri, çevresel izleme, arama ve kurtarma operasyonlarında kullanılabilir.<br />
<br />
1 Curiosity<br />
<br />
Nasa'nın Mars'a keşif amaçları için üretip gönderdiği ve bir araba büyüklüğünde olan "Curiosity" günümüzün en kompleks robotudur ve en üstün donanımlara sahiptir.<br />
Curiosity 6 ağustos 2012'de supersonik paraşütü ve son derece geliştirilmiş retro roketleri sayesinde Mars'ın kraterlerine güvenli bir şekilde inmeyi başarmıştı.<br />
Mars'ta tahmini 10-15 yıllık bir görev süreci olan Curiosity lazer sistemi ve robotik kolu sayesinde Mars'taki toprak örneklerini analize edebilmektedir.<br />
<iframe class="my-code-iframe" width="560" height="315" src="//www.youtube.com/embed/_o6XiENauXo" frameborder="0" allowfullscreen></iframe>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Ruslar yerin altından da konuşabilecek]]></title>
			<link>https://www.siberbilgi.net/konu-ruslar-yerin-altindan-da-konusabilecek-612.html</link>
			<pubDate>Tue, 02 Sep 2014 20:30:43 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.siberbilgi.net/member.php?action=profile&uid=14">ahmetsahin</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.siberbilgi.net/konu-ruslar-yerin-altindan-da-konusabilecek-612.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Rusya Acil Durumlar Bakanlığı’na bağlı kurtarma ekipleri, maden ocaklarında 6 kilometreyi aşan derinliklerde acil bilgi alışverişine izin veren portatif iletişim aracını kullanabilecek.</span><br />
<br />
Saha testleri sonuçlarına göre madenlerde maksimum iletişim mesafesi, kabloların ve topraklama kontrolünün varlığı koşuluyla 6.100 metre; doğrudan kaya üzerinden, kabloların ve metal yapıların yokluğu koşullarında ise 1.200 metre olarak iletişim kurulabildiği açıklandı.<br />
 Bu cihazla özellikle maden ocaklarında çalışan işçiler için çok iyi bir iletişim aracı olacak. Olası facialarda bu cihaz pek çok kişinin hayatını kurtarabileceği açıklandı.<br />
 Test sonuçları temelinde kurtarma ekiplerinin bu cihazlarla donatılması kararı alındı.</span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><img src="http://i.imgur.com/gRUQ2gF.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: gRUQ2gF.jpg]" class="mycode_img" /></span><br />
 <br />
<br />
 ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Rusya Acil Durumlar Bakanlığı’na bağlı kurtarma ekipleri, maden ocaklarında 6 kilometreyi aşan derinliklerde acil bilgi alışverişine izin veren portatif iletişim aracını kullanabilecek.</span><br />
<br />
Saha testleri sonuçlarına göre madenlerde maksimum iletişim mesafesi, kabloların ve topraklama kontrolünün varlığı koşuluyla 6.100 metre; doğrudan kaya üzerinden, kabloların ve metal yapıların yokluğu koşullarında ise 1.200 metre olarak iletişim kurulabildiği açıklandı.<br />
 Bu cihazla özellikle maden ocaklarında çalışan işçiler için çok iyi bir iletişim aracı olacak. Olası facialarda bu cihaz pek çok kişinin hayatını kurtarabileceği açıklandı.<br />
 Test sonuçları temelinde kurtarma ekiplerinin bu cihazlarla donatılması kararı alındı.</span></span><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><img src="http://i.imgur.com/gRUQ2gF.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: gRUQ2gF.jpg]" class="mycode_img" /></span><br />
 <br />
<br />
 ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Google'ın yeni projesi: insansız hava aracı Wing]]></title>
			<link>https://www.siberbilgi.net/konu-google-in-yeni-projesi-insansiz-hava-araci-wing-611.html</link>
			<pubDate>Tue, 02 Sep 2014 20:21:12 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.siberbilgi.net/member.php?action=profile&uid=14">ahmetsahin</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.siberbilgi.net/konu-google-in-yeni-projesi-insansiz-hava-araci-wing-611.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Google, yeni projesi Wing'i duyurdu. Firma insansız hava araçlarıyla ulaşımın zor olduğu bölgere malzeme taşımayı hedefliyor. Wing araçları hem helikopter hem uçak gibi hareket edebiliyor.</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Google X ekibinin iki yıldır üzerinde çalıştığı Wing projesi resmi olarak duyuruldu. Otonom yani insansız hava araçlarıyla (Drone) bir noktadan diğerine malzeme taşımayı amaçlayan Wing projesinin testleri Avustralya'da yapılmaya başlandı.</span></span><span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Yeni projede amaç kendi kendine hareket edebilen insansız hava araçlarıyla kırsal bölgelerde malzeme taşımak. Projenin, ürün teslimatı ve benzeri alanlarda da kullanılabileceği düşünülüyor.</span></span><span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">BBC'nin haberine göre insansız hava araçları dikine kalkış yapabiliyor ve rakiplerinin aksine uçak benzeri yapılarıyla dikkat çekiyor.<br />
İstendiği zaman uçak, istendiği zaman helikopter gibi hareket edebilen Google'ın insansız hava araçları verilen komutlara göre kumanda edilmeden de görevlerini yerine getirebiliyor.</span></span><span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Konuyla ilgili bir video da yayınlayan Google'ın Wing projesindeki araçları havada asılı kalarak taşıdıkları malzemeyi özel bir mekanizma yardımıyla yere indiriyor. </span></span><span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Google'ın insansız hava araçlarının şimdilik doğal felaketlerde ilaç ve benzeri maddelerin taşınması için kullanılması planlanıyor. Ağırlıkları 8.5 kg olan insansız araçlar yaklaşık 10 kilogram ağırlığında malzeme taşıyabiliyor.</span></span><span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Kısa bir süre önce online alışveriş devi Amazon, siparişleri insansız hava araçlarıyla vermeye başlayacağını duyurmuştu. Google'ın da bu alana yatırım yapması rekabetin artacağı anlamına geliyor. Ancak gerek ABD'de gerekse dünyada insansız hava araçlarının uçuş şartları ile ilgili düzenleme sayısı çok az. Bazı uzmanlar gerekli düzenlemelerin yapılmamasının bu cihazların uçuşlarının sorun oluşturabileceği uyarısında bulunuyor.<span style="font-style: italic;" class="mycode_i"> (Al Jazeera</span>)</span></span><br />
<img src="http://i.imgur.com/cXjTpcN.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: cXjTpcN.jpg]" class="mycode_img" /><br />
<br />
 ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Google, yeni projesi Wing'i duyurdu. Firma insansız hava araçlarıyla ulaşımın zor olduğu bölgere malzeme taşımayı hedefliyor. Wing araçları hem helikopter hem uçak gibi hareket edebiliyor.</span></span></span><br />
<br />
<span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Google X ekibinin iki yıldır üzerinde çalıştığı Wing projesi resmi olarak duyuruldu. Otonom yani insansız hava araçlarıyla (Drone) bir noktadan diğerine malzeme taşımayı amaçlayan Wing projesinin testleri Avustralya'da yapılmaya başlandı.</span></span><span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Yeni projede amaç kendi kendine hareket edebilen insansız hava araçlarıyla kırsal bölgelerde malzeme taşımak. Projenin, ürün teslimatı ve benzeri alanlarda da kullanılabileceği düşünülüyor.</span></span><span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">BBC'nin haberine göre insansız hava araçları dikine kalkış yapabiliyor ve rakiplerinin aksine uçak benzeri yapılarıyla dikkat çekiyor.<br />
İstendiği zaman uçak, istendiği zaman helikopter gibi hareket edebilen Google'ın insansız hava araçları verilen komutlara göre kumanda edilmeden de görevlerini yerine getirebiliyor.</span></span><span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Konuyla ilgili bir video da yayınlayan Google'ın Wing projesindeki araçları havada asılı kalarak taşıdıkları malzemeyi özel bir mekanizma yardımıyla yere indiriyor. </span></span><span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Google'ın insansız hava araçlarının şimdilik doğal felaketlerde ilaç ve benzeri maddelerin taşınması için kullanılması planlanıyor. Ağırlıkları 8.5 kg olan insansız araçlar yaklaşık 10 kilogram ağırlığında malzeme taşıyabiliyor.</span></span><span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Kısa bir süre önce online alışveriş devi Amazon, siparişleri insansız hava araçlarıyla vermeye başlayacağını duyurmuştu. Google'ın da bu alana yatırım yapması rekabetin artacağı anlamına geliyor. Ancak gerek ABD'de gerekse dünyada insansız hava araçlarının uçuş şartları ile ilgili düzenleme sayısı çok az. Bazı uzmanlar gerekli düzenlemelerin yapılmamasının bu cihazların uçuşlarının sorun oluşturabileceği uyarısında bulunuyor.<span style="font-style: italic;" class="mycode_i"> (Al Jazeera</span>)</span></span><br />
<img src="http://i.imgur.com/cXjTpcN.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: cXjTpcN.jpg]" class="mycode_img" /><br />
<br />
 ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Dijital ekranlara Türkçe zorunluluğu]]></title>
			<link>https://www.siberbilgi.net/konu-dijital-ekranlara-turkce-zorunlulugu-607.html</link>
			<pubDate>Fri, 13 Jun 2014 21:12:18 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.siberbilgi.net/member.php?action=profile&uid=416">merve</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.siberbilgi.net/konu-dijital-ekranlara-turkce-zorunlulugu-607.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Dijital ekranlara Türkçe zorunluluğu</span></span><br />
<img src="http://i.imgur.com/5XzPCNi.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 5XzPCNi.jpg]" class="mycode_img" />1 Ocak 2015 tarihinden itibaren elektronik ürünlerin kullanıcı arayüzünde (dijital ekran) yer alan yazılı, sesli ve görüntülü ifadeler Türkçe olacak.<br />
<br />
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, tanıtma ve kullanma kılavuzları, garanti belgeleri ve satış sonrası hizmetlere ilişkin usul ve esasları belirledi. Buna göre, 1 Ocak 2015 tarihinden itibaren elektronik ürünlerin kullanıcı arayüzünde (dijital ekran) yer alan yazılı, sesli ve görüntülü ifadeler Türkçe olacak.<br />
<br />
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun çerçevesinde hazırlanan "Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği", "Garanti Belgesi Yönetmeliği" ve "Tanıtma ve Kullanma Kılavuzu Yönetmeliği", Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı. <br />
<br />
Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği'ne göre, üretici veya ithalatçılar, ürünlerin kullanım ömrü süresince, satış sonrası hizmetleri sağlamak üzere belirlenen sayı ve özellikte yetkili servis istasyonunu, yeterli teknik kadroya sahip şekilde kurmak zorunda olacak. <br />
<br />
Üretici veya ithalatçılar, tüketicilerin talebi üzerine yedek parça satışından kaçınamayacak. Servis istasyonlarının, yedek parça fiyat listesini, tüketicilerin görebileceği bir yere asması veya katalog halinde ya da elektronik ortamda tüketiciye göstermesi zorunlu olacak. <br />
<br />
Tanıtma ve Kullanma Kılavuzu Yönetmeliği<br />
<br />
Tanıtma ve Kullanma Kılavuzu Yönetmeliği'ne göre de tüketicinin kullanımına sunulan mallar Türkçe tanıtma ve kullanma kılavuzuyla satılacak. Tanıtma ve kullanma kılavuzu açık, sade, anlaşılabilir bir dilde ve okunabilir şekilde düzenlenecek ve kağıt üzerinde yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısıyla tüketiciye verilecek. <br />
<br />
Kılavuzun kalıcı veri saklayıcısıyla tüketiciye sunulması halinde bu bilgiler ayrıca üretici veya ithalatçının internet sitesinde de yer alacak. <br />
<br />
Yönetmeliğe göre, ürünlerin kullanıcı arayüzünde yer alan yazılı, sesli ve görüntülü ifadelerin Türkçe olması zorunlu olacak. Bu hüküm, 1 Ocak 2015 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek. <br />
<br />
Garanti Belgesi Yönetmeliği<br />
<br />
Garanti Belgesi Yönetmeliği'ne göre de satılan mala ilişkin olarak düzenlenen faturalar garanti belgesi yerine geçmeyecek.<br />
<br />
Tüketicinin sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim hakkını seçtiği durumlarda, satıcı, malın bedelinin tümünü veya bedelden yapılan indirim tutarını derhal tüketiciye iade edecek.<br />
<br />
Tüketicinin, malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi hakkını seçmesi durumunda satıcı, azami 30 iş günü içerisinde, bu talebi yerine getirecek.</span></span><br />
 ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="color: #000000;" class="mycode_color"><span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Dijital ekranlara Türkçe zorunluluğu</span></span><br />
<img src="http://i.imgur.com/5XzPCNi.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 5XzPCNi.jpg]" class="mycode_img" />1 Ocak 2015 tarihinden itibaren elektronik ürünlerin kullanıcı arayüzünde (dijital ekran) yer alan yazılı, sesli ve görüntülü ifadeler Türkçe olacak.<br />
<br />
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, tanıtma ve kullanma kılavuzları, garanti belgeleri ve satış sonrası hizmetlere ilişkin usul ve esasları belirledi. Buna göre, 1 Ocak 2015 tarihinden itibaren elektronik ürünlerin kullanıcı arayüzünde (dijital ekran) yer alan yazılı, sesli ve görüntülü ifadeler Türkçe olacak.<br />
<br />
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun çerçevesinde hazırlanan "Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği", "Garanti Belgesi Yönetmeliği" ve "Tanıtma ve Kullanma Kılavuzu Yönetmeliği", Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı. <br />
<br />
Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği'ne göre, üretici veya ithalatçılar, ürünlerin kullanım ömrü süresince, satış sonrası hizmetleri sağlamak üzere belirlenen sayı ve özellikte yetkili servis istasyonunu, yeterli teknik kadroya sahip şekilde kurmak zorunda olacak. <br />
<br />
Üretici veya ithalatçılar, tüketicilerin talebi üzerine yedek parça satışından kaçınamayacak. Servis istasyonlarının, yedek parça fiyat listesini, tüketicilerin görebileceği bir yere asması veya katalog halinde ya da elektronik ortamda tüketiciye göstermesi zorunlu olacak. <br />
<br />
Tanıtma ve Kullanma Kılavuzu Yönetmeliği<br />
<br />
Tanıtma ve Kullanma Kılavuzu Yönetmeliği'ne göre de tüketicinin kullanımına sunulan mallar Türkçe tanıtma ve kullanma kılavuzuyla satılacak. Tanıtma ve kullanma kılavuzu açık, sade, anlaşılabilir bir dilde ve okunabilir şekilde düzenlenecek ve kağıt üzerinde yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısıyla tüketiciye verilecek. <br />
<br />
Kılavuzun kalıcı veri saklayıcısıyla tüketiciye sunulması halinde bu bilgiler ayrıca üretici veya ithalatçının internet sitesinde de yer alacak. <br />
<br />
Yönetmeliğe göre, ürünlerin kullanıcı arayüzünde yer alan yazılı, sesli ve görüntülü ifadelerin Türkçe olması zorunlu olacak. Bu hüküm, 1 Ocak 2015 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek. <br />
<br />
Garanti Belgesi Yönetmeliği<br />
<br />
Garanti Belgesi Yönetmeliği'ne göre de satılan mala ilişkin olarak düzenlenen faturalar garanti belgesi yerine geçmeyecek.<br />
<br />
Tüketicinin sözleşmeden dönme veya ayıp oranında bedelden indirim hakkını seçtiği durumlarda, satıcı, malın bedelinin tümünü veya bedelden yapılan indirim tutarını derhal tüketiciye iade edecek.<br />
<br />
Tüketicinin, malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi hakkını seçmesi durumunda satıcı, azami 30 iş günü içerisinde, bu talebi yerine getirecek.</span></span><br />
 ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Taktik İHA Bayraktar Gökyüzünde!]]></title>
			<link>https://www.siberbilgi.net/konu-taktik-iha-bayraktar-gokyuzunde-605.html</link>
			<pubDate>Sat, 03 May 2014 08:49:37 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.siberbilgi.net/member.php?action=profile&uid=416">merve</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.siberbilgi.net/konu-taktik-iha-bayraktar-gokyuzunde-605.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font">Taktik İHA Bayraktar Gökyüzünde!<br />
Kale-Baykar ortaklığı tarafından geliştirilen milli İHA Bayraktar, ilk tam otomatik uçuşunu gerçekleştirerek Cumhuriyet tarihinde bir ilke imza attı.<br />
<br />
Keşan Askeri Havaalanı'nda başarıyla uçan Bayraktar'ın bütün elektronik, yazılım ve alt sistemleri Türk mühendisler tarafından üretildi.<br />
<br />
Savunma Sanayi Müsteşarlığı (SSM) ile Kale-Baykar Ortaklığı arasında imzalanan sözleşmeyle 2012 Ocak içerisinde başlayan Milli ve Özgün Taktik Sınıfı İnsansız Hava Aracı Geliştirme projesinin ürünü Bayraktar İHA ilk tam otomatik uçuş testini başarıyla tamamladı. Keşan Askeri Havalimanı’nda 29 Nisan Salı günü gerçekleşen uçuşla Cumhuriyet tarihinde bir ilk yaşandı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Türk mühendislerin başarışı</span><br />
Baykar Ar-Ge ekibi tarafından 2 yıldan bu yana yürütülen yoğun çalışmalar sonucunda askeri ve sivil havacılık standartlarına uygun olarak tasarlanan Bayraktar Taktik İHA sisteminde 3 yedekli uçuş kontrol bilgisayarı, görev bilgisayarı, INS-GPS Sistemi, servo aktüatör sistemleri, pilot statik sistem, güç sistemi, hava veri kayıt sistemi gibi bir çok kritik elektronik ve yazılım bileşenli alt sistem milli ve özgün olarak Türkiye'de ve Türk mühendisler tarafından ilk kez geliştirildi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Heron'da bile yok</span><br />
Üç yedekli uçuş kontrol bilgisayarı taktik İHA'larda dünyada ilk kez Bayraktar'da kullanıldı. Sistemin bir arıza halinde devamlılığını sağlayan kontrol bilgisayarı sistemi özel olarak geliştirildi. Türkiye'nin elinde bulunan Heron'larda çift uçuş kontrol bilgisayarı bulunuyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TSK'ya teslim edilecek</span><br />
Gelişmiş versiyon olan ve başarıyla uçan Bayraktar İHA'nın uçuş testlerini tamamlamasının ardından Kale-Baykar TSK'ya 2014 yıl sonuna kadar ilk etapta 6 İHA, 2 yer kontrol istasyonu, 3 yer veri terminali, 2 uzak görüntü terminali ve 2 kamera sistemi teslim edecek. İkinci aşamada da 6 İHA sistemi teslimi sonrasında TSK envanterine 12 Bayraktar İHA sistemi girecek.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Bütün sistemleri milli"</span><br />
Vatan'ın konuştuğu Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar ilk tam otomatik uçuşunu şöyle anlattı: "Ar-Ge ekibimiz taktik İHA projesi kapsamında dünya klasmanında kendi sınıfında en ileri teknolojik yeteneklere sahip platform dahil birçok kritik alt sistemi milli olarak geliştirdi. Bu anlamda ilk otomatik uçuş testinin başarıyla sonuçlanmasıyla Cumhuriyet tarihimizde bir ilk yaşandı. Geliştirdiğimiz sistem ve alt sistemler tamamen milli ve özgün tasarıma sahip olup, yurtiçi katma değeri yüzde 93'tür. Ülkemizde havacılık alanında özellikle insansız teknolojilerde son 10 yıldır çok önemli adımlar atılmakta ve bu sürecin kesintiye uğratılmadan devam ettirilmesi çok önemli. İHA teknolojisi başlı başına bir sektör oluşturabilecek derinliğe sahip bir alan, dolayısıyla bizim gibi ana platform bazında mühendislik ve geliştirme faaliyeti yürüten firmaların başarısı önümüzdeki yakın gelecek içerisinde güçlü sanayi alt yapısı oluşturulmasını da sağlayacaktır."<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">20 saat uçuyor</span><br />
12 metre kanat açıklığı, 650 kg. azami kalkış ağırlığı ve 20 saat uçuş süresine sahip Bayraktar İHA sisteminde pist üzerinde harici radar vb. desteği olmaksızın olmaksızın tam otomatik taksi, kalkış, seyir, iniş ve park yapabilme özellikleri bulunuyor. 22 bin 500 feet yüksekliğe çıkan Bayraktar İHA yeni nesil uçaklarda yoğun olarak kullanılan karbon fiber malzeme kullanılarak üretildi. NATO talimatnamesine uygun tasarlanıp üretilen Yer Kontrol İstasyonu Sistemi, 150 km. menzilden İHA’yı komuta, kontrol ve izleme işlemlerini gerçekleştiriyor.<br />
<br />
Taktik İHA Projesi’nin ilk fazı SSM tarafından özgün yurtiçi geliştirme ve yerli rekabet modeline uygun olarak 2007 yılında başlatıldı. Kale-Baykar tarafından geliştirilen ilk prototip sistemler 2009 yılında Sinop Havalimanı’nda resmi heyet huzurunda başarılı uçuş performansı sergiledi. 2010 Ocak ayında gerçekleşen Savunma Sanayi İcra Kurulu Kararı ile nihai üretim ve geliştirme aşaması için sözleşme görüşmelerine başlanması kararı alınmasını müteakiben projenin son fazı 2012 Ocak ayında başladı.<br />
<img src="http://i.imgur.com/zLZkLWh.jpg?1" loading="lazy"  alt="[Resim: zLZkLWh.jpg?1]" class="mycode_img" /></span><br />
<br />
 ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font">Taktik İHA Bayraktar Gökyüzünde!<br />
Kale-Baykar ortaklığı tarafından geliştirilen milli İHA Bayraktar, ilk tam otomatik uçuşunu gerçekleştirerek Cumhuriyet tarihinde bir ilke imza attı.<br />
<br />
Keşan Askeri Havaalanı'nda başarıyla uçan Bayraktar'ın bütün elektronik, yazılım ve alt sistemleri Türk mühendisler tarafından üretildi.<br />
<br />
Savunma Sanayi Müsteşarlığı (SSM) ile Kale-Baykar Ortaklığı arasında imzalanan sözleşmeyle 2012 Ocak içerisinde başlayan Milli ve Özgün Taktik Sınıfı İnsansız Hava Aracı Geliştirme projesinin ürünü Bayraktar İHA ilk tam otomatik uçuş testini başarıyla tamamladı. Keşan Askeri Havalimanı’nda 29 Nisan Salı günü gerçekleşen uçuşla Cumhuriyet tarihinde bir ilk yaşandı.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Türk mühendislerin başarışı</span><br />
Baykar Ar-Ge ekibi tarafından 2 yıldan bu yana yürütülen yoğun çalışmalar sonucunda askeri ve sivil havacılık standartlarına uygun olarak tasarlanan Bayraktar Taktik İHA sisteminde 3 yedekli uçuş kontrol bilgisayarı, görev bilgisayarı, INS-GPS Sistemi, servo aktüatör sistemleri, pilot statik sistem, güç sistemi, hava veri kayıt sistemi gibi bir çok kritik elektronik ve yazılım bileşenli alt sistem milli ve özgün olarak Türkiye'de ve Türk mühendisler tarafından ilk kez geliştirildi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Heron'da bile yok</span><br />
Üç yedekli uçuş kontrol bilgisayarı taktik İHA'larda dünyada ilk kez Bayraktar'da kullanıldı. Sistemin bir arıza halinde devamlılığını sağlayan kontrol bilgisayarı sistemi özel olarak geliştirildi. Türkiye'nin elinde bulunan Heron'larda çift uçuş kontrol bilgisayarı bulunuyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TSK'ya teslim edilecek</span><br />
Gelişmiş versiyon olan ve başarıyla uçan Bayraktar İHA'nın uçuş testlerini tamamlamasının ardından Kale-Baykar TSK'ya 2014 yıl sonuna kadar ilk etapta 6 İHA, 2 yer kontrol istasyonu, 3 yer veri terminali, 2 uzak görüntü terminali ve 2 kamera sistemi teslim edecek. İkinci aşamada da 6 İHA sistemi teslimi sonrasında TSK envanterine 12 Bayraktar İHA sistemi girecek.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"Bütün sistemleri milli"</span><br />
Vatan'ın konuştuğu Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar ilk tam otomatik uçuşunu şöyle anlattı: "Ar-Ge ekibimiz taktik İHA projesi kapsamında dünya klasmanında kendi sınıfında en ileri teknolojik yeteneklere sahip platform dahil birçok kritik alt sistemi milli olarak geliştirdi. Bu anlamda ilk otomatik uçuş testinin başarıyla sonuçlanmasıyla Cumhuriyet tarihimizde bir ilk yaşandı. Geliştirdiğimiz sistem ve alt sistemler tamamen milli ve özgün tasarıma sahip olup, yurtiçi katma değeri yüzde 93'tür. Ülkemizde havacılık alanında özellikle insansız teknolojilerde son 10 yıldır çok önemli adımlar atılmakta ve bu sürecin kesintiye uğratılmadan devam ettirilmesi çok önemli. İHA teknolojisi başlı başına bir sektör oluşturabilecek derinliğe sahip bir alan, dolayısıyla bizim gibi ana platform bazında mühendislik ve geliştirme faaliyeti yürüten firmaların başarısı önümüzdeki yakın gelecek içerisinde güçlü sanayi alt yapısı oluşturulmasını da sağlayacaktır."<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">20 saat uçuyor</span><br />
12 metre kanat açıklığı, 650 kg. azami kalkış ağırlığı ve 20 saat uçuş süresine sahip Bayraktar İHA sisteminde pist üzerinde harici radar vb. desteği olmaksızın olmaksızın tam otomatik taksi, kalkış, seyir, iniş ve park yapabilme özellikleri bulunuyor. 22 bin 500 feet yüksekliğe çıkan Bayraktar İHA yeni nesil uçaklarda yoğun olarak kullanılan karbon fiber malzeme kullanılarak üretildi. NATO talimatnamesine uygun tasarlanıp üretilen Yer Kontrol İstasyonu Sistemi, 150 km. menzilden İHA’yı komuta, kontrol ve izleme işlemlerini gerçekleştiriyor.<br />
<br />
Taktik İHA Projesi’nin ilk fazı SSM tarafından özgün yurtiçi geliştirme ve yerli rekabet modeline uygun olarak 2007 yılında başlatıldı. Kale-Baykar tarafından geliştirilen ilk prototip sistemler 2009 yılında Sinop Havalimanı’nda resmi heyet huzurunda başarılı uçuş performansı sergiledi. 2010 Ocak ayında gerçekleşen Savunma Sanayi İcra Kurulu Kararı ile nihai üretim ve geliştirme aşaması için sözleşme görüşmelerine başlanması kararı alınmasını müteakiben projenin son fazı 2012 Ocak ayında başladı.<br />
<img src="http://i.imgur.com/zLZkLWh.jpg?1" loading="lazy"  alt="[Resim: zLZkLWh.jpg?1]" class="mycode_img" /></span><br />
<br />
 ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Harp Başlıkları ve Uçak Bombaları artık  üretileceğiz]]></title>
			<link>https://www.siberbilgi.net/konu-harp-basliklari-ve-ucak-bombalari-artik-uretilecegiz-599.html</link>
			<pubDate>Sat, 19 Apr 2014 10:20:26 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.siberbilgi.net/member.php?action=profile&uid=5">delidumrul</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.siberbilgi.net/konu-harp-basliklari-ve-ucak-bombalari-artik-uretilecegiz-599.html</guid>
			<description><![CDATA[ <span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bunu dünyada sadece bir ülke yapabiliyordu.<br />
<br />
<img src="http://i.imgur.com/l2hPC4k.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: l2hPC4k.jpg]" class="mycode_img" />Dünyada sadece birkaç ülkenin üretebildiği harp başlıkları ve uçak bombaları tamamen Türk mühendisleri tarafından üretilecek.</span></span></span><span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, dünyada sadece bir kaç ülkenin sahip olduğu modern Harp Başlığı Üretim Tesisi'nin açılışını bu yıl içinde yapacaklarını belirterek, "Bu tesiste üretilecek harp başlıkları ve uçak bombaları ile Türkiye, savunma sanayinin bu çok önemli alanında yurt dışına bağımlılıktan kurtulacak" dedi.</span></span><span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Türkiye'nin savunma gücünü artıran yerli silah sistemlerini tasarlayan ve geliştiren TÜBİTAK, modern patlayıcıların üretim ve dolumunun yapıldığı tesislerin tasarımı, kurulumu ve işletmeye alınması konusunda da çalışmalar yürütüyor.</span></span><span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">TÜBİTAK Savunma Sanayii Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü (SAGE) ile Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) arasında imzalanan sözleşme ile TÜBİTAK mühendisleri tarafından ileri teknolojiye sahip Harp Başlığı Üretim Tesisi tasarlandı. Tesis, yakın zamanda Kırıkkale'deki MKE Mühimmat Fabrikası yerleşkesinde faaliyete geçirilecek.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"İZİN ALAN DEĞİL, İZİN VEREN OLACAĞIZ"</span><br />
<br />
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, bu tip ileri teknolojiye sahip üretim tesislerinin tasarım ve kurulumunu dünyada sadece birkaç ülkenin yapabildiğini söyledi. Türkiye'nin her alanda olduğu gibi savunma sanayinde de her geçen gün dünyada daha fazla söz sahibi olmaya başladığını dile getiren Işık, şunları kaydetti:</span></span><span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">"Bir alanda söz sahibi olmak için mümkün olduğunca dışa bağımlılığı azaltmanız gerekiyor. Patlayıcı üretim tesislerinde kullanılan özel üretim ekipmanları, Füze Teknolojileri Kontrol Rejimine tabi olup yurt dışından alımı, yüklenici firmanın bulunduğu ülkenin hükümet iznini gerektiriyor. Yani sizin bu ekipmana ihtiyacınız var ama alacağınız ülkenin hükümeti size izin vermezse, bunu alamıyorsunuz. Açacağımız tesiste yapılacak çalışmalarla bu durumu artık tersine çevireceğiz. Artık izin alan değil, izin veren olacağız."</span></span><br />
<span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TESİS A'DAN Z'YE TÜRK MÜHENDİSLERİN ELİNDEN ÇIKIYOR</span><br />
<br />
Bakan Işık, modern mühimmatlar için patlayıcı üretilecek tesiste kurulan tüm özel üretim ekipmanlarının da yerli firmalarla birlikte yurt içinde tasarlanıp üretildiğini bildirdi. Öte yandan, bu tesiste üretilecek modern patlayıcıların formülasyonu ve üretim süreçlerini de TÜBİTAK mühendislerinin geliştirdiğini anlatan Işık, tesisle ilgili şu bilgileri verdi:</span></span><span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">"Modern patlayıcıların üretimi için gerekli teknik ve üretim bilgi paketleri, proje kapsamında MKE'ye aktarılacak. Söz konusu tesis, MKE Mühimmat Fabrikası yerleşkesinde 55 dönümlük arazi üzerinde kurulacak ve 11 ayrı üretim biriminden oluşacak. Dünyada sadece bir kaç ülkenin sahip olduğu modern tesisin açılışını bu yıl içinde yapacağız. Tesiste, tam kapasite çalışıldığında yıllık 600 ton plastik patlayıcı üretimi yapılabilecek. Bu tesiste üretilecek harp başlıkları ve uçak bombaları ile Türkiye, savunma sanayinin bu çok önemli alanında yurt dışına bağımlılıktan kurtulacak."</span></span><br />
<br />
 ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[ <span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bunu dünyada sadece bir ülke yapabiliyordu.<br />
<br />
<img src="http://i.imgur.com/l2hPC4k.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: l2hPC4k.jpg]" class="mycode_img" />Dünyada sadece birkaç ülkenin üretebildiği harp başlıkları ve uçak bombaları tamamen Türk mühendisleri tarafından üretilecek.</span></span></span><span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, dünyada sadece bir kaç ülkenin sahip olduğu modern Harp Başlığı Üretim Tesisi'nin açılışını bu yıl içinde yapacaklarını belirterek, "Bu tesiste üretilecek harp başlıkları ve uçak bombaları ile Türkiye, savunma sanayinin bu çok önemli alanında yurt dışına bağımlılıktan kurtulacak" dedi.</span></span><span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Türkiye'nin savunma gücünü artıran yerli silah sistemlerini tasarlayan ve geliştiren TÜBİTAK, modern patlayıcıların üretim ve dolumunun yapıldığı tesislerin tasarımı, kurulumu ve işletmeye alınması konusunda da çalışmalar yürütüyor.</span></span><span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">TÜBİTAK Savunma Sanayii Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü (SAGE) ile Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKEK) arasında imzalanan sözleşme ile TÜBİTAK mühendisleri tarafından ileri teknolojiye sahip Harp Başlığı Üretim Tesisi tasarlandı. Tesis, yakın zamanda Kırıkkale'deki MKE Mühimmat Fabrikası yerleşkesinde faaliyete geçirilecek.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"İZİN ALAN DEĞİL, İZİN VEREN OLACAĞIZ"</span><br />
<br />
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, bu tip ileri teknolojiye sahip üretim tesislerinin tasarım ve kurulumunu dünyada sadece birkaç ülkenin yapabildiğini söyledi. Türkiye'nin her alanda olduğu gibi savunma sanayinde de her geçen gün dünyada daha fazla söz sahibi olmaya başladığını dile getiren Işık, şunları kaydetti:</span></span><span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">"Bir alanda söz sahibi olmak için mümkün olduğunca dışa bağımlılığı azaltmanız gerekiyor. Patlayıcı üretim tesislerinde kullanılan özel üretim ekipmanları, Füze Teknolojileri Kontrol Rejimine tabi olup yurt dışından alımı, yüklenici firmanın bulunduğu ülkenin hükümet iznini gerektiriyor. Yani sizin bu ekipmana ihtiyacınız var ama alacağınız ülkenin hükümeti size izin vermezse, bunu alamıyorsunuz. Açacağımız tesiste yapılacak çalışmalarla bu durumu artık tersine çevireceğiz. Artık izin alan değil, izin veren olacağız."</span></span><br />
<span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">TESİS A'DAN Z'YE TÜRK MÜHENDİSLERİN ELİNDEN ÇIKIYOR</span><br />
<br />
Bakan Işık, modern mühimmatlar için patlayıcı üretilecek tesiste kurulan tüm özel üretim ekipmanlarının da yerli firmalarla birlikte yurt içinde tasarlanıp üretildiğini bildirdi. Öte yandan, bu tesiste üretilecek modern patlayıcıların formülasyonu ve üretim süreçlerini de TÜBİTAK mühendislerinin geliştirdiğini anlatan Işık, tesisle ilgili şu bilgileri verdi:</span></span><span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">"Modern patlayıcıların üretimi için gerekli teknik ve üretim bilgi paketleri, proje kapsamında MKE'ye aktarılacak. Söz konusu tesis, MKE Mühimmat Fabrikası yerleşkesinde 55 dönümlük arazi üzerinde kurulacak ve 11 ayrı üretim biriminden oluşacak. Dünyada sadece bir kaç ülkenin sahip olduğu modern tesisin açılışını bu yıl içinde yapacağız. Tesiste, tam kapasite çalışıldığında yıllık 600 ton plastik patlayıcı üretimi yapılabilecek. Bu tesiste üretilecek harp başlıkları ve uçak bombaları ile Türkiye, savunma sanayinin bu çok önemli alanında yurt dışına bağımlılıktan kurtulacak."</span></span><br />
<br />
 ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Silahsız Rus uçağı Amerikan gemisini felç etti!]]></title>
			<link>https://www.siberbilgi.net/konu-silahsiz-rus-ucagi-amerikan-gemisini-felc-etti-598.html</link>
			<pubDate>Sat, 19 Apr 2014 10:16:33 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.siberbilgi.net/member.php?action=profile&uid=5">delidumrul</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.siberbilgi.net/konu-silahsiz-rus-ucagi-amerikan-gemisini-felc-etti-598.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Silahsız Rus uçağı Amerikan destroyerinin füze savunma sistemini etkisiz hale getirdi.<br />
<br />
<img src="http://i.imgur.com/cKPCeVM.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: cKPCeVM.jpg]" class="mycode_img" />Geliştirilmiş radyoelektronik bastırma aracıyla donatılmış olan Rus SU-24 bombardıman uçağı Karadenizde bulunan Amerikan “ Donald Kuk” füze destroyerinin “İcis” füze kalkanını etkisiz hale getirdi.</span></span></span><span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Buna ilişkin bilgiler Rus medyası ve blogcuların hararetli tartışmalarının bir konusu oldu. Rusya Bilimler Akademisi Birleşik Amerika ve Kanada Enstitüsü müdür yardımcısı Pavel Zolotaröf bu konuda belirtiler fikirleri paylaşıyor.</span></span><span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Kanatlı “Tomahavk” füzeleri taşıyan “Donald Kuk” destroyeri l0 Nisanda Karadenizin tarafsız sularına girdi. Rusya’nın Ukrayna ve Kırım’la ilgili tavrı dolayisiyle güç gösterisi yaparak yıldırma eylemlerinde bulunmak, füze destroyerinin Karadenize girmesinin bir amacıydı. Amerikan savaş gemilerinin Karadenize girmesi, kıyısı bulunmayan ülkelerin savaş gemilerinin denizdeki görev ve varlık süresini belli eden Montrö anlaşmasına aykırı.</span></span><span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Rusya, Amerikan savaş gemilerinin Karadenize girmelerine karşılık olarak,silahsız <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">SU-24</span> uçağını füze destroyeri üstünde uçuş yapmaya gönderdi. Eksperlere göre, SU-24 uçağı geliştirilmiş radyoelektronik savaş kompleksiyle donalıtmıştı. Bu versiyona göre, Amerikan destroyerinin “ <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İcis</span>” sistemi uçağın hareket ettiğini daha uzaktan kaydederek tehlike sinyali verdi “ İcis” sisteminin radarları uçağın yaklaşma rotasını belli ediyordu. Ama birden ekranları söndü. “ İcis “sistemi <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">çalışmaz hale</span> geldi ve füzeleri hedefe yönelten <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">kumanda</span> verilmedi.. Bu arada SU-24 uçağı alçaktan destroyerin üstünden geçerek füze saldırısının taklidi olan manevre yaptı. Sonradan l2 kez bunu tekrarladı.</span></span><span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Her şeyden anlaşıldığı gibi, “İcis” sistemini canlandırmak çabaları <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">başarısız</span> kaldı. Politolog Pavel Zolotaröv, Rusya Birleşik Amerika’nın askeri baskısına karşılık olarak şaşılacak kadar rahatça davrandı,dedi ve şöyle konuştu:</span></span><span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Hayret verici bir gösteriydi bu. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Radar sistemleri işlemez hale getiren radyoelektronik bastırma aracı</span>, geliştirilmiş hava savunma sistemi ve geliştirilmiş füze kalkanı olan İcis sistemiyle donatılmış destroyere karşı koydu. Ancak mobil İcis sisteminin zayıf bir yanı var. Hedefi izleme imkanları,söz konusudur. Birkaç geminin eyllemlerini koordine etmesi halinde İcis sistemi iyi çalışıyor. Ancak Karadenizde destroyerden başka gemiler yoktu. Her şeyden anlaşıldığı gibi, İcis sisteminin radarları, SU-14 uçağının radyloelektronik aracının etkisine dayanamadığından çalışmaz hale geldi. Yalnız soğuk savaş zamanında olagan bir şey olan alaçaktan uçuşa sinirli bir tepki gösterildi. Ama geliştirilmiş füze kalkanı sisteminin hele radarlarının gerektiği derecede güvenilir olmayışı da Amerikan tarafının sinirli tepkisine sebep oldu.</span></span><span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Yabancı medyanın yazdığına göre, Karadenizdeki olaydan sonra Donald Kuk gemisi Romanya’nın bir limanına gitti. Ekip üyelerinden 27-si görevinden ayrılmak için başvuruda bulundu. Hepsinin de hayatlarını tehlikeye sokmak istemediğini kaydettiği söyleniyor. Pentagon”un bildirisi de bunu dolaylı olarak doğruluyor. Bildiriye göre, Karadenizdeki olay geminin ekip üyelerinin moralinin bozulmasına sebep oldu.</span></span><span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Karadenizde Birleşik Amerika tarafından kaşkırtılmış olayın nasıl sonuçları olabilir? Pavel Zolotaröf bu konudaki fikirlerini açıklayarak şunları söyledi:</span></span><span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Sanırım, Amerikalılar “ İcis “sistemini yetkinleştirme imkanlarını düşünecek. Ancak bu, sorunun askeri yanıdır. Politik yanına gelince, tarafların gösteri niteliğineki adımlar atması, herhalde,şüphelidir. Atılmış adımlar artık yeterli. Oysa yaşanmış olay Amerikalılar için son derecede nahoştur. Birleşik Amerika’nın meydana getirdiği füze savunma sistemi çok pahalıya mal oluyor. Finanse edilmesine bütçe ödeneklerini ayırmak gerektiğini ispatlamak amacıyla çok gayret gestermek lazım oluyor. Oysa bu sistemin bir öğesi olan kuyulardaki füzesavar füzelerin denemeleri,etkinliğinin düşük olduğunu gösterdi. Pentagon bunu saklıyor . Denizde üslenen “İcis” sisteminin de kusurları olduğu ortaya çıktı.</span></span><span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Rus SU-24 uçağı Amerikan “Donald Kuk” destroyeri üstünde uçuş yaparak “İcis “ füze kalkanını etkisiz hale getiren geliştirilmiş elektronik sisteme“Hibinı adı” konuldu. Hibinı Kola yarımadasındaki dağların adıdır. Rusya’nın tüm perspektifli uçakları “Hibinı” elektronik bastırma aracıyla donatılacak. Bir zaman önce Buryatya’daki poligonda tatbikatlar sırasında sistemin denemeleri bir kez daha yapıldı. Gerçek duruma benzer şartlarda bunu denemek kararlaştırıldığı için poligondaki denemeler olumlu sonuçları verdi.</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Silahsız Rus uçağı Amerikan destroyerinin füze savunma sistemini etkisiz hale getirdi.<br />
<br />
<img src="http://i.imgur.com/cKPCeVM.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: cKPCeVM.jpg]" class="mycode_img" />Geliştirilmiş radyoelektronik bastırma aracıyla donatılmış olan Rus SU-24 bombardıman uçağı Karadenizde bulunan Amerikan “ Donald Kuk” füze destroyerinin “İcis” füze kalkanını etkisiz hale getirdi.</span></span></span><span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Buna ilişkin bilgiler Rus medyası ve blogcuların hararetli tartışmalarının bir konusu oldu. Rusya Bilimler Akademisi Birleşik Amerika ve Kanada Enstitüsü müdür yardımcısı Pavel Zolotaröf bu konuda belirtiler fikirleri paylaşıyor.</span></span><span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Kanatlı “Tomahavk” füzeleri taşıyan “Donald Kuk” destroyeri l0 Nisanda Karadenizin tarafsız sularına girdi. Rusya’nın Ukrayna ve Kırım’la ilgili tavrı dolayisiyle güç gösterisi yaparak yıldırma eylemlerinde bulunmak, füze destroyerinin Karadenize girmesinin bir amacıydı. Amerikan savaş gemilerinin Karadenize girmesi, kıyısı bulunmayan ülkelerin savaş gemilerinin denizdeki görev ve varlık süresini belli eden Montrö anlaşmasına aykırı.</span></span><span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Rusya, Amerikan savaş gemilerinin Karadenize girmelerine karşılık olarak,silahsız <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">SU-24</span> uçağını füze destroyeri üstünde uçuş yapmaya gönderdi. Eksperlere göre, SU-24 uçağı geliştirilmiş radyoelektronik savaş kompleksiyle donalıtmıştı. Bu versiyona göre, Amerikan destroyerinin “ <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İcis</span>” sistemi uçağın hareket ettiğini daha uzaktan kaydederek tehlike sinyali verdi “ İcis” sisteminin radarları uçağın yaklaşma rotasını belli ediyordu. Ama birden ekranları söndü. “ İcis “sistemi <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">çalışmaz hale</span> geldi ve füzeleri hedefe yönelten <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">kumanda</span> verilmedi.. Bu arada SU-24 uçağı alçaktan destroyerin üstünden geçerek füze saldırısının taklidi olan manevre yaptı. Sonradan l2 kez bunu tekrarladı.</span></span><span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Her şeyden anlaşıldığı gibi, “İcis” sistemini canlandırmak çabaları <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">başarısız</span> kaldı. Politolog Pavel Zolotaröv, Rusya Birleşik Amerika’nın askeri baskısına karşılık olarak şaşılacak kadar rahatça davrandı,dedi ve şöyle konuştu:</span></span><span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Hayret verici bir gösteriydi bu. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Radar sistemleri işlemez hale getiren radyoelektronik bastırma aracı</span>, geliştirilmiş hava savunma sistemi ve geliştirilmiş füze kalkanı olan İcis sistemiyle donatılmış destroyere karşı koydu. Ancak mobil İcis sisteminin zayıf bir yanı var. Hedefi izleme imkanları,söz konusudur. Birkaç geminin eyllemlerini koordine etmesi halinde İcis sistemi iyi çalışıyor. Ancak Karadenizde destroyerden başka gemiler yoktu. Her şeyden anlaşıldığı gibi, İcis sisteminin radarları, SU-14 uçağının radyloelektronik aracının etkisine dayanamadığından çalışmaz hale geldi. Yalnız soğuk savaş zamanında olagan bir şey olan alaçaktan uçuşa sinirli bir tepki gösterildi. Ama geliştirilmiş füze kalkanı sisteminin hele radarlarının gerektiği derecede güvenilir olmayışı da Amerikan tarafının sinirli tepkisine sebep oldu.</span></span><span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Yabancı medyanın yazdığına göre, Karadenizdeki olaydan sonra Donald Kuk gemisi Romanya’nın bir limanına gitti. Ekip üyelerinden 27-si görevinden ayrılmak için başvuruda bulundu. Hepsinin de hayatlarını tehlikeye sokmak istemediğini kaydettiği söyleniyor. Pentagon”un bildirisi de bunu dolaylı olarak doğruluyor. Bildiriye göre, Karadenizdeki olay geminin ekip üyelerinin moralinin bozulmasına sebep oldu.</span></span><span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Karadenizde Birleşik Amerika tarafından kaşkırtılmış olayın nasıl sonuçları olabilir? Pavel Zolotaröf bu konudaki fikirlerini açıklayarak şunları söyledi:</span></span><span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Sanırım, Amerikalılar “ İcis “sistemini yetkinleştirme imkanlarını düşünecek. Ancak bu, sorunun askeri yanıdır. Politik yanına gelince, tarafların gösteri niteliğineki adımlar atması, herhalde,şüphelidir. Atılmış adımlar artık yeterli. Oysa yaşanmış olay Amerikalılar için son derecede nahoştur. Birleşik Amerika’nın meydana getirdiği füze savunma sistemi çok pahalıya mal oluyor. Finanse edilmesine bütçe ödeneklerini ayırmak gerektiğini ispatlamak amacıyla çok gayret gestermek lazım oluyor. Oysa bu sistemin bir öğesi olan kuyulardaki füzesavar füzelerin denemeleri,etkinliğinin düşük olduğunu gösterdi. Pentagon bunu saklıyor . Denizde üslenen “İcis” sisteminin de kusurları olduğu ortaya çıktı.</span></span><span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Rus SU-24 uçağı Amerikan “Donald Kuk” destroyeri üstünde uçuş yaparak “İcis “ füze kalkanını etkisiz hale getiren geliştirilmiş elektronik sisteme“Hibinı adı” konuldu. Hibinı Kola yarımadasındaki dağların adıdır. Rusya’nın tüm perspektifli uçakları “Hibinı” elektronik bastırma aracıyla donatılacak. Bir zaman önce Buryatya’daki poligonda tatbikatlar sırasında sistemin denemeleri bir kez daha yapıldı. Gerçek duruma benzer şartlarda bunu denemek kararlaştırıldığı için poligondaki denemeler olumlu sonuçları verdi.</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yerli uzun menzilli tanksavar füzesi MIZRAK hedefi 12'den vurdu]]></title>
			<link>https://www.siberbilgi.net/konu-yerli-uzun-menzilli-tanksavar-fuzesi-mizrak-hedefi-12-den-vurdu-591.html</link>
			<pubDate>Mon, 10 Mar 2014 11:20:01 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.siberbilgi.net/member.php?action=profile&uid=5">delidumrul</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.siberbilgi.net/konu-yerli-uzun-menzilli-tanksavar-fuzesi-mizrak-hedefi-12-den-vurdu-591.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yerli uzun menzilli tanksavar füzesi MIZRAK hedefi 12'den vurdu</span><br />
<br />
Yurt içi altyapı kullanılarak tasarlanan ve testlerden başarıyla geçen uzun menzilli tanksavar füzesi "MIZRAK-U" ilk testinde hedefi yüzde 100 başarıyla vurdu. <br />
<br />
Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile Roketsan'ın birlikte yürüttüğü uzun menzilli tanksavar füzesi MIZRAK-U'nun test süreci hakkında bilgi veren Roketsan Genel Müdürü Selçuk Yaşar, füzenin Konya Karapınar'daki ilk testinde helikopterden kızılötesi arayıcı başlığıyla yapılan atışta yüzde 100 başarı elde ettiğini kaydetti.<br />
<br />
"MIZRAK-U"nun test sürecinin bu yıl devam edeceğini ve kalifikasyonunun tamamlanacağını ifade eden Yaşar, 2015 yılında seri üretime geçmeyi planladıklarını bildirdi. Seri üretimin ardından füzenin ihracını gerçekleştirmeyi hedeflediklerini ifade eden Yaşar, "Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) dünyada büyük bir referans. Dolayısıyla Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullandığı bir ürün müşterinin büyük ilgisini çekiyor, güven duyuyor ve kabul görüyor. Dolayısıyla MIZRAK'ın, TSK'nın envanterine girdikten sonra CİRİT'e benzer bir şekilde çok kapsamlı pazarlarda ihracat yapılabileceğini düşünüyorum" diye konuştu.<br />
<br />
Füzenin özellikle Orta Doğu, Avrupa ve Uzakdoğu ülkelerine ihraç edilebileceğine işaret eden Yaşar, "Dünyada bizim yaptığımız gibi şu anda modern, yeni nesil bir tanksavar tasarımı yok. Dünyadaki şu anda en yeni tanksavar füze tasarımı Roketsan tarafından yapılıyor. Mevcut sistemlerin en iyi özelliklerini alarak yaptığımız bir tasarım. Dolayısıyla en üst teknoloji diyebiliriz. Bu çerçevede ihraç şansının da yüksek olacağını düşünüyorum. Çok üstün özellikleri var. Pazarda çok iddialı bir ürün olacak" ifadesini kullandı.<br />
<br />
Etkin zırh delme yeteneğine sahip<br />
<br />
Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na ait AH-1S helikopterinden 3 bin 500 metre menzile yapılan ilk güdümlü atışta hedefi başarı ile vuran MIZRAK-U proje çalışmalarında önemli bir aşamayı geçti. <br />
<br />
ATAK helikopterinde kullanılmak üzere geliştirilen MIZRAK-U füzesi, Roketsan tarafından yurt içi altyapı kullanılarak tasarlandı. Rakiplerine karşı önemli teknik üstünlüklere sahip olan füzenin bu yıl içerisinde kalifiye edilmesi hedefleniyor. <br />
<br />
Ana muharebe tanklarına karşı kullanılacak olan MIZRAK-U füzesi azami 8 kilometre menzili ile yüksek vuruş hassasiyeti ve etkin zırh delme yeteneğine sahip. <br />
<img src="http://i.imgur.com/TJSgfHE.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: TJSgfHE.jpg]" class="mycode_img" /></span><br />
 ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yerli uzun menzilli tanksavar füzesi MIZRAK hedefi 12'den vurdu</span><br />
<br />
Yurt içi altyapı kullanılarak tasarlanan ve testlerden başarıyla geçen uzun menzilli tanksavar füzesi "MIZRAK-U" ilk testinde hedefi yüzde 100 başarıyla vurdu. <br />
<br />
Savunma Sanayii Müsteşarlığı ile Roketsan'ın birlikte yürüttüğü uzun menzilli tanksavar füzesi MIZRAK-U'nun test süreci hakkında bilgi veren Roketsan Genel Müdürü Selçuk Yaşar, füzenin Konya Karapınar'daki ilk testinde helikopterden kızılötesi arayıcı başlığıyla yapılan atışta yüzde 100 başarı elde ettiğini kaydetti.<br />
<br />
"MIZRAK-U"nun test sürecinin bu yıl devam edeceğini ve kalifikasyonunun tamamlanacağını ifade eden Yaşar, 2015 yılında seri üretime geçmeyi planladıklarını bildirdi. Seri üretimin ardından füzenin ihracını gerçekleştirmeyi hedeflediklerini ifade eden Yaşar, "Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) dünyada büyük bir referans. Dolayısıyla Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullandığı bir ürün müşterinin büyük ilgisini çekiyor, güven duyuyor ve kabul görüyor. Dolayısıyla MIZRAK'ın, TSK'nın envanterine girdikten sonra CİRİT'e benzer bir şekilde çok kapsamlı pazarlarda ihracat yapılabileceğini düşünüyorum" diye konuştu.<br />
<br />
Füzenin özellikle Orta Doğu, Avrupa ve Uzakdoğu ülkelerine ihraç edilebileceğine işaret eden Yaşar, "Dünyada bizim yaptığımız gibi şu anda modern, yeni nesil bir tanksavar tasarımı yok. Dünyadaki şu anda en yeni tanksavar füze tasarımı Roketsan tarafından yapılıyor. Mevcut sistemlerin en iyi özelliklerini alarak yaptığımız bir tasarım. Dolayısıyla en üst teknoloji diyebiliriz. Bu çerçevede ihraç şansının da yüksek olacağını düşünüyorum. Çok üstün özellikleri var. Pazarda çok iddialı bir ürün olacak" ifadesini kullandı.<br />
<br />
Etkin zırh delme yeteneğine sahip<br />
<br />
Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na ait AH-1S helikopterinden 3 bin 500 metre menzile yapılan ilk güdümlü atışta hedefi başarı ile vuran MIZRAK-U proje çalışmalarında önemli bir aşamayı geçti. <br />
<br />
ATAK helikopterinde kullanılmak üzere geliştirilen MIZRAK-U füzesi, Roketsan tarafından yurt içi altyapı kullanılarak tasarlandı. Rakiplerine karşı önemli teknik üstünlüklere sahip olan füzenin bu yıl içerisinde kalifiye edilmesi hedefleniyor. <br />
<br />
Ana muharebe tanklarına karşı kullanılacak olan MIZRAK-U füzesi azami 8 kilometre menzili ile yüksek vuruş hassasiyeti ve etkin zırh delme yeteneğine sahip. <br />
<img src="http://i.imgur.com/TJSgfHE.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: TJSgfHE.jpg]" class="mycode_img" /></span><br />
 ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Batmayan Gemi-Türk Mühendislerden Süper Bir Buluş]]></title>
			<link>https://www.siberbilgi.net/konu-batmayan-gemi-turk-muhendislerden-super-bir-bulus-590.html</link>
			<pubDate>Sat, 08 Mar 2014 23:31:51 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.siberbilgi.net/member.php?action=profile&uid=8">intikamcı</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.siberbilgi.net/konu-batmayan-gemi-turk-muhendislerden-super-bir-bulus-590.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Türk Mühendislerden Süper Bir Buluş - Batmayan Gemi</span><br />
<br />
Kıyı Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından Yalova Tersaneleri'nde 20 milyon dolara inşa edilen ''Kıyem'' adlı ''acil durum müdahale botları'', kendi kendini doğrultabilme (Hacıyatmaz) özelliği sayesinde, ters dönmesi durumunda bile birkaç saniye içinde tekrar düzelerek yoluna devam edebiliyor.<br />
<br />
Her türlü deniz koşullarında ''can kurtarma operasyonu'' yapma özelliğine sahip 22 metre boyundaki 4 tekne, Yalova Tersaneleri'nde Türk mühendisler tarafından 20 milyon dolara inşa edildi.<br />
<br />
<iframe class="my-code-iframe" width="560" height="315" src="//www.youtube.com/embed/Ye8OvDJZi1E" frameborder="0" allowfullscreen></iframe>Kıyı Emniyeti Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Salih Orakçı, AA muhabirine yaptığı açıklama, her türlü hava ve deniz koşullarında görev yapacak şekilde dizayn edilen ve ''Kıyem'' adı verilen bu teknelerin, denizlerde oluşabilecek tüm hava şartlarına dayanıklı olacak şekilde, özel imalat alüminyum saç kullanılarak yapıldığını söyledi.<br />
<br />
<br />
<br />
Teknelerin, kendi kendini doğrultabilme (Hacıyatmaz) özelliği sayesinde, ters dönmesi durumunda bile bir kaç saniye içinde tekrar düzelebildiğini ifade eden Orakçı, özel dizaynı ve ekipmanların yerleşimi sayesinde, ters döndüğü esnada bütün hava ve egzost firarlarının otomatik olarak kapandığını ve tekne içine en ufak bir su girişinin olmadığını kaydetti.<br />
<br />
Orakçı, teknelerin üzerinde bulunan çeki vinci sayesinde, 15 tonluk bir çeki gücü sağlayabildiğini ifade ederek Orakçı, şunları söyledi:<br />
<br />
''Bu da denizde zor durumda kalan tekneleri ve hatta kosterleri çekmek için yeterlidir. Saatte 240 metre küp su sıkma kapasiteli bir yangın pompası bulunmaktadır. Bu sayede denizde yangın tehlikesine maruz kalan deniz araçlarına yangın söndürme hizmeti de verebilmektedir. Teknelerin üzerinde bulunan termal kameralar sayesinde gece zifiri karanlıkta bile deniz üzerindeki bir kazazede tespit edilebilmektedir. Ayrıca teknelerde, 4 kişinin barınmasını sağlayacak salon, kamara ve mutfak bulunmaktadır.''<br />
<br />
''Testlerde başarılı oldu''<br />
<br />
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım'ın talimatıyla 2003 yılından beri tüm deniz araçlarının Türk tersanelerinde yapıldığını kaydeden Orakçı, söz konusu 4 teknenin de Yalova Tersanelerinde, 2 sene içerisinde tamamlandığını bildirdi.<br />
<br />
Orakçı, seyir emniyetinin arttırılması için teknolojik anlamda yeni yatırımlar yaptıklarını belirterek, teknelerin her birinin, ortalama 5 milyon dolara mal olduğunu dile getirdi.<br />
<br />
Söz konusu teknelerin, teknik şartname doğrultusunda yapılan tüm testlerde başarılı olduğunu anlatan Orakçı, ''Tekneler, her türlü deniz ve hava şartlarında hizmet verebilecek şekilde inşa edilmiştir. Ayrıca tekneler, teslim alındıktan sonra katıldıkları acil müdahale operasyonlarında gerçekleştirdikleri performansla da kendilerini ispat etmişlerdir. Acil durum müdahale botları, her türlü hava ve deniz koşulunda seyir yapabilen, kurtarma teçhizatı ile donatılmış, can kurtarmaya yönelik hizmet verecek şekilde dizayn ve inşa edilmiş teknelerdir'' şeklinde konuştu.<br />
<br />
''Artık denizdeki havanın bir önemi yok''<br />
<br />
Orakçı, teknelerin tanıtımını mayıs ayı içinde gerçekleştirmeyi planladıklarını söyledi.<br />
<br />
Bu teknelerin, Türkiye denizciliği ve gemi inşasının hangi noktaya geldiğinin en büyük göstergesi olduğunu ifade eden Orakçı, ''Sayın Bakanımız, denizciliğe noktayı koydu. Bakanımızın şöyle bir talimatı oldu, 'gerek Türkiye kıyılarında, gerekse bulunduğumuz coğrafyada her havada gidebilecek, alabora olduğunda, ters dönüp düzeldiğinde tekrar yoluna devam edebilecek arama kurtarma botu istiyorum.' Biz de bunu gerçekleştirdik'' dedi.<br />
<br />
Orakçı, gemi inşa sanayi ve denizciliğe getirdikleri yeni bir boyutla en son noktaya ulaştıklarını dile getirerek, şunları kaydetti:<br />
<br />
''Bizim için artık denizdeki havanın bir önemi yok. Kötü havalarda yardım isteyen bir gemiye ilk göndermeniz gereken unsur, can kurtarma botudur. Bizim üzerinde durduğumuz birinci etken can kurtarmadır. Tabi can kurtarmayla birlikte mal da kurtarmak önemli. Bizden yardım isteyen her gemiye, her türlü havada yardıma gidebileceğiz. Hava kötü, fırtına var gidemiyoruz gibi sözleri rafa kaldırdık.''<br />
<br />
''Batmayan Tekne''<br />
<br />
Bu teknelerin, ''batmayan tekne'' olarak nitelendirildiğini anlatan Orakçı, teknelerin, dışarıdan hiçbir suyun girmemesi mantığına dayalı olarak yapıldığını anlattı.<br />
<br />
''Tekne seyir halindeyken deniz yüzeyindeki bir parça tekneye çarparak tekneyi delerse, su alan her tekne gibi bu da batar. Bu teknenin deniz yüzeyinde herhangi bir temas yaşamaması durumdaki halinden bahsediyoruz'' ifadelerini kullanan Orakçı, Türk denizciliği açısından çok önemli projelere imza atıldığını kaydetti.<br />
<br />
Orakçı, kötü havalarda seyir yapabileceğiniz römorkların da olması gerektiğini belirterek, ''Çünkü eğer can kurtarma operasyonu yaptığınız gemi batmadıysa, o malı çekebilecek gemi kurtarma araçlarına da ihtiyacınız var. Şu anda 4 tane gemi kurtarma aracı da yapılıyor'' dedi.</span><br />
<br />
 <br />
<br />
 ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Türk Mühendislerden Süper Bir Buluş - Batmayan Gemi</span><br />
<br />
Kıyı Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından Yalova Tersaneleri'nde 20 milyon dolara inşa edilen ''Kıyem'' adlı ''acil durum müdahale botları'', kendi kendini doğrultabilme (Hacıyatmaz) özelliği sayesinde, ters dönmesi durumunda bile birkaç saniye içinde tekrar düzelerek yoluna devam edebiliyor.<br />
<br />
Her türlü deniz koşullarında ''can kurtarma operasyonu'' yapma özelliğine sahip 22 metre boyundaki 4 tekne, Yalova Tersaneleri'nde Türk mühendisler tarafından 20 milyon dolara inşa edildi.<br />
<br />
<iframe class="my-code-iframe" width="560" height="315" src="//www.youtube.com/embed/Ye8OvDJZi1E" frameborder="0" allowfullscreen></iframe>Kıyı Emniyeti Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Salih Orakçı, AA muhabirine yaptığı açıklama, her türlü hava ve deniz koşullarında görev yapacak şekilde dizayn edilen ve ''Kıyem'' adı verilen bu teknelerin, denizlerde oluşabilecek tüm hava şartlarına dayanıklı olacak şekilde, özel imalat alüminyum saç kullanılarak yapıldığını söyledi.<br />
<br />
<br />
<br />
Teknelerin, kendi kendini doğrultabilme (Hacıyatmaz) özelliği sayesinde, ters dönmesi durumunda bile bir kaç saniye içinde tekrar düzelebildiğini ifade eden Orakçı, özel dizaynı ve ekipmanların yerleşimi sayesinde, ters döndüğü esnada bütün hava ve egzost firarlarının otomatik olarak kapandığını ve tekne içine en ufak bir su girişinin olmadığını kaydetti.<br />
<br />
Orakçı, teknelerin üzerinde bulunan çeki vinci sayesinde, 15 tonluk bir çeki gücü sağlayabildiğini ifade ederek Orakçı, şunları söyledi:<br />
<br />
''Bu da denizde zor durumda kalan tekneleri ve hatta kosterleri çekmek için yeterlidir. Saatte 240 metre küp su sıkma kapasiteli bir yangın pompası bulunmaktadır. Bu sayede denizde yangın tehlikesine maruz kalan deniz araçlarına yangın söndürme hizmeti de verebilmektedir. Teknelerin üzerinde bulunan termal kameralar sayesinde gece zifiri karanlıkta bile deniz üzerindeki bir kazazede tespit edilebilmektedir. Ayrıca teknelerde, 4 kişinin barınmasını sağlayacak salon, kamara ve mutfak bulunmaktadır.''<br />
<br />
''Testlerde başarılı oldu''<br />
<br />
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım'ın talimatıyla 2003 yılından beri tüm deniz araçlarının Türk tersanelerinde yapıldığını kaydeden Orakçı, söz konusu 4 teknenin de Yalova Tersanelerinde, 2 sene içerisinde tamamlandığını bildirdi.<br />
<br />
Orakçı, seyir emniyetinin arttırılması için teknolojik anlamda yeni yatırımlar yaptıklarını belirterek, teknelerin her birinin, ortalama 5 milyon dolara mal olduğunu dile getirdi.<br />
<br />
Söz konusu teknelerin, teknik şartname doğrultusunda yapılan tüm testlerde başarılı olduğunu anlatan Orakçı, ''Tekneler, her türlü deniz ve hava şartlarında hizmet verebilecek şekilde inşa edilmiştir. Ayrıca tekneler, teslim alındıktan sonra katıldıkları acil müdahale operasyonlarında gerçekleştirdikleri performansla da kendilerini ispat etmişlerdir. Acil durum müdahale botları, her türlü hava ve deniz koşulunda seyir yapabilen, kurtarma teçhizatı ile donatılmış, can kurtarmaya yönelik hizmet verecek şekilde dizayn ve inşa edilmiş teknelerdir'' şeklinde konuştu.<br />
<br />
''Artık denizdeki havanın bir önemi yok''<br />
<br />
Orakçı, teknelerin tanıtımını mayıs ayı içinde gerçekleştirmeyi planladıklarını söyledi.<br />
<br />
Bu teknelerin, Türkiye denizciliği ve gemi inşasının hangi noktaya geldiğinin en büyük göstergesi olduğunu ifade eden Orakçı, ''Sayın Bakanımız, denizciliğe noktayı koydu. Bakanımızın şöyle bir talimatı oldu, 'gerek Türkiye kıyılarında, gerekse bulunduğumuz coğrafyada her havada gidebilecek, alabora olduğunda, ters dönüp düzeldiğinde tekrar yoluna devam edebilecek arama kurtarma botu istiyorum.' Biz de bunu gerçekleştirdik'' dedi.<br />
<br />
Orakçı, gemi inşa sanayi ve denizciliğe getirdikleri yeni bir boyutla en son noktaya ulaştıklarını dile getirerek, şunları kaydetti:<br />
<br />
''Bizim için artık denizdeki havanın bir önemi yok. Kötü havalarda yardım isteyen bir gemiye ilk göndermeniz gereken unsur, can kurtarma botudur. Bizim üzerinde durduğumuz birinci etken can kurtarmadır. Tabi can kurtarmayla birlikte mal da kurtarmak önemli. Bizden yardım isteyen her gemiye, her türlü havada yardıma gidebileceğiz. Hava kötü, fırtına var gidemiyoruz gibi sözleri rafa kaldırdık.''<br />
<br />
''Batmayan Tekne''<br />
<br />
Bu teknelerin, ''batmayan tekne'' olarak nitelendirildiğini anlatan Orakçı, teknelerin, dışarıdan hiçbir suyun girmemesi mantığına dayalı olarak yapıldığını anlattı.<br />
<br />
''Tekne seyir halindeyken deniz yüzeyindeki bir parça tekneye çarparak tekneyi delerse, su alan her tekne gibi bu da batar. Bu teknenin deniz yüzeyinde herhangi bir temas yaşamaması durumdaki halinden bahsediyoruz'' ifadelerini kullanan Orakçı, Türk denizciliği açısından çok önemli projelere imza atıldığını kaydetti.<br />
<br />
Orakçı, kötü havalarda seyir yapabileceğiniz römorkların da olması gerektiğini belirterek, ''Çünkü eğer can kurtarma operasyonu yaptığınız gemi batmadıysa, o malı çekebilecek gemi kurtarma araçlarına da ihtiyacınız var. Şu anda 4 tane gemi kurtarma aracı da yapılıyor'' dedi.</span><br />
<br />
 <br />
<br />
 ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Facebook bedava interneti deneyecek]]></title>
			<link>https://www.siberbilgi.net/konu-facebook-bedava-interneti-deneyecek-584.html</link>
			<pubDate>Fri, 07 Mar 2014 07:35:47 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.siberbilgi.net/member.php?action=profile&uid=11">gakko</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.siberbilgi.net/konu-facebook-bedava-interneti-deneyecek-584.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font">Facebook bedava interneti deneyecek</span><span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font">Facebook'un internet erişimini kolaylaştırmak için güneş enerjili robot uçaklar üreten bir şirketi satın almayı planladığı öne sürüldü.</span><br />
<br />
<img src="http://i.imgur.com/vUquvfG.jpg?1" loading="lazy"  alt="[Resim: vUquvfG.jpg?1]" class="mycode_img" /><br />
<span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font">Facebook<span style="color: #000000;" class="mycode_color">'un yeni hedefi gökyüzü.  Dünyanın en büyük sosyal medya platformu Facebook, tıpkı</span>Google<span style="color: #000000;" class="mycode_color">'ın sıcak hava balonu projesi gibi, internet erişimini yaygınlaştırmak için yeni bir fikir üzerine çalışıyor.</span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color">Techcrunch sitesinin </span>haber<span style="color: #000000;" class="mycode_color">ine göre Facebook, ABD merkezli insansız hava aracı üreten Titan Aerospace şirketini satın almayı planlıyor. Güneş enerjisiyle çalışan bu araçlar, yere inmeden 5 yıl boyunca 20 kilometre yüksekte uçabiliyor.</span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color">Facebook, henüz yapım aşamasında olan uçakları internet ağı kurmak için kullanacak. Bu sayede erişimi olmayan 5 milyar insana bağlantı götürecek. Projenin ilk olarak Afrika'da hayata geçirilmesi bekleniyor.</span></span><br />
<br />
 ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font">Facebook bedava interneti deneyecek</span><span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font">Facebook'un internet erişimini kolaylaştırmak için güneş enerjili robot uçaklar üreten bir şirketi satın almayı planladığı öne sürüldü.</span><br />
<br />
<img src="http://i.imgur.com/vUquvfG.jpg?1" loading="lazy"  alt="[Resim: vUquvfG.jpg?1]" class="mycode_img" /><br />
<span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font">Facebook<span style="color: #000000;" class="mycode_color">'un yeni hedefi gökyüzü.  Dünyanın en büyük sosyal medya platformu Facebook, tıpkı</span>Google<span style="color: #000000;" class="mycode_color">'ın sıcak hava balonu projesi gibi, internet erişimini yaygınlaştırmak için yeni bir fikir üzerine çalışıyor.</span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color">Techcrunch sitesinin </span>haber<span style="color: #000000;" class="mycode_color">ine göre Facebook, ABD merkezli insansız hava aracı üreten Titan Aerospace şirketini satın almayı planlıyor. Güneş enerjisiyle çalışan bu araçlar, yere inmeden 5 yıl boyunca 20 kilometre yüksekte uçabiliyor.</span><br />
<br />
<span style="color: #000000;" class="mycode_color">Facebook, henüz yapım aşamasında olan uçakları internet ağı kurmak için kullanacak. Bu sayede erişimi olmayan 5 milyar insana bağlantı götürecek. Projenin ilk olarak Afrika'da hayata geçirilmesi bekleniyor.</span></span><br />
<br />
 ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Beyaz hackerlar  geliyor]]></title>
			<link>https://www.siberbilgi.net/konu-beyaz-hackerlar-geliyor-582.html</link>
			<pubDate>Thu, 06 Mar 2014 17:33:49 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.siberbilgi.net/member.php?action=profile&uid=11">gakko</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.siberbilgi.net/konu-beyaz-hackerlar-geliyor-582.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Beyaz hackerlar' geliyor</span></span><br />
<br />
<span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font">Devletin siber güvenliği 'beyaz hackerlar'a emanet edilecek.</span></span><br />
<br />
   <span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font">Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Türk Standardları Enstitüsü'nün (TSE) yetiştireceği ve devletin siber güvenliği için çalışma yapacak beyaz hackerların eğitimlerinin Mayıs ayında başlayacağını bildirdi.</span><br />
<br />
<span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font">Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Fikri Işık, siber güvenliğin artık devlet güvenliği haline geldiğini, hatta bunu da aşan durumların olduğunu söyledi.</span><br />
<br />
<span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font">Dijital çağın, birçok hizmetin elektronik ortamda yapılmasına fırsat verdiğini ve insanların hayatlarının çok kolaylaştığını dile getiren Işık, tüm devletlerin de dijital çağın bu nimetlerinden yararlanmak istediğini ifade etti.</span><br />
<br />
<span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font">Buna karşın, teknolojinin getirdiği bazı tehditler olduğuna da dikkati çeken Işık, şunları kaydetti:</span><br />
<br />
<span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font">"Siber saldırılar, sistemlerin çökertilmesi, bilgilerin çalınması gibi pek çok alanda tehditler oluşturuluyor. Bu tehditlerin ortadan kaldırılmasına da siber güvenlik diyoruz. Burada da dünyanın başarıyla geliştirdiği olay, hackerların sisteme zarar veren değil de sistemi koruyan hale geçirilmesi. TSE, beyaz hackerlar diyor ama iyi kalpli hackerlar da diyebiliriz bu arkadaşlara. Beyaz hackerların eğitimleri Mayıs ayında başlıyor ve bu arkadaşlarımız en kısa sürede göreve başlayacak. Bu kapsamda TSE'ye 200 kişi başvurdu. Eğitimlerini başarıyla tamamlayan ve sertifikasını alan hackerlar sisteme girecek, açıkları tespit edecek ve bu açıkların kapatılması hususunda devlete hizmet sunacak. Biz de bu hizmetin bedelini ödeyeceğiz. Yani birisi bizim sistemimizi çökertmeden, riskli yerleri tespit edip, onaracağız.<br />
<br />
"</span><span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">EĞİTİMİ BAŞARIYLA TAMALAYANLARLA SÖZLEŞME İMZALANACAK<br />
<br />
      </span></span><span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font">Bakan Işık, TSE bünyesinde sunulacak eğitimi başarıyla tamamlayan beyaz hackerlarla sözleşme yapılacağını belirterek, "Bu hackerlar sayesinide güvenlik testi yaptıran resmi ve özel kurumlar, sistemlerindeki açıkların ve risklerin, yasa dışı sızmalar olmadan tespit edilmesi imkanına kavuşacak" diye konuştu. <br />
<img src="http://i.imgur.com/Vw3m7dV.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: Vw3m7dV.jpg]" class="mycode_img" /></span><br />
<br />
 ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"> </span><span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Beyaz hackerlar' geliyor</span></span><br />
<br />
<span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font">Devletin siber güvenliği 'beyaz hackerlar'a emanet edilecek.</span></span><br />
<br />
   <span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font">Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Türk Standardları Enstitüsü'nün (TSE) yetiştireceği ve devletin siber güvenliği için çalışma yapacak beyaz hackerların eğitimlerinin Mayıs ayında başlayacağını bildirdi.</span><br />
<br />
<span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font">Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Fikri Işık, siber güvenliğin artık devlet güvenliği haline geldiğini, hatta bunu da aşan durumların olduğunu söyledi.</span><br />
<br />
<span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font">Dijital çağın, birçok hizmetin elektronik ortamda yapılmasına fırsat verdiğini ve insanların hayatlarının çok kolaylaştığını dile getiren Işık, tüm devletlerin de dijital çağın bu nimetlerinden yararlanmak istediğini ifade etti.</span><br />
<br />
<span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font">Buna karşın, teknolojinin getirdiği bazı tehditler olduğuna da dikkati çeken Işık, şunları kaydetti:</span><br />
<br />
<span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font">"Siber saldırılar, sistemlerin çökertilmesi, bilgilerin çalınması gibi pek çok alanda tehditler oluşturuluyor. Bu tehditlerin ortadan kaldırılmasına da siber güvenlik diyoruz. Burada da dünyanın başarıyla geliştirdiği olay, hackerların sisteme zarar veren değil de sistemi koruyan hale geçirilmesi. TSE, beyaz hackerlar diyor ama iyi kalpli hackerlar da diyebiliriz bu arkadaşlara. Beyaz hackerların eğitimleri Mayıs ayında başlıyor ve bu arkadaşlarımız en kısa sürede göreve başlayacak. Bu kapsamda TSE'ye 200 kişi başvurdu. Eğitimlerini başarıyla tamamlayan ve sertifikasını alan hackerlar sisteme girecek, açıkları tespit edecek ve bu açıkların kapatılması hususunda devlete hizmet sunacak. Biz de bu hizmetin bedelini ödeyeceğiz. Yani birisi bizim sistemimizi çökertmeden, riskli yerleri tespit edip, onaracağız.<br />
<br />
"</span><span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">EĞİTİMİ BAŞARIYLA TAMALAYANLARLA SÖZLEŞME İMZALANACAK<br />
<br />
      </span></span><span style="font-family: comic sans ms;" class="mycode_font">Bakan Işık, TSE bünyesinde sunulacak eğitimi başarıyla tamamlayan beyaz hackerlarla sözleşme yapılacağını belirterek, "Bu hackerlar sayesinide güvenlik testi yaptıran resmi ve özel kurumlar, sistemlerindeki açıkların ve risklerin, yasa dışı sızmalar olmadan tespit edilmesi imkanına kavuşacak" diye konuştu. <br />
<img src="http://i.imgur.com/Vw3m7dV.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: Vw3m7dV.jpg]" class="mycode_img" /></span><br />
<br />
 ]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>