<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[siberbilgi - KİŞİSEL GELİŞİM-PSİKOLOJİ]]></title>
		<link>https://www.siberbilgi.net/</link>
		<description><![CDATA[siberbilgi - https://www.siberbilgi.net]]></description>
		<pubDate>Tue, 05 May 2026 13:49:09 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[EŞİNİ DOĞRU SEÇ]]></title>
			<link>https://www.siberbilgi.net/konu-esini-dogru-sec-824.html</link>
			<pubDate>Mon, 26 Mar 2018 15:55:22 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.siberbilgi.net/member.php?action=profile&uid=5">delidumrul</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.siberbilgi.net/konu-esini-dogru-sec-824.html</guid>
			<description><![CDATA[1- EŞİNİ DOĞRU SEÇ<br />
Doğru eş, uzun zaman flört ettiğin kişi değildir.<br />
Önemli olan kısa zamanda da olsa fikirlerinin uyuştuğu,<br />
Yaşam tarzlarınızın benzediği,<br />
Espiri anlayışının yakın olduğu,<br />
Zor zamanlarında hep yanında olacağını bildiğin,<br />
Dertlerini sevinçlerini paylaşabileceğin,<br />
Fikirlerine olaylara bakış açısına güvendiğin,<br />
Senin fikirlerine saygı duyan,<br />
Konuşmaktan sıkılmayacağın,<br />
Hayata küstüğün zaman seni kabuğundan çıkarıp eğlendirebilen,<br />
Gözlerine baktığında ne söylemek istediğini anladığın,<br />
Aynı zamanda iyi bir arkadaş olan,<br />
Fiziksel görünüşün ve işin dışında seni sen olduğun için sevebilecek birini EŞ olarak seçmelisin...<br />
Böyle biri varmı diye soracaksanız şimdi emin olun var. Ama sayıları fazla değil. Hatta hayatta insanın karşısına 1 yada 2 defa çıkar yada çıkmaz...<br />
Önemli Olan Onu Farkedebilmek...<br />
Eğer bu satırları okuduğun zaman aklından bu özellikleri barındıran bir isim geçirmişsen çok şanslısın. Ne olursa olsun onunla birlikte olabilmek için elinden geleni yap...<br />
Çünkü, bir daha onun gibi birini bulma şansın çok az. Emin ol...<br />
Bütün aptal aşıklar gibi ilk hareketi ondan beklersen, çok geç kalırsın...<br />
2- İŞİNİ DOĞRU SEÇ<br />
Doğru iş rahat iş değildir.<br />
Çok kazandıran işte değildir.<br />
Kariyerde değildir.<br />
Klimalı büro ortamıda değildir.<br />
Doğru iş olmaktan zevk aldığın yerdir...<br />
Sabah kalktığında gitmekten üşenmediğin, bıkmadığın yerdir.<br />
Tabi yanında rahatlık, para ve kariyer varsa ne ala...<br />
3- ARKADAŞINI DOĞRU SEÇ<br />
Çok sayıda arkadaşının olması, iyi arkadaşın olduğunun ispatı değildir.<br />
Güzel günlerdeki arkadaşlıklar geçicidir.<br />
Mutluluklarının yanında acılarınıda paylaşabileceğin,<br />
Fikirlerine ihtiyaç duyabileceğin,<br />
Her zaman yanında olmasını isteyeceğin.<br />
Seni madden değil, manen zengin eden,<br />
Sana yalan söylemeyen,<br />
Arkandan iş çevirmeyen,<br />
Hatalarını yüzüne vuran,<br />
Yeri geldiğinde eleştiren,<br />
TEK bir arkadaş sana çok şeyler katacaktır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[1- EŞİNİ DOĞRU SEÇ<br />
Doğru eş, uzun zaman flört ettiğin kişi değildir.<br />
Önemli olan kısa zamanda da olsa fikirlerinin uyuştuğu,<br />
Yaşam tarzlarınızın benzediği,<br />
Espiri anlayışının yakın olduğu,<br />
Zor zamanlarında hep yanında olacağını bildiğin,<br />
Dertlerini sevinçlerini paylaşabileceğin,<br />
Fikirlerine olaylara bakış açısına güvendiğin,<br />
Senin fikirlerine saygı duyan,<br />
Konuşmaktan sıkılmayacağın,<br />
Hayata küstüğün zaman seni kabuğundan çıkarıp eğlendirebilen,<br />
Gözlerine baktığında ne söylemek istediğini anladığın,<br />
Aynı zamanda iyi bir arkadaş olan,<br />
Fiziksel görünüşün ve işin dışında seni sen olduğun için sevebilecek birini EŞ olarak seçmelisin...<br />
Böyle biri varmı diye soracaksanız şimdi emin olun var. Ama sayıları fazla değil. Hatta hayatta insanın karşısına 1 yada 2 defa çıkar yada çıkmaz...<br />
Önemli Olan Onu Farkedebilmek...<br />
Eğer bu satırları okuduğun zaman aklından bu özellikleri barındıran bir isim geçirmişsen çok şanslısın. Ne olursa olsun onunla birlikte olabilmek için elinden geleni yap...<br />
Çünkü, bir daha onun gibi birini bulma şansın çok az. Emin ol...<br />
Bütün aptal aşıklar gibi ilk hareketi ondan beklersen, çok geç kalırsın...<br />
2- İŞİNİ DOĞRU SEÇ<br />
Doğru iş rahat iş değildir.<br />
Çok kazandıran işte değildir.<br />
Kariyerde değildir.<br />
Klimalı büro ortamıda değildir.<br />
Doğru iş olmaktan zevk aldığın yerdir...<br />
Sabah kalktığında gitmekten üşenmediğin, bıkmadığın yerdir.<br />
Tabi yanında rahatlık, para ve kariyer varsa ne ala...<br />
3- ARKADAŞINI DOĞRU SEÇ<br />
Çok sayıda arkadaşının olması, iyi arkadaşın olduğunun ispatı değildir.<br />
Güzel günlerdeki arkadaşlıklar geçicidir.<br />
Mutluluklarının yanında acılarınıda paylaşabileceğin,<br />
Fikirlerine ihtiyaç duyabileceğin,<br />
Her zaman yanında olmasını isteyeceğin.<br />
Seni madden değil, manen zengin eden,<br />
Sana yalan söylemeyen,<br />
Arkandan iş çevirmeyen,<br />
Hatalarını yüzüne vuran,<br />
Yeri geldiğinde eleştiren,<br />
TEK bir arkadaş sana çok şeyler katacaktır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İnsanlar ''İÇİNDEKİ DUYGUSAL BOŞLUĞU'' Hep Bir ''MADDEYLE'' Kapatmaya Çalışırlar.]]></title>
			<link>https://www.siberbilgi.net/konu-insanlar-icindeki-duygusal-boslugu-hep-bir-maddeyle-kapatmaya-calisirlar-825.html</link>
			<pubDate>Sat, 10 Mar 2018 18:50:20 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.siberbilgi.net/member.php?action=profile&uid=5">delidumrul</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.siberbilgi.net/konu-insanlar-icindeki-duygusal-boslugu-hep-bir-maddeyle-kapatmaya-calisirlar-825.html</guid>
			<description><![CDATA[İnsanlar ''İÇİNDEKİ DUYGUSAL BOŞLUĞU'' Hep Bir ''MADDEYLE'' Kapatmaya Çalışırlar.<br />
Bu duygusal boşluğun getirdiği duygularla başa "Çık"amadıkların da;<br />
<br />
1- Aşırı yeme, aşırı zayıflama<br />
<br />
2- Aşırı alışveriş yapma<br />
<br />
3- İlişkilerini devam ettirebilmek için aşırı hediyeler verme<br />
<br />
4- Alkol<br />
<br />
5- Gerçek sağlıklı bir ilişkinin bulunmadığı aşırı Cinsellik<br />
<br />
6- Sanal oyunlar<br />
<br />
7- Sanal iletişim (sözlü iletişim yerine daha çok yazıyla iletişim)<br />
<br />
8- Sanal iletişim ve eğlence platfomları<br />
<br />
9 - Evcil hayvan (yalnızlık gidermek için)<br />
<br />
10 - Aşırı Çalışma<br />
<br />
11- Aşırı Para, Güç istemi<br />
<br />
12- Durmadan partner değişimi<br />
<br />
13- Aşırı yazma, aşırı okuma<br />
<br />
14- Aşırı kariyer bağımlılığı<br />
<br />
15- Aşırı gezme tutkusu (durmadan yeni yerler görme isteği)<br />
<br />
16- Aşırı fiziksel güzelliğine/yakışıklılığına önem verme<br />
<br />
17- Aşırı yardımseverlik <br />
<br />
18- Aşırı temizlik yapma, Aşırı duş alma<br />
<br />
19- Çocuğunun akademik başarısından aşırı haz alma<br />
<br />
20- ''Hayat mutluluğuna katkı oraranı''ndan çok fazla bir hobiye zaman ayırma<br />
<br />
21- Ünlü olma isteği (aşırı ilgi isteği)<br />
<br />
22- Tarihsel bir kişiliğe aşırı bağlanma<br />
<br />
23- Kendini Çocuğuna Aşırı Adama (normal görev ve sorumluluklarını yerine getirmesine ve doğal çocuk duygusal tatminlerini yaşamasına rağmen)<br />
<br />
24- Aşırı hayal kurma, Aşırı film seyretme<br />
<br />
25- Aşırı eğitimsel faliyetlerde bulunma (bir sürü sertifika sahibi olama)<br />
<br />
26- Bütün sanatsal faaliyetleri takip etme isteği<br />
<br />
27- Aşırı spor yapma<br />
<br />
28- Yaşıtlarından ziyade, kendinden çok küçük yada çok büyük fazla Arkadaşlarının olması<br />
<br />
29- Aşırı etiket düşkünlüğü<br />
<br />
30- Kendi olmaktansa çevresindekiler ne yapıyorsa onları yapma, isteği <br />
<br />
31- Aşırı ideolojik tutumlar<br />
<br />
32- Aşırı dini tutumlar (standart görev, sorumlulukların dışında) <br />
<br />
33- Tarihsel döngülere aşırı önem verme ve mutlaka duruma uygun bir eylem yapma, isteği (doğum günleri, evlilik, tanışma yıl dönümleri vs.) <br />
<br />
34- İletişim içinde olduğu kişiler, duygusal yatırım ve paylaşım yaşadıklarından daha çok; menfaat, yalnız kalmama, ''bir gün lazım olur'' ilişkilerinden ibaret olması (Profesyonel ilişkiler dışında)<br />
<br />
Duygusal boşluğu tatmin etmeye çalıştığımız ''MADDE''lerden bazı seçkiler yapmaya çalıştım. Hepsi bunlar değil tabiatiyle ... <br />
<br />
Yukarıdaki maddeler bireylerin Psikiyatrik (nörolojik, beyinsel) durumlarından ve profesyonel çalışmalardan kaynaklanan tutum ve davranışlarından ayrı tutulmalıdır.<br />
<br />
İçimizdeki DUYGUSAL BOŞLUĞU bir maddeyle ''kapatmaya'' çalışmaktansa, Karşılıklı iletişimle YAŞAYAN, HAYATIN İÇİNDEKİ GERÇEK ve ÖZGÜR İLİŞKİLERDE, AŞK, DOSTLUK ve BAĞLILIKLA yaşayarak, gerçek doyuma ulaştırabiliriz.<br />
+<br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/JQNRMq.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: JQNRMq.jpg]" class="mycode_img" /><br />
Sevgilerimle. . .<br />
Psi. Dr. Metin Gökdemir]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[İnsanlar ''İÇİNDEKİ DUYGUSAL BOŞLUĞU'' Hep Bir ''MADDEYLE'' Kapatmaya Çalışırlar.<br />
Bu duygusal boşluğun getirdiği duygularla başa "Çık"amadıkların da;<br />
<br />
1- Aşırı yeme, aşırı zayıflama<br />
<br />
2- Aşırı alışveriş yapma<br />
<br />
3- İlişkilerini devam ettirebilmek için aşırı hediyeler verme<br />
<br />
4- Alkol<br />
<br />
5- Gerçek sağlıklı bir ilişkinin bulunmadığı aşırı Cinsellik<br />
<br />
6- Sanal oyunlar<br />
<br />
7- Sanal iletişim (sözlü iletişim yerine daha çok yazıyla iletişim)<br />
<br />
8- Sanal iletişim ve eğlence platfomları<br />
<br />
9 - Evcil hayvan (yalnızlık gidermek için)<br />
<br />
10 - Aşırı Çalışma<br />
<br />
11- Aşırı Para, Güç istemi<br />
<br />
12- Durmadan partner değişimi<br />
<br />
13- Aşırı yazma, aşırı okuma<br />
<br />
14- Aşırı kariyer bağımlılığı<br />
<br />
15- Aşırı gezme tutkusu (durmadan yeni yerler görme isteği)<br />
<br />
16- Aşırı fiziksel güzelliğine/yakışıklılığına önem verme<br />
<br />
17- Aşırı yardımseverlik <br />
<br />
18- Aşırı temizlik yapma, Aşırı duş alma<br />
<br />
19- Çocuğunun akademik başarısından aşırı haz alma<br />
<br />
20- ''Hayat mutluluğuna katkı oraranı''ndan çok fazla bir hobiye zaman ayırma<br />
<br />
21- Ünlü olma isteği (aşırı ilgi isteği)<br />
<br />
22- Tarihsel bir kişiliğe aşırı bağlanma<br />
<br />
23- Kendini Çocuğuna Aşırı Adama (normal görev ve sorumluluklarını yerine getirmesine ve doğal çocuk duygusal tatminlerini yaşamasına rağmen)<br />
<br />
24- Aşırı hayal kurma, Aşırı film seyretme<br />
<br />
25- Aşırı eğitimsel faliyetlerde bulunma (bir sürü sertifika sahibi olama)<br />
<br />
26- Bütün sanatsal faaliyetleri takip etme isteği<br />
<br />
27- Aşırı spor yapma<br />
<br />
28- Yaşıtlarından ziyade, kendinden çok küçük yada çok büyük fazla Arkadaşlarının olması<br />
<br />
29- Aşırı etiket düşkünlüğü<br />
<br />
30- Kendi olmaktansa çevresindekiler ne yapıyorsa onları yapma, isteği <br />
<br />
31- Aşırı ideolojik tutumlar<br />
<br />
32- Aşırı dini tutumlar (standart görev, sorumlulukların dışında) <br />
<br />
33- Tarihsel döngülere aşırı önem verme ve mutlaka duruma uygun bir eylem yapma, isteği (doğum günleri, evlilik, tanışma yıl dönümleri vs.) <br />
<br />
34- İletişim içinde olduğu kişiler, duygusal yatırım ve paylaşım yaşadıklarından daha çok; menfaat, yalnız kalmama, ''bir gün lazım olur'' ilişkilerinden ibaret olması (Profesyonel ilişkiler dışında)<br />
<br />
Duygusal boşluğu tatmin etmeye çalıştığımız ''MADDE''lerden bazı seçkiler yapmaya çalıştım. Hepsi bunlar değil tabiatiyle ... <br />
<br />
Yukarıdaki maddeler bireylerin Psikiyatrik (nörolojik, beyinsel) durumlarından ve profesyonel çalışmalardan kaynaklanan tutum ve davranışlarından ayrı tutulmalıdır.<br />
<br />
İçimizdeki DUYGUSAL BOŞLUĞU bir maddeyle ''kapatmaya'' çalışmaktansa, Karşılıklı iletişimle YAŞAYAN, HAYATIN İÇİNDEKİ GERÇEK ve ÖZGÜR İLİŞKİLERDE, AŞK, DOSTLUK ve BAĞLILIKLA yaşayarak, gerçek doyuma ulaştırabiliriz.<br />
+<br />
<br />
<img src="https://i.hizliresim.com/JQNRMq.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: JQNRMq.jpg]" class="mycode_img" /><br />
Sevgilerimle. . .<br />
Psi. Dr. Metin Gökdemir]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Özgüven Gücü Nasıl Geliştirebilir ?]]></title>
			<link>https://www.siberbilgi.net/konu-ozguven-gucu-nasil-gelistirebilir-787.html</link>
			<pubDate>Sun, 07 May 2017 10:39:04 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.siberbilgi.net/member.php?action=profile&uid=5">delidumrul</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.siberbilgi.net/konu-ozguven-gucu-nasil-gelistirebilir-787.html</guid>
			<description><![CDATA[Özgüven önemli bir kişisel özellik olup yaşamla baş etmemizi ve sorunlarla gerçekçi bir şekilde mücadele etmemizi sağlar ve zorluklara dayanmamızı kolaylaştırır. Özgüven kazanma süreci, yaşamın önemli zorlukları ile başa çıkma gücüne sahip ve mutlu olmaya layık bir kişi olma deneyimi sağlar.<br />
<br />
Peki bu özgüven gücünü geliştirmek için neler yapmalıyız? İşte özgüveninizi geliştirmek için sizlere 3 kural:<br />
Başarısızlık değil de başarı açısından düşünün. Evinizde ve iş yerinizde başarısızlık hakkında düşünmeyin, sadece başarı hakkında düşünün. Eğer problemlerle karşılaşırsanız, “Ben hallederim” diye düşünün. “Belki de, yapamam” gibi düşüncelerden kaçının. Eğer rakiplerinizle yarışıyorsanız, “Herşeyde ben iyiyim” diye düşünün. “Ben gerideyim” gibi kendinizi küçük düşürücü düşüncelerden kaçının. Eğer bir görev verilirse “Ben yaparım” diye düşünün. Hiç bir zaman “Ben yapamam” diye düşünmeyin. Zihniyetinizde “Herşeyi başarırım” düşüncesi hakim olsun. Başarı açısından düşünürseniz, zihniyetiniz başarıya götürecek planlar oluşturur. Eğer başarısızlık açısından düşünürseniz, tam tersi gerçekleşiyor: Beyin başarısızlığa götüren strateji inşa etmeye başlıyor.<br />
<br />
Sürekli kendinizin en iyi olduğunuzu kendinize hatırlatın. İnsanlar arasında başarıya ulaşan supermeni aramayın. Başarı olağanüstü zeka gerektirmez, şansa bağlı değil, başarıda mistik ile alakalı hiç birşey yok. Başarılı insanlar, kendisine güvenen ve kendi işinde başarılı olacağına güvenen kimselerdir. Şunu unutmayın, hiçbir zaman kendinizi hafife almayınız!<br />
Sizin başarılarınızın ölçeği özgüveninizin ölçeğine bağlı. Önünüze küçük hedefler koyun ve küçük başarılar elde edin. Büyük başarı büyük hedefleri getiriyor. Unutmayın ki, genellikle büyük hedefleri ve büyük fikirleri uygulamak çok kolay olur (en azından zor değil).<br />
<br />
“General Electric” şirketinin yönetim kurulu başkanı Ralph J. Cordiner’in bir sözü var: “Kim lider olmak istiyorsa, kendisini kişisel olarak geliştirme programını uygulamasını istiyoruz. Kendi işinde ön pozisyonlara çıkabilecek insan var mıdır acaba ya da arkada kuyruk gibi mi olacak, bu kendi çabasına ve titizliğine bağlıdır. Tüm bu şeyler zaman gerektirir, emek ve fedakarlık ister, ama kimse sizin için bunu yapmaz”.<br />
<br />
Bu akıllıca öğütten faydalanın. Kendi işinizin temeline koyun. İş hayatında, maddi ve manevi hayatında veya başka insani etkinlik alanlarında başarılı olan insanlar kendisini geliştirme planlarını takip ettikleri için bu hale geldiklerini unutmayın.<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><img src="http://i.hizliresim.com/0Lor0o.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 0Lor0o.jpg]" class="mycode_img" /></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Özgüven önemli bir kişisel özellik olup yaşamla baş etmemizi ve sorunlarla gerçekçi bir şekilde mücadele etmemizi sağlar ve zorluklara dayanmamızı kolaylaştırır. Özgüven kazanma süreci, yaşamın önemli zorlukları ile başa çıkma gücüne sahip ve mutlu olmaya layık bir kişi olma deneyimi sağlar.<br />
<br />
Peki bu özgüven gücünü geliştirmek için neler yapmalıyız? İşte özgüveninizi geliştirmek için sizlere 3 kural:<br />
Başarısızlık değil de başarı açısından düşünün. Evinizde ve iş yerinizde başarısızlık hakkında düşünmeyin, sadece başarı hakkında düşünün. Eğer problemlerle karşılaşırsanız, “Ben hallederim” diye düşünün. “Belki de, yapamam” gibi düşüncelerden kaçının. Eğer rakiplerinizle yarışıyorsanız, “Herşeyde ben iyiyim” diye düşünün. “Ben gerideyim” gibi kendinizi küçük düşürücü düşüncelerden kaçının. Eğer bir görev verilirse “Ben yaparım” diye düşünün. Hiç bir zaman “Ben yapamam” diye düşünmeyin. Zihniyetinizde “Herşeyi başarırım” düşüncesi hakim olsun. Başarı açısından düşünürseniz, zihniyetiniz başarıya götürecek planlar oluşturur. Eğer başarısızlık açısından düşünürseniz, tam tersi gerçekleşiyor: Beyin başarısızlığa götüren strateji inşa etmeye başlıyor.<br />
<br />
Sürekli kendinizin en iyi olduğunuzu kendinize hatırlatın. İnsanlar arasında başarıya ulaşan supermeni aramayın. Başarı olağanüstü zeka gerektirmez, şansa bağlı değil, başarıda mistik ile alakalı hiç birşey yok. Başarılı insanlar, kendisine güvenen ve kendi işinde başarılı olacağına güvenen kimselerdir. Şunu unutmayın, hiçbir zaman kendinizi hafife almayınız!<br />
Sizin başarılarınızın ölçeği özgüveninizin ölçeğine bağlı. Önünüze küçük hedefler koyun ve küçük başarılar elde edin. Büyük başarı büyük hedefleri getiriyor. Unutmayın ki, genellikle büyük hedefleri ve büyük fikirleri uygulamak çok kolay olur (en azından zor değil).<br />
<br />
“General Electric” şirketinin yönetim kurulu başkanı Ralph J. Cordiner’in bir sözü var: “Kim lider olmak istiyorsa, kendisini kişisel olarak geliştirme programını uygulamasını istiyoruz. Kendi işinde ön pozisyonlara çıkabilecek insan var mıdır acaba ya da arkada kuyruk gibi mi olacak, bu kendi çabasına ve titizliğine bağlıdır. Tüm bu şeyler zaman gerektirir, emek ve fedakarlık ister, ama kimse sizin için bunu yapmaz”.<br />
<br />
Bu akıllıca öğütten faydalanın. Kendi işinizin temeline koyun. İş hayatında, maddi ve manevi hayatında veya başka insani etkinlik alanlarında başarılı olan insanlar kendisini geliştirme planlarını takip ettikleri için bu hale geldiklerini unutmayın.<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><img src="http://i.hizliresim.com/0Lor0o.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 0Lor0o.jpg]" class="mycode_img" /></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[HAFIZANIZI GELİŞTİRMENİN 10 KOLAY YOLU]]></title>
			<link>https://www.siberbilgi.net/konu-hafizanizi-gelistirmenin-10-kolay-yolu-755.html</link>
			<pubDate>Thu, 24 Nov 2016 20:22:00 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.siberbilgi.net/member.php?action=profile&uid=1">mevthawk</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.siberbilgi.net/konu-hafizanizi-gelistirmenin-10-kolay-yolu-755.html</guid>
			<description><![CDATA[<div style="text-align: left;" class="mycode_align">Randevularınızı mı unutuyorsunuz? Otomobilinizin anahtarlarını nereye koyduğunuzu hatırlamıyor musunuz? Tanıdığınız biriyle karşılaştığınızda adı bir türlü aklınıza gelmiyor mu? Bu soruların yanıtı "evet"se, hafızanıza sahip çıkmanın zamanı gelmiş de geçiyor...</div>
<br />
Bu sorulara evet yanıtını veriyorsanız, Betty Fielding''in yazdığı Hafıza Elkitabı tam size göre. Dharma Yayınları''ndan çıkan Hafıza Elkitabı, 10 yöntemle hafızanızı geliştirmenizi sağlıyor...<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1. Hafızanızın araç gereç çantasını doldurun</span><br />
<br />
Örneğin; kendi kendinize konuşmak, sözel hafıza izleri yaratır. Kelimelerin baş harflerinden oluşturulan kelimeler ya da tekerlemeler hafızanızı uyarmaya yardımcı olur. Gruplamak da, hatırlamaya yardım edecek bağlantı izlerini oluşturmak için önemlidir. Tekrarlamak, bilginin kısa süreli hafızanızda kalmasına yardım eder.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2. Motive edicinizi bulun ve girişimde bulunun<br />
</span><br />
<br />
Hafızanızın gelişmesi motivasyona dayanır. İnsanlar motive edildiklerinde, yaşadıkları şey kalıcı anılarıyla birleşsin diye dikkat ederler ve konsantre olurlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3. Hayattan keyif alın<br />
</span><br />
<br />
Hayattan keyif almak için, öncelikle yaşadığınız acılarla başa çıkabilmeniz gerekir. Hayatı anlamaya çalışmak ise, sizi yeni bilgi arayışına ve bu bilgiyi hatırlama isteğine götürür. İlişkiler hayatımızın zenginleşmesine katkıda bulunduğundan, hafıza için önemlidir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4. Odaklanma gücünüzü artırın<br />
</span><br />
<br />
Dikkatinizi odaklamak, bazı şeylerin siz istediğiniz sürece zihninizde kalmasını sağlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5. Zihinsel müdahaleleri geçersiz kılın<br />
</span><br />
<br />
Konsantre olmak, dikkat dağınıklıklarını ve müdahaleleri gözardı ederek, dikkat etmeyi sürdürmektir. Hafıza yardımcılarınızı daha çok kullanmak, aynı anda birden çok şeye odaklanmamak ve atacağınız adımların hızını belirlemek, dikkat dağınıklığıyla ve müdahalerle başa çıkma stratejileridir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">6. Öğrenmenize ve hayatınıza önem verin<br />
</span><br />
<br />
Hafızanız zaten düzenlidir. Hafıza izleri halihazırda düzenli olarak depo edilir ve siz olayları, insanları ve bilgiyi düzenli birimler halinde hatırlarsınız. Öğrenmeye düzen vermenin dışında zamanınızı ve çevrenizi de düzenlemek hafızanızı geliştirecektir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">7. Sağlığınıza önem verin<br />
</span><br />
<br />
Sağlığı korumak için plan yapmak hafızanın iyi çalışması için esastır. Bu plan dengeli beslenmeyi, egzersiz yapmayı, toksik maddelere maruz kalmayı en aza indirmeyi ve düzenli doktor kontrolünden geçmeyi kapsar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">8. Stres ve depresyonla başa çıkın<br />
</span><br />
<br />
Ruhsal durumlar ve duygular, hafızayı olumsuz yönde etkiler. Bunlardan korunma yollarını denemelisiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">9. Yaşlanma sürecini anlayın<br />
</span><br />
<br />
Yaşla bağlantılı duyusal değişiklikler hafızanız için önemli. Stratejilerle bundan kurtulabilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">10. Kendinizin rehberi olun<br />
</span><br />
<br />
Tutumunuzda ve hayat tarzınızda hafızanızın daha iyi olmasını sağlayacak olumlu değişiklikleri yapabilirsiniz.<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><img src="http://i.imgur.com/53ohJ04.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 53ohJ04.jpg]" class="mycode_img" /></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: left;" class="mycode_align">Randevularınızı mı unutuyorsunuz? Otomobilinizin anahtarlarını nereye koyduğunuzu hatırlamıyor musunuz? Tanıdığınız biriyle karşılaştığınızda adı bir türlü aklınıza gelmiyor mu? Bu soruların yanıtı "evet"se, hafızanıza sahip çıkmanın zamanı gelmiş de geçiyor...</div>
<br />
Bu sorulara evet yanıtını veriyorsanız, Betty Fielding''in yazdığı Hafıza Elkitabı tam size göre. Dharma Yayınları''ndan çıkan Hafıza Elkitabı, 10 yöntemle hafızanızı geliştirmenizi sağlıyor...<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1. Hafızanızın araç gereç çantasını doldurun</span><br />
<br />
Örneğin; kendi kendinize konuşmak, sözel hafıza izleri yaratır. Kelimelerin baş harflerinden oluşturulan kelimeler ya da tekerlemeler hafızanızı uyarmaya yardımcı olur. Gruplamak da, hatırlamaya yardım edecek bağlantı izlerini oluşturmak için önemlidir. Tekrarlamak, bilginin kısa süreli hafızanızda kalmasına yardım eder.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2. Motive edicinizi bulun ve girişimde bulunun<br />
</span><br />
<br />
Hafızanızın gelişmesi motivasyona dayanır. İnsanlar motive edildiklerinde, yaşadıkları şey kalıcı anılarıyla birleşsin diye dikkat ederler ve konsantre olurlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3. Hayattan keyif alın<br />
</span><br />
<br />
Hayattan keyif almak için, öncelikle yaşadığınız acılarla başa çıkabilmeniz gerekir. Hayatı anlamaya çalışmak ise, sizi yeni bilgi arayışına ve bu bilgiyi hatırlama isteğine götürür. İlişkiler hayatımızın zenginleşmesine katkıda bulunduğundan, hafıza için önemlidir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4. Odaklanma gücünüzü artırın<br />
</span><br />
<br />
Dikkatinizi odaklamak, bazı şeylerin siz istediğiniz sürece zihninizde kalmasını sağlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5. Zihinsel müdahaleleri geçersiz kılın<br />
</span><br />
<br />
Konsantre olmak, dikkat dağınıklıklarını ve müdahaleleri gözardı ederek, dikkat etmeyi sürdürmektir. Hafıza yardımcılarınızı daha çok kullanmak, aynı anda birden çok şeye odaklanmamak ve atacağınız adımların hızını belirlemek, dikkat dağınıklığıyla ve müdahalerle başa çıkma stratejileridir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">6. Öğrenmenize ve hayatınıza önem verin<br />
</span><br />
<br />
Hafızanız zaten düzenlidir. Hafıza izleri halihazırda düzenli olarak depo edilir ve siz olayları, insanları ve bilgiyi düzenli birimler halinde hatırlarsınız. Öğrenmeye düzen vermenin dışında zamanınızı ve çevrenizi de düzenlemek hafızanızı geliştirecektir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">7. Sağlığınıza önem verin<br />
</span><br />
<br />
Sağlığı korumak için plan yapmak hafızanın iyi çalışması için esastır. Bu plan dengeli beslenmeyi, egzersiz yapmayı, toksik maddelere maruz kalmayı en aza indirmeyi ve düzenli doktor kontrolünden geçmeyi kapsar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">8. Stres ve depresyonla başa çıkın<br />
</span><br />
<br />
Ruhsal durumlar ve duygular, hafızayı olumsuz yönde etkiler. Bunlardan korunma yollarını denemelisiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">9. Yaşlanma sürecini anlayın<br />
</span><br />
<br />
Yaşla bağlantılı duyusal değişiklikler hafızanız için önemli. Stratejilerle bundan kurtulabilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">10. Kendinizin rehberi olun<br />
</span><br />
<br />
Tutumunuzda ve hayat tarzınızda hafızanızın daha iyi olmasını sağlayacak olumlu değişiklikleri yapabilirsiniz.<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><img src="http://i.imgur.com/53ohJ04.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 53ohJ04.jpg]" class="mycode_img" /></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Y Kuşağı Neden Kariyer Planlamadan Önce Hayatını Tasarlıyor?]]></title>
			<link>https://www.siberbilgi.net/konu-y-kusagi-neden-kariyer-planlamadan-once-hayatini-tasarliyor-798.html</link>
			<pubDate>Wed, 16 Nov 2016 16:52:40 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.siberbilgi.net/member.php?action=profile&uid=5">delidumrul</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.siberbilgi.net/konu-y-kusagi-neden-kariyer-planlamadan-once-hayatini-tasarliyor-798.html</guid>
			<description><![CDATA[“Eğer 30 yaşına gelmeden çok para kazanabilir ve bu curcunadan kurtulabilirsem, Çin’e doğru motosikletimle yolculuğa çıkacağımı düşünüyorum.” – Bud Fox, Wall Street<br />
<br />
Y kuşağı, diğer bir deyişle Milenyum kuşağı, son zamanlarda internet üzerinde biraz tokat yemiştir. Biz şımarık, bencil, narsist ve işi yoluna koymak için hazırlıksız olarak anıldık.<br />
<br />
Ama, bu yorumcuların farkına varamadığı nokta; batı dünyası geri dönüşümü olmayan ve açıkçası gecikmiş paradigma kaymalarını deneyimlerken tam da şu anda kariyerimizin inşasının ilk basamaklarındayız.<br />
<br />
Olası yanlış anlaşılmaları önlemek için açıklama yapmanın tam zamanı olduğunu düşünüyorum.<br />
<br />
Tembel değiliz, tasarımcıyız. Ve güncel projemiz kariyerimizdir.<br />
<br />
Yazar Tim Ferriss’e göre, yaşam tarzı tasarımı yirminci yüzyılın ertelenmiş yaşam planını reddederek emekliliğe kadar beklemeden seyahat etme lüksü, macera ve boş zamanın hayatlarımızda şimdiden imal edildiği yeni bir yaşam tarzını yaratma pratiğidir.<br />
<br />
Ferriss “4 Saatlik Hafta – Az Çalış, Çok Kazan ve İyi Yaşa!” adlı kitabında bu yaşam tarzını oluşturmak için insanların yapabildikleri köklü değişiklikler hakkında yazarken (Hindistan’da saati £5 için çalışan sanal yardımcıları düşünün), bu konseptin gerçekliği pratikte 200 yıldan fazla süredir var olan bir kariyer yaklaşımını yeniden tanımlayan bir jenerasyon tarafından özümsenen prensiplerdir.<br />
<br />
Yaşam tarzı tasarımı, teknoloji erişimli 21. yüzyıl kariyerini betimleyen paradigma kaymalarından yalnızca birisidir.<br />
<br />
Kısaca, 20. yüzyılın doğrusal kariyer patikasının bittiğinin bir onayı ve hayatımız ile kariyerimize yaklaşımımızın bir kalibrasyonudur.<br />
<br />
Bu tektonik kaymalar arasından üç tanesine bakalım.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Paradigma</span>: Şimdi çok çalış, zamanın ve enerjin karşılığında para kazan, emeğinin meyvelerini emekliliğe kadar ertele çünkü ikisi bir arada olmaz.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Paradigma kayması:</span></span> Şimdi çok çalışarak kariyerini inşa etmek için ektiğin tohumların ve emeğinin meyvelerini karşılıklı bağımlılık içerisinde şimdi ve burada toplayabilirsin.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Olanak tanıyan:</span> </span>Teknoloji bizim değerimizi zamandan ve mekandan ayırmamıza olanak tanımıştır, istediğiniz yerden çalışabilirsiniz ve edilgen bir gelir üretebilirsiniz.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Paradigma:</span> Yıl içerisinde egzotik maceralar, uluslararası seyahatler ve boş zaman sadece çok zenginler için rezerve edilmiş bir yaşam tarzıdır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Paradigma kayması:</span></span> Macera ve seyahat yinelenen hayallerdir ve şu an burada var olabilir. Seyahat, macera ve nasıl isterseniz harcayacağınız boş zamanın coşkulu patlamalar sonrası karantina altına alınması gerekmiyor, aylık veya senelik yaşam tarzınız içerisinde tasarlanması gerekiyor. Mevcut paradigmada, bunlar hayatımızın aksesuarları, elbise veya mobilya tüketir gibi onları da tüketiyoruz.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Olanak tanıyan:</span> </span>Teknoloji mülkiyet ihtiyacını ciddi anlamda düşürmüştür, böylece minimumda yaşama imkanı doğmuştur ve Airbnb gibi işbirlikçi tüketim platformları kanalıyla maceraya erişim ve diğer anlamlı deneyimler artmıştır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Paradigma:</span> Para (ve diğer maddi birimler) zenginliğin tek göstergesidir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Paradigma kayması:</span></span> Zaman zenginliği gerçek bir fenomendir; zaman bizim en kıymetli ve sınırlı kaynağımızdır ve kazanmaya değerdir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Olanak tanıyan:</span> </span>Yazar Rolf Potts’un alıntısına göre; 21. yüzyıl teknolojisini ve refahını kişisel seçeneklerimizi artırmak için kullanabiliriz, kişisel varlıklarımızı artırmak için değil.<br />
<br />
Profesyonelliğin zirvesinde oldukları göz önünde bulundurulan büyük şirketler ve organizasyonlar ilk defa mezun kotalarını doldurabilmek için mücadele ediyorlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Neden?</span><br />
<br />
Çünkü, firmalarının adı hala prestiji işaret ediyor olabilir; ama günde 12-16 saatte sundukları çalışma ve yaşam deneyimi çalışan için çok az anlamlı bir zaman zenginleşmesi içeriyor. Karşılığında, bu şirketler genellikle çalışanlarına ortalamanın üzerinde bir gelir sunarak onları nakit zengini yaparken onları zaman fakirliğinin içerisine atıyorlar.<br />
<br />
Y kuşağı bir tercihimizin olduğunun farkında, ve başarılı bir kariyer sahibi olmak anlamına gelen kültürel değerlendirmenin öncesinde daha geniş bir çalışma ve yaşam tecrübesini ön planda tutmayı seçiyor. Çünkü, gerçek şu ki ikisi birbiriyle eşleşmiyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Y kuşağı şımarık mı? </span><br />
Çok fazla şey mi istiyoruz? “Tutku”, “tatmin olma” ve “çalışma” kelimelerini tek nefeste dile getirerek dünyanın gerçekte nasıl işlediğini bilmezlikten gelen şımarık hayalperestler miyiz aslında?<br />
<br />
Yaşam tarzı tasarımındaki bu vurguyla işimizin ve kariyerimizin düşük itibara sahip olduğunu düşünmüş olabilirsiniz.<br />
<br />
Gerçek aslında tam da bunun tersi.<br />
<br />
Kurumsal bilgi işçisinin çarmıha gerilmesinden önce bile, 20. yüzyıl iş sektöründen doğan bir dünyanın yaratıldığını gördü ve endüstriyel işçi örgütünün ana prensibi kolayca öğrenilip takip edilebilen saptanmış talimatlar koyarak üretim sürecindeki insan girdisinin rolünü azaltmaktı. Başka bir deyişle, endüstriyel iş gücü süreçleri insanların yeri doldurulabilir olmasını sağlayacak şekilde tasarlanmıştır.<br />
<br />
İngiltere’deki çalışanların %87’sinin işlerine bağlı olmadıklarını itiraf etmeleri bir sürpriz mi? Sonuç olarak, geleneksel iş dünyası kurumsal uyuşukluk, profesyonel durağanlık ve büyük bir dengesizlikle nitelenmektedir.<br />
<br />
Kariyer planlamadan önce hayatlarımızı tasarlamakla göstermek istediğim sadece Y kuşağının bu dengesizliği yeniden gündeme getirmedeki ısrarıdır.<br />
<br />
“The 7 Habits of Highly Effective People” kitabının yazarı Stephen Covey, üretim (emeğimizin sonucu) ve üretim kapasitesi (sonuçları imkanlı kılan kaynak ve varlıklar) arasındaki dengeyi sağlamanın öneminden bahsediyor. Bu bakış açısını örneklemek için, Ezop fabllarından altın yumurtlayan kazdan yararlanmaktadır. Fakir bir çiftçi kazlarından birinin her gün altın yumurtladığını gördüğünde çok şaşırır ve içerisinde altından büyük bir tabaka olduğunu düşünür. Kazı öldürür, ancak kazın diğerleri gibi olduğunu görür. Aptal çiftçi, hemen zengin olmayı umut ederek, kendini her gün garanti olan bir kazançtan mahrum etmiştir.<br />
<br />
Yakın zamanda, İsveç’teki şirketlerin standart uygulama olarak günde 6 saat çalışmayı önerdiği ortaya çıktı. Bu, verimliliğin fiziksel, ruhsal ve manevi olarak iyi hissetmeyi gerektiren bir bütün olduğunu gösteren paradigma kaymasının pozitif bir belirtisidir. Bu durumun karşı tarafında ise, Japon kültüründeki gerektiğinden fazla saat iş yerinde bulunma durumu (özellikle de insanın işiyle ilgili bir güvensizliğin tezahürü olarak) bulunmaktadır.<br />
<br />
Üretkenliğin düştüğü seviyeler karşısında, iş yerinde “bütünlük” çağrısı ruhsal bir durum olmaktan çıkmış, bir iş olmuştur.<br />
<br />
Bütünlüğün zorunluluğunu fark edenler o şekilde davranıyor; çünkü sağlıklı bir dengeyi sürdürerek iş yerinde maksimum verimi sağlayabiliyorlar, en azını değil.<br />
<br />
Gördüğünüz gibi, kendi tasarımımızla hayatlarımızı ve kariyerlerimizi inşa etmemiz narsistlik ya da tembellik değildir, proaktifliktir ve gereklidir.<br />
<br />
30 yaşın altındaki her kişi proaktif ve hırslı bir birey midir? Kesinlikle hayır. Ama, geleceğin şirketlerini inşa eden ve güçlendiren kişilerin proaktif ve hırslı olduğuna emin olabilirsiniz, zaman içerisinde ayakta kalacak şirketler DNA’larına “bütünlük” ve “denge” kavramlarını inşa edenler olacaktır.<br />
<br />
Bu daha az yaptığı anlamına gelmez, daha çok yaptığı anlamına gelir.<br />
<br />
Bu, onsuz hiçbir şeyin mümkün olmayacağı varlığı terbiye etmek hakkındadır. Kendimizi.<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><img src="http://i.hizliresim.com/0mzYQW.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 0mzYQW.jpg]" class="mycode_img" /></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[“Eğer 30 yaşına gelmeden çok para kazanabilir ve bu curcunadan kurtulabilirsem, Çin’e doğru motosikletimle yolculuğa çıkacağımı düşünüyorum.” – Bud Fox, Wall Street<br />
<br />
Y kuşağı, diğer bir deyişle Milenyum kuşağı, son zamanlarda internet üzerinde biraz tokat yemiştir. Biz şımarık, bencil, narsist ve işi yoluna koymak için hazırlıksız olarak anıldık.<br />
<br />
Ama, bu yorumcuların farkına varamadığı nokta; batı dünyası geri dönüşümü olmayan ve açıkçası gecikmiş paradigma kaymalarını deneyimlerken tam da şu anda kariyerimizin inşasının ilk basamaklarındayız.<br />
<br />
Olası yanlış anlaşılmaları önlemek için açıklama yapmanın tam zamanı olduğunu düşünüyorum.<br />
<br />
Tembel değiliz, tasarımcıyız. Ve güncel projemiz kariyerimizdir.<br />
<br />
Yazar Tim Ferriss’e göre, yaşam tarzı tasarımı yirminci yüzyılın ertelenmiş yaşam planını reddederek emekliliğe kadar beklemeden seyahat etme lüksü, macera ve boş zamanın hayatlarımızda şimdiden imal edildiği yeni bir yaşam tarzını yaratma pratiğidir.<br />
<br />
Ferriss “4 Saatlik Hafta – Az Çalış, Çok Kazan ve İyi Yaşa!” adlı kitabında bu yaşam tarzını oluşturmak için insanların yapabildikleri köklü değişiklikler hakkında yazarken (Hindistan’da saati £5 için çalışan sanal yardımcıları düşünün), bu konseptin gerçekliği pratikte 200 yıldan fazla süredir var olan bir kariyer yaklaşımını yeniden tanımlayan bir jenerasyon tarafından özümsenen prensiplerdir.<br />
<br />
Yaşam tarzı tasarımı, teknoloji erişimli 21. yüzyıl kariyerini betimleyen paradigma kaymalarından yalnızca birisidir.<br />
<br />
Kısaca, 20. yüzyılın doğrusal kariyer patikasının bittiğinin bir onayı ve hayatımız ile kariyerimize yaklaşımımızın bir kalibrasyonudur.<br />
<br />
Bu tektonik kaymalar arasından üç tanesine bakalım.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Paradigma</span>: Şimdi çok çalış, zamanın ve enerjin karşılığında para kazan, emeğinin meyvelerini emekliliğe kadar ertele çünkü ikisi bir arada olmaz.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Paradigma kayması:</span></span> Şimdi çok çalışarak kariyerini inşa etmek için ektiğin tohumların ve emeğinin meyvelerini karşılıklı bağımlılık içerisinde şimdi ve burada toplayabilirsin.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Olanak tanıyan:</span> </span>Teknoloji bizim değerimizi zamandan ve mekandan ayırmamıza olanak tanımıştır, istediğiniz yerden çalışabilirsiniz ve edilgen bir gelir üretebilirsiniz.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Paradigma:</span> Yıl içerisinde egzotik maceralar, uluslararası seyahatler ve boş zaman sadece çok zenginler için rezerve edilmiş bir yaşam tarzıdır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Paradigma kayması:</span></span> Macera ve seyahat yinelenen hayallerdir ve şu an burada var olabilir. Seyahat, macera ve nasıl isterseniz harcayacağınız boş zamanın coşkulu patlamalar sonrası karantina altına alınması gerekmiyor, aylık veya senelik yaşam tarzınız içerisinde tasarlanması gerekiyor. Mevcut paradigmada, bunlar hayatımızın aksesuarları, elbise veya mobilya tüketir gibi onları da tüketiyoruz.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Olanak tanıyan:</span> </span>Teknoloji mülkiyet ihtiyacını ciddi anlamda düşürmüştür, böylece minimumda yaşama imkanı doğmuştur ve Airbnb gibi işbirlikçi tüketim platformları kanalıyla maceraya erişim ve diğer anlamlı deneyimler artmıştır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Paradigma:</span> Para (ve diğer maddi birimler) zenginliğin tek göstergesidir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Paradigma kayması:</span></span> Zaman zenginliği gerçek bir fenomendir; zaman bizim en kıymetli ve sınırlı kaynağımızdır ve kazanmaya değerdir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Olanak tanıyan:</span> </span>Yazar Rolf Potts’un alıntısına göre; 21. yüzyıl teknolojisini ve refahını kişisel seçeneklerimizi artırmak için kullanabiliriz, kişisel varlıklarımızı artırmak için değil.<br />
<br />
Profesyonelliğin zirvesinde oldukları göz önünde bulundurulan büyük şirketler ve organizasyonlar ilk defa mezun kotalarını doldurabilmek için mücadele ediyorlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Neden?</span><br />
<br />
Çünkü, firmalarının adı hala prestiji işaret ediyor olabilir; ama günde 12-16 saatte sundukları çalışma ve yaşam deneyimi çalışan için çok az anlamlı bir zaman zenginleşmesi içeriyor. Karşılığında, bu şirketler genellikle çalışanlarına ortalamanın üzerinde bir gelir sunarak onları nakit zengini yaparken onları zaman fakirliğinin içerisine atıyorlar.<br />
<br />
Y kuşağı bir tercihimizin olduğunun farkında, ve başarılı bir kariyer sahibi olmak anlamına gelen kültürel değerlendirmenin öncesinde daha geniş bir çalışma ve yaşam tecrübesini ön planda tutmayı seçiyor. Çünkü, gerçek şu ki ikisi birbiriyle eşleşmiyor.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Y kuşağı şımarık mı? </span><br />
Çok fazla şey mi istiyoruz? “Tutku”, “tatmin olma” ve “çalışma” kelimelerini tek nefeste dile getirerek dünyanın gerçekte nasıl işlediğini bilmezlikten gelen şımarık hayalperestler miyiz aslında?<br />
<br />
Yaşam tarzı tasarımındaki bu vurguyla işimizin ve kariyerimizin düşük itibara sahip olduğunu düşünmüş olabilirsiniz.<br />
<br />
Gerçek aslında tam da bunun tersi.<br />
<br />
Kurumsal bilgi işçisinin çarmıha gerilmesinden önce bile, 20. yüzyıl iş sektöründen doğan bir dünyanın yaratıldığını gördü ve endüstriyel işçi örgütünün ana prensibi kolayca öğrenilip takip edilebilen saptanmış talimatlar koyarak üretim sürecindeki insan girdisinin rolünü azaltmaktı. Başka bir deyişle, endüstriyel iş gücü süreçleri insanların yeri doldurulabilir olmasını sağlayacak şekilde tasarlanmıştır.<br />
<br />
İngiltere’deki çalışanların %87’sinin işlerine bağlı olmadıklarını itiraf etmeleri bir sürpriz mi? Sonuç olarak, geleneksel iş dünyası kurumsal uyuşukluk, profesyonel durağanlık ve büyük bir dengesizlikle nitelenmektedir.<br />
<br />
Kariyer planlamadan önce hayatlarımızı tasarlamakla göstermek istediğim sadece Y kuşağının bu dengesizliği yeniden gündeme getirmedeki ısrarıdır.<br />
<br />
“The 7 Habits of Highly Effective People” kitabının yazarı Stephen Covey, üretim (emeğimizin sonucu) ve üretim kapasitesi (sonuçları imkanlı kılan kaynak ve varlıklar) arasındaki dengeyi sağlamanın öneminden bahsediyor. Bu bakış açısını örneklemek için, Ezop fabllarından altın yumurtlayan kazdan yararlanmaktadır. Fakir bir çiftçi kazlarından birinin her gün altın yumurtladığını gördüğünde çok şaşırır ve içerisinde altından büyük bir tabaka olduğunu düşünür. Kazı öldürür, ancak kazın diğerleri gibi olduğunu görür. Aptal çiftçi, hemen zengin olmayı umut ederek, kendini her gün garanti olan bir kazançtan mahrum etmiştir.<br />
<br />
Yakın zamanda, İsveç’teki şirketlerin standart uygulama olarak günde 6 saat çalışmayı önerdiği ortaya çıktı. Bu, verimliliğin fiziksel, ruhsal ve manevi olarak iyi hissetmeyi gerektiren bir bütün olduğunu gösteren paradigma kaymasının pozitif bir belirtisidir. Bu durumun karşı tarafında ise, Japon kültüründeki gerektiğinden fazla saat iş yerinde bulunma durumu (özellikle de insanın işiyle ilgili bir güvensizliğin tezahürü olarak) bulunmaktadır.<br />
<br />
Üretkenliğin düştüğü seviyeler karşısında, iş yerinde “bütünlük” çağrısı ruhsal bir durum olmaktan çıkmış, bir iş olmuştur.<br />
<br />
Bütünlüğün zorunluluğunu fark edenler o şekilde davranıyor; çünkü sağlıklı bir dengeyi sürdürerek iş yerinde maksimum verimi sağlayabiliyorlar, en azını değil.<br />
<br />
Gördüğünüz gibi, kendi tasarımımızla hayatlarımızı ve kariyerlerimizi inşa etmemiz narsistlik ya da tembellik değildir, proaktifliktir ve gereklidir.<br />
<br />
30 yaşın altındaki her kişi proaktif ve hırslı bir birey midir? Kesinlikle hayır. Ama, geleceğin şirketlerini inşa eden ve güçlendiren kişilerin proaktif ve hırslı olduğuna emin olabilirsiniz, zaman içerisinde ayakta kalacak şirketler DNA’larına “bütünlük” ve “denge” kavramlarını inşa edenler olacaktır.<br />
<br />
Bu daha az yaptığı anlamına gelmez, daha çok yaptığı anlamına gelir.<br />
<br />
Bu, onsuz hiçbir şeyin mümkün olmayacağı varlığı terbiye etmek hakkındadır. Kendimizi.<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><img src="http://i.hizliresim.com/0mzYQW.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 0mzYQW.jpg]" class="mycode_img" /></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Çocuğumuzu Nasıl Yanlış Yetiştiririz!]]></title>
			<link>https://www.siberbilgi.net/konu-cocugumuzu-nasil-yanlis-yetistiririz-813.html</link>
			<pubDate>Sat, 22 Oct 2016 10:11:50 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.siberbilgi.net/member.php?action=profile&uid=14">ahmetsahin</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.siberbilgi.net/konu-cocugumuzu-nasil-yanlis-yetistiririz-813.html</guid>
			<description><![CDATA[• <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Çocuğunuz;</span><br />
– Varsın, bir çivi bile çakamasın…ama, dersleri iyi olsun.<br />
– Varsın, omuzlarda cenaze taşıyanlara bön bön baksın…ama, matematiği düzgün olsun.<br />
– Varsın, evin çalan telefonuna cevap veremesin…ama, notları yüksek olsun.<br />
– Varsın, eve gelen misafirlerinizle üç kelime konuşamasın…ama, fen lisesine gitmiş olsun.<br />
– Varsın, ağlayan bir çocuk görünce ona gülsün…ama, sınıfın birincisi olsun.<br />
– Varsın,kendisinin fazladan harçlığı olduğu halde; kantinden simit alamayan çocuklarla alay etsin…ama, öğretmenlerinin gözdesi olsun.<br />
– Varsın, başını okşayıp hatırını soran bir yetişkine dönüp; “ Ya siz nasılsınız efendim…” diyemesin…ama, yabancı dili mükemmel olsun.<br />
– Varsın, oyun arkadaşları olmasın…ama, sınavlarda “on” çeksin.<br />
– Varsın;<br />
– Taziye nedir,bilmesin,<br />
– Başın sağ olsun ne demek, anlamasın,<br />
– Geçmiş olsun kime denir,niçin denir, haberi olmasın,<br />
– Uğurlar olsun, ne anlama gelir farkında olmasın,<br />
– Ama… karneleri süper olsun.<br />
– Evet…varsın, tek dostu olmasın…ama, iyi gelir getiren bir mesleği olsun…öyle mi…<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu çocuğu bu hale nasıl mı getirdiniz:</span><br />
<br />
– Bandı üç ay geriye sararak, çocuğunuzla “nelerden ibaret” olan iletişiminizi dinlemek ister misiniz;<br />
– “Oğlum, çıkar üstünü-başını…doğru derslerinin başına…<br />
– Kızım, öğrenemedin gitti şu işi…hafta içi sokak-mokak yasak…<br />
– Ne gezmesi…sen önce ödevlerini bitir.<br />
– Oyun mu…gelmeyeyim yanına…<br />
– Geçen dönemin berbat karnesini unuttuğumu sanma…<br />
– Birazdan tek tek bakacağım ödevlerine…<br />
– Yavrum, bıktım ama her akşam ders çalış demekten…<br />
– Şu odanın hali ne küçük bey…<br />
– Hayır efendim…siz de ana-baba olunca her akşam bol bol televizyon izlersiniz…<br />
– Haftaya veli toplantısı var biliyorsun değil mi küçük hanım…<br />
– Çocuklar…kesin şamatayı da elime sopa almayayım…<br />
Çocuğunuzla bilmem ama,bu tarzınızla kimseyle iletişim kuramazsınız.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Mesela, çocuğunuz hakkında şunları hiç merak ettiniz mi:</span></span><br />
– Elinin neye yatkın olduğunu,<br />
– Gönlünün neler arzuladığını,<br />
– Dilinin neye uyumlu olduğunu,<br />
– Gözlerinin zevkini,<br />
– Hangi oyunlardan hoşlandığını,<br />
– Neleri “merak” ettiğini,<br />
– Arkadaşları ile en çok hangi oyunları oynadıklarını,<br />
– Hangi oyunlarda başarılı olduğunu,<br />
– Futbolla ilgisini, basketle arasını, satrançla havasını…hiç merak ettiniz mi acaba.<br />
– Bisiklet sürmeyi öğrenip öğrenmediğini,<br />
– Resim dersiyle ilgisini,<br />
– Müzikle arasını…hiç mi sormadınız…<br />
- Öyleyse çocuğunuzla:<br />
– Ayağı yere basan bir iletişim kuramazsınız.<br />
– Her sözünüze tepkili olması,<br />
– Lafı ağzınıza tıkaması,<br />
– Bazen de sizi terslemesi,<br />
– Hayallerinizin suya düşmesi…hep bundandır…canım kardeşim.<br />
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><img src="http://i.imgur.com/Hb1FX0n.png" loading="lazy"  alt="[Resim: Hb1FX0n.png]" class="mycode_img" /></div>
ÜSTÜN DÖKMEN]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[• <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Çocuğunuz;</span><br />
– Varsın, bir çivi bile çakamasın…ama, dersleri iyi olsun.<br />
– Varsın, omuzlarda cenaze taşıyanlara bön bön baksın…ama, matematiği düzgün olsun.<br />
– Varsın, evin çalan telefonuna cevap veremesin…ama, notları yüksek olsun.<br />
– Varsın, eve gelen misafirlerinizle üç kelime konuşamasın…ama, fen lisesine gitmiş olsun.<br />
– Varsın, ağlayan bir çocuk görünce ona gülsün…ama, sınıfın birincisi olsun.<br />
– Varsın,kendisinin fazladan harçlığı olduğu halde; kantinden simit alamayan çocuklarla alay etsin…ama, öğretmenlerinin gözdesi olsun.<br />
– Varsın, başını okşayıp hatırını soran bir yetişkine dönüp; “ Ya siz nasılsınız efendim…” diyemesin…ama, yabancı dili mükemmel olsun.<br />
– Varsın, oyun arkadaşları olmasın…ama, sınavlarda “on” çeksin.<br />
– Varsın;<br />
– Taziye nedir,bilmesin,<br />
– Başın sağ olsun ne demek, anlamasın,<br />
– Geçmiş olsun kime denir,niçin denir, haberi olmasın,<br />
– Uğurlar olsun, ne anlama gelir farkında olmasın,<br />
– Ama… karneleri süper olsun.<br />
– Evet…varsın, tek dostu olmasın…ama, iyi gelir getiren bir mesleği olsun…öyle mi…<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bu çocuğu bu hale nasıl mı getirdiniz:</span><br />
<br />
– Bandı üç ay geriye sararak, çocuğunuzla “nelerden ibaret” olan iletişiminizi dinlemek ister misiniz;<br />
– “Oğlum, çıkar üstünü-başını…doğru derslerinin başına…<br />
– Kızım, öğrenemedin gitti şu işi…hafta içi sokak-mokak yasak…<br />
– Ne gezmesi…sen önce ödevlerini bitir.<br />
– Oyun mu…gelmeyeyim yanına…<br />
– Geçen dönemin berbat karnesini unuttuğumu sanma…<br />
– Birazdan tek tek bakacağım ödevlerine…<br />
– Yavrum, bıktım ama her akşam ders çalış demekten…<br />
– Şu odanın hali ne küçük bey…<br />
– Hayır efendim…siz de ana-baba olunca her akşam bol bol televizyon izlersiniz…<br />
– Haftaya veli toplantısı var biliyorsun değil mi küçük hanım…<br />
– Çocuklar…kesin şamatayı da elime sopa almayayım…<br />
Çocuğunuzla bilmem ama,bu tarzınızla kimseyle iletişim kuramazsınız.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-style: italic;" class="mycode_i">Mesela, çocuğunuz hakkında şunları hiç merak ettiniz mi:</span></span><br />
– Elinin neye yatkın olduğunu,<br />
– Gönlünün neler arzuladığını,<br />
– Dilinin neye uyumlu olduğunu,<br />
– Gözlerinin zevkini,<br />
– Hangi oyunlardan hoşlandığını,<br />
– Neleri “merak” ettiğini,<br />
– Arkadaşları ile en çok hangi oyunları oynadıklarını,<br />
– Hangi oyunlarda başarılı olduğunu,<br />
– Futbolla ilgisini, basketle arasını, satrançla havasını…hiç merak ettiniz mi acaba.<br />
– Bisiklet sürmeyi öğrenip öğrenmediğini,<br />
– Resim dersiyle ilgisini,<br />
– Müzikle arasını…hiç mi sormadınız…<br />
- Öyleyse çocuğunuzla:<br />
– Ayağı yere basan bir iletişim kuramazsınız.<br />
– Her sözünüze tepkili olması,<br />
– Lafı ağzınıza tıkaması,<br />
– Bazen de sizi terslemesi,<br />
– Hayallerinizin suya düşmesi…hep bundandır…canım kardeşim.<br />
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><img src="http://i.imgur.com/Hb1FX0n.png" loading="lazy"  alt="[Resim: Hb1FX0n.png]" class="mycode_img" /></div>
ÜSTÜN DÖKMEN]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Durdurulamaz Özgüveni İnşa Etmenin 10 Güçlü Yolu]]></title>
			<link>https://www.siberbilgi.net/konu-durdurulamaz-ozguveni-insa-etmenin-10-guclu-yolu-799.html</link>
			<pubDate>Sat, 22 Oct 2016 10:07:09 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.siberbilgi.net/member.php?action=profile&uid=14">ahmetsahin</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.siberbilgi.net/konu-durdurulamaz-ozguveni-insa-etmenin-10-guclu-yolu-799.html</guid>
			<description><![CDATA[Korkutucu bir düşünce, değil mi? “Hayallerimi gerçekleştirmek için gereken şey bende yok” – Başarı, ün, zenginlik; tüm hayalleriniz yerlerinde kalabilirler. Aslında, sadece boş hayaller. Daha çok kendine güvenen biri olmayı istersiniz; haklarında bir şeyler duyduğunuz ve gerçekten başarılı olan tüm o insanlar gibi.<br />
<br />
Flaş Haber – Söz konusu insanlar esasında sizden daha kendinden emin değiller. Onlar bunu zamanla geliştirdiler. Sen, evet evet, sen, aynısını sen de yapabilirsin! Bu kendinden eminlik nereden geliyor? Kendinden eminlik, meydan okumaları göğüslemenize, önemli insanların saygılarını kazanmanıza ve daha yaratıcı olmanıza yardımcı olan bir histir, bir duygudur.<br />
<br />
Peki, bu kendinden eminlik duygusunun kaynağı nedir? Harekete geçmekten gelen gerçek kendine güven hissi – gerçek sonuçlar alabileceğiniz doğru şeyleri yapmak. Doğru yolda olduğunuz bilgisine sahip olmaktır. Ve işte en iyi kısmı: Bu kendinden eminliği arttırma işi düşündüğünüzden çok daha kolay.<br />
<br />
Durdurulamaz kendinden eminliği inşa etmenin 10 güçlü yolu:<br />
<br />
Grubunuzu bulun<br />
Bunu tek başınıza başarmaya mı çalışıyorsunuz? Hayallerinizi ve aynı zamanda korkularınızı ve kafa karışıklıklarınızı paylaşan arkadaşlarınız olsaydı, daha kolay olmaz mıydı? Sizi inişlerinizde ve çıkışlarınızda destekleyen insanlar… Grubunuzu bulmak için, sizinle aynı yolda yürüyen tutkulu insanlardan oluşan bir topluluğa katılın. Eğer bir işe girişecekseniz, girişimciler toplantılarına katılın. Başarılı bir blogger olmak istiyorsanız, çevrimiçi bir blogger topluluğuna katılın. Onlarca akıllı insanın kolektif tecrübelerine erişime sahip olacaksınız. Müthiş püf noktaları keşfedecek ve gereksiz hatalardan kaçınacaksınız. Aynı zamanda şunu fark edeceksiniz: Eğer size benzeyen diğer insanlar başarılı olabiliyorlarsa, neden siz olamayasınız? Grubunuz, sizi hedefinize doğru ilerletmek adına fevkalade bir kaynak olacak. Yalnız değilsiniz!<br />
<br />
“Özgüven her zaman haklı olmaktan ileri gelmez, bazen de yanlış olmaktan korkmamaktan ileri gelir.” –Peter T. Mcintyre<br />
<br />
Doğru mücadeleleri seçin<br />
Güçsüzlüklerinizi “tamir etmek” için çok fazla mı zaman harcıyorsunuz? Örneğin, pazarlama konusunda harika olabilirsiniz, ancak teknoloji sizin kâbusunuzdur. Teknoloji problemlerini çözmeye çalışmak size çaresizlik hissettirebilir ve kendinizi işi savsaklar halde bulabilirsiniz. Sonuçlar olmadan zaman ve enerjiyi amacınıza adamak, genel anlamda güven seviyelerinizi de etkileyecektir. Bunun yerine neden dışarıdan destek almıyor ya da işi dışarıya bırakmıyorsunuz? Bazen daha iyi bir güvenin anahtarı, bir şeyler yapmaktan ziyade bir şeylerden kaçınmak olabilir. Güçlü olduğunuz şeylere odaklanın ve kendinize duyduğunuz güvenin hızla yükseldiğini görün!<br />
<br />
Başarısızlığı göğüsleyin<br />
Edison ampulü icat etmeden önce kaç defa başarısız oldu? Binden fazla kez! Süper başarılı insanların hepsi sayısız başarısızlık tattılar. Başardılar, çünkü inat ettiler. Hatalarından ders aldılar, yaklaşımlarını değiştirdiler ve doğrusunu elde edene kadar denemeye devam ettiler. Basit gerçek: Her yeni bir şey yaptığınızda, hata yapmak zorundasınız. Bu gerçeği kabullenin ve böylece başarısızlığı bir kararlılık kaynağına dönüştüreceksiniz, umutsuzluğa değil.<br />
<br />
Küçük adımlar atın<br />
Amacınızın altında eziliyor gibi hissettiniz mi hiç? Çok zor mu görünüyor? Büyük ve ağır bir girişimle başa çıkabilmenin en iyi yolu, onu daha küçük amaçlara bölmektir – başarabileceğinizi bildiğiniz daha küçük projeler. General Electric firmasının efsanevi eski CEO’su Jack Welch, küçük günlük başarıların önemi üzerinde ısrarla dururdu. Bu küçük kazanımlar, güveninizi daha büyük amaçlara kafa tutması için ateşler!<br />
<br />
Doğru başlayın<br />
Güne nasıl başladığınızın, günün geri kalanındaki ruh haliniz üzerinde ciddi bir etkisi vardır. Güne, en önemli görevinizi ele alarak başlayın. Sabah ne üzerinde çalışmak istediğinize, bir önceki akşamdan karar verin; böylece sabah ilk iş o şeye başlayabilirsiniz. En önemli görevin üzerine bir çizik atmak, oyunun ilk golünü atmak gibi bir şey! Bu, sizi daha fazla hareket için gaza getirir!<br />
<br />
“Başarılı insanların korkuları vardır, başarılı insanların şüpheleri vardır ve başarılı insanların endişeleri vardır. Onlar bu şeylerin onları durdurmalarına izin vermezler, hepsi bu.” – T. Harv Eker<br />
<br />
Gerçekçi olun<br />
Yapmak istediğiniz şey aşırı mı? Güveniniz üzerindeki en büyük yıkımlardan biri, kendi hedeflerinizi gerçekleştirmek konusunda sürekli olarak başarısız olmaktır. Bunun yerine, başarabileceğinizi bildiğiniz hedefler koyun. Steve Jobs’ın da dediği gibi: “Her şeyi yapmayı denemek yerine, maksimum randımanı veren birkaç şeye odaklanın”. Sınırlarınızı zorlamak önemlidir, ancak kendinizi (ve kendinize olan güveni) sınırların ötesine itmeyin!<br />
<br />
Film çekin<br />
Yaklaşan bir projenin, müşteri görüşmesinin ya da sunumun düşüncesi sizi ürkütüyor mu? Michael Phelps’e 22 olimpiyat madalyası kazandıran bu yöntemi deneyin. Gözlerinizi 2 dakikalığına kapatın ve zihninizde yaklaşan görevinizin bir filmini oynatın. Zorlukları önceden görün, ona göre davranın ve zorlukları başarıyla alt ettiğinizi gözünüzde canlandırın. Michael Phelps bunu her yarıştan önce yapıyordu. Bu basit görselleştirme, size bir şampiyonun güvenini sağlayabilir.<br />
<br />
Fiziksel müdahalede bulunun<br />
Vücudunuzun ruh haliniz üzerinde güçlü bir etkisi vardır. Kuşku sancılarını hissettiğiniz her seferde ayaklanın ve birkaç şınav çekin ya da yerinizde koşu hareketi yapın. Vücudunuza adrenalin pompalamak, mücadeleci ruhunuzu ön plana çıkarmanın garanti bir yoludur. Güven konusunda kalıcı bir gelişim görmek istiyorsanız, her gün 10-15 dakika egzersiz yapmaya başlayın. Doğu Ontario Araştırma Enstitüsü’ndeki bir araştırma, 10 hafta boyunca haftada 2 defa egzersiz yapan insanların hayatın birçok alanında (sosyal, akademik ve atletik olarak) daha yetkin olduklarını ortaya koydu.<br />
<br />
Koç edinin<br />
Size kişisel olarak yol gösterecek kimseniz var mı? Doğru amaçları ve hedefleri oluşturmanıza yardım edecek, bu amaçlara ulaşmanız için sizi destekleyip ilerletecek, yanlış yaptığınızda sizi düzeltecek birisi? Google’ın eski CEO’su Eric Schmidt, yeni CEO’lara verebileceği en iyi tavsiyenin bir koç edinmeleri olduğunu söyledi. Bir koç size doğru yolda olduğunuza dair güven verebilir, çok daha az hata yapmanıza yardım edebilir ve başarınızı ciddi ölçüde hızlandırabilir. Neden denemiyorsunuz?<br />
<br />
Korkuyu arkadaşınız haline getirin<br />
‘Verimli Paranoya’ diye bir şey duydunuz mu? Çok Satanlar listesine giren ‘Great by Choice’ adlı kitabında Jim Collins’in kullandığı bir kavram. Şu anlama geliyor: Eğer korkarsanız, korkunun sebebini belirlemek için aksiyona geçersiniz. Bill Gates, geçmişte, bilinmeyen bir çocuğun, kendi evinin garajında, var olan teknolojiyi kullanılmaz hale getirecek neler üzerinde çalışıyor olabileceği konusunda endişelendiğini söyledi. Bu endişesini, daha fazla çalışmaya kanalize etti. Korkunuzu, harekete geçmek için kullanın. Daha fazla çaresiz hissetmeyecek, kontrol sahibi hissedeceksiniz. Tam da bu noktada güveniniz büyük bir atılım yapıyor. Bunun üstesinden gelebilirsiniz!<br />
<br />
“Başarıya giden yol, büyük çaplı ve adanmış bir aksiyona geçme eylemidir.” – Tony Robbins<br />
<br />
Kendine güven havadan kucağınıza düşecek bir şey değil. Yaptığımız şeylerden, her gün uyguladığımız küçük aksiyonlardan kazanılıyor. Durdurulamaz bir güven inşa edebilirsiniz. Hayallerinizi gerçeğe dönüştürmek için gereken şeye zaten sahipsiniz.<br />
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><img src="http://i.imgur.com/W9kowU8.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: W9kowU8.jpg]" class="mycode_img" /></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Korkutucu bir düşünce, değil mi? “Hayallerimi gerçekleştirmek için gereken şey bende yok” – Başarı, ün, zenginlik; tüm hayalleriniz yerlerinde kalabilirler. Aslında, sadece boş hayaller. Daha çok kendine güvenen biri olmayı istersiniz; haklarında bir şeyler duyduğunuz ve gerçekten başarılı olan tüm o insanlar gibi.<br />
<br />
Flaş Haber – Söz konusu insanlar esasında sizden daha kendinden emin değiller. Onlar bunu zamanla geliştirdiler. Sen, evet evet, sen, aynısını sen de yapabilirsin! Bu kendinden eminlik nereden geliyor? Kendinden eminlik, meydan okumaları göğüslemenize, önemli insanların saygılarını kazanmanıza ve daha yaratıcı olmanıza yardımcı olan bir histir, bir duygudur.<br />
<br />
Peki, bu kendinden eminlik duygusunun kaynağı nedir? Harekete geçmekten gelen gerçek kendine güven hissi – gerçek sonuçlar alabileceğiniz doğru şeyleri yapmak. Doğru yolda olduğunuz bilgisine sahip olmaktır. Ve işte en iyi kısmı: Bu kendinden eminliği arttırma işi düşündüğünüzden çok daha kolay.<br />
<br />
Durdurulamaz kendinden eminliği inşa etmenin 10 güçlü yolu:<br />
<br />
Grubunuzu bulun<br />
Bunu tek başınıza başarmaya mı çalışıyorsunuz? Hayallerinizi ve aynı zamanda korkularınızı ve kafa karışıklıklarınızı paylaşan arkadaşlarınız olsaydı, daha kolay olmaz mıydı? Sizi inişlerinizde ve çıkışlarınızda destekleyen insanlar… Grubunuzu bulmak için, sizinle aynı yolda yürüyen tutkulu insanlardan oluşan bir topluluğa katılın. Eğer bir işe girişecekseniz, girişimciler toplantılarına katılın. Başarılı bir blogger olmak istiyorsanız, çevrimiçi bir blogger topluluğuna katılın. Onlarca akıllı insanın kolektif tecrübelerine erişime sahip olacaksınız. Müthiş püf noktaları keşfedecek ve gereksiz hatalardan kaçınacaksınız. Aynı zamanda şunu fark edeceksiniz: Eğer size benzeyen diğer insanlar başarılı olabiliyorlarsa, neden siz olamayasınız? Grubunuz, sizi hedefinize doğru ilerletmek adına fevkalade bir kaynak olacak. Yalnız değilsiniz!<br />
<br />
“Özgüven her zaman haklı olmaktan ileri gelmez, bazen de yanlış olmaktan korkmamaktan ileri gelir.” –Peter T. Mcintyre<br />
<br />
Doğru mücadeleleri seçin<br />
Güçsüzlüklerinizi “tamir etmek” için çok fazla mı zaman harcıyorsunuz? Örneğin, pazarlama konusunda harika olabilirsiniz, ancak teknoloji sizin kâbusunuzdur. Teknoloji problemlerini çözmeye çalışmak size çaresizlik hissettirebilir ve kendinizi işi savsaklar halde bulabilirsiniz. Sonuçlar olmadan zaman ve enerjiyi amacınıza adamak, genel anlamda güven seviyelerinizi de etkileyecektir. Bunun yerine neden dışarıdan destek almıyor ya da işi dışarıya bırakmıyorsunuz? Bazen daha iyi bir güvenin anahtarı, bir şeyler yapmaktan ziyade bir şeylerden kaçınmak olabilir. Güçlü olduğunuz şeylere odaklanın ve kendinize duyduğunuz güvenin hızla yükseldiğini görün!<br />
<br />
Başarısızlığı göğüsleyin<br />
Edison ampulü icat etmeden önce kaç defa başarısız oldu? Binden fazla kez! Süper başarılı insanların hepsi sayısız başarısızlık tattılar. Başardılar, çünkü inat ettiler. Hatalarından ders aldılar, yaklaşımlarını değiştirdiler ve doğrusunu elde edene kadar denemeye devam ettiler. Basit gerçek: Her yeni bir şey yaptığınızda, hata yapmak zorundasınız. Bu gerçeği kabullenin ve böylece başarısızlığı bir kararlılık kaynağına dönüştüreceksiniz, umutsuzluğa değil.<br />
<br />
Küçük adımlar atın<br />
Amacınızın altında eziliyor gibi hissettiniz mi hiç? Çok zor mu görünüyor? Büyük ve ağır bir girişimle başa çıkabilmenin en iyi yolu, onu daha küçük amaçlara bölmektir – başarabileceğinizi bildiğiniz daha küçük projeler. General Electric firmasının efsanevi eski CEO’su Jack Welch, küçük günlük başarıların önemi üzerinde ısrarla dururdu. Bu küçük kazanımlar, güveninizi daha büyük amaçlara kafa tutması için ateşler!<br />
<br />
Doğru başlayın<br />
Güne nasıl başladığınızın, günün geri kalanındaki ruh haliniz üzerinde ciddi bir etkisi vardır. Güne, en önemli görevinizi ele alarak başlayın. Sabah ne üzerinde çalışmak istediğinize, bir önceki akşamdan karar verin; böylece sabah ilk iş o şeye başlayabilirsiniz. En önemli görevin üzerine bir çizik atmak, oyunun ilk golünü atmak gibi bir şey! Bu, sizi daha fazla hareket için gaza getirir!<br />
<br />
“Başarılı insanların korkuları vardır, başarılı insanların şüpheleri vardır ve başarılı insanların endişeleri vardır. Onlar bu şeylerin onları durdurmalarına izin vermezler, hepsi bu.” – T. Harv Eker<br />
<br />
Gerçekçi olun<br />
Yapmak istediğiniz şey aşırı mı? Güveniniz üzerindeki en büyük yıkımlardan biri, kendi hedeflerinizi gerçekleştirmek konusunda sürekli olarak başarısız olmaktır. Bunun yerine, başarabileceğinizi bildiğiniz hedefler koyun. Steve Jobs’ın da dediği gibi: “Her şeyi yapmayı denemek yerine, maksimum randımanı veren birkaç şeye odaklanın”. Sınırlarınızı zorlamak önemlidir, ancak kendinizi (ve kendinize olan güveni) sınırların ötesine itmeyin!<br />
<br />
Film çekin<br />
Yaklaşan bir projenin, müşteri görüşmesinin ya da sunumun düşüncesi sizi ürkütüyor mu? Michael Phelps’e 22 olimpiyat madalyası kazandıran bu yöntemi deneyin. Gözlerinizi 2 dakikalığına kapatın ve zihninizde yaklaşan görevinizin bir filmini oynatın. Zorlukları önceden görün, ona göre davranın ve zorlukları başarıyla alt ettiğinizi gözünüzde canlandırın. Michael Phelps bunu her yarıştan önce yapıyordu. Bu basit görselleştirme, size bir şampiyonun güvenini sağlayabilir.<br />
<br />
Fiziksel müdahalede bulunun<br />
Vücudunuzun ruh haliniz üzerinde güçlü bir etkisi vardır. Kuşku sancılarını hissettiğiniz her seferde ayaklanın ve birkaç şınav çekin ya da yerinizde koşu hareketi yapın. Vücudunuza adrenalin pompalamak, mücadeleci ruhunuzu ön plana çıkarmanın garanti bir yoludur. Güven konusunda kalıcı bir gelişim görmek istiyorsanız, her gün 10-15 dakika egzersiz yapmaya başlayın. Doğu Ontario Araştırma Enstitüsü’ndeki bir araştırma, 10 hafta boyunca haftada 2 defa egzersiz yapan insanların hayatın birçok alanında (sosyal, akademik ve atletik olarak) daha yetkin olduklarını ortaya koydu.<br />
<br />
Koç edinin<br />
Size kişisel olarak yol gösterecek kimseniz var mı? Doğru amaçları ve hedefleri oluşturmanıza yardım edecek, bu amaçlara ulaşmanız için sizi destekleyip ilerletecek, yanlış yaptığınızda sizi düzeltecek birisi? Google’ın eski CEO’su Eric Schmidt, yeni CEO’lara verebileceği en iyi tavsiyenin bir koç edinmeleri olduğunu söyledi. Bir koç size doğru yolda olduğunuza dair güven verebilir, çok daha az hata yapmanıza yardım edebilir ve başarınızı ciddi ölçüde hızlandırabilir. Neden denemiyorsunuz?<br />
<br />
Korkuyu arkadaşınız haline getirin<br />
‘Verimli Paranoya’ diye bir şey duydunuz mu? Çok Satanlar listesine giren ‘Great by Choice’ adlı kitabında Jim Collins’in kullandığı bir kavram. Şu anlama geliyor: Eğer korkarsanız, korkunun sebebini belirlemek için aksiyona geçersiniz. Bill Gates, geçmişte, bilinmeyen bir çocuğun, kendi evinin garajında, var olan teknolojiyi kullanılmaz hale getirecek neler üzerinde çalışıyor olabileceği konusunda endişelendiğini söyledi. Bu endişesini, daha fazla çalışmaya kanalize etti. Korkunuzu, harekete geçmek için kullanın. Daha fazla çaresiz hissetmeyecek, kontrol sahibi hissedeceksiniz. Tam da bu noktada güveniniz büyük bir atılım yapıyor. Bunun üstesinden gelebilirsiniz!<br />
<br />
“Başarıya giden yol, büyük çaplı ve adanmış bir aksiyona geçme eylemidir.” – Tony Robbins<br />
<br />
Kendine güven havadan kucağınıza düşecek bir şey değil. Yaptığımız şeylerden, her gün uyguladığımız küçük aksiyonlardan kazanılıyor. Durdurulamaz bir güven inşa edebilirsiniz. Hayallerinizi gerçeğe dönüştürmek için gereken şeye zaten sahipsiniz.<br />
<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><img src="http://i.imgur.com/W9kowU8.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: W9kowU8.jpg]" class="mycode_img" /></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Mutlu Bir Evlilik İçin Neleri Dikkate Almalıyız]]></title>
			<link>https://www.siberbilgi.net/konu-mutlu-bir-evlilik-icin-neleri-dikkate-almaliyiz-812.html</link>
			<pubDate>Sat, 22 Oct 2016 10:00:50 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.siberbilgi.net/member.php?action=profile&uid=1">mevthawk</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.siberbilgi.net/konu-mutlu-bir-evlilik-icin-neleri-dikkate-almaliyiz-812.html</guid>
			<description><![CDATA[-Evlendikten sonra birincil aileniz, eşiniz ve çocuklarınızdır!<br />
• Evlenen değişir. Evlendiği halde bekârlığını sürdürmeye çalışan, evliliği hazmedememiştir.<br />
• Evlilik, güç birliğidir, güç savaşı değildir.<br />
• Evlilikte iki tarafın da kendine ait özel alanı olmalıdır. Bu kafasına göre takılmak değil, birey olmasının koşuludur.<br />
• Evlilikte kadın-erkek eşit değildir. Eştir. Ego yapmaya, her konuda yarışmaya gerek yoktur.<br />
• Bir evliliğin düzelmesi için iki tarafın da çabalaması gerekir. Aksi taktirde yerinde sayar. İki kürekli teknede bir kişinin bir küreği çekmesiyle teknenin kendi ekseninde dönmesi gibi.<br />
• Her evlilik, parmak izi gibidir. Başka evliliklere benzemez. Bu nedenle kıyaslamak asla doğru değildir.<br />
• Evlilikte, eşler birbirinin ailelerine saygı göstermezse zamanla birbirlerine de saygı göstermezler.<br />
• Eşini seven, onun mutlu olduğu konulara saygı duyar.<br />
• Eşinizin ailesine mesafe koymak, eşinizin size daha çok ait olmasını, sizi daha çok sevmesini sağlamaz.<br />
• Onaylamayan, takdir etmeyen, var olanın kıymetini bilmeyen eş, zamanla var olanı da arar hale gelir.<br />
• Evliliğin ilk yılları, sistemi oturtma ve diş geçirme sürecidir. Sabırlı olmak gerekir.<br />
• Kayınvalidesiyle yarışan gelin, eşini annesine daha da yaklaştırır.<br />
• Eşinin güçlü ve kararlı olmasını istiyorsan önce sen hükmetmekten vazgeçeceksin.<br />
• Eşini sürekli eleştiren, zamanla aynı tip eleştirilerin gelmesine kapı açar.<br />
• Bir eş istediğini söylerse, zamanla istemediklerini de duymaya başlar.<br />
• Eşini hayalindeki eşe çevirmeye çalışırsan, zamanla seni yok saymaya başlayacaktır.<br />
• Kavgada ayıpları döken, sonrasında toplamak zorunda kalır.<br />
• Çoğu tartışma mevcut olaydan çok eski olaylarla bağlantı kurulması ile uzar.<br />
• Hatasını kabul etmeyen eş, o konuyu bunu sürekli duymak zorunda kalır.<br />
• Kendi aileni üstün tutarsan zamanla eşin ailene tepki koyar.<br />
• Aldatma, aldatının kusurudur, mağdurun değil. Evliliğin kötü gidiyorsa ya iyileştir ya bitir ama aldatma.<br />
• Kendini mutlu edemeyen, başkasını mutlu edemez sadece fedakârlık yapar.<br />
• Daha iyisine layık olduğunu düşünüyorsan o zaman elindekinden vazgeç ya da kabullen.<br />
• Acaba daha iyisi seni kendine layık görüyor mu?<br />
• Kıskanmak ve kontrol etmek, sadakati arttırmaz. Korkuyu arttırır. Korku ile gelen sadakat, cesaretle gider.<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><img src="http://i.imgur.com/2lTQEhn.png" loading="lazy"  alt="[Resim: 2lTQEhn.png]" class="mycode_img" /></div>
<br />
SERHAT YABANCI<br />
Aile-Evlilik-Yetişkin Terapisti]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[-Evlendikten sonra birincil aileniz, eşiniz ve çocuklarınızdır!<br />
• Evlenen değişir. Evlendiği halde bekârlığını sürdürmeye çalışan, evliliği hazmedememiştir.<br />
• Evlilik, güç birliğidir, güç savaşı değildir.<br />
• Evlilikte iki tarafın da kendine ait özel alanı olmalıdır. Bu kafasına göre takılmak değil, birey olmasının koşuludur.<br />
• Evlilikte kadın-erkek eşit değildir. Eştir. Ego yapmaya, her konuda yarışmaya gerek yoktur.<br />
• Bir evliliğin düzelmesi için iki tarafın da çabalaması gerekir. Aksi taktirde yerinde sayar. İki kürekli teknede bir kişinin bir küreği çekmesiyle teknenin kendi ekseninde dönmesi gibi.<br />
• Her evlilik, parmak izi gibidir. Başka evliliklere benzemez. Bu nedenle kıyaslamak asla doğru değildir.<br />
• Evlilikte, eşler birbirinin ailelerine saygı göstermezse zamanla birbirlerine de saygı göstermezler.<br />
• Eşini seven, onun mutlu olduğu konulara saygı duyar.<br />
• Eşinizin ailesine mesafe koymak, eşinizin size daha çok ait olmasını, sizi daha çok sevmesini sağlamaz.<br />
• Onaylamayan, takdir etmeyen, var olanın kıymetini bilmeyen eş, zamanla var olanı da arar hale gelir.<br />
• Evliliğin ilk yılları, sistemi oturtma ve diş geçirme sürecidir. Sabırlı olmak gerekir.<br />
• Kayınvalidesiyle yarışan gelin, eşini annesine daha da yaklaştırır.<br />
• Eşinin güçlü ve kararlı olmasını istiyorsan önce sen hükmetmekten vazgeçeceksin.<br />
• Eşini sürekli eleştiren, zamanla aynı tip eleştirilerin gelmesine kapı açar.<br />
• Bir eş istediğini söylerse, zamanla istemediklerini de duymaya başlar.<br />
• Eşini hayalindeki eşe çevirmeye çalışırsan, zamanla seni yok saymaya başlayacaktır.<br />
• Kavgada ayıpları döken, sonrasında toplamak zorunda kalır.<br />
• Çoğu tartışma mevcut olaydan çok eski olaylarla bağlantı kurulması ile uzar.<br />
• Hatasını kabul etmeyen eş, o konuyu bunu sürekli duymak zorunda kalır.<br />
• Kendi aileni üstün tutarsan zamanla eşin ailene tepki koyar.<br />
• Aldatma, aldatının kusurudur, mağdurun değil. Evliliğin kötü gidiyorsa ya iyileştir ya bitir ama aldatma.<br />
• Kendini mutlu edemeyen, başkasını mutlu edemez sadece fedakârlık yapar.<br />
• Daha iyisine layık olduğunu düşünüyorsan o zaman elindekinden vazgeç ya da kabullen.<br />
• Acaba daha iyisi seni kendine layık görüyor mu?<br />
• Kıskanmak ve kontrol etmek, sadakati arttırmaz. Korkuyu arttırır. Korku ile gelen sadakat, cesaretle gider.<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><img src="http://i.imgur.com/2lTQEhn.png" loading="lazy"  alt="[Resim: 2lTQEhn.png]" class="mycode_img" /></div>
<br />
SERHAT YABANCI<br />
Aile-Evlilik-Yetişkin Terapisti]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kan Grubunu Söyle, Karakterini Öğren]]></title>
			<link>https://www.siberbilgi.net/konu-kan-grubunu-soyle-karakterini-ogren-811.html</link>
			<pubDate>Thu, 15 Sep 2016 17:44:16 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.siberbilgi.net/member.php?action=profile&uid=1">mevthawk</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.siberbilgi.net/konu-kan-grubunu-soyle-karakterini-ogren-811.html</guid>
			<description><![CDATA[Son yıllarda yapılan incelemeler doğrultusunda insanların karakterlerinin  taşıdıkları kanla doğru orantılı olduğu ortaya çıkmıştır. Şu durumda kan grubunuzun sizi ve hayatınızı ne yönde etkileyeceğini bilmek önemlidir. <br />
Kişiliğiniz aşağıda verilen kan grubu-kişilik eşleştirmesiyle birebir örtüşmeyebilir fakat unutmayın ki kendinizi ve özellikle karşınızdaki insanı tanımak için bu ipuçlarından faydalanabilirsiniz. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"0" GRUBU  "SICAK"</span><br />
<br />
OLUMLU YÖNLERİ: Öz güven sahibi, güçlü karar mekanizmasına sahip, sadık, kendi kararını kendi veren, eleştirici.<br />
<br />
OLUMSUZ YÖNLERİ: İşkolik, duygusal, inatçı, soğuk, bencil, geçimsiz, endişeli<br />
<br />
GERÇEKLER: Dünyadaki insanların %38’ı 0 negatif, %62’sı ise 0 pozitiftir.<br />
<br />
ÖZELLİKLERİ: Sosyal, enerji dolu, çok hareketli, gerçekçi, arkadaş canlısı, gösterişli, uçuk. Önüne çıkan şansları anında kullanır. Yeni bir projeye hemen atılabilir, yeni fikirler üretmeye yatkındır. Dikkati çabuk dağılır, kuvvetli duygulara sahiptir ve kendini iyi ifade edebilir.<br />
Her an muhalefet olabilir ama bu duruşundan hemen vazgeçebilir. Diğer kan gruplarından olan kişilere çabuk kapılabilir. Hırslı ve detaycı olan bu kişilik ortama kolay adapte olabilir. Hissettiklerini kolayca ortaya çıkartabilir, doğuştan zariftir.<br />
<br />
ÖZET: Olumlu, aktif, bağımsız, risk almayı seven, dramatik bir yaşama sahip, zaman zaman bencil, romantik, arkadaşlarından etkilenen, organizasyon yeteneği gelişmiş, gururlu, birilerine dokunmayı ve birilerinin ona dokunmasını seven, hedefe kitlenen, boyun eğmeyi sevmeyen, açık sözlü.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">“A” GURUBU “SERİN..”</span><br />
<br />
<br />
OLUMLU YÖNLERİ: Dikkatli, sempatik, özverili, kibar, dürüst, sadık, uyumlu, em pati kurabilen.<br />
<br />
OLUMSUZ YÖNLERİ: Çok kuruntulu, duygusal, sinirli, kararsız, içine kapalı, sulu.<br />
<br />
GERÇEKLER: Dünyadaki insanların %34’ü A negatif, %6’sı ise A pozitiftir.<br />
<br />
ÖZELLİKLERİ: Sinirlense bile sakin kalmayı başarır. İçe dönük, kamuoyuna duyarlı, sorumluluk sahibi. Sinirliyken bile güvenilir ve etrafındakilerin kafası karıştığında her şeyin sorumluluğunu üzerine alabilir. Utangaç olduğu zamanlar vardır. İnsanların yanında bazen sinirli olabilir. Etrafına karşı duyarlı olmasına rağmen başkaları tarafından yanlış anlaşılabilir.<br />
Bir doğa düşkünüdür ve kalabalık ortamları pek sevmez. Değişime çok açık değildir, kendine ait bir dünyaya ihtiyaç duyar hatta karamsar bile sayılabilir. Değişikliğe açık olmadığı için duygusal tarafından dolayı bu kan grubundan olan kişiler genelde yaratıcı güce sahip sanatçılardır.<br />
<br />
ÖZET: Temkinlidir, yardımseverdir, sorumluluk sahibi, iç huzura ve güçlü bir hafızaya sahiptir, grup çalışmasında başarılıdır, resmiyeti sever, sakindir, kurallara uyar, insanlarla olan ilişkilerine değer verir, çok hassastır, başkalarının ona dokunmasından hoşlanmaz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">”B” GURUBU “AKTİF”</span><br />
<br />
OLUMLU YÖNLERİ: Neşeli, dışarı çıkmayı seven, olumlu, maceracı, aktif, duygusal, kibar.<br />
<br />
OLUMSUZ YÖNLERİ: Unutkan, kararsız, dağınık, gürültücü, abartmaya yatkın, spontane.<br />
<br />
GERÇEKLER: Dünyadaki insanların %9’u “B” negatif %2’si ise “B” pozitiftir.<br />
<br />
ÖZELLİKLERİ: Mantıklı, organizasyon yeteneği gelişmiş, akla duygudan çok önem veren, yaratıcı. Her şeyin yolunda gittiğini gördüğünde kendini harika hisseder. Yaptığı işe konsantre olarak başka şeyleri görmezden gelebilir. Enerjik ve amaca yönelik hareket eder, herhangi bir konunun fanatiği olabilir ve o konuda sonuna kadar uğraşır.<br />
Girişimciliğe açık olmasına rağmen takım oyunlarında ise pek başarılı değildir, çünkü o takım yapısına karşıt bağımsız bir kişiliktir. Olumsuz şeyleri dışa vurmak yerine içe atar, sorunları çözmek için gerçekleri göz önünde bulundurur, çok fazla soğuk ya da resmi olarak görülebilir, arkadaşlarına kendini pek açmaz.<br />
<br />
ÖZET: Neşeli, bencil, kaprisli, gelenek ve göreneklere karşıdır, sosyal, eğlenceli, duygusal, özünde yalnız, kolay neşelenebilen, kibar, bağımsızlığına çok düşkün, güçlü bir kişiliğe sahip, işlerini kendi yöntemine göre yapan, geçinmesi kolay, maceracı, dokunmayı ve birinin ona dokunmasından hoşlanır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">“AB” GURUBU “RAHAT”</span><br />
<br />
OLUMLU YÖNLERİ: Hassas, gururlu, diplomatik, sempatik, çabuk öğrenen, zevk sahibi, herkesle kolay anlaşabilen.<br />
<br />
OLUMSUZ YÖNLERİ: Devamlı şikayet eder, farklı ve değişken ruha haline sahiptir, çok düşünür.<br />
<br />
GERÇEKLER: Dünyadaki insanların %4’ü AB negatif, %1’i AB pozitiftir.<br />
<br />
ÖZELLİKLERİ: Zıtlıkların bir arada olduğu bir karakterdir: Örneğin sosyaldir aynı zamanda utangaçtır. Ne yapacağı önceden kestirilemez. Arkadaşlarına bağımlıdır fakat eğer çok üzerine gelinirse isyan edebilir, sosyal ortamlarda zaman zaman utangaç zaman zamansa cesurdur.<br />
Yaratıcı/sanatçı bir yönü vardır. Zorlayıcıdır. Psikoloji, astroloji ve falla ilgilenir, iyi bir politikacı ya da diplomat olabilir. Çok geniş tavırlar sergileyebilir, problemleri sezmek ve engellemek konusunda çok başarılıdır.<br />
Şehir atmosferini sever ama bazen kapalı alanlarda kalmaktan hoşlanmaz. Yaşadığı ev onu düşünmeye ve hareket etmeye motive etmeli, yaptığı her şeyde başarıya ulaşır.<br />
<br />
<br />
ÖZET: Gizemlidir, mantıklıdır, ekonomiktir, etkilidir, genelde eleştiricidir, analitik bir düşünce yapısına sahiptir, duygusuzdur, orijinaldir, yalnız kalmayı sever, çabuk sıkılır, çevresine kolay uyum sağlar, içgüdüsel duygulardan nefret eder, insanlara faydalı olmaya çalışır, başkalarının ona dokunmasından hoşlanmaz.<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><img src="http://i.imgur.com/HelxVLw.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: HelxVLw.jpg]" class="mycode_img" /></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Son yıllarda yapılan incelemeler doğrultusunda insanların karakterlerinin  taşıdıkları kanla doğru orantılı olduğu ortaya çıkmıştır. Şu durumda kan grubunuzun sizi ve hayatınızı ne yönde etkileyeceğini bilmek önemlidir. <br />
Kişiliğiniz aşağıda verilen kan grubu-kişilik eşleştirmesiyle birebir örtüşmeyebilir fakat unutmayın ki kendinizi ve özellikle karşınızdaki insanı tanımak için bu ipuçlarından faydalanabilirsiniz. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">"0" GRUBU  "SICAK"</span><br />
<br />
OLUMLU YÖNLERİ: Öz güven sahibi, güçlü karar mekanizmasına sahip, sadık, kendi kararını kendi veren, eleştirici.<br />
<br />
OLUMSUZ YÖNLERİ: İşkolik, duygusal, inatçı, soğuk, bencil, geçimsiz, endişeli<br />
<br />
GERÇEKLER: Dünyadaki insanların %38’ı 0 negatif, %62’sı ise 0 pozitiftir.<br />
<br />
ÖZELLİKLERİ: Sosyal, enerji dolu, çok hareketli, gerçekçi, arkadaş canlısı, gösterişli, uçuk. Önüne çıkan şansları anında kullanır. Yeni bir projeye hemen atılabilir, yeni fikirler üretmeye yatkındır. Dikkati çabuk dağılır, kuvvetli duygulara sahiptir ve kendini iyi ifade edebilir.<br />
Her an muhalefet olabilir ama bu duruşundan hemen vazgeçebilir. Diğer kan gruplarından olan kişilere çabuk kapılabilir. Hırslı ve detaycı olan bu kişilik ortama kolay adapte olabilir. Hissettiklerini kolayca ortaya çıkartabilir, doğuştan zariftir.<br />
<br />
ÖZET: Olumlu, aktif, bağımsız, risk almayı seven, dramatik bir yaşama sahip, zaman zaman bencil, romantik, arkadaşlarından etkilenen, organizasyon yeteneği gelişmiş, gururlu, birilerine dokunmayı ve birilerinin ona dokunmasını seven, hedefe kitlenen, boyun eğmeyi sevmeyen, açık sözlü.<br />
<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">“A” GURUBU “SERİN..”</span><br />
<br />
<br />
OLUMLU YÖNLERİ: Dikkatli, sempatik, özverili, kibar, dürüst, sadık, uyumlu, em pati kurabilen.<br />
<br />
OLUMSUZ YÖNLERİ: Çok kuruntulu, duygusal, sinirli, kararsız, içine kapalı, sulu.<br />
<br />
GERÇEKLER: Dünyadaki insanların %34’ü A negatif, %6’sı ise A pozitiftir.<br />
<br />
ÖZELLİKLERİ: Sinirlense bile sakin kalmayı başarır. İçe dönük, kamuoyuna duyarlı, sorumluluk sahibi. Sinirliyken bile güvenilir ve etrafındakilerin kafası karıştığında her şeyin sorumluluğunu üzerine alabilir. Utangaç olduğu zamanlar vardır. İnsanların yanında bazen sinirli olabilir. Etrafına karşı duyarlı olmasına rağmen başkaları tarafından yanlış anlaşılabilir.<br />
Bir doğa düşkünüdür ve kalabalık ortamları pek sevmez. Değişime çok açık değildir, kendine ait bir dünyaya ihtiyaç duyar hatta karamsar bile sayılabilir. Değişikliğe açık olmadığı için duygusal tarafından dolayı bu kan grubundan olan kişiler genelde yaratıcı güce sahip sanatçılardır.<br />
<br />
ÖZET: Temkinlidir, yardımseverdir, sorumluluk sahibi, iç huzura ve güçlü bir hafızaya sahiptir, grup çalışmasında başarılıdır, resmiyeti sever, sakindir, kurallara uyar, insanlarla olan ilişkilerine değer verir, çok hassastır, başkalarının ona dokunmasından hoşlanmaz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">”B” GURUBU “AKTİF”</span><br />
<br />
OLUMLU YÖNLERİ: Neşeli, dışarı çıkmayı seven, olumlu, maceracı, aktif, duygusal, kibar.<br />
<br />
OLUMSUZ YÖNLERİ: Unutkan, kararsız, dağınık, gürültücü, abartmaya yatkın, spontane.<br />
<br />
GERÇEKLER: Dünyadaki insanların %9’u “B” negatif %2’si ise “B” pozitiftir.<br />
<br />
ÖZELLİKLERİ: Mantıklı, organizasyon yeteneği gelişmiş, akla duygudan çok önem veren, yaratıcı. Her şeyin yolunda gittiğini gördüğünde kendini harika hisseder. Yaptığı işe konsantre olarak başka şeyleri görmezden gelebilir. Enerjik ve amaca yönelik hareket eder, herhangi bir konunun fanatiği olabilir ve o konuda sonuna kadar uğraşır.<br />
Girişimciliğe açık olmasına rağmen takım oyunlarında ise pek başarılı değildir, çünkü o takım yapısına karşıt bağımsız bir kişiliktir. Olumsuz şeyleri dışa vurmak yerine içe atar, sorunları çözmek için gerçekleri göz önünde bulundurur, çok fazla soğuk ya da resmi olarak görülebilir, arkadaşlarına kendini pek açmaz.<br />
<br />
ÖZET: Neşeli, bencil, kaprisli, gelenek ve göreneklere karşıdır, sosyal, eğlenceli, duygusal, özünde yalnız, kolay neşelenebilen, kibar, bağımsızlığına çok düşkün, güçlü bir kişiliğe sahip, işlerini kendi yöntemine göre yapan, geçinmesi kolay, maceracı, dokunmayı ve birinin ona dokunmasından hoşlanır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">“AB” GURUBU “RAHAT”</span><br />
<br />
OLUMLU YÖNLERİ: Hassas, gururlu, diplomatik, sempatik, çabuk öğrenen, zevk sahibi, herkesle kolay anlaşabilen.<br />
<br />
OLUMSUZ YÖNLERİ: Devamlı şikayet eder, farklı ve değişken ruha haline sahiptir, çok düşünür.<br />
<br />
GERÇEKLER: Dünyadaki insanların %4’ü AB negatif, %1’i AB pozitiftir.<br />
<br />
ÖZELLİKLERİ: Zıtlıkların bir arada olduğu bir karakterdir: Örneğin sosyaldir aynı zamanda utangaçtır. Ne yapacağı önceden kestirilemez. Arkadaşlarına bağımlıdır fakat eğer çok üzerine gelinirse isyan edebilir, sosyal ortamlarda zaman zaman utangaç zaman zamansa cesurdur.<br />
Yaratıcı/sanatçı bir yönü vardır. Zorlayıcıdır. Psikoloji, astroloji ve falla ilgilenir, iyi bir politikacı ya da diplomat olabilir. Çok geniş tavırlar sergileyebilir, problemleri sezmek ve engellemek konusunda çok başarılıdır.<br />
Şehir atmosferini sever ama bazen kapalı alanlarda kalmaktan hoşlanmaz. Yaşadığı ev onu düşünmeye ve hareket etmeye motive etmeli, yaptığı her şeyde başarıya ulaşır.<br />
<br />
<br />
ÖZET: Gizemlidir, mantıklıdır, ekonomiktir, etkilidir, genelde eleştiricidir, analitik bir düşünce yapısına sahiptir, duygusuzdur, orijinaldir, yalnız kalmayı sever, çabuk sıkılır, çevresine kolay uyum sağlar, içgüdüsel duygulardan nefret eder, insanlara faydalı olmaya çalışır, başkalarının ona dokunmasından hoşlanmaz.<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><img src="http://i.imgur.com/HelxVLw.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: HelxVLw.jpg]" class="mycode_img" /></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[BU SABAH YATAKTAN NEDEN KALKTIN?]]></title>
			<link>https://www.siberbilgi.net/konu-bu-sabah-yataktan-neden-kalktin-808.html</link>
			<pubDate>Mon, 04 Jul 2016 10:29:18 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.siberbilgi.net/member.php?action=profile&uid=416">merve</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.siberbilgi.net/konu-bu-sabah-yataktan-neden-kalktin-808.html</guid>
			<description><![CDATA[Japonların bir kelimesi vardır: İKİGAİ<br />
<br />
Anlamı: Sabahları yataktan kalkma sebebin…<br />
<br />
Gerçekten de bu sabah yataktan kalkma amacın neydi?<br />
<br />
Kolay bir soruyla başlayayım dedim. Ama aslında pek de kolay değil sanırım.<br />
<br />
Biz büyüdükçe zaman daha hızlı geçiyor gibi geliyor. Hayat daha zorlaşıyor gibi geldiğinde aslında sadece daha hızlı akmaya başlıyor sanırım.<br />
<br />
O yüzden kendimiz ile ilgili bir şeyleri değiştirmek istiyorsak da onu ertelemekten vazgeçip yapmaya başlamak gerek.<br />
<br />
Günümüzde artık vakit nakit değil, nakit vakit ve o da geçiyor (maalesef)…Tik tak..<br />
<br />
Her şeyi yapmak isteyip de hiçbir şey yapamıyorsan eğer, belki de durup bir bakman gerek acaba ben gerçekten ne istiyorum diye? Ya da neyi yapabilirim? Neyi başarmak istiyorum?<br />
<br />
Hakikaten ben ne yapmak istiyorum?<br />
<br />
Kafan karışık mı biraz?<br />
<br />
Hala “Benim bir şeye yeteneğim yok ki, olsa da onunla para kazanamayacağımdan korkuyorum…” diyorsan eğer, evet kafanın biraz karışık olmasını anlayabiliyorum.<br />
<br />
Benim de karışıktı bir zamanlar. Hala da bazen karışabiliyor. <br />
? Ama bu gibi durumlarda hemen amacımı ve başarılarımı hatırlıyorum. Daha neler yapmak istediğimi… Neler başarmak…Ve hemen silkelenip kendime geliyorum.<br />
<br />
Yetenek deyince nedense keman çalmak, şarkı söylemek ya da resim yapmak geliyor insanın aklına. Oysa ki pek de öyle değil. Tabii ki sanatsal yetenekler ayrı ve çok özeniyoruz onlara. Fakat bir insanı iyi dinleyebilmek, etkili konuşabilmek, yaratıcı düşünebilmek, problemleri hızlı çözebilmek de yetenek.<br />
<br />
Eğer hayatında bir şeyleri değiştirmek konusunda zorlanıyorsan, yalnız değilsin.<br />
<br />
Çünkü konfor alanımızın dışına çıkmak istediğimizde 3 soru bizi aşağıya doğru çekiyor.<br />
<br />
*Yapabilir miyim? (Buna yeteneğim var mı?)<br />
*Yaparsam beğenilir mi? (Takdir edilir mi? İnsanlar ne der?)<br />
*Yeterince kaynağım var mı? (Para, güvence…)<br />
İşte bu sorulara verdiğimiz yanıtlar o şeyi yapıp yapmamamıza sebep oluyor. Bir nevi sabotajcımız yani. Ama aslında o kadar da kötü değil çünkü onun sayesinde bu yazıları okuyabiliyorsunuz ve hayattasınız. Sabotajcınız sizi korur. Bazal metabolizmada yaşatmaya çalışır acı çekmemeniz için ama korur. Tıpkı Metallica’nın Sad But True şarkısında olduğu gibi. <br />
<br />
<span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u">Fakat tam da şu an bu sesleri en azından 3 dakika susturmanı rica ediyorum.</span><br />
<br />
<span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u">Yapabilir misin?</span><br />
<br />
Biliyorum başkalarının sana neyi yapıp yapmayacağını söylemesinden pek de hoşlanmıyorsun, ama eğer yeteneklerini geliştirmek istiyorsan biraz araştırman gerekecek. Var olan yeteneklerini geliştirirken belki henüz bilmediğin diğer yeteneklerini de araştırmak istemez misin?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BİRİNCİ ADIM: Yeteneklerini Keşfetmek </span><br />
Picasso’nun çizdiği bir resmi gören bir adam: “Fakat, bu balığa benzemiyor. “Picasso: “Zaten o balık değil, resim.”<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İKİNCİ ADIM: Yeteneklerini Geliştirmek</span><br />
<br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1) Pratik Yap</span></span><br />
<br />
Yeteneklerin tabi ki önemli ama eğer geliştirmezsen körelmeye mahkumdur. Darwin’in kullanılmayan organlar körelir hipotezi yeteneklerimiz için de geçerli. Ne kadar yetenekli olursan ol, kendini geliştirmezsen istediğin kadar iyi olamayabilirsin.<br />
<br />
Ünlü flemenko gitaristi Paco de Lucia ölmeden önce bile her gün 8 saat gitar pratiği yapıyordu. Sence neden?<br />
<br />
Doğuştan çok yetenekli insanlar biliyorum uzun vadede başaramıyorlar çünkü pratik yapmalarına gerek yok sanıyorlar. <br />
<br />
Her gün belirli saat aralığını yeteneğim olduğunu düşündüğüm şeye ayırıyorum ve bunu da yapıyorum. Eğer yazmaya yeteneğin varsa, işe gitmeden önce ya da yatmadan önce yarım saatini ayır buna lütfen. Her sabah erken kalk ve yaz. Ya da akşam yarım saat geç yat. Eğer basketbol oynamaksa yeteneğin sahaya çık.<br />
<br />
Bir de en yeteneksiz olduğun alanları düşün lütfen. Hayatta bunu yapamam dediğin şeyleri hani. Onları da dene en azından bir süre. izle ve gör. Gerçekten de o kadar yeteneksiz misin, yoksa kendini buna mı inandırmışsın?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2) Negatifliği Bir Kenara Bırak</span><br />
<br />
Yetenekli ya da değil, negatif düşünme kadar potansiyelini aşağı çeken başka bir şey daha yok. Bu bakış açınla ne kadar kolay başa çıkabilirsen, yeteneklerini keşfetmen ve geliştirmen o kadar kolay olacak. Çünkü sürekli kendinden şüphe ederek vakit kaybetmeyeceksin.<br />
<br />
Amaaan boşver deme lütfen. Kendinden özür dile, gelecekteki senden ve 5 yaşındaki halinden. Bugün, şu an bir şey yapmıyorsan eğer, kendine haksızlık ettiğinin farkına var ve üzerinde çok düşünme. Özür dile ve işe koyul! Zaman geçiyor demiştik hatırlıyorsun değil mi? tik tak.<br />
<br />
Düşünce paternlerini izle. Negatif düşünmeyi farketmenin ilk yolu ne zaman hissettiğinin farkına varmaktır. Hemen not et böyle anları. Böyle anlarda kendin hakkında, olaylar hakkında, yeteneklerin hakkında nasıl düşünüyorsun? Nasıl hissediyorsun?<br />
<br />
Her gün yatmadan önce o gün neler olduğunu bir düşün. Sabah yataktan kalkmadan o gün neler yapmak istediğini düşün. Hayal et. (Aklına excel tabloların, ödevlerin, derslerin geliyorsa ve yataktan kalkmak istemiyorsan eğer araya kendinle ilgili bir düşünce yerleştir.)<br />
<br />
Güne başlarken ilk verdiğimiz karar o yataktan kalkmaktır. O yüzden en az 30 saniye bir düşün kalkmadan. Bugün neler yapabilirsin?<br />
<br />
Değiştirmenin ilk yolu gözlem yapmaktır. Eğer yıkıcı bir düşünce seni yakaladıysa hemen sebebine odaklan. Değiştirebiliyor musun bu sebebi? O zaman değiştir. Kontrolün dışında mı? O zaman çok da üzerine gitme.<br />
<br />
İnsanın en büyük düşmanı yine kendisidir. Kendini azarlarken ya da suçlarken tonunu değiştir. Daha yapıcı olmaya çalış. Nasıl mı? “Bugün hiçbir şey yapmadım” diyorsan eğer, hiçbir şey yapmaman imkansız. Geliştirmek istediğin yeteneğinle alakalı neler yaptığını fark et. Ve güçlendir.<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><img src="http://i.hizliresim.com/B2gAkQ.gif" loading="lazy"  alt="[Resim: B2gAkQ.gif]" class="mycode_img" /></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align">Gizem ŞAHAN</div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align">www. gizemsahan. com</div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Japonların bir kelimesi vardır: İKİGAİ<br />
<br />
Anlamı: Sabahları yataktan kalkma sebebin…<br />
<br />
Gerçekten de bu sabah yataktan kalkma amacın neydi?<br />
<br />
Kolay bir soruyla başlayayım dedim. Ama aslında pek de kolay değil sanırım.<br />
<br />
Biz büyüdükçe zaman daha hızlı geçiyor gibi geliyor. Hayat daha zorlaşıyor gibi geldiğinde aslında sadece daha hızlı akmaya başlıyor sanırım.<br />
<br />
O yüzden kendimiz ile ilgili bir şeyleri değiştirmek istiyorsak da onu ertelemekten vazgeçip yapmaya başlamak gerek.<br />
<br />
Günümüzde artık vakit nakit değil, nakit vakit ve o da geçiyor (maalesef)…Tik tak..<br />
<br />
Her şeyi yapmak isteyip de hiçbir şey yapamıyorsan eğer, belki de durup bir bakman gerek acaba ben gerçekten ne istiyorum diye? Ya da neyi yapabilirim? Neyi başarmak istiyorum?<br />
<br />
Hakikaten ben ne yapmak istiyorum?<br />
<br />
Kafan karışık mı biraz?<br />
<br />
Hala “Benim bir şeye yeteneğim yok ki, olsa da onunla para kazanamayacağımdan korkuyorum…” diyorsan eğer, evet kafanın biraz karışık olmasını anlayabiliyorum.<br />
<br />
Benim de karışıktı bir zamanlar. Hala da bazen karışabiliyor. <br />
? Ama bu gibi durumlarda hemen amacımı ve başarılarımı hatırlıyorum. Daha neler yapmak istediğimi… Neler başarmak…Ve hemen silkelenip kendime geliyorum.<br />
<br />
Yetenek deyince nedense keman çalmak, şarkı söylemek ya da resim yapmak geliyor insanın aklına. Oysa ki pek de öyle değil. Tabii ki sanatsal yetenekler ayrı ve çok özeniyoruz onlara. Fakat bir insanı iyi dinleyebilmek, etkili konuşabilmek, yaratıcı düşünebilmek, problemleri hızlı çözebilmek de yetenek.<br />
<br />
Eğer hayatında bir şeyleri değiştirmek konusunda zorlanıyorsan, yalnız değilsin.<br />
<br />
Çünkü konfor alanımızın dışına çıkmak istediğimizde 3 soru bizi aşağıya doğru çekiyor.<br />
<br />
*Yapabilir miyim? (Buna yeteneğim var mı?)<br />
*Yaparsam beğenilir mi? (Takdir edilir mi? İnsanlar ne der?)<br />
*Yeterince kaynağım var mı? (Para, güvence…)<br />
İşte bu sorulara verdiğimiz yanıtlar o şeyi yapıp yapmamamıza sebep oluyor. Bir nevi sabotajcımız yani. Ama aslında o kadar da kötü değil çünkü onun sayesinde bu yazıları okuyabiliyorsunuz ve hayattasınız. Sabotajcınız sizi korur. Bazal metabolizmada yaşatmaya çalışır acı çekmemeniz için ama korur. Tıpkı Metallica’nın Sad But True şarkısında olduğu gibi. <br />
<br />
<span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u">Fakat tam da şu an bu sesleri en azından 3 dakika susturmanı rica ediyorum.</span><br />
<br />
<span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u">Yapabilir misin?</span><br />
<br />
Biliyorum başkalarının sana neyi yapıp yapmayacağını söylemesinden pek de hoşlanmıyorsun, ama eğer yeteneklerini geliştirmek istiyorsan biraz araştırman gerekecek. Var olan yeteneklerini geliştirirken belki henüz bilmediğin diğer yeteneklerini de araştırmak istemez misin?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">BİRİNCİ ADIM: Yeteneklerini Keşfetmek </span><br />
Picasso’nun çizdiği bir resmi gören bir adam: “Fakat, bu balığa benzemiyor. “Picasso: “Zaten o balık değil, resim.”<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İKİNCİ ADIM: Yeteneklerini Geliştirmek</span><br />
<br />
<span style="font-style: italic;" class="mycode_i"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">1) Pratik Yap</span></span><br />
<br />
Yeteneklerin tabi ki önemli ama eğer geliştirmezsen körelmeye mahkumdur. Darwin’in kullanılmayan organlar körelir hipotezi yeteneklerimiz için de geçerli. Ne kadar yetenekli olursan ol, kendini geliştirmezsen istediğin kadar iyi olamayabilirsin.<br />
<br />
Ünlü flemenko gitaristi Paco de Lucia ölmeden önce bile her gün 8 saat gitar pratiği yapıyordu. Sence neden?<br />
<br />
Doğuştan çok yetenekli insanlar biliyorum uzun vadede başaramıyorlar çünkü pratik yapmalarına gerek yok sanıyorlar. <br />
<br />
Her gün belirli saat aralığını yeteneğim olduğunu düşündüğüm şeye ayırıyorum ve bunu da yapıyorum. Eğer yazmaya yeteneğin varsa, işe gitmeden önce ya da yatmadan önce yarım saatini ayır buna lütfen. Her sabah erken kalk ve yaz. Ya da akşam yarım saat geç yat. Eğer basketbol oynamaksa yeteneğin sahaya çık.<br />
<br />
Bir de en yeteneksiz olduğun alanları düşün lütfen. Hayatta bunu yapamam dediğin şeyleri hani. Onları da dene en azından bir süre. izle ve gör. Gerçekten de o kadar yeteneksiz misin, yoksa kendini buna mı inandırmışsın?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2) Negatifliği Bir Kenara Bırak</span><br />
<br />
Yetenekli ya da değil, negatif düşünme kadar potansiyelini aşağı çeken başka bir şey daha yok. Bu bakış açınla ne kadar kolay başa çıkabilirsen, yeteneklerini keşfetmen ve geliştirmen o kadar kolay olacak. Çünkü sürekli kendinden şüphe ederek vakit kaybetmeyeceksin.<br />
<br />
Amaaan boşver deme lütfen. Kendinden özür dile, gelecekteki senden ve 5 yaşındaki halinden. Bugün, şu an bir şey yapmıyorsan eğer, kendine haksızlık ettiğinin farkına var ve üzerinde çok düşünme. Özür dile ve işe koyul! Zaman geçiyor demiştik hatırlıyorsun değil mi? tik tak.<br />
<br />
Düşünce paternlerini izle. Negatif düşünmeyi farketmenin ilk yolu ne zaman hissettiğinin farkına varmaktır. Hemen not et böyle anları. Böyle anlarda kendin hakkında, olaylar hakkında, yeteneklerin hakkında nasıl düşünüyorsun? Nasıl hissediyorsun?<br />
<br />
Her gün yatmadan önce o gün neler olduğunu bir düşün. Sabah yataktan kalkmadan o gün neler yapmak istediğini düşün. Hayal et. (Aklına excel tabloların, ödevlerin, derslerin geliyorsa ve yataktan kalkmak istemiyorsan eğer araya kendinle ilgili bir düşünce yerleştir.)<br />
<br />
Güne başlarken ilk verdiğimiz karar o yataktan kalkmaktır. O yüzden en az 30 saniye bir düşün kalkmadan. Bugün neler yapabilirsin?<br />
<br />
Değiştirmenin ilk yolu gözlem yapmaktır. Eğer yıkıcı bir düşünce seni yakaladıysa hemen sebebine odaklan. Değiştirebiliyor musun bu sebebi? O zaman değiştir. Kontrolün dışında mı? O zaman çok da üzerine gitme.<br />
<br />
İnsanın en büyük düşmanı yine kendisidir. Kendini azarlarken ya da suçlarken tonunu değiştir. Daha yapıcı olmaya çalış. Nasıl mı? “Bugün hiçbir şey yapmadım” diyorsan eğer, hiçbir şey yapmaman imkansız. Geliştirmek istediğin yeteneğinle alakalı neler yaptığını fark et. Ve güçlendir.<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><img src="http://i.hizliresim.com/B2gAkQ.gif" loading="lazy"  alt="[Resim: B2gAkQ.gif]" class="mycode_img" /></div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align">Gizem ŞAHAN</div>
<div style="text-align: left;" class="mycode_align">www. gizemsahan. com</div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kendinizi Ve Çevrenizi Daha İyi Anlamanızı Sağlayan Psikolojik Gerçekler]]></title>
			<link>https://www.siberbilgi.net/konu-kendinizi-ve-cevrenizi-daha-iyi-anlamanizi-saglayan-psikolojik-gercekler-807.html</link>
			<pubDate>Tue, 28 Jun 2016 13:28:11 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.siberbilgi.net/member.php?action=profile&uid=8">intikamcı</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.siberbilgi.net/konu-kendinizi-ve-cevrenizi-daha-iyi-anlamanizi-saglayan-psikolojik-gercekler-807.html</guid>
			<description><![CDATA[Kendiniz hakkında yeni şeyler öğrenmek hem eğlenceli hem de ilginç. Davranışlarımız ardında yatan psikolojik sebepleri öğrenmek, insan ilişkilerinde güçlenmenizi ve kendinizi daha iyi ifade etmenizi sağlar. Şimdi söyleyeceğimiz ilginç psikolojik gerçeklerle, kendinizi daha yakından tanıma fırsatı bulabilirsiniz. Bunları madddeler halinde verirsek<br />
<br />
<ul class="mycode_list"><li>16-28 yaşları arasında başlayan arkadaşlıkların uzun ve güçlü olma ihtimali daha yüksektir.<br />
</li>
<li>Kadınlar genelde derin ve boğuk sesli erkekleri tercih ederler, çünkü bu erkekler onlara daha özgüvenli gelir. Agresif gözükmezler.<br />
</li>
<li>En iyi tavsiyeleri veren insanlar, genelde en çok probleme sahip insanlardır.<br />
</li>
<li>Zeki insanlar daha hızlı düşünür, bu sebeple el yazıları karman çorman olur.<br />
</li>
<li>Hislerimiz, iletişim şeklimizi etkilemez. Aslında tam aksine, iletişim şeklimiz hislerimizi etkiler.<br />
</li>
<li>Bir kişinin restoran görevlilerine olan tutumu, onun gerçek kişiliği hakkında birçok ipucu verir.<br />
</li>
<li>Suçluluk hissini güçlü şekilde yaşayan kişilerin, başka insanların hislerini ve düşüncelerini anlama oranı yüksektir.<br />
</li>
<li>Erkekler kadınlardan komik değildir, sadece daha fazla espri ve şaka yaparlar ve insanların onların espri anlayışını sevip sevmemelerini umursamazlar.<br />
</li>
<li>Utangaç insanlar, kendileri hakkında çok az konuşur. Ama bunu öyle bir şekilde yaparlar ki, karşılarındaki insanların onlar hakkında çok şey bildiğini düşünmesini sağlarlar.<br />
</li>
<li>Kadınların acı reseptörleri, erkeklerinkilerden iki kat yüksektir ama acı eşikleri çok daha güçlüdür.<br />
</li>
<li>Yüksek frekansta müzik dinlemek, kişinin sakinleşmesine, rahatlamasına ve mutlu olmasına yardımcı olur.<br />
</li>
<li>Eğer geceleri düşünmeden duramadığınız için uyuyamıyorsanız, yataktan kalkın ve düşüncelerinizi yazın. Bu rahatlamanızı sağlayacaktır.<br />
</li>
<li>Günaydın ve iyi geceler mesajları, beynin mutluluktan sorumlu kısmını aktive eder.<br />
</li>
<li>Sizi korkutan şeyleri yapmak, mutluluk verir.<br />
</li>
<li>Kadınların sır tutabilme sürelerinin ortalaması, 47 saat ve 15 dakikadır.<br />
</li>
<li>Herkesi mutlu etmeye çalışan insanlar, genelde, sonunda kendilerini yalnız hisseden kişi olurlar.<br />
</li>
<li>Ne kadar mutlu olursak, o kadar az uykuya ihtiyaç duyarız.<br />
</li>
<li>Aşık olduğunuz kişinin elini tuttuğunuzda, daha az acı hisseder ve daha az telaşlanırsınız.<br />
</li>
<li>Akıllı insanlar, ortalama insanlardan daha az arkadaşa sahiptir. İnsan ne kadar zeki olursa, o kadar seçici olur.<br />
</li>
<li>En yakın arkadaşınızla evlenmek, boşanma riskini %70 azaltır ve bu tür evlilikler genelde sonsuza dek sürer.<br />
</li>
<li>Arkadaş çevresi daha çok erkeklerden oluşan kadınlar, genelde daha iyi ruh haline sahip olur.<br />
</li>
<li>İki ayrı dil konuşan insanlar, farkında olmadan da olsa, konuştukları dilleri değiştirirken kişiliklerini de değiştirirler. Çünkü iki ayrı kişiliğe sahip olurlar.<br />
</li>
<li>Uzun süre bekâr olmak, günde 15 sigara içmek kadar sağlığa zararlıdır.<br />
</li>
<li>Seyahat etmek, beyin sağlığınızı güçlendirir; depresyon ve kalp krizi riskini azaltır.<br />
</li>
<li>İnsanlar ilgi duydukları şeyler hakkında konuştuklarında, daha çekici olurlar.<br />
</li>
</ul>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><img src="http://i.hizliresim.com/7v1q1m.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 7v1q1m.jpg]" class="mycode_img" /></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Kendiniz hakkında yeni şeyler öğrenmek hem eğlenceli hem de ilginç. Davranışlarımız ardında yatan psikolojik sebepleri öğrenmek, insan ilişkilerinde güçlenmenizi ve kendinizi daha iyi ifade etmenizi sağlar. Şimdi söyleyeceğimiz ilginç psikolojik gerçeklerle, kendinizi daha yakından tanıma fırsatı bulabilirsiniz. Bunları madddeler halinde verirsek<br />
<br />
<ul class="mycode_list"><li>16-28 yaşları arasında başlayan arkadaşlıkların uzun ve güçlü olma ihtimali daha yüksektir.<br />
</li>
<li>Kadınlar genelde derin ve boğuk sesli erkekleri tercih ederler, çünkü bu erkekler onlara daha özgüvenli gelir. Agresif gözükmezler.<br />
</li>
<li>En iyi tavsiyeleri veren insanlar, genelde en çok probleme sahip insanlardır.<br />
</li>
<li>Zeki insanlar daha hızlı düşünür, bu sebeple el yazıları karman çorman olur.<br />
</li>
<li>Hislerimiz, iletişim şeklimizi etkilemez. Aslında tam aksine, iletişim şeklimiz hislerimizi etkiler.<br />
</li>
<li>Bir kişinin restoran görevlilerine olan tutumu, onun gerçek kişiliği hakkında birçok ipucu verir.<br />
</li>
<li>Suçluluk hissini güçlü şekilde yaşayan kişilerin, başka insanların hislerini ve düşüncelerini anlama oranı yüksektir.<br />
</li>
<li>Erkekler kadınlardan komik değildir, sadece daha fazla espri ve şaka yaparlar ve insanların onların espri anlayışını sevip sevmemelerini umursamazlar.<br />
</li>
<li>Utangaç insanlar, kendileri hakkında çok az konuşur. Ama bunu öyle bir şekilde yaparlar ki, karşılarındaki insanların onlar hakkında çok şey bildiğini düşünmesini sağlarlar.<br />
</li>
<li>Kadınların acı reseptörleri, erkeklerinkilerden iki kat yüksektir ama acı eşikleri çok daha güçlüdür.<br />
</li>
<li>Yüksek frekansta müzik dinlemek, kişinin sakinleşmesine, rahatlamasına ve mutlu olmasına yardımcı olur.<br />
</li>
<li>Eğer geceleri düşünmeden duramadığınız için uyuyamıyorsanız, yataktan kalkın ve düşüncelerinizi yazın. Bu rahatlamanızı sağlayacaktır.<br />
</li>
<li>Günaydın ve iyi geceler mesajları, beynin mutluluktan sorumlu kısmını aktive eder.<br />
</li>
<li>Sizi korkutan şeyleri yapmak, mutluluk verir.<br />
</li>
<li>Kadınların sır tutabilme sürelerinin ortalaması, 47 saat ve 15 dakikadır.<br />
</li>
<li>Herkesi mutlu etmeye çalışan insanlar, genelde, sonunda kendilerini yalnız hisseden kişi olurlar.<br />
</li>
<li>Ne kadar mutlu olursak, o kadar az uykuya ihtiyaç duyarız.<br />
</li>
<li>Aşık olduğunuz kişinin elini tuttuğunuzda, daha az acı hisseder ve daha az telaşlanırsınız.<br />
</li>
<li>Akıllı insanlar, ortalama insanlardan daha az arkadaşa sahiptir. İnsan ne kadar zeki olursa, o kadar seçici olur.<br />
</li>
<li>En yakın arkadaşınızla evlenmek, boşanma riskini %70 azaltır ve bu tür evlilikler genelde sonsuza dek sürer.<br />
</li>
<li>Arkadaş çevresi daha çok erkeklerden oluşan kadınlar, genelde daha iyi ruh haline sahip olur.<br />
</li>
<li>İki ayrı dil konuşan insanlar, farkında olmadan da olsa, konuştukları dilleri değiştirirken kişiliklerini de değiştirirler. Çünkü iki ayrı kişiliğe sahip olurlar.<br />
</li>
<li>Uzun süre bekâr olmak, günde 15 sigara içmek kadar sağlığa zararlıdır.<br />
</li>
<li>Seyahat etmek, beyin sağlığınızı güçlendirir; depresyon ve kalp krizi riskini azaltır.<br />
</li>
<li>İnsanlar ilgi duydukları şeyler hakkında konuştuklarında, daha çekici olurlar.<br />
</li>
</ul>
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><img src="http://i.hizliresim.com/7v1q1m.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 7v1q1m.jpg]" class="mycode_img" /></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[HAYATINIZI DEĞİŞTİRECEK DETAYLAR]]></title>
			<link>https://www.siberbilgi.net/konu-hayatinizi-degistirecek-detaylar-805.html</link>
			<pubDate>Thu, 16 Jun 2016 11:30:01 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.siberbilgi.net/member.php?action=profile&uid=11">gakko</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.siberbilgi.net/konu-hayatinizi-degistirecek-detaylar-805.html</guid>
			<description><![CDATA[Kişisel gelişim konusu benim kuşağımda bulunan insanların bilmediği bir şey. Biz kendimizi önce mahallede sonra okullarda yetiştirdiğimizi daha sonraları da mesleğimiz ile ilgili çalışarak, okuyarak geliştireceğimizi düşünürdük, büyük bir kısmımızda öyle yaptı.<br />
<br />
Daha sonraki yıllarda “kişisel gelişim”, “kişisel gelişim uzmanlığı” gibi kelimeler duyduğumda biri gelip beni nasıl geliştirecek diye düşünmüştüm … Bir miktar yanıldığımı kabul ediyorum.<br />
Kişisel gelişim konusunda uzun listelerin bir öneminin olmadığını, bugün zor öğrendiği düşünülen bireylere “kural ezberletmek” amacını taşımıyor ise en azından sayfa doldurmak amacını taşıdığını söyleyebilirim. Çevresi ile uyum içerisinde ve başarılı olmayı gerçekten isteyenlere benim tek önerim var : pozitif olmaları, negatif olmamaları. Diğer her şey bunu takip edecektir.<br />
<br />
Her şeye karşı “ama” ile başlayan itiraz cümlesi kurmak kadar kolay bir şey yoktur. Yapılması gereken ise pozitif olarak yolu izlemektir. Bir topluluk içinde “negatif” kişiler var ise bir süre sonra daha az sayıda fikir ortaya çıkmaya, konular konuşul mamaya başlar. Şirketlerde başlatılıp bitirilemeyen iyileştirme projeleri veya çocuğunu sürekli eleştiren bir anne veya babanın giderek ondan uzaklaşması bu sürecin örnekleridir.<br />
Şimdi listemize bakalım, unutmayın bu 1 aylık liste.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u">1. Bu alışkanlıklarınız var ise bırakın :</span></span><ul class="mycode_list"><li>Eleştirme, şikayet etme, başkaları hakkında konuşma …<br />
</li>
<li>Ne kadar sıcak, öyle olmaz, ben de dedim ki, ne var ki bunda, boşuna bu işler … Bu tip ifadelerden hemen uzaklaşın.<br />
</li>
<li>Uzun uzun televizyon seyretmeyin …<br />
</li>
<li>Sadece televizyon seyrederek uzun saatler geçiriyor iseniz bundan vazgeçin, en azından hep aynı tür programları izlemeyin.<br />
</li>
<li>Negatif kelimeler kullanmayın, negatif düşünceler yaymayın …<br />
</li>
<li>Negatif olmak kadar kolay bir şey yoktur, negatif görünerek daha bilge olduğunu düşünenler gibi olmayın. Negatif olacağınıza hiç bir şeyden anlamayan, sevimli ve pozitif olmak daha iyidir, bırakın başkaları “her şeyden anlasın ve negatif olsun”.<br />
</li>
<li>Bugünün işini yarına bırakmayın … Sonra birikir, sıkıntı yaratır !<br />
</li>
</ul>
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u">2. Bu alışkanlıkları geliştirin</span></span><ul class="mycode_list"><li>Yarın ne yapacağınızı bu akşamdan düşünün …<br />
</li>
<li>Planlı olun ama çok değil, ne yapacağınızı bilin ki sonra aceleye gelmesin. Bu sayede zamanınızı planlamış olabilirsiniz ama dediğim gibi çok hassas planlar yapmayın, biraz boşluk olsun.<br />
</li>
<li>Diğerlerini kollayın, esirgeyin ve insanları övün …<br />
</li>
<li>Çevrenizde bulunan hiç bir canlıya (bitkiler dahil) kötü davranmayın, kedileri tekmelemeyin, köpekleri zehirlemeyi düşünmeyin, bitkileri ezmeyin, insanları zor duruma düşürmeyin ve bütün canlılara yardımcı olun. Bir de insanları övün, her fırsatta cesaretlendirin … Zaten hayat zor siz daha fazla zorlaştırmayın.<br />
</li>
<li>Her gün bedeninizi çalıştırın …<br />
</li>
<li>Eksersiz yapın, yürüyün, spor yapın … Bir şekilde vücudunuz çalışmalı. Sağlam kafa sağlam vücut ilişkisi laf olsun diye kurulmamıştır.<br />
</li>
<li>Kendinizi geliştirin …<br />
</li>
<li>Hep siz haklı olamazsınız, şu anda bu kadar mükemmel olmanız iyi de olmayabilir ! … Onun için kendinizi geliştirin.<br />
</li>
<li>Hergün mutlaka yeni bir kişiye kendinizi tanıtın …<br />
</li>
<li>Bu sayede etrafınızda bulunan insanların sayısı artacak, onları tanıyacak, onların pozitif yanlarından kendinize pay çıkartabileceksiniz.<br />
</li>
</ul>
<span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3. İş yerinizde değerinizi arttırın</span></span><ul class="mycode_list"><li>Güleryüzlü olun … <br />
</li>
</ul>
Herkese karşı güleryüzlü olun, karşılaştığınız insanlara sıcak davranın.<ul class="mycode_list"><li>3 faydalı fikir üretin …<br />
</li>
</ul>
Önünüzde bulunan 1 ay içinde çalıştığınız yer veya beraber çalıştığınız kişilerin yararına olacak 3 yeni fikir üretin, bunları paylaşın.<ul class="mycode_list"><li>Çalıştığınız yeri daha iyi tanıyın …<br />
</li>
</ul>
Çalıştığınız yer, yaptığı iş, müşterileri, tedarikçileri, ürünleri, sorunları, güçlü veya zayıf yönleri hakkında daha fazla bilgi sahibi olun, araştırın.<ul class="mycode_list"><li>Yardımcı olun …<br />
</li>
</ul>
Arkadaşlarınıza sizden bir şey isteyip istemediklerini, onlara nasıl yardımcı olabileceğinizi sorun. Kısacası biraz “almadan verin”.<ul class="mycode_list"><li>Başkalarının rahat ve huzurunu düşünün …<br />
</li>
</ul>
İş yerleri birer eko – sistem. Bu sistem içinde herkesin var olma ve yaşama hakkının olmasının yanında huzur ve rahat olabilme hakkı da var. Dolayısı ile bunu dikkate alın.<br />
<br />
<span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4. Aile ve dost çevrenizde değerinizi arttırın</span></span><ul class="mycode_list"><li>En az 1 saat …<br />
</li>
</ul>
Evdekilere her gün en az 1 saat ayırın.<ul class="mycode_list"><li>Bir öğlen veya akşam yemeği …<br />
</li>
</ul>
1 ay içinde en az 1 kere aileniz veya dostlarınız ile yemeğe gidin, yemek yiyin.<ul class="mycode_list"><li>Aileniz için haftada bir …<br />
</li>
</ul>
Ailenizin, evinizin ihtiyaç duyduğu şeylerden en az bir tanesini gerçekleştirin.<ul class="mycode_list"><li>Eşinizi takdir edin …<br />
</li>
</ul>
Onun yaptıklarını takdir edin, küçük şeyler olabilir ama dikkate aldığınızı gösterin.<ul class="mycode_list"><li>Ayda bir kez …<br />
</li>
</ul>
Eşinizle baş başa bir gece geçirin.<br />
<br />
<span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5. Zihninizi güçlendirin, bilginizi kullanın</span></span><ul class="mycode_list"><li>Her gün gazete başlıkları …<br />
</li>
</ul>
Gazete başlıklarına, haberlere her gün bir göz atın.<ul class="mycode_list"><li>Bu bir ay içinde …<br />
</li>
</ul>
En az bir kişisel gelişim kitabı veya normal kitap okuyun. Not alın.<ul class="mycode_list"><li>Her gün 15 dakika …<br />
</li>
</ul>
Her gün en az 10-15 dakika meditasyon yapın. Meditasyon yapmayı bilmiyorsanız o zaman öğrenin.<ul class="mycode_list"><li>İletişim kurun …<br />
</li>
</ul>
Arkadaşlarınız veya aileniz ile sizleri ilgilendiren konuları konuşmak için vakit ayırın.<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><img src="http://i.hizliresim.com/B2A57v.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: B2A57v.jpg]" class="mycode_img" /></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[Kişisel gelişim konusu benim kuşağımda bulunan insanların bilmediği bir şey. Biz kendimizi önce mahallede sonra okullarda yetiştirdiğimizi daha sonraları da mesleğimiz ile ilgili çalışarak, okuyarak geliştireceğimizi düşünürdük, büyük bir kısmımızda öyle yaptı.<br />
<br />
Daha sonraki yıllarda “kişisel gelişim”, “kişisel gelişim uzmanlığı” gibi kelimeler duyduğumda biri gelip beni nasıl geliştirecek diye düşünmüştüm … Bir miktar yanıldığımı kabul ediyorum.<br />
Kişisel gelişim konusunda uzun listelerin bir öneminin olmadığını, bugün zor öğrendiği düşünülen bireylere “kural ezberletmek” amacını taşımıyor ise en azından sayfa doldurmak amacını taşıdığını söyleyebilirim. Çevresi ile uyum içerisinde ve başarılı olmayı gerçekten isteyenlere benim tek önerim var : pozitif olmaları, negatif olmamaları. Diğer her şey bunu takip edecektir.<br />
<br />
Her şeye karşı “ama” ile başlayan itiraz cümlesi kurmak kadar kolay bir şey yoktur. Yapılması gereken ise pozitif olarak yolu izlemektir. Bir topluluk içinde “negatif” kişiler var ise bir süre sonra daha az sayıda fikir ortaya çıkmaya, konular konuşul mamaya başlar. Şirketlerde başlatılıp bitirilemeyen iyileştirme projeleri veya çocuğunu sürekli eleştiren bir anne veya babanın giderek ondan uzaklaşması bu sürecin örnekleridir.<br />
Şimdi listemize bakalım, unutmayın bu 1 aylık liste.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u">1. Bu alışkanlıklarınız var ise bırakın :</span></span><ul class="mycode_list"><li>Eleştirme, şikayet etme, başkaları hakkında konuşma …<br />
</li>
<li>Ne kadar sıcak, öyle olmaz, ben de dedim ki, ne var ki bunda, boşuna bu işler … Bu tip ifadelerden hemen uzaklaşın.<br />
</li>
<li>Uzun uzun televizyon seyretmeyin …<br />
</li>
<li>Sadece televizyon seyrederek uzun saatler geçiriyor iseniz bundan vazgeçin, en azından hep aynı tür programları izlemeyin.<br />
</li>
<li>Negatif kelimeler kullanmayın, negatif düşünceler yaymayın …<br />
</li>
<li>Negatif olmak kadar kolay bir şey yoktur, negatif görünerek daha bilge olduğunu düşünenler gibi olmayın. Negatif olacağınıza hiç bir şeyden anlamayan, sevimli ve pozitif olmak daha iyidir, bırakın başkaları “her şeyden anlasın ve negatif olsun”.<br />
</li>
<li>Bugünün işini yarına bırakmayın … Sonra birikir, sıkıntı yaratır !<br />
</li>
</ul>
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u">2. Bu alışkanlıkları geliştirin</span></span><ul class="mycode_list"><li>Yarın ne yapacağınızı bu akşamdan düşünün …<br />
</li>
<li>Planlı olun ama çok değil, ne yapacağınızı bilin ki sonra aceleye gelmesin. Bu sayede zamanınızı planlamış olabilirsiniz ama dediğim gibi çok hassas planlar yapmayın, biraz boşluk olsun.<br />
</li>
<li>Diğerlerini kollayın, esirgeyin ve insanları övün …<br />
</li>
<li>Çevrenizde bulunan hiç bir canlıya (bitkiler dahil) kötü davranmayın, kedileri tekmelemeyin, köpekleri zehirlemeyi düşünmeyin, bitkileri ezmeyin, insanları zor duruma düşürmeyin ve bütün canlılara yardımcı olun. Bir de insanları övün, her fırsatta cesaretlendirin … Zaten hayat zor siz daha fazla zorlaştırmayın.<br />
</li>
<li>Her gün bedeninizi çalıştırın …<br />
</li>
<li>Eksersiz yapın, yürüyün, spor yapın … Bir şekilde vücudunuz çalışmalı. Sağlam kafa sağlam vücut ilişkisi laf olsun diye kurulmamıştır.<br />
</li>
<li>Kendinizi geliştirin …<br />
</li>
<li>Hep siz haklı olamazsınız, şu anda bu kadar mükemmel olmanız iyi de olmayabilir ! … Onun için kendinizi geliştirin.<br />
</li>
<li>Hergün mutlaka yeni bir kişiye kendinizi tanıtın …<br />
</li>
<li>Bu sayede etrafınızda bulunan insanların sayısı artacak, onları tanıyacak, onların pozitif yanlarından kendinize pay çıkartabileceksiniz.<br />
</li>
</ul>
<span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3. İş yerinizde değerinizi arttırın</span></span><ul class="mycode_list"><li>Güleryüzlü olun … <br />
</li>
</ul>
Herkese karşı güleryüzlü olun, karşılaştığınız insanlara sıcak davranın.<ul class="mycode_list"><li>3 faydalı fikir üretin …<br />
</li>
</ul>
Önünüzde bulunan 1 ay içinde çalıştığınız yer veya beraber çalıştığınız kişilerin yararına olacak 3 yeni fikir üretin, bunları paylaşın.<ul class="mycode_list"><li>Çalıştığınız yeri daha iyi tanıyın …<br />
</li>
</ul>
Çalıştığınız yer, yaptığı iş, müşterileri, tedarikçileri, ürünleri, sorunları, güçlü veya zayıf yönleri hakkında daha fazla bilgi sahibi olun, araştırın.<ul class="mycode_list"><li>Yardımcı olun …<br />
</li>
</ul>
Arkadaşlarınıza sizden bir şey isteyip istemediklerini, onlara nasıl yardımcı olabileceğinizi sorun. Kısacası biraz “almadan verin”.<ul class="mycode_list"><li>Başkalarının rahat ve huzurunu düşünün …<br />
</li>
</ul>
İş yerleri birer eko – sistem. Bu sistem içinde herkesin var olma ve yaşama hakkının olmasının yanında huzur ve rahat olabilme hakkı da var. Dolayısı ile bunu dikkate alın.<br />
<br />
<span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4. Aile ve dost çevrenizde değerinizi arttırın</span></span><ul class="mycode_list"><li>En az 1 saat …<br />
</li>
</ul>
Evdekilere her gün en az 1 saat ayırın.<ul class="mycode_list"><li>Bir öğlen veya akşam yemeği …<br />
</li>
</ul>
1 ay içinde en az 1 kere aileniz veya dostlarınız ile yemeğe gidin, yemek yiyin.<ul class="mycode_list"><li>Aileniz için haftada bir …<br />
</li>
</ul>
Ailenizin, evinizin ihtiyaç duyduğu şeylerden en az bir tanesini gerçekleştirin.<ul class="mycode_list"><li>Eşinizi takdir edin …<br />
</li>
</ul>
Onun yaptıklarını takdir edin, küçük şeyler olabilir ama dikkate aldığınızı gösterin.<ul class="mycode_list"><li>Ayda bir kez …<br />
</li>
</ul>
Eşinizle baş başa bir gece geçirin.<br />
<br />
<span style="text-decoration: underline;" class="mycode_u"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5. Zihninizi güçlendirin, bilginizi kullanın</span></span><ul class="mycode_list"><li>Her gün gazete başlıkları …<br />
</li>
</ul>
Gazete başlıklarına, haberlere her gün bir göz atın.<ul class="mycode_list"><li>Bu bir ay içinde …<br />
</li>
</ul>
En az bir kişisel gelişim kitabı veya normal kitap okuyun. Not alın.<ul class="mycode_list"><li>Her gün 15 dakika …<br />
</li>
</ul>
Her gün en az 10-15 dakika meditasyon yapın. Meditasyon yapmayı bilmiyorsanız o zaman öğrenin.<ul class="mycode_list"><li>İletişim kurun …<br />
</li>
</ul>
Arkadaşlarınız veya aileniz ile sizleri ilgilendiren konuları konuşmak için vakit ayırın.<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><img src="http://i.hizliresim.com/B2A57v.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: B2A57v.jpg]" class="mycode_img" /></div>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Zihinsel Bariyerleri Kırmanız İçin 20 yol]]></title>
			<link>https://www.siberbilgi.net/konu-zihinsel-bariyerleri-kirmaniz-icin-20-yol-804.html</link>
			<pubDate>Sat, 11 Jun 2016 08:58:23 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.siberbilgi.net/member.php?action=profile&uid=416">merve</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.siberbilgi.net/konu-zihinsel-bariyerleri-kirmaniz-icin-20-yol-804.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Düşünün. Bir sıcak hava balonunun içindesiniz. Yükselmek istiyorsunuz, ancak çok fazla ağırlığınız var. Bulutlar ve güneş size kollarını açmış, onlara kavuşmak için bazı ağırlıklarınızdan kurtulmanız lazım. O zaman şimdi, gökyüzüne ve özgürlüğe kavuşmak için yolculuğa başlayalım; yavaş yavaş ağırlıklarımızdan kurtulalım.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bağlarınızdan kurtulun.</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bazen dünyadaki en saçma şeylere bağlanmış oluruz. Peki neye, ne kadar güçlü bir şekilde bağlandık? Bizi geri mi çekiyor? Acı mı veriyor? İyi bakın. Ona muhtaç değilsiniz. Her bağ çözülebilir.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Suçluluk hissinden kurtulun.</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Suçluluk duygusunu sürdürmenin hayatınıza hiçbir faydası yoktur. Düşünün, suçlu hissetmek şu anda neyi çözüyor? Sizi üzmekten, geriye çekmekten başka ne işe yarıyor şu an?</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Negatif düşünceden kurtulun.</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Negatif düşünceler, sizi karanlık bir enerji alanına kilitler ve bırakır. Sakın negatif düşüncelerin ardına düşmeyin. Sizi ve çevrenizdeki herkesi, tüm düşüncelerinizi etkiler.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kendinizi eleştirmeyi bırakın.</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kendini bilmek güzeldir, ancak sınırları geçmemek gerekir. Düşünün. Eğer olması gerekenden fazla bir şekilde kendinize yükleniyorsanız, bu huyunuzu bırakın. Kendinize karşı nazik olun.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ön yargılarınızdan kurtulun.</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ön yargılar size huzursuz hissettirir, alıngan yapar. Başka insanlarla iyi iletişim kurmanızı engeller.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sürekli düşünmeyi bırakın.</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hiçbir geçerli sebebiniz olmamasına rağmen, bir şeyi yapma konusunda ısrarcı mı davranıyorsunuz? Size artık bir faydası olmadığını düşünüyorsanız, bırakın gitsin.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Başkalarından onay alma ihtiyacınızdan kurtulun.</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bu tutum, ilgi görme isteğidir ve özgüveninizi sarsar. Birey olmanızı engeller.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kendinizi limitlemeyi bırakın.</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hayat limitlerle dolu değildir. Limitleri biz yaratırız, kendi önümüze biz koyarız. Milyonlarca fırsatla dolu dünyanın tadını çıkarın.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kinden kurtulun.</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Her şeyden önce kin, kalbinize zarar verir. Araştırmalar, kalp hastalıklarının daha çok sinirli kişilerde olduğunu gösteriyor.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yarına bırakma huyunuzdan vazgeçin.</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bu davranışın tembellikten kaynaklandığını fark edin ve bu şekilde hissettiğiniz anlarda kendinizi uyarın. Bu huyunuzu aştıkça, yeni başlangıçlar hayatınıza daha kolay girecektir.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Telaşlı düşünceleri bırakın.</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bu tarz hisler, genelde gelecekle alakalı belirsizlikleri içerir. Geçmişteki birçok olumsuzluğun sorumlusu bizsek, gelecekteki olumlu şeylerin nedeni neden biz olmayalım?</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kalp kırıklıklarını geçmişte bırakın.</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kırık bir kalbin iyileşmesi zaman alır; ancak unutmayın, siz o kişiye aşık olarak doğmadınız. Ondan önce de harika bir hayatınız vardı. Aşk sizi var etmedi, siz aşkı var ettiniz. Ve artık onu bırakmanın zamanı geldi.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kötü anılarınızı bırakın.</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Eski kötü günleri hatırlamak, bugünün kötü hislerini de canlandırabilir. Farklı dönemlere ait üzüntüleri birleştirmeyin. Bırakın her biri ait olduğu yerde kalsın.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yarasız şeyleri bırakın.</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hayatınızda çok önemli bir yere sahip olduğunu düşündüğünüz birçok obje var. Bunlardan kurtulun.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kötü arkadaşlardan kurtulun.</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Sizin iyiliğinizi istemeyen, düşüncesiz ve bencil insanları çok iyi tanıyorsunuz. Bırakın. Onlara ihtiyacınız yok.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Geçmişinizin sonucu olduğunuz düşüncesini bırakın.</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">En çok düştüğümüz hatalardan biri, geçmişimiz tarafından yönetildiğimizdir. Bu düşünce, gelecekte gerçekleşebilecek güzel şeylerin ihtimalini düşürmemize sebep olun. Unutmayın, her gün yeni bir başlangıçtır.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kendinizi işinizle/görevinizle tanımlamayı bırakın.</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bu modern hayatın en büyük problemlerinden biri. Birey olmak asıl başarınızdır. Unvanlar değişir; önemli olan ne olduğunuz değil, kim olduğunuzdur.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Zararlı alışkanlıklarınızı bırakın.</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bu tarz alışkanlıklar üreticiliğinizi ve yaratıcılığınızı düşürür. Bu bağımlılık televizyon izlemekten uyuşturucu kullanmaya kadar birçok bağımlılığı içeriyor.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Olayları çok fazla kişisel algılamayı bırakın.</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">İnsanların davranışlarını ve sözlerini üzerimize alınarak, yok yere canımızı sıkabiliriz. Bu his bize kendimizi kötü hissettirir. Hayata biraz dışarıdan bakmayı denemeli, alınmamayı öğrenmeliyiz.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Akıp giden zamanı unutun.</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Stresin en büyük kaynaklarından biri, zaman kaybettiğimizi düşünmemiz. Aslında zaman sadece bizim algımız. Onu sayılara sınırlamak yerine, anı yaşamayı öğrenebilirsek, hiçbir şey için geç kalmadığımızı da görebiliriz.</span><br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="http://i.hizliresim.com/OMEpOz.png" loading="lazy"  alt="[Resim: OMEpOz.png]" class="mycode_img" /></span></div>
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Özlen ÖNCEL</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Düşünün. Bir sıcak hava balonunun içindesiniz. Yükselmek istiyorsunuz, ancak çok fazla ağırlığınız var. Bulutlar ve güneş size kollarını açmış, onlara kavuşmak için bazı ağırlıklarınızdan kurtulmanız lazım. O zaman şimdi, gökyüzüne ve özgürlüğe kavuşmak için yolculuğa başlayalım; yavaş yavaş ağırlıklarımızdan kurtulalım.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bağlarınızdan kurtulun.</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bazen dünyadaki en saçma şeylere bağlanmış oluruz. Peki neye, ne kadar güçlü bir şekilde bağlandık? Bizi geri mi çekiyor? Acı mı veriyor? İyi bakın. Ona muhtaç değilsiniz. Her bağ çözülebilir.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Suçluluk hissinden kurtulun.</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Suçluluk duygusunu sürdürmenin hayatınıza hiçbir faydası yoktur. Düşünün, suçlu hissetmek şu anda neyi çözüyor? Sizi üzmekten, geriye çekmekten başka ne işe yarıyor şu an?</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Negatif düşünceden kurtulun.</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Negatif düşünceler, sizi karanlık bir enerji alanına kilitler ve bırakır. Sakın negatif düşüncelerin ardına düşmeyin. Sizi ve çevrenizdeki herkesi, tüm düşüncelerinizi etkiler.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kendinizi eleştirmeyi bırakın.</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kendini bilmek güzeldir, ancak sınırları geçmemek gerekir. Düşünün. Eğer olması gerekenden fazla bir şekilde kendinize yükleniyorsanız, bu huyunuzu bırakın. Kendinize karşı nazik olun.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Ön yargılarınızdan kurtulun.</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Ön yargılar size huzursuz hissettirir, alıngan yapar. Başka insanlarla iyi iletişim kurmanızı engeller.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Sürekli düşünmeyi bırakın.</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hiçbir geçerli sebebiniz olmamasına rağmen, bir şeyi yapma konusunda ısrarcı mı davranıyorsunuz? Size artık bir faydası olmadığını düşünüyorsanız, bırakın gitsin.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Başkalarından onay alma ihtiyacınızdan kurtulun.</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bu tutum, ilgi görme isteğidir ve özgüveninizi sarsar. Birey olmanızı engeller.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kendinizi limitlemeyi bırakın.</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hayat limitlerle dolu değildir. Limitleri biz yaratırız, kendi önümüze biz koyarız. Milyonlarca fırsatla dolu dünyanın tadını çıkarın.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kinden kurtulun.</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Her şeyden önce kin, kalbinize zarar verir. Araştırmalar, kalp hastalıklarının daha çok sinirli kişilerde olduğunu gösteriyor.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yarına bırakma huyunuzdan vazgeçin.</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bu davranışın tembellikten kaynaklandığını fark edin ve bu şekilde hissettiğiniz anlarda kendinizi uyarın. Bu huyunuzu aştıkça, yeni başlangıçlar hayatınıza daha kolay girecektir.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Telaşlı düşünceleri bırakın.</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bu tarz hisler, genelde gelecekle alakalı belirsizlikleri içerir. Geçmişteki birçok olumsuzluğun sorumlusu bizsek, gelecekteki olumlu şeylerin nedeni neden biz olmayalım?</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kalp kırıklıklarını geçmişte bırakın.</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Kırık bir kalbin iyileşmesi zaman alır; ancak unutmayın, siz o kişiye aşık olarak doğmadınız. Ondan önce de harika bir hayatınız vardı. Aşk sizi var etmedi, siz aşkı var ettiniz. Ve artık onu bırakmanın zamanı geldi.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kötü anılarınızı bırakın.</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Eski kötü günleri hatırlamak, bugünün kötü hislerini de canlandırabilir. Farklı dönemlere ait üzüntüleri birleştirmeyin. Bırakın her biri ait olduğu yerde kalsın.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Yarasız şeyleri bırakın.</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Hayatınızda çok önemli bir yere sahip olduğunu düşündüğünüz birçok obje var. Bunlardan kurtulun.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kötü arkadaşlardan kurtulun.</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Sizin iyiliğinizi istemeyen, düşüncesiz ve bencil insanları çok iyi tanıyorsunuz. Bırakın. Onlara ihtiyacınız yok.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Geçmişinizin sonucu olduğunuz düşüncesini bırakın.</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">En çok düştüğümüz hatalardan biri, geçmişimiz tarafından yönetildiğimizdir. Bu düşünce, gelecekte gerçekleşebilecek güzel şeylerin ihtimalini düşürmemize sebep olun. Unutmayın, her gün yeni bir başlangıçtır.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Kendinizi işinizle/görevinizle tanımlamayı bırakın.</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bu modern hayatın en büyük problemlerinden biri. Birey olmak asıl başarınızdır. Unvanlar değişir; önemli olan ne olduğunuz değil, kim olduğunuzdur.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Zararlı alışkanlıklarınızı bırakın.</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Bu tarz alışkanlıklar üreticiliğinizi ve yaratıcılığınızı düşürür. Bu bağımlılık televizyon izlemekten uyuşturucu kullanmaya kadar birçok bağımlılığı içeriyor.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Olayları çok fazla kişisel algılamayı bırakın.</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">İnsanların davranışlarını ve sözlerini üzerimize alınarak, yok yere canımızı sıkabiliriz. Bu his bize kendimizi kötü hissettirir. Hayata biraz dışarıdan bakmayı denemeli, alınmamayı öğrenmeliyiz.</span><br />
<br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Akıp giden zamanı unutun.</span></span><br />
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Stresin en büyük kaynaklarından biri, zaman kaybettiğimizi düşünmemiz. Aslında zaman sadece bizim algımız. Onu sayılara sınırlamak yerine, anı yaşamayı öğrenebilirsek, hiçbir şey için geç kalmadığımızı da görebiliriz.</span><br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size"><img src="http://i.hizliresim.com/OMEpOz.png" loading="lazy"  alt="[Resim: OMEpOz.png]" class="mycode_img" /></span></div>
<span style="font-size: medium;" class="mycode_size">Özlen ÖNCEL</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Beyin Gücünüzü Geliştirmek İçin 32 Altın Kural]]></title>
			<link>https://www.siberbilgi.net/konu-beyin-gucunuzu-gelistirmek-icin-32-altin-kural-803.html</link>
			<pubDate>Sun, 05 Jun 2016 12:25:41 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.siberbilgi.net/member.php?action=profile&uid=14">ahmetsahin</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.siberbilgi.net/konu-beyin-gucunuzu-gelistirmek-icin-32-altin-kural-803.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><img src="http://i.hizliresim.com/3oj0pM.jpg" loading="lazy"  width="300" height="200" alt="[Resim: 3oj0pM.jpg]" class="mycode_img" />1. Derin Nefes Alın. </span>Daha fazla hava kanınız –yani beyniniz- içerisinde daha fazla oksijen anlamına gelir. Nefesinizi burnunuzdan alın ve mümkün olduğunca diyafram kasınızı kullanarak ciğerlerinizin alt kısmını doldurmaya çalışın. Birkaç kez derin nefes aldığınızda bu sizin hem gevşemenizi sağlar, hem de daha net biçimde düşünebilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2. Meditasyon Yapın. </span>Şu an hemen uygulayabileceğiniz bir meditasyon tekniği, yalnızca gözlerinizi kapayın ve dikkatinizi nefesinize yöneltin. Kaslarınızı gevşetmeniz meditasyonunuza yardımcı olacaktır. Eğer zihniniz gezinmeye başlarsa dikkatinizi yalnızca nefesinize yöneltin. Beş on dakikalık bir meditasyon sizi gevşetir, zihninizi temizler ve özellikle zihinsel bir iş için sizi hazır hale getirir. .<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3. Dik oturun.</span> Duruşunuz bedeninizdeki fizyolojik mekanizmaları ve dolayısıyla zihinsel süreçlerinizi etkiler. Bunu kendi kendinize kanıtlayabilirsiniz. Kafanız öne doğru sarkmış, gözleriniz yere bakar ve ağzınız açık biçimde matematik işlemleri yapmayı ya da bir problem çözmeyi deneyin. Sonra aynı şeyi bir de dik vaziyette otururken, ağzınız kapalı ve karşıya ya da hafifçe yukarıya bakar durumda deneyin. İkincisinde zihninizin çok daha kolay çalıştığını göreceksiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4. Doğru düşünme alışkanlıkları. </span>Birkaç hafta belli bir problem çözme tekniği üzerinde çalışın. Kısa sürede alışkanlık haline geldiğini göreceksiniz. Gördüğünüz her şeyi bir an için yeniden dizayn etmeyi deneyin bu da bir süre sonra alışkanlık haline gelecektir. Bir parça çaba sarf ederek yararlı düşünme alışkanlıkları geliştirebilir ve sonra bunları çabasız biçimde kullanabilirsiniz. Alışkanlığın gücünden yararlanın.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5. Ölü zamanları değerlendirin. </span>Arabayla bir yere giderken, bekleme salonunda beklerken, ya da boş boş otururken geçen zaman değerlendirilmezse ölü olur. En basitinden elimizde bulunan akıllı telefonlar ile arabanızda ya da boş zamanlarınızda yabancı dilde ya da kendi dilinizde bilgilendirici bir şeyler dinleyebilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">6. Yabancı dil öğrenin. </span>Yeni bir dil öğrenmenin beyin işlevlerinde yaş ilerlemesine bağlı olarak gelişen performans kaybını azalttığı görülmüştür.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">7. Konsantrasyon ve farkındalık egzersizleri. </span>Zihninizi dağılmaktan alıkoyduğunuzda konsantrasyon ve net biçimde düşünme kendiliğinden ortaya çıkacaktır. Zihninizdeki karmaşayı izlemeyi ve durdurmayı öğrenin. Zihninizin arka planında sizi belli belirsiz biçimde rahatsız eden şeyler dikkatinizi çektiğinde onları halletmenin yoluna bakın. Bu, aramanız gereken birini arayıp o işten kurtulmak ya da yapacağınız işlerin listesini çıkarmak olabilir. Böylece en azından şimdilik yapacağınız işleri unutabilirsiniz. Biraz pratik yaparak bu sizin için daha kolay bir hale gelir ve düşünme süreçleriniz daha güçlü olur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">8. Yazı yazın. </span>Yazmak zihniniz için çeşitli yönlerden yararlıdır. Belleğinize önemli olan şeyleri söylemenin bir yoludur, böylece gelecekte bazı şeyleri daha kolay hatırlayabilirsiniz. Yazmak düşünme süreçlerinizi netleştirir. Yaratıcılığınızı ve analitik becerilerinizi geliştirmek için iyi bir egzersizdir. Günlükler, parlak fikirlerle ilgili notlar, şiir ve hikayeler yazmak zihninizi güçlendirecektir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">9. Mozart dinleyin. </span>California Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada bir müzik aleti çalan ve koroya katılan çocukların problem çözme ve mekansal düşünebilme konularında diğer çocuklara oranla daha büyük bir gelişme kaydettikleri görüşmüştür. Bir başka araştırmada 36 öğrenciye üç tane mekansal düşünme testi uygulanmış ve ilk testin hemen öncesinde Mozart’ın iki piyano için Re Majör sonatı on dakika süreyle dinletilmiş. İkinci testten önce gevşeme kaseti dinletilmiş, üçüncüden önce ise yalnızca sessizlik içinde oturmuşlar. Bu 36 öğrencinin ortalama skorları şöyle 1. test: 119; 2. test: 111; 3. test: 110.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">10. Uykunuza dikkat edin. </span>Herkesin uyku ihtiyacı birbirinden farklıdır. Kendi ihtiyacınızın altında ya da üstünde uyumayın. Uykunun saatinden çok derinliği önemlidir. Gün içindeki kısa kestirmeler beynin dinlenmesi ve şarj olması için oldukça yararlıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">11. Kafein. </span>Kahve birçok kişi için zihin açıcı özelliğe sahiptir. Ancak fazla miktarda alındığında zihnin çalışmasını olumsuz yönde etkileyebilir. Kafein bazı kişiler için uzun vadede olumsuz yan etkilere sahip olabilir. Ancak kısa vadeli olarak işe yaramaktadır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">12. Şekerden kaçının. </span>Karbonhidratlar genellikle beyninizin bulanıklaşmasına yol açar. Çünkü şeker aldığınızda onu karşılamak için kana insülin salgılanır. Eğer önemli bir zihinsel iş yapacaksanız hemen öncesinde makarna, şeker, beyaz ekmek ve patates cipsi gibi şeylerden sakının.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">13. Hızlı okuma. </span>Birçok kişinin inandığının tersine okuduğunuz şeyi daha hızlı okuduğunuzda onu daha iyi kavrarsınız. Daha kısa sürede daha fazla şey öğrenirsiniz ve hızlı okuma gerçekten çok iyi bir beyin egzersizidir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">14. Spor egzersizleri yapın. </span>Egzersizlerin özellikle uzun vadede beyin gücünü geliştirmesi sürpriz değildir. Fiziksel sağlığınızı olumlu yönde etkileyen her şey doğal olarak beyninizi de olumlu yönde etkileyecektir. Son zamanlarda yapılan araştırmalar 10 dakikalık bir egzersizden sonra bilişsel fonksiyonlarda artış olduğunu göstermektedir. Beyninizi tazelemek istiyorsanız küçük bir yürüyüş ya da birkaç hareket yapabilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">15. Daha etkili biçimde öğrenin.</span> Bir şeyi öğrenmeye karar verdiğinizde hem başlamadan önce, hem öğrenme esnasında, hem de sonrasında notlar alın. Başlamadan önce kendinize “Şu an bu konu hakkında neler biliyorum?” diye sorun. Ve bunları bir kağıda not edin. Bu, zihninizi öğrenmeye hazırlayacaktır. Çalışmayı bitirdikten sonra bir sonraki seans için zihninizde birkaç soru olsun. Ve kendi kendinize “şimdi ne öğrendim?” diye sorun.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">16. Zihninizi netleştirin. </span>Dağınık odalar ve ofisler dağınık düşünmeyi körükler. Zihinsel işler yapacağınız yeri buna uygun biçimde organize edin. Zor bir zihinsel işe başlamadan önce bedeninizi esnetin ve birkaç derin nefes alın.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">17. Eğlendiğiniz bir şeyler yapın. </span>Bu hem stres düzeyinizi düşürmenize hem de beyninizi tazelemenize yardımcı olacaktır. Yalnız burada önemli olan yaptığınız eğlenceli faaliyete aktif olarak katılmanızdır. Televizyon seyretmek böyle bir amaç için uygun değildir. Zihni geliştirici eğlenceli oyunlar oynamak ya da bir hobiyle uğraşmak, kısacası sizi dinlendiren ve eğlendiren bir şeyler yapmak beyninizin daha iyi biçimde düşünmesine yardımcı olacaktır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">18. Beyin egzersizleri yapın. </span>Beyninizi sürekli değişik yönlerde çalıştırın. Bulmaca çözün, satranç oynayın, bir şeyler ezberleyin. Beynin çalıştırılması sürekli yeni nöron bağlantıları geliştirilmesine yol açar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">19. Yeni şeyler öğrenin. </span>Bu beyne egzersiz yaptırmanın bir başka yoludur. Yeni bir şey öğrendiğinizde beyniniz buna uyum sağlamak için yepyeni bağlantılar geliştirmek zorunda kalır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">20. Bir şeyleri iyi yapan insanları modelleyin. </span>Yaratıcı, zeki ve üretken insanlarla birlikte vakit geçirin. Onlardan bir şeyler öğrenmeye çalışın. Onların yaptıklarını yapın ve onların düşündüğü biçimde düşünmeye çalışın. Onların önerilerine dikkatlice kulak verin. Başarılı insanlar genellikle bunu nasıl yaptıklarını bilmez ve kendilerini başarılı görmezler. Onların söylediklerini değil yaptıklarını yapın.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">21. Gülün. </span>Güldüğünüzde salgılanan endorfin sayesinde stres düzeyiniz azalır ve bu da beyin için uzun vadede çok yararlı bir şeydir. Gülmek aynı zamanda sizi yeni fikirlere ve düşüncelere daha açık hale getirir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">22. Oyun oynayın. </span>Beynin uyarılması ölçülebilir yapısal değişikliklere sebep olur. Yeni nöron bağlantıları ortaya çıkar ve yeni beyin hücreleri gelişir. Entelektüel oyunların yanı sıra göz – el koordinasyonunu sağlayan her tür oyun beyni uyarır ve geliştirir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">23. Şarkı söyleyin. </span>Arabanızda yolculuk ederken veya yalnız kaldığınızda üzerinde çalıştığınız konuyla ilgili olarak şarkı söyleyin. Bu sizin sağ beyinle temasa geçmenizi ve onu çalıştırmamızı sağlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">24. Kendinizin farkında olun.</span> Bu beyin gücüyle direk ilgili gibi görünmemekle birlikte çok yakından ilgilidir. Kendinizi daha iyi tanırsanız ego ve duyguların etkilerinden kaçınabilirsiniz. Özellikle bir şeyleri açıklarken ya da tartışırken kendinizi gözlemleyin.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">25. Stresten uzak durum. </span>Özellikle uzun vadeli stresin bedeninizde meydana getirdiği hasarlar bir yana, beyninizi de olumsuz yönde etkilemektedir. Stres düzeyinizi bilinçli olarak azaltmak için gevşeme vb. tekniklerden yararlanın.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">26. Kendinizi eğitin. </span>Çeşitli araştırmalar az eğitimli kişilerin Alzheimer’a daha fazla yakalandığını göstermiştir. Herhangi bir alanda eğitim almak beyninizi daha güçlü hale getirir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">27. Yağdan uzak durun.</span> Laboratuvar araştırmaları yüksek yağ oranıyla beslenen hayvanların daha yavaş öğrendiklerini göstermektedir. Mümkün olduğunca zeytin yağı ve diğer türden sıvı yağları kullanmaya özen gösterin. Doymuş yağlar beyin hücrelerinin gelişiminde olumsuz etki göstermektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">28. Daha az yiyin. </span>Aşırı yemek sindirim için daha fazla kan akışı demektir ve bundan dolayı beyninize daha az kan gider. Bundan dolayı harcadığınız enerjiyle orantılı bir beslenme düzenini benimserseniz bu beyniniz için daha yararlı olacaktır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">29. Şüpheli gıdalardan uzak durun. </span>Aşağıdaki gıdalar beyniniz için zararlı olabilir: Yapay gıda boyaları içeren besinler, yapay tatlandırıcılar, kola, mısır şurubu, yüksek şeker içeren içecekler, hidrojenlendirilmiş yağlar, şeker, beyaz ekmek ve beyaz un içeren diğer ürünler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">30. Kahvaltı edin. </span>Kahvaltı tüm beden için çok önemli bir öğündür. Ve bu konuyla ilgili araştırmalar kahvaltı eden çocukların diğerlerine oranla daha başarılı olduğunu göstermiştir. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">31. Soru sorun. </span>Bu beyninizi formda tutmanın çok iyi bir yoludur. Yalnızca kendi zihniniz içerisinde kalsa bile soru sorma alışkanlığını sürdürün. Zihninize gelen her şeyi sorun ve muhtemel cevaplar üzerinde düşünün.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">32. Beyin gücünüzü geliştirme planı yapın.</span> Yeni alışkanlıkların edinilmesi yirmi ila otuz gün arası bir süre alır. Bu durumda uyguladığınız herhangi bir egzersizi ya da alışkanlık değişimini en azından üç hafta sürdürmelisiniz. Herhangi bir tekniğin etkisini hemen görebilirsiniz. Ama her tür tekniğin uzun vadeli yararları çok daha fazla olacaktır.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><img src="http://i.hizliresim.com/3oj0pM.jpg" loading="lazy"  width="300" height="200" alt="[Resim: 3oj0pM.jpg]" class="mycode_img" />1. Derin Nefes Alın. </span>Daha fazla hava kanınız –yani beyniniz- içerisinde daha fazla oksijen anlamına gelir. Nefesinizi burnunuzdan alın ve mümkün olduğunca diyafram kasınızı kullanarak ciğerlerinizin alt kısmını doldurmaya çalışın. Birkaç kez derin nefes aldığınızda bu sizin hem gevşemenizi sağlar, hem de daha net biçimde düşünebilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">2. Meditasyon Yapın. </span>Şu an hemen uygulayabileceğiniz bir meditasyon tekniği, yalnızca gözlerinizi kapayın ve dikkatinizi nefesinize yöneltin. Kaslarınızı gevşetmeniz meditasyonunuza yardımcı olacaktır. Eğer zihniniz gezinmeye başlarsa dikkatinizi yalnızca nefesinize yöneltin. Beş on dakikalık bir meditasyon sizi gevşetir, zihninizi temizler ve özellikle zihinsel bir iş için sizi hazır hale getirir. .<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">3. Dik oturun.</span> Duruşunuz bedeninizdeki fizyolojik mekanizmaları ve dolayısıyla zihinsel süreçlerinizi etkiler. Bunu kendi kendinize kanıtlayabilirsiniz. Kafanız öne doğru sarkmış, gözleriniz yere bakar ve ağzınız açık biçimde matematik işlemleri yapmayı ya da bir problem çözmeyi deneyin. Sonra aynı şeyi bir de dik vaziyette otururken, ağzınız kapalı ve karşıya ya da hafifçe yukarıya bakar durumda deneyin. İkincisinde zihninizin çok daha kolay çalıştığını göreceksiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">4. Doğru düşünme alışkanlıkları. </span>Birkaç hafta belli bir problem çözme tekniği üzerinde çalışın. Kısa sürede alışkanlık haline geldiğini göreceksiniz. Gördüğünüz her şeyi bir an için yeniden dizayn etmeyi deneyin bu da bir süre sonra alışkanlık haline gelecektir. Bir parça çaba sarf ederek yararlı düşünme alışkanlıkları geliştirebilir ve sonra bunları çabasız biçimde kullanabilirsiniz. Alışkanlığın gücünden yararlanın.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">5. Ölü zamanları değerlendirin. </span>Arabayla bir yere giderken, bekleme salonunda beklerken, ya da boş boş otururken geçen zaman değerlendirilmezse ölü olur. En basitinden elimizde bulunan akıllı telefonlar ile arabanızda ya da boş zamanlarınızda yabancı dilde ya da kendi dilinizde bilgilendirici bir şeyler dinleyebilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">6. Yabancı dil öğrenin. </span>Yeni bir dil öğrenmenin beyin işlevlerinde yaş ilerlemesine bağlı olarak gelişen performans kaybını azalttığı görülmüştür.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">7. Konsantrasyon ve farkındalık egzersizleri. </span>Zihninizi dağılmaktan alıkoyduğunuzda konsantrasyon ve net biçimde düşünme kendiliğinden ortaya çıkacaktır. Zihninizdeki karmaşayı izlemeyi ve durdurmayı öğrenin. Zihninizin arka planında sizi belli belirsiz biçimde rahatsız eden şeyler dikkatinizi çektiğinde onları halletmenin yoluna bakın. Bu, aramanız gereken birini arayıp o işten kurtulmak ya da yapacağınız işlerin listesini çıkarmak olabilir. Böylece en azından şimdilik yapacağınız işleri unutabilirsiniz. Biraz pratik yaparak bu sizin için daha kolay bir hale gelir ve düşünme süreçleriniz daha güçlü olur.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">8. Yazı yazın. </span>Yazmak zihniniz için çeşitli yönlerden yararlıdır. Belleğinize önemli olan şeyleri söylemenin bir yoludur, böylece gelecekte bazı şeyleri daha kolay hatırlayabilirsiniz. Yazmak düşünme süreçlerinizi netleştirir. Yaratıcılığınızı ve analitik becerilerinizi geliştirmek için iyi bir egzersizdir. Günlükler, parlak fikirlerle ilgili notlar, şiir ve hikayeler yazmak zihninizi güçlendirecektir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">9. Mozart dinleyin. </span>California Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada bir müzik aleti çalan ve koroya katılan çocukların problem çözme ve mekansal düşünebilme konularında diğer çocuklara oranla daha büyük bir gelişme kaydettikleri görüşmüştür. Bir başka araştırmada 36 öğrenciye üç tane mekansal düşünme testi uygulanmış ve ilk testin hemen öncesinde Mozart’ın iki piyano için Re Majör sonatı on dakika süreyle dinletilmiş. İkinci testten önce gevşeme kaseti dinletilmiş, üçüncüden önce ise yalnızca sessizlik içinde oturmuşlar. Bu 36 öğrencinin ortalama skorları şöyle 1. test: 119; 2. test: 111; 3. test: 110.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">10. Uykunuza dikkat edin. </span>Herkesin uyku ihtiyacı birbirinden farklıdır. Kendi ihtiyacınızın altında ya da üstünde uyumayın. Uykunun saatinden çok derinliği önemlidir. Gün içindeki kısa kestirmeler beynin dinlenmesi ve şarj olması için oldukça yararlıdır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">11. Kafein. </span>Kahve birçok kişi için zihin açıcı özelliğe sahiptir. Ancak fazla miktarda alındığında zihnin çalışmasını olumsuz yönde etkileyebilir. Kafein bazı kişiler için uzun vadede olumsuz yan etkilere sahip olabilir. Ancak kısa vadeli olarak işe yaramaktadır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">12. Şekerden kaçının. </span>Karbonhidratlar genellikle beyninizin bulanıklaşmasına yol açar. Çünkü şeker aldığınızda onu karşılamak için kana insülin salgılanır. Eğer önemli bir zihinsel iş yapacaksanız hemen öncesinde makarna, şeker, beyaz ekmek ve patates cipsi gibi şeylerden sakının.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">13. Hızlı okuma. </span>Birçok kişinin inandığının tersine okuduğunuz şeyi daha hızlı okuduğunuzda onu daha iyi kavrarsınız. Daha kısa sürede daha fazla şey öğrenirsiniz ve hızlı okuma gerçekten çok iyi bir beyin egzersizidir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">14. Spor egzersizleri yapın. </span>Egzersizlerin özellikle uzun vadede beyin gücünü geliştirmesi sürpriz değildir. Fiziksel sağlığınızı olumlu yönde etkileyen her şey doğal olarak beyninizi de olumlu yönde etkileyecektir. Son zamanlarda yapılan araştırmalar 10 dakikalık bir egzersizden sonra bilişsel fonksiyonlarda artış olduğunu göstermektedir. Beyninizi tazelemek istiyorsanız küçük bir yürüyüş ya da birkaç hareket yapabilirsiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">15. Daha etkili biçimde öğrenin.</span> Bir şeyi öğrenmeye karar verdiğinizde hem başlamadan önce, hem öğrenme esnasında, hem de sonrasında notlar alın. Başlamadan önce kendinize “Şu an bu konu hakkında neler biliyorum?” diye sorun. Ve bunları bir kağıda not edin. Bu, zihninizi öğrenmeye hazırlayacaktır. Çalışmayı bitirdikten sonra bir sonraki seans için zihninizde birkaç soru olsun. Ve kendi kendinize “şimdi ne öğrendim?” diye sorun.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">16. Zihninizi netleştirin. </span>Dağınık odalar ve ofisler dağınık düşünmeyi körükler. Zihinsel işler yapacağınız yeri buna uygun biçimde organize edin. Zor bir zihinsel işe başlamadan önce bedeninizi esnetin ve birkaç derin nefes alın.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">17. Eğlendiğiniz bir şeyler yapın. </span>Bu hem stres düzeyinizi düşürmenize hem de beyninizi tazelemenize yardımcı olacaktır. Yalnız burada önemli olan yaptığınız eğlenceli faaliyete aktif olarak katılmanızdır. Televizyon seyretmek böyle bir amaç için uygun değildir. Zihni geliştirici eğlenceli oyunlar oynamak ya da bir hobiyle uğraşmak, kısacası sizi dinlendiren ve eğlendiren bir şeyler yapmak beyninizin daha iyi biçimde düşünmesine yardımcı olacaktır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">18. Beyin egzersizleri yapın. </span>Beyninizi sürekli değişik yönlerde çalıştırın. Bulmaca çözün, satranç oynayın, bir şeyler ezberleyin. Beynin çalıştırılması sürekli yeni nöron bağlantıları geliştirilmesine yol açar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">19. Yeni şeyler öğrenin. </span>Bu beyne egzersiz yaptırmanın bir başka yoludur. Yeni bir şey öğrendiğinizde beyniniz buna uyum sağlamak için yepyeni bağlantılar geliştirmek zorunda kalır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">20. Bir şeyleri iyi yapan insanları modelleyin. </span>Yaratıcı, zeki ve üretken insanlarla birlikte vakit geçirin. Onlardan bir şeyler öğrenmeye çalışın. Onların yaptıklarını yapın ve onların düşündüğü biçimde düşünmeye çalışın. Onların önerilerine dikkatlice kulak verin. Başarılı insanlar genellikle bunu nasıl yaptıklarını bilmez ve kendilerini başarılı görmezler. Onların söylediklerini değil yaptıklarını yapın.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">21. Gülün. </span>Güldüğünüzde salgılanan endorfin sayesinde stres düzeyiniz azalır ve bu da beyin için uzun vadede çok yararlı bir şeydir. Gülmek aynı zamanda sizi yeni fikirlere ve düşüncelere daha açık hale getirir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">22. Oyun oynayın. </span>Beynin uyarılması ölçülebilir yapısal değişikliklere sebep olur. Yeni nöron bağlantıları ortaya çıkar ve yeni beyin hücreleri gelişir. Entelektüel oyunların yanı sıra göz – el koordinasyonunu sağlayan her tür oyun beyni uyarır ve geliştirir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">23. Şarkı söyleyin. </span>Arabanızda yolculuk ederken veya yalnız kaldığınızda üzerinde çalıştığınız konuyla ilgili olarak şarkı söyleyin. Bu sizin sağ beyinle temasa geçmenizi ve onu çalıştırmamızı sağlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">24. Kendinizin farkında olun.</span> Bu beyin gücüyle direk ilgili gibi görünmemekle birlikte çok yakından ilgilidir. Kendinizi daha iyi tanırsanız ego ve duyguların etkilerinden kaçınabilirsiniz. Özellikle bir şeyleri açıklarken ya da tartışırken kendinizi gözlemleyin.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">25. Stresten uzak durum. </span>Özellikle uzun vadeli stresin bedeninizde meydana getirdiği hasarlar bir yana, beyninizi de olumsuz yönde etkilemektedir. Stres düzeyinizi bilinçli olarak azaltmak için gevşeme vb. tekniklerden yararlanın.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">26. Kendinizi eğitin. </span>Çeşitli araştırmalar az eğitimli kişilerin Alzheimer’a daha fazla yakalandığını göstermiştir. Herhangi bir alanda eğitim almak beyninizi daha güçlü hale getirir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">27. Yağdan uzak durun.</span> Laboratuvar araştırmaları yüksek yağ oranıyla beslenen hayvanların daha yavaş öğrendiklerini göstermektedir. Mümkün olduğunca zeytin yağı ve diğer türden sıvı yağları kullanmaya özen gösterin. Doymuş yağlar beyin hücrelerinin gelişiminde olumsuz etki göstermektedir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">28. Daha az yiyin. </span>Aşırı yemek sindirim için daha fazla kan akışı demektir ve bundan dolayı beyninize daha az kan gider. Bundan dolayı harcadığınız enerjiyle orantılı bir beslenme düzenini benimserseniz bu beyniniz için daha yararlı olacaktır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">29. Şüpheli gıdalardan uzak durun. </span>Aşağıdaki gıdalar beyniniz için zararlı olabilir: Yapay gıda boyaları içeren besinler, yapay tatlandırıcılar, kola, mısır şurubu, yüksek şeker içeren içecekler, hidrojenlendirilmiş yağlar, şeker, beyaz ekmek ve beyaz un içeren diğer ürünler.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">30. Kahvaltı edin. </span>Kahvaltı tüm beden için çok önemli bir öğündür. Ve bu konuyla ilgili araştırmalar kahvaltı eden çocukların diğerlerine oranla daha başarılı olduğunu göstermiştir. <br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">31. Soru sorun. </span>Bu beyninizi formda tutmanın çok iyi bir yoludur. Yalnızca kendi zihniniz içerisinde kalsa bile soru sorma alışkanlığını sürdürün. Zihninize gelen her şeyi sorun ve muhtemel cevaplar üzerinde düşünün.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">32. Beyin gücünüzü geliştirme planı yapın.</span> Yeni alışkanlıkların edinilmesi yirmi ila otuz gün arası bir süre alır. Bu durumda uyguladığınız herhangi bir egzersizi ya da alışkanlık değişimini en azından üç hafta sürdürmelisiniz. Herhangi bir tekniğin etkisini hemen görebilirsiniz. Ama her tür tekniğin uzun vadeli yararları çok daha fazla olacaktır.]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Öğrenmek İstemediğimiz 7 Basit Hayat Dersi]]></title>
			<link>https://www.siberbilgi.net/konu-ogrenmek-istemedigimiz-7-basit-hayat-dersi-800.html</link>
			<pubDate>Sat, 20 Feb 2016 10:36:33 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.siberbilgi.net/member.php?action=profile&uid=5">delidumrul</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.siberbilgi.net/konu-ogrenmek-istemedigimiz-7-basit-hayat-dersi-800.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hayat Dersi 1:</span><br />
<br />
Zaman geçtikçe çevremizde gerçekten yakınlık duyduğumuz insan sayısı azalacaktır. Her sosyal ortamda çevresinde onlarca insan gördüğümüz kişilerin genelde gerçekten yakın arkadaşı yoktur, çünkü birçok kişiyle yüzeysel iletişimde bulunurlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hayat Dersi 2:</span><br />
<br />
Bazen geniş çevremizde yakın hissettiğimiz insanlar bile arkamızdan konuşabilir. İnsanlar arkanızdan konuşacaktır da. “Ağız torba değil ki, büzesin.” bu bağlamda çok gerçekçi bir atasözüdür. Önemli olan, konuşulanlar ve konuşanlar karşısında sükunetinizi koruyabilmek, ve o insanların arkasından konuşarak veya kötü lafla geri atakta bulunmamaktır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hayat Dersi 3:</span><br />
<br />
Hoşlandığınız veya sevdiğiniz insanın size hiç bir borcu yok. Sadece siz ona duygular besliyorsunuz diye, sizin duygularınıza karşılık vermek zorunda değil. Dolayısıyla, size sizinle ilgilenmediğini açıkça belirtmiş olan bir insana ters veya agresif davranarak sadece kendi itibarınızı zedelersiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hayat Dersi 4:</span><br />
<br />
Sevdiğiniz biri veya yakınlık duyduğunuz bir insanın morali bozuksa, ve size dert yanıyorsa onu dinlemekten başka daha iyi yapabileceğiniz birşey yok. Durumu değiştirmesi için uzunca dil dökebilirsiniz, ama bir insanın yaşamındaki bir gerçeği değiştirmesi için öncelikle o konu hakkında farkındalığa varması gerekir. Sizin sözleriniz o kişinin farkındalığa varması için itici bir güç olacaktır, ancak sürekli söylerseniz o itici güç ters tepebilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hayat Dersi 5:</span><br />
<br />
Sizi kötü hissettiren insanların yanında isterseniz dünyanın en şık kıyafetlerini giyin, isterseniz dilediğiniz herşeyi başarmış olun, o insanlar yine bir şekilde sizi kötü hissettirecektir. Böyle insanlardan uzaklaşın. Ve unutmayın, sizin kendinize biçtiğiniz değer, giydiğiniz kıyafetlerle veya kazandığınız statüyle artmayacaktır. Öncelikle iç dünyanızı zenginleştirin, dış dünyanız doğal olarak zenginleşir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hayat Dersi 6:</span><br />
<br />
Vücudunuzla mutlu olun. Eğer sizi hareket edemeyecek kadar engelliyorsa veya kıyafetlerin içinde rahat hissetmiyorsanız, şikayet etmeyi bırakın. Hareket edin. Yediklerinizi değiştirin. Ağız tadınızı değiştirin. Yemeğe bir rahatlama aracı olarak sığınmayı bırakın. Rahatlamak için harekete sığının. Kendinizi koşarak dışarı atın.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hayat Dersi 7:</span><br />
<br />
İnsanlar sizi her etkinliğe davet etmeyebilir. Bazen bunu cidden unutkanlıklarından, bazen de kasten sizi dahil etmek istemedikleri için yapabilirler. İnsanların bu davranışına burun kıvırıp, surat asmak yerine sizi neden çağırmadıklarına dair sizi sorgulayın. Bu insanlar sizin gerçekten bir arada bulunmak istediğiniz insanlar mı? Hayır ise, dert etmeyin. Kendinizi daha iyi ifade edebileceğiniz başka insanlarla bir ömür boyu tanışırsınız. Eğer cevabınız evet ise, neden sizi aralarında istemeyebileceklerini bir düşünün. Bazen bu tarz küçük gafların altında kendi partnerlerimize dair çok iyi ipuçları bulabiliriz.<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><img src="http://i.hizliresim.com/D4O8yz.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: D4O8yz.jpg]" class="mycode_img" /></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hayat Dersi 1:</span><br />
<br />
Zaman geçtikçe çevremizde gerçekten yakınlık duyduğumuz insan sayısı azalacaktır. Her sosyal ortamda çevresinde onlarca insan gördüğümüz kişilerin genelde gerçekten yakın arkadaşı yoktur, çünkü birçok kişiyle yüzeysel iletişimde bulunurlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hayat Dersi 2:</span><br />
<br />
Bazen geniş çevremizde yakın hissettiğimiz insanlar bile arkamızdan konuşabilir. İnsanlar arkanızdan konuşacaktır da. “Ağız torba değil ki, büzesin.” bu bağlamda çok gerçekçi bir atasözüdür. Önemli olan, konuşulanlar ve konuşanlar karşısında sükunetinizi koruyabilmek, ve o insanların arkasından konuşarak veya kötü lafla geri atakta bulunmamaktır.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hayat Dersi 3:</span><br />
<br />
Hoşlandığınız veya sevdiğiniz insanın size hiç bir borcu yok. Sadece siz ona duygular besliyorsunuz diye, sizin duygularınıza karşılık vermek zorunda değil. Dolayısıyla, size sizinle ilgilenmediğini açıkça belirtmiş olan bir insana ters veya agresif davranarak sadece kendi itibarınızı zedelersiniz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hayat Dersi 4:</span><br />
<br />
Sevdiğiniz biri veya yakınlık duyduğunuz bir insanın morali bozuksa, ve size dert yanıyorsa onu dinlemekten başka daha iyi yapabileceğiniz birşey yok. Durumu değiştirmesi için uzunca dil dökebilirsiniz, ama bir insanın yaşamındaki bir gerçeği değiştirmesi için öncelikle o konu hakkında farkındalığa varması gerekir. Sizin sözleriniz o kişinin farkındalığa varması için itici bir güç olacaktır, ancak sürekli söylerseniz o itici güç ters tepebilir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hayat Dersi 5:</span><br />
<br />
Sizi kötü hissettiren insanların yanında isterseniz dünyanın en şık kıyafetlerini giyin, isterseniz dilediğiniz herşeyi başarmış olun, o insanlar yine bir şekilde sizi kötü hissettirecektir. Böyle insanlardan uzaklaşın. Ve unutmayın, sizin kendinize biçtiğiniz değer, giydiğiniz kıyafetlerle veya kazandığınız statüyle artmayacaktır. Öncelikle iç dünyanızı zenginleştirin, dış dünyanız doğal olarak zenginleşir.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hayat Dersi 6:</span><br />
<br />
Vücudunuzla mutlu olun. Eğer sizi hareket edemeyecek kadar engelliyorsa veya kıyafetlerin içinde rahat hissetmiyorsanız, şikayet etmeyi bırakın. Hareket edin. Yediklerinizi değiştirin. Ağız tadınızı değiştirin. Yemeğe bir rahatlama aracı olarak sığınmayı bırakın. Rahatlamak için harekete sığının. Kendinizi koşarak dışarı atın.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hayat Dersi 7:</span><br />
<br />
İnsanlar sizi her etkinliğe davet etmeyebilir. Bazen bunu cidden unutkanlıklarından, bazen de kasten sizi dahil etmek istemedikleri için yapabilirler. İnsanların bu davranışına burun kıvırıp, surat asmak yerine sizi neden çağırmadıklarına dair sizi sorgulayın. Bu insanlar sizin gerçekten bir arada bulunmak istediğiniz insanlar mı? Hayır ise, dert etmeyin. Kendinizi daha iyi ifade edebileceğiniz başka insanlarla bir ömür boyu tanışırsınız. Eğer cevabınız evet ise, neden sizi aralarında istemeyebileceklerini bir düşünün. Bazen bu tarz küçük gafların altında kendi partnerlerimize dair çok iyi ipuçları bulabiliriz.<br />
<div style="text-align: center;" class="mycode_align"><img src="http://i.hizliresim.com/D4O8yz.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: D4O8yz.jpg]" class="mycode_img" /></div>]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>