<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[siberbilgi - Filistin]]></title>
		<link>https://www.siberbilgi.net/</link>
		<description><![CDATA[siberbilgi - https://www.siberbilgi.net]]></description>
		<pubDate>Tue, 05 May 2026 15:19:40 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Filisitin Direnişi ile ilgili müthiş bir klip]]></title>
			<link>https://www.siberbilgi.net/konu-filisitin-direnisi-ile-ilgili-muthis-bir-klip-609.html</link>
			<pubDate>Mon, 21 Jul 2014 21:43:51 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.siberbilgi.net/member.php?action=profile&uid=14">ahmetsahin</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.siberbilgi.net/konu-filisitin-direnisi-ile-ilgili-muthis-bir-klip-609.html</guid>
			<description><![CDATA[<img src="http://i.imgur.com/wai5M6U.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: wai5M6U.jpg]" class="mycode_img" />Terörist israilin yaptığı son katliamlara özgürlükçü ve insan haklarına saygılı batılı devletler sessiz kalmaya ve içten içe desteklmeye devam etsede, bazı vatandaşlar hala insan oldukarının farkına vararak kendilerince birşeyler yapmaya çalışıyorlar, bularda bir taneside aşıgaki videosunu verdiğimiz mütiş bir klip...<br />
<iframe class="my-code-iframe" width="560" height="315" src="//www.youtube.com/embed/szJ5xHbkBDc" frameborder="0" allowfullscreen></iframe><br />
 <br />
<br />
 ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<img src="http://i.imgur.com/wai5M6U.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: wai5M6U.jpg]" class="mycode_img" />Terörist israilin yaptığı son katliamlara özgürlükçü ve insan haklarına saygılı batılı devletler sessiz kalmaya ve içten içe desteklmeye devam etsede, bazı vatandaşlar hala insan oldukarının farkına vararak kendilerince birşeyler yapmaya çalışıyorlar, bularda bir taneside aşıgaki videosunu verdiğimiz mütiş bir klip...<br />
<iframe class="my-code-iframe" width="560" height="315" src="//www.youtube.com/embed/szJ5xHbkBDc" frameborder="0" allowfullscreen></iframe><br />
 <br />
<br />
 ]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Mavi Marmara Kafilesi Libya sınırında engellendi]]></title>
			<link>https://www.siberbilgi.net/konu-mavi-marmara-kafilesi-libya-sinirinda-engellendi-372.html</link>
			<pubDate>Wed, 13 Mar 2013 12:18:03 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.siberbilgi.net/member.php?action=profile&uid=14">ahmetsahin</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.siberbilgi.net/konu-mavi-marmara-kafilesi-libya-sinirinda-engellendi-372.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mavi Marmara Kafilesi Libya sınırında engellendi</span></span></span><br />
<img src="http://i.imgur.com/y9a4HIX.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: y9a4HIX.jpg]" class="mycode_img" /> <span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İsrail'in son Gazze saldırılarında zarar gören Filistinlilere tıbbi yardım götüren ''Mavi Marmara Kafilesi'', Libya sınırında aktivistlerin vizesi olmadığı için engellendi.</span></span><br />
</span><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size"><br />
</span>İngiltere'den yola çıkan ve Gazze'ye tıbbi yardım taşıyan ''Mavi Marmara Kafilesi'' adındaki 11 araçlık konvoy, Fransa, İspanya, Fas, Cezayir ve Tunus'un ardından Libya sınırına ulaştığında vize engeline takıldı.</span><br />
<br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Libya gümrük görevlileri, konvoydaki İngiliz, ABD ve İrlanda vatandaşlarının vizeleri olmadığı için ülkeye giremeyeceklerini, tekrar Tunus'a dönmeleri gerektiğini ifade etti.</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span><br />
<br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Konvoyun organizatörlerinden İhsan Şemruh, konvoya eşlik eden AA muhabirine yaptığı açıklamada, ''Libyalı yetkililerin tavrı bizi tam anlamıyla hayal kırıklığına uğrattı. Biz Libya'dan çok şey bekliyorduk. Güzergah üzerinde en kolay durağımızın Libya olacağını tasarlamıştık. Devrim sonrası Libya'da böyle bir güne tanık olmak cidden şaşırtıcı'' dedi.</span><br />
<br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Şemruh ayrıca, ''İngiltere'den yola çıkıp, Fransa, İtalya, İspanya, Fas, Cezayir ve Tunus yollarında çektiğimiz onca sıkıntı, açlık ve yorgunluktan sonra Libyalı yetkililerin aylarca hazırlık yaparak oluşturduğumuz, tıbbi yardım taşıyan bu konvoya izin vermelerini ve Mısır üzerinden sağ salim Gazzeli dostlarımıza ulaşmayı umuyoruz. Bu konvoy Gazze'ye uygulanan ambargonun kaldırılması için bir mesaj taşıyor'' ifadesini kullandı.</span><br />
<br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Türkiye'den Gazze'ye yardım götüren ''Mavi Marmara'' gemisinden hareketle ''Mavi Marmara Kafilesi'' adı verilen yardım konvoyu, İsrail'in Gazze ambargosunu kırmak için 25 Şubat'ta İngiltere'den yola çıkmıştı.</span><br />
<br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Toplam 25 aktivistin eşlik ettiği konvoyda, tıbbi yardım, oyuncak ve bilgisayar malzemesi taşıyan, ambulans ve okul servisi olarak kullanılacak 11 araç yer alıyor.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">TIMETURK / Haber Merkezi</span></span><br />
<br />
<br />
</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><br />
<br />
<br />
</span><br />
</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Mavi Marmara Kafilesi Libya sınırında engellendi</span></span></span><br />
<img src="http://i.imgur.com/y9a4HIX.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: y9a4HIX.jpg]" class="mycode_img" /> <span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İsrail'in son Gazze saldırılarında zarar gören Filistinlilere tıbbi yardım götüren ''Mavi Marmara Kafilesi'', Libya sınırında aktivistlerin vizesi olmadığı için engellendi.</span></span><br />
</span><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size"><br />
</span>İngiltere'den yola çıkan ve Gazze'ye tıbbi yardım taşıyan ''Mavi Marmara Kafilesi'' adındaki 11 araçlık konvoy, Fransa, İspanya, Fas, Cezayir ve Tunus'un ardından Libya sınırına ulaştığında vize engeline takıldı.</span><br />
<br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Libya gümrük görevlileri, konvoydaki İngiliz, ABD ve İrlanda vatandaşlarının vizeleri olmadığı için ülkeye giremeyeceklerini, tekrar Tunus'a dönmeleri gerektiğini ifade etti.</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"> </span><br />
<br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Konvoyun organizatörlerinden İhsan Şemruh, konvoya eşlik eden AA muhabirine yaptığı açıklamada, ''Libyalı yetkililerin tavrı bizi tam anlamıyla hayal kırıklığına uğrattı. Biz Libya'dan çok şey bekliyorduk. Güzergah üzerinde en kolay durağımızın Libya olacağını tasarlamıştık. Devrim sonrası Libya'da böyle bir güne tanık olmak cidden şaşırtıcı'' dedi.</span><br />
<br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Şemruh ayrıca, ''İngiltere'den yola çıkıp, Fransa, İtalya, İspanya, Fas, Cezayir ve Tunus yollarında çektiğimiz onca sıkıntı, açlık ve yorgunluktan sonra Libyalı yetkililerin aylarca hazırlık yaparak oluşturduğumuz, tıbbi yardım taşıyan bu konvoya izin vermelerini ve Mısır üzerinden sağ salim Gazzeli dostlarımıza ulaşmayı umuyoruz. Bu konvoy Gazze'ye uygulanan ambargonun kaldırılması için bir mesaj taşıyor'' ifadesini kullandı.</span><br />
<br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Türkiye'den Gazze'ye yardım götüren ''Mavi Marmara'' gemisinden hareketle ''Mavi Marmara Kafilesi'' adı verilen yardım konvoyu, İsrail'in Gazze ambargosunu kırmak için 25 Şubat'ta İngiltere'den yola çıkmıştı.</span><br />
<br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size">Toplam 25 aktivistin eşlik ettiği konvoyda, tıbbi yardım, oyuncak ve bilgisayar malzemesi taşıyan, ambulans ve okul servisi olarak kullanılacak 11 araç yer alıyor.</span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">TIMETURK / Haber Merkezi</span></span><br />
<br />
<br />
</span><span style="font-size: small;" class="mycode_size"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><br />
<br />
<br />
</span><br />
</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İsrail'den 24 yıl sonra suikast itirafı]]></title>
			<link>https://www.siberbilgi.net/konu-israil-den-24-yil-sonra-suikast-itirafi-350.html</link>
			<pubDate>Sun, 23 Dec 2012 13:25:38 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.siberbilgi.net/member.php?action=profile&uid=8">intikamcı</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.siberbilgi.net/konu-israil-den-24-yil-sonra-suikast-itirafi-350.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İsrail'den 24 yıl sonra suikast itirafı</span></span></span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font">İsrail, Filistin Kurtuluş Örgütü’nü Yaser Arafat ile birlikte kuran Ebu Cihad’ı öldürdüğünü 24 yıl sonra itirafetti. </span><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><img src="http://i.imgur.com/YV7tb.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: YV7tb.jpg]" class="mycode_img" /><br />
<br />
</span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><br />
</span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><br />
</span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><br />
</span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font">KUDÜS - Filistin Kurtuluş Örgütü’nün (FKÖ) kurucularından Ebu Cihad’ın, 1988 yılında İsrail tarafından öldürüldüğü kesinleşti.İsrail, "Ebu Cihad” lakaplı" Halil el-Vezir'e yönelik suikastı düzenlediğini ilk kez kabul etti.</span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><br />
</span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font">İsrail Askeri Sansür Heyeti, Ebu Cihad’ı öldüren İsrailli komando birliğinin komutanı Nahum Lev’in Yedioth Ahronoth gazetesiyle yaptığı ve bugüne kadar yayımlanamayan röportaja, yıllar sonra izin vererek bu konudaki gizliliği kaldırmış oldu.</span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><br />
</span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font">2000 yılında ölmeden önce gazeteye konuşan Nahum Lev’e göre, operasyon Mossad tarafından planlandı ve "Sayeret Matkal" adlı elit komando birliği tarafından gerçekleştirildi.</span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><br />
</span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font">“Operasyona katılan 26 komando, Tunus’ta bir plaja ayak bastıktan sonra iki gruba ayrıldı" diyen Lev, "Ertesi gün kendisinin ve kadın kılığında bir başka komandonun akşam gezmesine çıkmış karı-koca gibi Ebu Cihad’ın bulunduğu eve yaklaştığını" anlattı.</span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><br />
</span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font">Nahum Lev, öne evin önündeki korumayı vurduklarını, ardından da ikinci kata çıkarak Ebu Cihad'ı öldürdüklerini kaydetti.</span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font">Arafat’ın en yakın adamı ve Filistin Kurtuluş Örgütü’nün iki numaralı ismi olan Ebu Cihad, 1987’de başlatılan İntifada’nın da başını çekmişti</span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font">.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İsrail'den 24 yıl sonra suikast itirafı</span></span></span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font">İsrail, Filistin Kurtuluş Örgütü’nü Yaser Arafat ile birlikte kuran Ebu Cihad’ı öldürdüğünü 24 yıl sonra itirafetti. </span><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><img src="http://i.imgur.com/YV7tb.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: YV7tb.jpg]" class="mycode_img" /><br />
<br />
</span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><br />
</span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><br />
</span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><br />
</span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font">KUDÜS - Filistin Kurtuluş Örgütü’nün (FKÖ) kurucularından Ebu Cihad’ın, 1988 yılında İsrail tarafından öldürüldüğü kesinleşti.İsrail, "Ebu Cihad” lakaplı" Halil el-Vezir'e yönelik suikastı düzenlediğini ilk kez kabul etti.</span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><br />
</span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font">İsrail Askeri Sansür Heyeti, Ebu Cihad’ı öldüren İsrailli komando birliğinin komutanı Nahum Lev’in Yedioth Ahronoth gazetesiyle yaptığı ve bugüne kadar yayımlanamayan röportaja, yıllar sonra izin vererek bu konudaki gizliliği kaldırmış oldu.</span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><br />
</span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font">2000 yılında ölmeden önce gazeteye konuşan Nahum Lev’e göre, operasyon Mossad tarafından planlandı ve "Sayeret Matkal" adlı elit komando birliği tarafından gerçekleştirildi.</span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><br />
</span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font">“Operasyona katılan 26 komando, Tunus’ta bir plaja ayak bastıktan sonra iki gruba ayrıldı" diyen Lev, "Ertesi gün kendisinin ve kadın kılığında bir başka komandonun akşam gezmesine çıkmış karı-koca gibi Ebu Cihad’ın bulunduğu eve yaklaştığını" anlattı.</span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><br />
</span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font">Nahum Lev, öne evin önündeki korumayı vurduklarını, ardından da ikinci kata çıkarak Ebu Cihad'ı öldürdüklerini kaydetti.</span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font">Arafat’ın en yakın adamı ve Filistin Kurtuluş Örgütü’nün iki numaralı ismi olan Ebu Cihad, 1987’de başlatılan İntifada’nın da başını çekmişti</span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font">.</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Mutlaka OKU Gözyaşlarınızı Tutamayacaksınız...]]></title>
			<link>https://www.siberbilgi.net/konu-mutlaka-oku-gozyaslarinizi-tutamayacaksiniz-288.html</link>
			<pubDate>Thu, 22 Nov 2012 18:16:28 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.siberbilgi.net/member.php?action=profile&uid=1">mevthawk</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.siberbilgi.net/konu-mutlaka-oku-gozyaslarinizi-tutamayacaksiniz-288.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Mutlaka OKU Gözyaşlarınızı Tutamayacaksınız...</span></span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size"><br />
</span></span><img src="http://i.imgur.com/1yiqy.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 1yiqy.jpg]" class="mycode_img" /> <span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Filistin'de soğuk ve sisli bir geceydi... Zeyd dükkanını kapatmış, evine doğru gidiyordu... Az ilerde iki israil askerinin bir evden kahkaha atarak çıktığına şahit oldu... Biraz yürüyüp evin önüne geldiğinde içinden bir ses ne olup bittiğine bakmasını söylüyordu... Açık olan kapıdan içeri doğru baktı... "Kimse yok mu?" diye seslendi... Çıt çıkmıyordu<br />
... İçeri girdi... Odaya<br />
doğru yöneldi... Olduğu yerde kalakalmıştı... Odada bir çift vurulmuş yerde yatıyordu... Bir süre hareketsiz kaldı... Sonra kendini toparlayıp yanlarına yaklaştı.. Vücutları delik deşik olmuştu kursunlarla... Nabızlarını yokladı... Şehit olmuştu ikisi de... Yetkililere haber vermek için hemen yerinden kalktı... Tam dış kapıya yönelmişken bir inilti işitti... Dönüp yerde yatanlara baktı... Onlardan gelmiyordu ses... Diğer odaya yöneldi... Köşede oturmuş bir genç kız duruyordu... Üstü başı perişan haldeydi... Aklını kaçırmış gibi gözlerini bir yere dikmiş, sallanarak tuhaf sesler çıkarıyordu...<br />
<br />
Zeyd yanına doğru gitti kızın... Şokta olduğunu anlamıştı... Kolay değildi gözünün önünde annesi ve babası öldürülmüştü...<br />
<br />
+ İyi misin...?<br />
- ......<br />
+ Yaran falan var mı...?<br />
- ......<br />
+ Adın ne senin....?<br />
- .......<br />
+ Üzülme...! Onlar şehit oldular, cennete gittiler... Benim annem, babam, kardeşim de şehit oldular...<br />
<br />
Cevap vermiyordu hiçbir soruya... Tir tir titriyordu... Zeyd ceketini çıkardı, kızın omzuna atmak istedi... Genç kız tek hamleyle ayağa kalktı birden... Kendisinden korktuğunu zannetti Zeyd... Onun için kalkmamıştı yerinden... Dolabı açtı hemen... Elbiseleri dağıtıp altındaki silahı aldı... Babasının silahıydı bu... Kafasına dayadı... Zeyd neye uğradığını şaşırmıştı...<br />
<br />
+ Durrrr...! Ne yapıyorsun sen...?<br />
- Rahat bırak beni... Artık yaşamak istemiyorum...<br />
+ ALLAH'ın verdiği canı sen alamazsın...<br />
- Yaşamak istemiyorum dedim...<br />
+ Onlar cennete gittiler, ne diye isyan ediyorsun...<br />
- Tabi ya cennete gittiler, şehit oldular.. Ben niye olmadım.. Çünkü günahkârım... Bu leke ile yaşayamam artık...<br />
+ Ne diyorsun sen...? Verdiği emaneti aldı ALLAH...<br />
- Beni de bu leke ile dünyada bıraktı, dedi ve tetiği çekmeye yeltendi kız...<br />
+ Dur yapma..! Sen de şehit olursun belki...<br />
- Ben şehit olamam, leş olurum ancak...<br />
+ Bırak artık şu silahı, deyip bağırdı Zeyd...<br />
<br />
Kız bu defa sesini daha da yükselterek ;<br />
<br />
- Lanet olası herif bana tecavüz etti tecavüz... Nasıl yaşarım ben bu lekeyle...! ALLAH onları cennete aldı, bana da bunu layık gördü işte...<br />
+ Bu senin günahın değil.. Rabbim bunun için sana günah yazmaz.. Tecavüz etmişler, kendi isteğinle olmamış... Rabbimin karşısında günah işlemiş değilsin...<br />
- Niye anlamak istemiyorsun be adam...! Insanların yüzüne nasıl bakarım... Evlenirsem eşime bunu nasıl izah ederim... Bir siyonist tarafından tecavüze uğrayan birini kim eş olarak kabul eder...<br />
+ Bennn...<br />
<br />
Zeyd'in ağzından nasıl çıkmıştı bu kelime.. Kendisi de anlamadı... Bir süre sessizlik oldu... Devam etti Zeyd...<br />
<br />
+ Evlenirim seninle.. Kimseye söylemeyiz bu yaşadıklarını.. Rabbim, senin ve benim aramda kalır...<br />
<br />
Genç kız sakinleşmişti biraz... Silahı indirdi yavaş yavaş... Zeyd devam etti..<br />
<br />
+ Başka kimsen var mı senin...? Dayın, deden, amcan...?<br />
- Amcam var...<br />
+ Cenazeden sonra gelip seni isterim, güven bana... Filistinli sözü veriyorum sana...<br />
<br />
Başını eğdi kız peki dercesine... Zeyd müsaade istedi, yetkilileri çağıracaktı...<br />
<br />
+ Adın neydi senin...?<br />
- Sümeyye...<br />
+ Sümeyye... İslam'ın ilk şehidinin adı... Rabbim sana da şehadet şerbetini içirecek, göreceksin...<br />
<br />
Bir ay geçmişti aradan... Zeyd Sümeyye'yi amcasından istedi... Nikahları kıyıldı... Ve evliliğe ilk adımları attılar...<br />
<br />
Her ikisi de öksüz, her ikisi de yetimdi... Birbirlerini öyle sahiplendiler ki artık onları ölüm dışında bir şey ayıramazdı... Günler böylece geçip gidiyordu... Savaş devam ediyor, çiçekler solup çiçekler açıyordu... Bir çiçek de Zeyd'in evinde açacaktı... Hamileydi Sümeyye... Aileye biri daha katılacaktı... Zeyd şimdiden ona hangi cihad hikayelerini anlatacağını hayal ediyordu... Mücahid/e yetiştirmek istiyordu evladını... Filistin'in öyle evlatlara ihtiyacı vardı çünkü...<br />
<br />
Bir akşam Sümeyye geç saate kadar bekledi eşini.. Gelmemişti... Hiç böyle yapmazdı... Başına bir şey mi geldi korkusu yiyip bitiriyordu Sümeyye'yi... Son günlerde saldırılar da iyice artmıştı... Kapı çalındı , koşarak açtı kapıyı.. Eşini görmek ümidiyle... Ama eşi değil Onun arkadaşıydı kapıda başı önde duran...<br />
<br />
+ Buyur Mustafa abi...<br />
- Yenge, nasıl söylenir bilmiyorum...<br />
+ Zeyd'e bir şey mi oldu, vurdular mı Onu...?<br />
- Hayır yenge, korkma hemen.. Askerler götürdü Zeyd'i... Tutukladılar... Bir askerin çocuğa vurduğunu görünce müdahele etti, hemen aldılar içeri... Çıkar merak etme, dua et...<br />
+ Sağol Mustafa abi, diyerek vedalaştılar...<br />
<br />
Ağlamaktan uyuyamamıştı Sümeyye... Ya hiç gelmezse...!<br />
<br />
Zeyd için sıkıntılı hapishane hayatı başlamıştı... Küçücük bir hücreye kapattılar Onu... Soğuktu... Ne altında ne üstünde bir örtü vardı... Taşların üzerinde geçiyordu gündüzü gecesi... Verdikleri çeyrek ekmek, bir bardak da suydu... Daracık hücresinde namaz kılmakta da zorlanıyordu Zeyd... Çoğu zaman duvar taşları ile teyemmüm ederek abdest alıyor, iki büklüm namaz kılıyordu.. Namaz kıldığını gören askerler her defasında gelip öldüresiye dövüp işkence ediyordu.. Yılmıyordu Zeyd... Bunlar imtihandı... Ve bu imtihandan kurtulacaktı bir gün... Cebinde sakladığı küçük Kuran-ı Kerim vardı.. Gizli gizli onu okuyordu... Gece ışık olmadığı için gündüz okuyor, gece de ezber yapıyordu... Tuvalet için dışarı çıkmak istediğinde mecburen yanına alıyordu.. Biliyordu Onunla tuvalete girilmezdi.. Ama mecburdu, girdiğinde hüngür hüngür ağlardı "Rabbim beni affet" diye...<br />
<br />
Günler günleri kovaladı... Eşinden bihaber yaşamak kahrediyordu Zeyd'i... Acaba nasıldı...! Doğum zamanı da gelmişti... Oğlu mu kızı mı olmuştu acaba... Kimbilir belki de şehit olmuştu eşi... Bu düşünceler beynini kemiriyordu Zeyd'in... Zayıflamış, saçı sakalına karışmıştı.. Aylardır sıcak yatak, sıcak yemek görmemişti... Çektiği işkencelere alışmıştı artık.. Canını acıtmıyordu aldığı darbeler...<br />
<br />
7 ay geçmişti ve Zeyd serbest bırakılmıştı... Aylardan sonra günyüzü ve insan yüzü görüyordu... Bir süre olduğu yerde durup derin derin nefes çekti ciğerlerine... Gökyüzünü seyretti dakikalarca... Sonra koşar adımlarla evinin yolunu tuttu...<br />
<br />
Bir ara arkadan bir ses işitti, "Zeyd, Zeyd" diye bağırıyordu... Mustafa'ydı bu gelen.. En yakın arkadaşı... Doya doya sarılıp ağlaştılar...<br />
<br />
+ Mustafa abi, Sümeyye... O nasıl...?<br />
- Nasıl olsun, senin kerataya bakıp duruyor...<br />
+ Oğlum mu oldu...?<br />
- Evet, iki ay önce dünyaya geldi... Adını Abdullah koyduk... Görsen tıpkı sana benziyor babası...<br />
<br />
Sevinçten yerinde duramaz olmuştu Zeyd... Yürümüyor uçuyordu sanki eve doğru... RASULULLAH'ın "cennet kokusu" dediği o evlad kokusunu bir an önce içine çekmek istiyordu...<br />
<br />
Eve yaklaştığında bir kalabalık farketti... Biraz daha yaklaşınca polis, ambulans arabalarını da farketti... "ALLAH'IMMM" dedi ve koştu... Evi yerle bir olmuştu... Bomba saldırısı yapmıştı askerler... Komşuları Zeyd'i görünce kolundan tuttular.. Enkaza gitmesine engel oluyorlardı... Arama kurtarma ekibi enkaza girilmesine izin vermiyordu... Yaşlı gözlerle bekliyordu Zeyd.. Eşini ve çocuğunu sağ görmek istiyordu... Bir ara bir hareketlilik oldu... "Allahu Ekber" nidaları yükseldi arama ekiplerinden... Zeyd koştu hemen... Sümeyye... Eşi bulunmuştu... Üzerindeki molozları kaldırdılar... SubhanALLAH...! Secde halinde iken yakalamıştı ölüm Sümeyye'yi... Seccadesine kapanmış öylece duruyordu... Zeyd'in dizinde derman kalmamış, yere çökmüştü... O sıcak bir yatak hayali kurarken evi yerle bir olmuştu.. Eşine kavuşacağı günü beklerken eşi şehit olmuştu.. Oğlunun kokusunu almayı hayal ederken, o da şimdi enkazın altındaydı... Birden yerinden doğruldu.. Koca koca molozları var gücüyle etrafa savurmaya başladı... Oğlunu arıyordu... Paramparça olmuş beşiğini bulmuştu.. Ve hemen yanında beyaz örtüye sarılmış oğlunu... Beyaz değildi artık örtüsü kıpkırmızıydı... Elleri titreyerek çıkardı onu beşiğinden... Gülüyordu Abdullah... Cansız bedeni gülüyordu hâlâ... Tabi ya cennetteki yerini görüp de gülmeyen olur muydu hiç... Yüzüne baktı bir süre Zeyd... Evet tıpkı kendisine benziyordu... Kokusunu çekti içine, cennet kokuyordu buram buram... Oğluyla birlikte elini kaldırdı havaya...<br />
<br />
ALLAH'IIIIMMMMM...!<br />
Sana geliyor ABDULLAH'IMMMMM...<br />
<br />
Ve var gücüyle bağırmaya devam etti ;<br />
<br />
ALLAAAAAHU EKBERRR<br />
ALLAAAAAHU EKBERRR<br />
ALLAAAAAHU EKBERRR...<br />
<br />
Sanki Filistin yankılanıyordu bu seslerle... Sanki melekler eşlik ediyordu tekbirlere...<br />
<br />
Ve flaşlar... Patlayan flaşlar... Kameralar yarışa girmişti bu anı görüntülemek için... Kimisi para, kimisi şöhret, kimisi de bu acıyı tüm dünyaya hissettirebilmek için oradaydı...<br />
<br />
Kim o acıyı hissedebilirdi ki... Bizler mi...? Hayır hayır... O acıyı evladı ve eşi hunharca katledilmiş olan bir Filistinli, Afganistanlı, Çeçenistanlı, Bosnalı, Iraklı, Suriyeli bir baba hissedebilirdi....<br />
<br />
Sümeyye adının sahibi gibi cennete uğurlanmıştı... Abdullah ise zaten günahsızdı... Onlar cennette Zeyd'i bekliyorlar...</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: large;" class="mycode_size">Mutlaka OKU Gözyaşlarınızı Tutamayacaksınız...</span></span><br />
<span style="font-size: small;" class="mycode_size"><br />
</span></span><img src="http://i.imgur.com/1yiqy.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: 1yiqy.jpg]" class="mycode_img" /> <span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="font-size: small;" class="mycode_size">Filistin'de soğuk ve sisli bir geceydi... Zeyd dükkanını kapatmış, evine doğru gidiyordu... Az ilerde iki israil askerinin bir evden kahkaha atarak çıktığına şahit oldu... Biraz yürüyüp evin önüne geldiğinde içinden bir ses ne olup bittiğine bakmasını söylüyordu... Açık olan kapıdan içeri doğru baktı... "Kimse yok mu?" diye seslendi... Çıt çıkmıyordu<br />
... İçeri girdi... Odaya<br />
doğru yöneldi... Olduğu yerde kalakalmıştı... Odada bir çift vurulmuş yerde yatıyordu... Bir süre hareketsiz kaldı... Sonra kendini toparlayıp yanlarına yaklaştı.. Vücutları delik deşik olmuştu kursunlarla... Nabızlarını yokladı... Şehit olmuştu ikisi de... Yetkililere haber vermek için hemen yerinden kalktı... Tam dış kapıya yönelmişken bir inilti işitti... Dönüp yerde yatanlara baktı... Onlardan gelmiyordu ses... Diğer odaya yöneldi... Köşede oturmuş bir genç kız duruyordu... Üstü başı perişan haldeydi... Aklını kaçırmış gibi gözlerini bir yere dikmiş, sallanarak tuhaf sesler çıkarıyordu...<br />
<br />
Zeyd yanına doğru gitti kızın... Şokta olduğunu anlamıştı... Kolay değildi gözünün önünde annesi ve babası öldürülmüştü...<br />
<br />
+ İyi misin...?<br />
- ......<br />
+ Yaran falan var mı...?<br />
- ......<br />
+ Adın ne senin....?<br />
- .......<br />
+ Üzülme...! Onlar şehit oldular, cennete gittiler... Benim annem, babam, kardeşim de şehit oldular...<br />
<br />
Cevap vermiyordu hiçbir soruya... Tir tir titriyordu... Zeyd ceketini çıkardı, kızın omzuna atmak istedi... Genç kız tek hamleyle ayağa kalktı birden... Kendisinden korktuğunu zannetti Zeyd... Onun için kalkmamıştı yerinden... Dolabı açtı hemen... Elbiseleri dağıtıp altındaki silahı aldı... Babasının silahıydı bu... Kafasına dayadı... Zeyd neye uğradığını şaşırmıştı...<br />
<br />
+ Durrrr...! Ne yapıyorsun sen...?<br />
- Rahat bırak beni... Artık yaşamak istemiyorum...<br />
+ ALLAH'ın verdiği canı sen alamazsın...<br />
- Yaşamak istemiyorum dedim...<br />
+ Onlar cennete gittiler, ne diye isyan ediyorsun...<br />
- Tabi ya cennete gittiler, şehit oldular.. Ben niye olmadım.. Çünkü günahkârım... Bu leke ile yaşayamam artık...<br />
+ Ne diyorsun sen...? Verdiği emaneti aldı ALLAH...<br />
- Beni de bu leke ile dünyada bıraktı, dedi ve tetiği çekmeye yeltendi kız...<br />
+ Dur yapma..! Sen de şehit olursun belki...<br />
- Ben şehit olamam, leş olurum ancak...<br />
+ Bırak artık şu silahı, deyip bağırdı Zeyd...<br />
<br />
Kız bu defa sesini daha da yükselterek ;<br />
<br />
- Lanet olası herif bana tecavüz etti tecavüz... Nasıl yaşarım ben bu lekeyle...! ALLAH onları cennete aldı, bana da bunu layık gördü işte...<br />
+ Bu senin günahın değil.. Rabbim bunun için sana günah yazmaz.. Tecavüz etmişler, kendi isteğinle olmamış... Rabbimin karşısında günah işlemiş değilsin...<br />
- Niye anlamak istemiyorsun be adam...! Insanların yüzüne nasıl bakarım... Evlenirsem eşime bunu nasıl izah ederim... Bir siyonist tarafından tecavüze uğrayan birini kim eş olarak kabul eder...<br />
+ Bennn...<br />
<br />
Zeyd'in ağzından nasıl çıkmıştı bu kelime.. Kendisi de anlamadı... Bir süre sessizlik oldu... Devam etti Zeyd...<br />
<br />
+ Evlenirim seninle.. Kimseye söylemeyiz bu yaşadıklarını.. Rabbim, senin ve benim aramda kalır...<br />
<br />
Genç kız sakinleşmişti biraz... Silahı indirdi yavaş yavaş... Zeyd devam etti..<br />
<br />
+ Başka kimsen var mı senin...? Dayın, deden, amcan...?<br />
- Amcam var...<br />
+ Cenazeden sonra gelip seni isterim, güven bana... Filistinli sözü veriyorum sana...<br />
<br />
Başını eğdi kız peki dercesine... Zeyd müsaade istedi, yetkilileri çağıracaktı...<br />
<br />
+ Adın neydi senin...?<br />
- Sümeyye...<br />
+ Sümeyye... İslam'ın ilk şehidinin adı... Rabbim sana da şehadet şerbetini içirecek, göreceksin...<br />
<br />
Bir ay geçmişti aradan... Zeyd Sümeyye'yi amcasından istedi... Nikahları kıyıldı... Ve evliliğe ilk adımları attılar...<br />
<br />
Her ikisi de öksüz, her ikisi de yetimdi... Birbirlerini öyle sahiplendiler ki artık onları ölüm dışında bir şey ayıramazdı... Günler böylece geçip gidiyordu... Savaş devam ediyor, çiçekler solup çiçekler açıyordu... Bir çiçek de Zeyd'in evinde açacaktı... Hamileydi Sümeyye... Aileye biri daha katılacaktı... Zeyd şimdiden ona hangi cihad hikayelerini anlatacağını hayal ediyordu... Mücahid/e yetiştirmek istiyordu evladını... Filistin'in öyle evlatlara ihtiyacı vardı çünkü...<br />
<br />
Bir akşam Sümeyye geç saate kadar bekledi eşini.. Gelmemişti... Hiç böyle yapmazdı... Başına bir şey mi geldi korkusu yiyip bitiriyordu Sümeyye'yi... Son günlerde saldırılar da iyice artmıştı... Kapı çalındı , koşarak açtı kapıyı.. Eşini görmek ümidiyle... Ama eşi değil Onun arkadaşıydı kapıda başı önde duran...<br />
<br />
+ Buyur Mustafa abi...<br />
- Yenge, nasıl söylenir bilmiyorum...<br />
+ Zeyd'e bir şey mi oldu, vurdular mı Onu...?<br />
- Hayır yenge, korkma hemen.. Askerler götürdü Zeyd'i... Tutukladılar... Bir askerin çocuğa vurduğunu görünce müdahele etti, hemen aldılar içeri... Çıkar merak etme, dua et...<br />
+ Sağol Mustafa abi, diyerek vedalaştılar...<br />
<br />
Ağlamaktan uyuyamamıştı Sümeyye... Ya hiç gelmezse...!<br />
<br />
Zeyd için sıkıntılı hapishane hayatı başlamıştı... Küçücük bir hücreye kapattılar Onu... Soğuktu... Ne altında ne üstünde bir örtü vardı... Taşların üzerinde geçiyordu gündüzü gecesi... Verdikleri çeyrek ekmek, bir bardak da suydu... Daracık hücresinde namaz kılmakta da zorlanıyordu Zeyd... Çoğu zaman duvar taşları ile teyemmüm ederek abdest alıyor, iki büklüm namaz kılıyordu.. Namaz kıldığını gören askerler her defasında gelip öldüresiye dövüp işkence ediyordu.. Yılmıyordu Zeyd... Bunlar imtihandı... Ve bu imtihandan kurtulacaktı bir gün... Cebinde sakladığı küçük Kuran-ı Kerim vardı.. Gizli gizli onu okuyordu... Gece ışık olmadığı için gündüz okuyor, gece de ezber yapıyordu... Tuvalet için dışarı çıkmak istediğinde mecburen yanına alıyordu.. Biliyordu Onunla tuvalete girilmezdi.. Ama mecburdu, girdiğinde hüngür hüngür ağlardı "Rabbim beni affet" diye...<br />
<br />
Günler günleri kovaladı... Eşinden bihaber yaşamak kahrediyordu Zeyd'i... Acaba nasıldı...! Doğum zamanı da gelmişti... Oğlu mu kızı mı olmuştu acaba... Kimbilir belki de şehit olmuştu eşi... Bu düşünceler beynini kemiriyordu Zeyd'in... Zayıflamış, saçı sakalına karışmıştı.. Aylardır sıcak yatak, sıcak yemek görmemişti... Çektiği işkencelere alışmıştı artık.. Canını acıtmıyordu aldığı darbeler...<br />
<br />
7 ay geçmişti ve Zeyd serbest bırakılmıştı... Aylardan sonra günyüzü ve insan yüzü görüyordu... Bir süre olduğu yerde durup derin derin nefes çekti ciğerlerine... Gökyüzünü seyretti dakikalarca... Sonra koşar adımlarla evinin yolunu tuttu...<br />
<br />
Bir ara arkadan bir ses işitti, "Zeyd, Zeyd" diye bağırıyordu... Mustafa'ydı bu gelen.. En yakın arkadaşı... Doya doya sarılıp ağlaştılar...<br />
<br />
+ Mustafa abi, Sümeyye... O nasıl...?<br />
- Nasıl olsun, senin kerataya bakıp duruyor...<br />
+ Oğlum mu oldu...?<br />
- Evet, iki ay önce dünyaya geldi... Adını Abdullah koyduk... Görsen tıpkı sana benziyor babası...<br />
<br />
Sevinçten yerinde duramaz olmuştu Zeyd... Yürümüyor uçuyordu sanki eve doğru... RASULULLAH'ın "cennet kokusu" dediği o evlad kokusunu bir an önce içine çekmek istiyordu...<br />
<br />
Eve yaklaştığında bir kalabalık farketti... Biraz daha yaklaşınca polis, ambulans arabalarını da farketti... "ALLAH'IMMM" dedi ve koştu... Evi yerle bir olmuştu... Bomba saldırısı yapmıştı askerler... Komşuları Zeyd'i görünce kolundan tuttular.. Enkaza gitmesine engel oluyorlardı... Arama kurtarma ekibi enkaza girilmesine izin vermiyordu... Yaşlı gözlerle bekliyordu Zeyd.. Eşini ve çocuğunu sağ görmek istiyordu... Bir ara bir hareketlilik oldu... "Allahu Ekber" nidaları yükseldi arama ekiplerinden... Zeyd koştu hemen... Sümeyye... Eşi bulunmuştu... Üzerindeki molozları kaldırdılar... SubhanALLAH...! Secde halinde iken yakalamıştı ölüm Sümeyye'yi... Seccadesine kapanmış öylece duruyordu... Zeyd'in dizinde derman kalmamış, yere çökmüştü... O sıcak bir yatak hayali kurarken evi yerle bir olmuştu.. Eşine kavuşacağı günü beklerken eşi şehit olmuştu.. Oğlunun kokusunu almayı hayal ederken, o da şimdi enkazın altındaydı... Birden yerinden doğruldu.. Koca koca molozları var gücüyle etrafa savurmaya başladı... Oğlunu arıyordu... Paramparça olmuş beşiğini bulmuştu.. Ve hemen yanında beyaz örtüye sarılmış oğlunu... Beyaz değildi artık örtüsü kıpkırmızıydı... Elleri titreyerek çıkardı onu beşiğinden... Gülüyordu Abdullah... Cansız bedeni gülüyordu hâlâ... Tabi ya cennetteki yerini görüp de gülmeyen olur muydu hiç... Yüzüne baktı bir süre Zeyd... Evet tıpkı kendisine benziyordu... Kokusunu çekti içine, cennet kokuyordu buram buram... Oğluyla birlikte elini kaldırdı havaya...<br />
<br />
ALLAH'IIIIMMMMM...!<br />
Sana geliyor ABDULLAH'IMMMMM...<br />
<br />
Ve var gücüyle bağırmaya devam etti ;<br />
<br />
ALLAAAAAHU EKBERRR<br />
ALLAAAAAHU EKBERRR<br />
ALLAAAAAHU EKBERRR...<br />
<br />
Sanki Filistin yankılanıyordu bu seslerle... Sanki melekler eşlik ediyordu tekbirlere...<br />
<br />
Ve flaşlar... Patlayan flaşlar... Kameralar yarışa girmişti bu anı görüntülemek için... Kimisi para, kimisi şöhret, kimisi de bu acıyı tüm dünyaya hissettirebilmek için oradaydı...<br />
<br />
Kim o acıyı hissedebilirdi ki... Bizler mi...? Hayır hayır... O acıyı evladı ve eşi hunharca katledilmiş olan bir Filistinli, Afganistanlı, Çeçenistanlı, Bosnalı, Iraklı, Suriyeli bir baba hissedebilirdi....<br />
<br />
Sümeyye adının sahibi gibi cennete uğurlanmıştı... Abdullah ise zaten günahsızdı... Onlar cennette Zeyd'i bekliyorlar...</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[19 yaşındaki Mavi Marmara şehidi Furkan Doğan'ın babasının davadaki resmi ifadesi]]></title>
			<link>https://www.siberbilgi.net/konu-19-yasindaki-mavi-marmara-sehidi-furkan-dogan-in-babasinin-davadaki-resmi-ifadesi-271.html</link>
			<pubDate>Tue, 06 Nov 2012 21:02:02 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.siberbilgi.net/member.php?action=profile&uid=1">mevthawk</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.siberbilgi.net/konu-19-yasindaki-mavi-marmara-sehidi-furkan-dogan-in-babasinin-davadaki-resmi-ifadesi-271.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font">‎19 yaşındaki Mavi Marmara şehidi Furkan Doğan'ın babası Ahmet Doğan'ın Mavi Marmara davasındaki resmi ifadesi: </span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><br />
</span><br />
<img src="http://i.imgur.com/aF8XJ.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: aF8XJ.jpg]" class="mycode_img" /> <span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font">“Furkan lise öğrencisiydi, ABD vatandaşıydı. (Yabancı Öğrenciler için Üniversiteye Giriş Sınavı) YÖS sınavına girmişti. Furkan hassas, ince ruhlu, başkalarının derdini dert eden bir çocuktu. İnternetten ve haberlerden Gazze’de yaşananları takip ediyordu. Çocukların öldürüldüğünü görmek onu çok etkilemişti, o insanların yanında olmak istiyordu. Furkan’ın amacı doktor olup insanlara hizmet etmekti. Gemide herkese bu amacını anlatıyordu. Mavi Marmara’ya binmek için çok çabaladı ve sonuçta Kayseri’den gemiye binen 9 kişiden biri oldu. 31 Mayıs sabahı annesinin çığlığı ile sarsıldık. Saldırı başlamıştı. Bir daha da kendisinden haber alamadık. Silah seslerini televizyondan duymuştuk. Kötü bir şeyler olduğunu hissettik. ABD vatandaşı olduğu için elçiliğe ulaşmaya çalıştım. Havalimanına karşılamaya gittim Furkan’ı. Ama kimse onun nerede olduğunu bilmiyordu. Furkan uçaktan inmedi. Ona ne olduğunu bilmiyorduk, ABD’ye mi gitmişti, denize mi düşmüştü. Bana adli tıpta henüz teşhis edilmemiş cesetler olduğunu söylediler. Ben de öyle bir ihtimali düşünmüyordum fakat formalite icabı gittiğimiz adli tıpta bana gösterdikleri Furkan’dı. Gülüyordu. Anlından vurulmuştu. Şikayetçiyim. Annesi, ablası ve ağabeyi adına buradayım. Furkan evimizin en küçüğüydü. Onun katili tüm ailemin katili gibidir.”</span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font">Ahmet Doğan’ın ifadesi sırasında mahkeme salonunda duygusal anlar yaşandı. Furkan’ı babasından dinlerken salondaki herkesin gözleri yaşardı. Yabancı katılımcılar Türkçe bilmemelerine rağmen Furkan’ın babası konuşurken duygulandılar.</span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font">(Allah ailesine sabir versin)</span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font">Mavimarmara ve gerçekler anısına</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font">‎19 yaşındaki Mavi Marmara şehidi Furkan Doğan'ın babası Ahmet Doğan'ın Mavi Marmara davasındaki resmi ifadesi: </span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><br />
</span><br />
<img src="http://i.imgur.com/aF8XJ.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: aF8XJ.jpg]" class="mycode_img" /> <span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font">“Furkan lise öğrencisiydi, ABD vatandaşıydı. (Yabancı Öğrenciler için Üniversiteye Giriş Sınavı) YÖS sınavına girmişti. Furkan hassas, ince ruhlu, başkalarının derdini dert eden bir çocuktu. İnternetten ve haberlerden Gazze’de yaşananları takip ediyordu. Çocukların öldürüldüğünü görmek onu çok etkilemişti, o insanların yanında olmak istiyordu. Furkan’ın amacı doktor olup insanlara hizmet etmekti. Gemide herkese bu amacını anlatıyordu. Mavi Marmara’ya binmek için çok çabaladı ve sonuçta Kayseri’den gemiye binen 9 kişiden biri oldu. 31 Mayıs sabahı annesinin çığlığı ile sarsıldık. Saldırı başlamıştı. Bir daha da kendisinden haber alamadık. Silah seslerini televizyondan duymuştuk. Kötü bir şeyler olduğunu hissettik. ABD vatandaşı olduğu için elçiliğe ulaşmaya çalıştım. Havalimanına karşılamaya gittim Furkan’ı. Ama kimse onun nerede olduğunu bilmiyordu. Furkan uçaktan inmedi. Ona ne olduğunu bilmiyorduk, ABD’ye mi gitmişti, denize mi düşmüştü. Bana adli tıpta henüz teşhis edilmemiş cesetler olduğunu söylediler. Ben de öyle bir ihtimali düşünmüyordum fakat formalite icabı gittiğimiz adli tıpta bana gösterdikleri Furkan’dı. Gülüyordu. Anlından vurulmuştu. Şikayetçiyim. Annesi, ablası ve ağabeyi adına buradayım. Furkan evimizin en küçüğüydü. Onun katili tüm ailemin katili gibidir.”</span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font">Ahmet Doğan’ın ifadesi sırasında mahkeme salonunda duygusal anlar yaşandı. Furkan’ı babasından dinlerken salondaki herkesin gözleri yaşardı. Yabancı katılımcılar Türkçe bilmemelerine rağmen Furkan’ın babası konuşurken duygulandılar.</span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font">(Allah ailesine sabir versin)</span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font">Mavimarmara ve gerçekler anısına</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İsrail Halil İbrahim Camii'ni kapatıyor]]></title>
			<link>https://www.siberbilgi.net/konu-israil-halil-ibrahim-camii-ni-kapatiyor-62.html</link>
			<pubDate>Thu, 16 Aug 2012 19:36:41 +0000</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="https://www.siberbilgi.net/member.php?action=profile&uid=1">mevthawk</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">https://www.siberbilgi.net/konu-israil-halil-ibrahim-camii-ni-kapatiyor-62.html</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">İsrail Halil İbrahim Camii'ni kapatıyor</span></span><br />
</span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><br />
</span><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font">İsrail, Yahudilerin kutsal Elul ayı başlangıcı sebebiyle Halil İbrahim Camisi'ni bir günlüğüne kapatıyor. Bununla ilgili olarak Filistinli bir yetkilinin bir iddiası var.<br />
<br />
<img src="http://img846.imageshack.us/img846/8421/israilhalilibrahimcamii.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: israilhalilibrahimcamii.jpg]" class="mycode_img" /> İsrail yetkilileri Filistin'in el-Halil şehrindeki, Hazreti İbrahim ile eşlerinin mezarının bulunduğu Halil İbrahim Camisi'ni, Yahudilerin kutsal Elul ayı başlangıcı sebebiyle perşembe günü kapatacağı bildirildi.<br />
Filistin Haber Ajansı WAFA'dan alınan bilgiye göre, el-Halil Vakıflar Müdürü Zeyd el-Caberi, ''İsrail yönetimi, Vakıflar Müdürlüğüne 'kapatma' kararını tebliğ etti. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İsrail bunu her sene 10 günlüğüne yapar.</span> İsrail bu camiyi yarısı Müslümanların yarısı da Yahudilerin olmak üzere ikiye ayrılmıştır ve caminin ibadete kapatılacağı vakitler tabloya yazılmıştır'' ifadelerini kullandı.<br />
İbadet merkezini kapatan bu tür uygulamaları kınayan Caberi, bu tür yasakların kanunların izin verdiği ibadet hürriyetine olan saldırı olarak yorumladı.<br />
Caberi, sözlerine şu şekilde devam etti:<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">''İşgalci İsrail bu sistematik siyasetini caminin her köşesini ele geçirmek için artarak devam ettiriyor. Halil İbrahim Camisi tamamen Müslümanların camisidir, ibadet merkezidir, Yahudilerin hiç bir hakkı yoktur.''</span><br />
Halil İbrahim Camisi'nin cuma günü Müslümanlar için ibadete açılması bekleniyor. 25 Şubat 1994'te Barush Goldstien adlı radikal bir Yahudi'nin saldırısı sonucu 67 Filistinli camide katledilmişti.<br />
Kaynak: Trt</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="font-size: medium;" class="mycode_size">İsrail Halil İbrahim Camii'ni kapatıyor</span></span><br />
</span><br />
<span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font"><br />
</span><span style="font-family: Comic Sans MS;" class="mycode_font">İsrail, Yahudilerin kutsal Elul ayı başlangıcı sebebiyle Halil İbrahim Camisi'ni bir günlüğüne kapatıyor. Bununla ilgili olarak Filistinli bir yetkilinin bir iddiası var.<br />
<br />
<img src="http://img846.imageshack.us/img846/8421/israilhalilibrahimcamii.jpg" loading="lazy"  alt="[Resim: israilhalilibrahimcamii.jpg]" class="mycode_img" /> İsrail yetkilileri Filistin'in el-Halil şehrindeki, Hazreti İbrahim ile eşlerinin mezarının bulunduğu Halil İbrahim Camisi'ni, Yahudilerin kutsal Elul ayı başlangıcı sebebiyle perşembe günü kapatacağı bildirildi.<br />
Filistin Haber Ajansı WAFA'dan alınan bilgiye göre, el-Halil Vakıflar Müdürü Zeyd el-Caberi, ''İsrail yönetimi, Vakıflar Müdürlüğüne 'kapatma' kararını tebliğ etti. <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">İsrail bunu her sene 10 günlüğüne yapar.</span> İsrail bu camiyi yarısı Müslümanların yarısı da Yahudilerin olmak üzere ikiye ayrılmıştır ve caminin ibadete kapatılacağı vakitler tabloya yazılmıştır'' ifadelerini kullandı.<br />
İbadet merkezini kapatan bu tür uygulamaları kınayan Caberi, bu tür yasakların kanunların izin verdiği ibadet hürriyetine olan saldırı olarak yorumladı.<br />
Caberi, sözlerine şu şekilde devam etti:<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">''İşgalci İsrail bu sistematik siyasetini caminin her köşesini ele geçirmek için artarak devam ettiriyor. Halil İbrahim Camisi tamamen Müslümanların camisidir, ibadet merkezidir, Yahudilerin hiç bir hakkı yoktur.''</span><br />
Halil İbrahim Camisi'nin cuma günü Müslümanlar için ibadete açılması bekleniyor. 25 Şubat 1994'te Barush Goldstien adlı radikal bir Yahudi'nin saldırısı sonucu 67 Filistinli camide katledilmişti.<br />
Kaynak: Trt</span>]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>