Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adı/E-Posta:
  

Şifreniz:
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler: 2,562
» Son Üye: delidumrul23
» Toplam Konular: 685
» Toplam Yorumlar: 689

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Toplam: 2 kullanıcı aktif
» 0 Kayıtlı
» 2 Ziyaretçi

Son Aktiviteler
Seyit Onbaşının (Kocaseyi...
Forum: BİLİNMEYEN TARİHİMİZ
Son Yorum: merve
03-04-2019, Saat:09:59 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 36
Osmanlı ordusunda bir Ven...
Forum: BİLİNMEYEN TARİHİMİZ
Son Yorum: ahmetsahin
02-04-2019, Saat:12:10 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 63
KAĞIT BARDAK..
Forum: KISA İBRETLİK HİKAYELER
Son Yorum: mevthawk
01-02-2019, Saat:06:33 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 118
Başkalarının olumsuz duyg...
Forum: BAŞARI HİKAYELERİ VE ÖNERİLERİ
Son Yorum: ahmetsahin
01-02-2019, Saat:06:21 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 97
Nuri Killigil: Bir Türk S...
Forum: BİLİNMEYEN TARİHİMİZ
Son Yorum: gakko
08-07-2018, Saat:05:16 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 236
Çocuklarımıza Yedirdiğimi...
Forum: SAĞLIK
Son Yorum: delidumrul
03-29-2018, Saat:12:22 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 400
EŞİNİ DOĞRU SEÇ
Forum: KİŞİSEL GELİŞİM-PSİKOLOJİ
Son Yorum: delidumrul
03-26-2018, Saat:06:55 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 436
Müslüman ol demeden, İnsa...
Forum: KISA İBRETLİK HİKAYELER
Son Yorum: merve
03-26-2018, Saat:11:31 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 411
Feodalitenin ortaya çıkış...
Forum: İLGİNÇ TARİHİ BİLGİLER
Son Yorum: merve
03-25-2018, Saat:09:24 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 464
Mustafa Ertuğrul Aker Tar...
Forum: BİLİNMEYEN TARİHİMİZ
Son Yorum: merve
03-24-2018, Saat:08:44 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 391

 
  İkinci Dünya Savaşı Almanya´nın V1 ve V2 Füzeleri
Yazar: delidumrul - 03-11-2018, Saat:11:42 PM - Forum: İLGİNÇ TARİHİ BİLGİLER - Yorum Yok

İkinci Dünya Savaşı´nın önemli bir yönü de‚ o güne değin görülmemiş taktik ve silahların kullanılmasıdır. Almanya bu anlamda önder ülkedir.

Günümüz modern savaş füzelerinin atası sayılan V Füzeleri de II. Dünya Savaşı sonunda Almanya´nın son bir çırpınış olarak kullandığı bir silahtır.

Şimdi bu füzeleri yakından tanıyalım:

V Füzeleri (V1 - V2) Almanların İkinci Dünya Savaşı´nda kullandıkları gizli silhların adıdır. İki değişik şekilde kullanılmış olduğu için‚ VI ve V2 kısaltmış adları ile anılmaktadır.

Almanlarca misilleme silhı denen Vergeltnngswaffe kelimesinin baş harfinden alınmıştır. İkinci Dünya Savaşı´nın sonlarına doğru‚ Avrupa´nın Batı bölümlerinden İngiltere´ye atılmak suretiyle kullanılmıştır.

VI 12 - 13 Haziran 1944 gecesi Londra üzerine düşürülmüş ve büyük bir paniğin çıkmasına sebep olmuştur. V2 silahı da 8 Eylül 1944 gecesi İngiltere´ye fırlatılmıştır. Büyük zararlara sebep olan bu silahlar‚ İkinci Dünya Savaşı´nın Almanya´nın lehine sonuçlanmasını sağlayamamıştır.

Hitler´in ölümcül V 2 silahı menzili uygun yerden atılırsa Londra´ya dek uzanabilen bir roketti. Dönemi için bu silahı fiilen kullanan Hitler´den başka diğer devletler silahın hayalini bile kuramıyordu. Keşif fotoğraflarında gördükleri bazı roketlerin fonksiyonel olmadıklarını‚ maket olduklarını düşünüyorlardı. Silah orta Almanya´daki bir kasaba olan Nordhausen kasabasında‚ bir madenden genişletilmiş yeraltı tesisinde üretiliyordu. Gestapo tesisin inşası ve v2 üretimi için binlerce savaş esirini akıl almaz şartlarda çalıştırdı. Üzeri genelde dama tahtası gibi kırmızı beyaz boyanırdı. Menzili 300 km. idi. Fiziken 14 m uzunluğunda‚ 1.5 metre çapındaydı. Tarihte ilk kez sıvı yakıtla çalışıyordu. Nerede ise tamamen kör bir silahtır. Koskoca Londra şehrini bile bulduramayanları çok olmuştur. Tamamen manuel hesaplar ve açılandırma ile‚ yere dik rampalardan atılırdı. Ancak rokette o dönem için başka bir devrim olan 1 dakikalık radyo kontrolü vardır. Kalkıştan sonra yaklaşık 1 dakikalık süre boyunca roket karadan belli miktarda yönlendirilebilirdi. Günümüz balistik roketlerinin atası olarak bilinmesi aslen en çok bu özelliğindendir. Guided Missile uygulaması sayılır.

Yanında duranlar bunun uçabilen birşey olduğuna bile ihtimal vermezdi. Ağırlığının çok büyük kısmı yakıttı‚ kalkışı yavaştı‚ yakıt tüketildikte hızlanır‚ az miktarda savaş başlığı taşıyabilirdi. O yüzden de içindeki yakıt tamamen bitmeden patlayacak menzillerden atılırdı. Ayda yaklaşık 600 adet üretilebiliyordu. V2´ler seri üretilebildikleri tarihten itibaren yaklaşık 8 ay boyunca müttefik hedeflere ölüm kustular.

Aslında bu dönemde Alman anakarası üzerinde bile hava hakimiyeti müttefiklerce ele geçirilmişti. Silahı durduramadıklarından‚ silahın üretimini durduracak bombardımanlar planladılar. Ancak nerede üretildiğini dahi bilmiyorlardı. İstihbarat servislerinden gelen raporlara göre roketin tasarımcı ve üretici beyin takımının saklandığı kasabaları vurmaya çalıştılar. V2´ler gezici rampalardan atılabiliyordu. Bu da roketleri kalkmadan vurmalarını tesadüflere bırakıyordu. Bu anlamda V2´yi de‚ üretimini de durduramadılar.

Savaşın sonlarında Amerikalı askerler silahın üretildiği Nordhausen kasabasına girdiler. Çok ciddi bir direniş ile karşılaştılar. Oysa burasını da işgal edilecek sıradan bir Alman kasabası sanıyorlardı. Kasabaya girip‚ yeraltına inşa edilen tesisi bulduklarında‚ gözlerine inanamadıkları teknoloji ile karşılaştılar. 10 yıl sonraki teknoloji hemen önlerinde duruyordu. üretimde kullanılan esir köle işçilerden sağ bulduklarını kurtardılar ve V2 ile ilgili her döküman‚ bitmiş roket ve parçayı Amerika´ya taşıdılar. Bu miktar binlerce tona varıyordu.
Roketin ve V2´nin babası Alman mühendis Wernher Von Braun´u da başka bir yerde ele geçirdiler. Onu da Amerika´ya götürüp kendi roket programlarını başlattılar. Ele geçirildiğinde Von Braun´un sol kolu kırıktı ve alçıdaydı.

Bununla beraber, V1 ve V2 gibi fonksiyonel başarılar üreten Nazi roket programı bir askeri fiyaskodur. Almanlar roket programına milyarlarca Mark yatırdılar. Hem de sıkışık savaş ekonomisi esnasında. Ancak roketlerinden askeri anlamda‚ silah olarak‚ kesinlikle savaşın kaderini değiştirecek verimli sonuçlar alamadılar. V2‚ ileriki uzay ve balistik roket programlarına yapılmış bir yatırım olarak havacılık tarihinde yerini aldı.

Amerikalılar savaştan 10 yıl kadar sonra bile V2´nin temel alındığı yeni roketler ile uğraşıyordu. Wernher Von Braun ise aslında en başından beri hayali olan şeyin‚ uzay yolculuğunun peşine Amerika hesabına düştü. İlk başarılı fırlatmayı sağlayan Atlas roketini dizayn etti.

NZJZR5.jpg
azRzb5.jpg

Bu konuyu yazdır

  İnsanlar ''İÇİNDEKİ DUYGUSAL BOŞLUĞU'' Hep Bir ''MADDEYLE'' Kapatmaya Çalışırlar.
Yazar: delidumrul - 03-10-2018, Saat:09:50 PM - Forum: KİŞİSEL GELİŞİM-PSİKOLOJİ - Yorum Yok

İnsanlar ''İÇİNDEKİ DUYGUSAL BOŞLUĞU'' Hep Bir ''MADDEYLE'' Kapatmaya Çalışırlar.
Bu duygusal boşluğun getirdiği duygularla başa "Çık"amadıkların da;

1- Aşırı yeme, aşırı zayıflama

2- Aşırı alışveriş yapma

3- İlişkilerini devam ettirebilmek için aşırı hediyeler verme

4- Alkol

5- Gerçek sağlıklı bir ilişkinin bulunmadığı aşırı Cinsellik

6- Sanal oyunlar

7- Sanal iletişim (sözlü iletişim yerine daha çok yazıyla iletişim)

8- Sanal iletişim ve eğlence platfomları

9 - Evcil hayvan (yalnızlık gidermek için)

10 - Aşırı Çalışma

11- Aşırı Para, Güç istemi

12- Durmadan partner değişimi

13- Aşırı yazma, aşırı okuma

14- Aşırı kariyer bağımlılığı

15- Aşırı gezme tutkusu (durmadan yeni yerler görme isteği)

16- Aşırı fiziksel güzelliğine/yakışıklılığına önem verme

17- Aşırı yardımseverlik

18- Aşırı temizlik yapma, Aşırı duş alma

19- Çocuğunun akademik başarısından aşırı haz alma

20- ''Hayat mutluluğuna katkı oraranı''ndan çok fazla bir hobiye zaman ayırma

21- Ünlü olma isteği (aşırı ilgi isteği)

22- Tarihsel bir kişiliğe aşırı bağlanma

23- Kendini Çocuğuna Aşırı Adama (normal görev ve sorumluluklarını yerine getirmesine ve doğal çocuk duygusal tatminlerini yaşamasına rağmen)

24- Aşırı hayal kurma, Aşırı film seyretme

25- Aşırı eğitimsel faliyetlerde bulunma (bir sürü sertifika sahibi olama)

26- Bütün sanatsal faaliyetleri takip etme isteği

27- Aşırı spor yapma

28- Yaşıtlarından ziyade, kendinden çok küçük yada çok büyük fazla Arkadaşlarının olması

29- Aşırı etiket düşkünlüğü

30- Kendi olmaktansa çevresindekiler ne yapıyorsa onları yapma, isteği

31- Aşırı ideolojik tutumlar

32- Aşırı dini tutumlar (standart görev, sorumlulukların dışında)

33- Tarihsel döngülere aşırı önem verme ve mutlaka duruma uygun bir eylem yapma, isteği (doğum günleri, evlilik, tanışma yıl dönümleri vs.)

34- İletişim içinde olduğu kişiler, duygusal yatırım ve paylaşım yaşadıklarından daha çok; menfaat, yalnız kalmama, ''bir gün lazım olur'' ilişkilerinden ibaret olması (Profesyonel ilişkiler dışında)

Duygusal boşluğu tatmin etmeye çalıştığımız ''MADDE''lerden bazı seçkiler yapmaya çalıştım. Hepsi bunlar değil tabiatiyle ...

Yukarıdaki maddeler bireylerin Psikiyatrik (nörolojik, beyinsel) durumlarından ve profesyonel çalışmalardan kaynaklanan tutum ve davranışlarından ayrı tutulmalıdır.

İçimizdeki DUYGUSAL BOŞLUĞU bir maddeyle ''kapatmaya'' çalışmaktansa, Karşılıklı iletişimle YAŞAYAN, HAYATIN İÇİNDEKİ GERÇEK ve ÖZGÜR İLİŞKİLERDE, AŞK, DOSTLUK ve BAĞLILIKLA yaşayarak, gerçek doyuma ulaştırabiliriz.
+

JQNRMq.jpg
Sevgilerimle. . .
Psi. Dr. Metin Gökdemir

Bu konuyu yazdır

  İş Fikri Bulmak İçin 10 Şahane Yöntem
Yazar: delidumrul - 08-27-2017, Saat:10:25 AM - Forum: BAŞARI HİKAYELERİ VE ÖNERİLERİ - Yorum Yok

Kendi işinizi kurmanın vakti geldiğini düşünüyorsunuz, ancak ne iş yapacağınızı bilmiyor musunuz? Bu fikirlerle hayallerinizdeki işi kurun.

Şahane iş fikirleri her yerdedir. İhtimallere karşı açık ve uyanık olun. Dünyayı sarsacak iş fikrini araştırırken aşağıda söylediklerimize kulak asmakta fayda var.

1. Ailenizden başlayın.

Şahane bir iş fikri bulmak için ailenize yönelmek ilk adım gibi gözükmeyebilir. Elbette sermaye için onların kapısını çalacaksınız fikrinizi geliştirdiğiniz zaman. Ancak emekliliğin tadını çıkaran babanız ya da kuzeniniz size sürecin başlarında birçok açıdan yardım edebilir doğrusu. Donald Trump, emlak konusunda babasından çok şey öğrendi. Trump, ülkenin en büyük müteahhiti ve emlakçısı olmadan önce paha biçilemez bir eğitim aldı ailesinde. Babası ona temel bilgileri öğretmeseydi ve onu eğitmeseydi, Trump bugün olduğu yerde olamazdı. Maalesef birçok insan ailesinden yardım almadan bir şeyler yapma konusunda inat ediyor.

2. Arkadaşlarınızdan yardım alın.

“Salt fikir odaklı hareket ederseniz kendinizi çok sınırlarsınız. Özellikle yaratıcılığınız duraksama dönemine girdiğinde bundan çok yara alırsınız. Diğer insanların fikirlerini dinlemek bu nedenle önemlidir. Ne kadar çok arkadaşınız varsa şahane bir iş fikri bulmanız da o oranda artar.”

“Steve Wozniak olmasaydı Steve Jobs ve dolayısıyla Apple diye bir firma da olmazdı. Jobs bilgisayarlar hakkında hiçbir şey bilmiyordu. Wozniak ise tam bir bilgisayar dahisiydi.” Ancak Steve Jobs iş fikri konusunda oldukça algısı açık biriydi ve yeni bir bilgisayar geliştirmede gelecek olduğunu gördü.

Haliyle başka insanların fikirlerini geliştirmenin sıfırdan fikir üretmekten çok daha kazançlı olabilmektedir.

3. Sizi rahatsız eden şeylere dikkat edin.

Bu şahane iş fikri bulma konusunda oldukça verimli bir alandır. King C. Gillette, usturasını bilemekten bıkmasaydı bugün tıraş bıçağı sektörü olmayacaktı. Birkaç kez kullanılabilen taşınabilir tıraş bıçağı fikrini üniversiteye sunduğu zaman mühendisler onu deli sanmışlardı. Fakat Gillette yüreğinin sesini dinledi. Bugün o mühendislerin değil, Gillette’in adını biliyor herkes.

4. İlgi alanlarınızdan istifade edin.

Binlerce zeki insan hobilerini başarılı işlere dönüştürmüştür. ” Sevdiğiniz işi yapıyorsanız bunun adı iş değildir.”

5. Seyahat edin.

Seyahat etmek gözlerinizi binbir çeşit potansiyel iş fikrine karşı açar. Dominos Pizza’nın kuruluşu bununla ilgili güzel bir örnek teşkil ediyor. Leopoldo Fernandez Pujals, ülkesi İspanya’dan ABD’ye gittiğinde fast food sisteminden o kadar etkilenmiş ki 1986 yılında ülkesine döndüğünde TelePizza adında bir servis kurmuş. İlerleyen zamanlarda ise Dominos ismini almış. Domino’s Pizza şu anda yıllık 260 milyon dolarlık satış yapıyor ve firmanın, onlarca farklı ülkede 1o binlerce çalışanı var.

6. Gözlerinizi açık tutun.

İlginizi çeken bir şey gördüğünüz zaman kendinize şu soruyu sorun: “Bu durumu özel kılan şey ne?” Daha sonra odağınızı küçülterek somut bir fikre ulaşın . Spesifikleşmek genelde önemli niş pazarlara gebedir.

7. Eski fare tuzaklarını inceleyin ve daha iyisini üretin.

“Bir ürün yüksek kalite standartlarını yakalayamıyorsa daha iyisini üretin.”

8. Sokağa çıkın.

Gelecek vadeden fikirler için sokaklardan daha iyi bir yer yoktur. Şahane iş fikirleri, sadece Türkiye’nin büyük şehirlerindeki mahalle hayatı gözlemlenerek bile bulunabilir.

9. Uykuyu hafife almayın.

Birçok insan rüyaları önemsemez. Birçoğu da zaten rüyalarını hatırlamaz. Ancak bazen içsel mesajlara kulak vermek gerekir. “Uyurken dünyanın en parlak fikirlerini bulabilirsiniz.” İşin en zor kısmı ise uykuda akla gelen fikirleri unutmadan not almak için gecenin bir vakti yataktan kalkmaktır.

10. İnterneti takip edin.

Son olarak, internette sörf yaparak da yeni iş fikirleri bulabilirsiniz. Farklı siteleri düzenli olarak takip etmeyi alışkanlık haline getirin. Hiç aklınızda olmayan fikirleri ve konseptleri tetikleyebilir bu siteler.

69zQdE.jpg

Bu konuyu yazdır

  Özgüven Gücü Nasıl Geliştirebilir ?
Yazar: delidumrul - 05-07-2017, Saat:01:39 PM - Forum: KİŞİSEL GELİŞİM-PSİKOLOJİ - Yorum Yok

Özgüven önemli bir kişisel özellik olup yaşamla baş etmemizi ve sorunlarla gerçekçi bir şekilde mücadele etmemizi sağlar ve zorluklara dayanmamızı kolaylaştırır. Özgüven kazanma süreci, yaşamın önemli zorlukları ile başa çıkma gücüne sahip ve mutlu olmaya layık bir kişi olma deneyimi sağlar.

Peki bu özgüven gücünü geliştirmek için neler yapmalıyız? İşte özgüveninizi geliştirmek için sizlere 3 kural:
Başarısızlık değil de başarı açısından düşünün. Evinizde ve iş yerinizde başarısızlık hakkında düşünmeyin, sadece başarı hakkında düşünün. Eğer problemlerle karşılaşırsanız, “Ben hallederim” diye düşünün. “Belki de, yapamam” gibi düşüncelerden kaçının. Eğer rakiplerinizle yarışıyorsanız, “Herşeyde ben iyiyim” diye düşünün. “Ben gerideyim” gibi kendinizi küçük düşürücü düşüncelerden kaçının. Eğer bir görev verilirse “Ben yaparım” diye düşünün. Hiç bir zaman “Ben yapamam” diye düşünmeyin. Zihniyetinizde “Herşeyi başarırım” düşüncesi hakim olsun. Başarı açısından düşünürseniz, zihniyetiniz başarıya götürecek planlar oluşturur. Eğer başarısızlık açısından düşünürseniz, tam tersi gerçekleşiyor: Beyin başarısızlığa götüren strateji inşa etmeye başlıyor.

Sürekli kendinizin en iyi olduğunuzu kendinize hatırlatın. İnsanlar arasında başarıya ulaşan supermeni aramayın. Başarı olağanüstü zeka gerektirmez, şansa bağlı değil, başarıda mistik ile alakalı hiç birşey yok. Başarılı insanlar, kendisine güvenen ve kendi işinde başarılı olacağına güvenen kimselerdir. Şunu unutmayın, hiçbir zaman kendinizi hafife almayınız!
Sizin başarılarınızın ölçeği özgüveninizin ölçeğine bağlı. Önünüze küçük hedefler koyun ve küçük başarılar elde edin. Büyük başarı büyük hedefleri getiriyor. Unutmayın ki, genellikle büyük hedefleri ve büyük fikirleri uygulamak çok kolay olur (en azından zor değil).

“General Electric” şirketinin yönetim kurulu başkanı Ralph J. Cordiner’in bir sözü var: “Kim lider olmak istiyorsa, kendisini kişisel olarak geliştirme programını uygulamasını istiyoruz. Kendi işinde ön pozisyonlara çıkabilecek insan var mıdır acaba ya da arkada kuyruk gibi mi olacak, bu kendi çabasına ve titizliğine bağlıdır. Tüm bu şeyler zaman gerektirir, emek ve fedakarlık ister, ama kimse sizin için bunu yapmaz”.

Bu akıllıca öğütten faydalanın. Kendi işinizin temeline koyun. İş hayatında, maddi ve manevi hayatında veya başka insani etkinlik alanlarında başarılı olan insanlar kendisini geliştirme planlarını takip ettikleri için bu hale geldiklerini unutmayın.

0Lor0o.jpg

Bu konuyu yazdır

  TÜRK ATASÖZLERİ VE ZITLIKLARI
Yazar: mevthawk - 11-29-2016, Saat:12:26 PM - Forum: TESBİTLER - Yorum Yok

BU İŞTE BİR TERSLİK VAR.

* 'damlaya damlaya göl olur' / 'taşıma suyla değirmen dönmez'
*'iyi insan lafın üstüne gelir' / 'iti an çomağı hazırla'
*'fazla mal göz çıkarmaz' / 'azıcık aşım ağrısız başım'
* 'söz gümüşse,sükut altındır' / 'sükut ikrardan gelir'
* 'harama uçkur çözülmez' / 'güzele bakmak sevaptır'
* 'iki gönül bir olunca samanlık seyran olur' / 'iki çıplak bir hamama yakışır'
*'bülbülün çektiği dili belası' / 'bilmemek ayıp değil sormamak ayıp'
*'eşeğe altın semer vursan da eşek yine eşektir' / 'ye kürküm ye'
* 'eğri otur doğru söyle' / 'doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar'
* 'düşenin dostu olmaz' / 'dost kara günde belli olur'
* 'ava giden avlanır' / 'atın ölümü arpadan olsun'
*'erken kalkan yol alır ' / 'acele işe şeytan karışır'
*'birlikten kuvvet doğar' / 'körler sağırlar, birbirlerini ağırlar'
*'tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır' / 'lafla peynir gemisi yürümez'
*'gün ola harman ola' / 'perşembenin gelişi çarşambadan bellidir"
*'ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol' / 'hocanın dediğini yap, yaptığını yapma"
*'iyilik yap denize at' / 'merhametten maraz doğar"
*'zararın neresinden dönülse kardır' / 'gelen gideni aratır"
* 'yüzü güzel olanın huyu da güzel olur' / 'yüzü güzel olanı değil huyu güzel olanı sev"
*'akıl akıldan üstündür' / 'aklın yolu birdir"
*'el elden üstündür' / 'alet işler el övünür"
*'acı patlıcanın kırağı çalmaz' / 'yaşın yanında kuru da yanar"
*'zorla güzellik olmaz' / 'zora dağlar dayanmaz"
* 'öfke baldan tatlıdır' / 'öfke ile kalkan zararla oturur"
*'işleyen demir ışıldar' / 'insan yedisinde neyse yetmişinde de odur"
*'fazla mal göz çıkarmaz' / 'azı karar çoğu zarar"
*'insan kıymetini insan bilir' / 'insanoğlu çiğ süt emmiş"
*'anasına bak kızını al, kenarına bak bezini al' / 'beş parmağın beşi birbirine Benzemez"
*'olmaz olmaz deme, olmaz olmaz' / 'iş olacağına varır"
*'eski dost düşman olmaz' / 'güvenme dostuna saman doldurur postuna"
*'harama el uzatilmaz' / 'üzümü ye bağını sorma"

6rZb0k.jpg

Bu konuyu yazdır

  ALGI OPERASYONU (Türkiye'de Pizza Nasıl Rağbet Gördü)
Yazar: mevthawk - 11-29-2016, Saat:10:37 AM - Forum: TESBİTLER - Yorum Yok

➡1989 yılı...
Türkiye ilk defa pizza dükkanlarıyla tanışır. Türkiye’ye birkaç dükkan açarak pazarın nabzını yoklayan ünlü marka aldığı sonuçla şoka girer. Bekledikleri gibi olmaz. Boğazına düşkün olduğu için pizzayı seveceğini düşündükleri Türk tüketicisi, pizzayı sevmez.
Dükkanlar kapatılır. Geri dönülür.

➡1991 yılı.Murakami-Wolf-Swenson Productions’ın ürettiği bir çizgi film dünyada büyük ilgi görür. Yapımcı şirket Türkiye’deki bir özel kanala bu çizgi filmi teklif eder.
Kanal şaşkındır, fiyat gerçekten olması gerekenin %10’udur. Adeta kapandaki peynir gibi duran bu teklifi kaçırmaz özel kanal. Yayınlanmaya başlar.
Çizgi film Türkiye’de de çok tutulur. Oyuncakları, rozetleri, kartpostalları, defterleri ve kitap kapları ile müthiş bir pazarlama da beraberinde gelir.

➡1994 yılına gelindiğinde çizgifilm dizisi milyonlarca çocuğu ve genci etkisi altına almıştır. Bu çocuklar tuhaf bir biçimde annelerinden pizza pişirmesini istemeye başlar. Türk anneleri pizzayı nasıl yapacağını bilmez. Talep gitgide artar. Derken pizza zinciri dükkanlarını yeniden aktif hale getirir, yeni dükkanlar açar. Çocuğu yemek yemeyen anneler mecburen pizza sipariş eder. Liseli, üniversiteli gençler arasında bir itibar nesnesi haline gelir. Türk mutfağının demode lahmacunu, pidesi terk edilmiş, gençler gruplar halinde pizza dükkanlarına gider hale gelir.

✴Tesadüfen (!) pizza talebini patlatan bu çizgifilmi çoktan tahmin ettiniz değil mi?
Bravo! O çizgi film “Ninja Kaplumbağalar”!
O pizza zincirini de tahmin ediyorsunuzdur, onu da buraya yazmayayım.
Şimdi o çocuklar büyüdü, çizgifilmi ilk izleyenler 30’larına geldi. İlk jenerasyon genç evli, yeni nesil aile oldu. Onlardan sonraki jenerasyon şimdilerde üniversite öğrencisi, ya yurtta ya da öğrenci evinde kalıyor. İlk jenerasyondaki evliler evde yemek pişirmek yerine sık sık şöyle diyor: “Pizza mı söylesek?”
Bir sonraki jenerasyon da yurt odasına ya da öğrenci evine neredeyse her akşam pizza sipariş ediyor.⤵

İşte algılarımız böyle yönetiliyor.
20-30 yıllık stratejiler çiziliyor, uygulanıyor.
Bizim eğlenceli diye olarak izlediğimiz masum çizgifilmler, diziler, sinema filmleri birtakım fikirlerin beyinlerimize çok daha hızlı zerk edilmesini sağlayan katalizörlerden ibaret.
Ve emin olun, bu bilinçaltı pazarlamacıları, bu algı sihirbazları bize sadece pizza yedirmiyor…!
Bu sadece bir örnekti.

Her Amerikan filminde Apple bilgisayarların görünmesi bugünkü Apple çılgınlığının temeliydi. Her filmde sabah işe giderken elinde Starbucks kahve ile koşturuyor olması bugün bir kahveye 15 lira ödüyor olmamızın müsebbibi.

Afrika’da ayağında ayakkabı olmadığı için petşişe bağlayan Afrikalı gençlerin elinde içine su doldurulmuş Coca-Cola kutularıyla gezmeleri ve bununla sınıf atladıklarını düşünmeleri de yıllardır Coca-Cola’nın yaptığı “MUTLULUK” reklamlarının sonucu. Gerçekte mutlu olmayanlar içtikleri içecekten mutluluk akıtmaya çalışıyor işte, başka bir şey değil.

Biz hatırlamayız ama babalarımızın hayranı olduğu Western (Vahşi batı) filmlerindeki karizmatik kovboyu. O kovboyun ağzındaki Marlboro sigarayı babalarımız bugün hala bırakabilmiş değil. Etkiye bakar mısınız?
İşte bu yüzden unutmayalım; ⤵⤵⤵
◀Bize sunulan görüntülerin, reklamların, film ve dizilerin %99’u bir amaca hizmet ediyor. İnanmadan, etkilenmeden, kendimizi kaptırmadan önce iki kere düşünelim.▶

“Bütün uyuyanları uyandırmaya bir tek uyanık yeter” diyordu Malcolm X.
Uyanık olmayana pizzayı da yedirirler, kolayı da içirirler üzerine de bir sigara yaktırırlar.
Afiyet olsun!

m4Ggn1.jpg

Bu konuyu yazdır

  Çayın Sağlık Sırları (ne kadar ilginç)
Yazar: gakko - 11-28-2016, Saat:11:14 PM - Forum: SAĞLIK - Yorum Yok

Çayın Sağlık Sırları


Çay, Camelia Sinensiz adlı bitkinin yapraklarından elde edilir. “Siyah”, “yeşil”, “beyaz” ve “oolong” olmak üzere dört kategoriye ayrılır.
Çayları farklı kılan üretim aşamasındaki fermantasyondur.
Yeşil çay hiç fermente edilmez. Bu yüzden çayların vücuda en faydalı olanıdır.
Ekolojik şartlar nedeniyle, Türk çaylarının tarımında kimyasal zirai mücadele ilacı kullanılmaz. Ülkem
izde üretilen siyah ve yeşil çaylarda pestisid kalıntısı bulunmaz.

Siyah çay

Yaş çay yaprağının, tomurcuk ve bunlarla bitişik taze sap kısımlarının uygun yöntemlerle işlenmesiyle elde edilen üründür.

Yeşil çay

Siyah çayla aynı bitkinin yapraklarından elde edilen yeşil çay daha farklı işlemlerden geçer. Siyah çayın hazırlanma sürecinde yaprakları tümüyle oksitlenirken yeşil çay için yapraklar kurutulmadan önce hafifçe buharla işlem görür. Bu basit fark yeşil ve siyah çayın flavon miktarını, dolayısıyla da antioksidan kapasitelerini etkiler. Etkilenen sadece antioksidan kapasitesi değildir. Tat ve kokuda da önemli farklar oluşur.

Beyaz çay

Diğer çaylarla aynı yerde yetişir, ama yapraklar açmadan, tamamen tomurcukken toplanır. En değerli olanı, ilk sürgün zamanında toplananıdır. Beyaz çay, yeşil çaya benzer. Üretim aşamasında çok az işlem görür ve hiç fermente olmaz. Beyaz çay üretiminde sadece iki aşama vardır: soldurma ve kurutma.

Oolong çayı

Siyah çayın fermantasyonunun yarıda bırakılmış şeklidir. Siyah çayla yeşil çay arası bir çaydır ve özellikleri siyah çayla hemen hemen aynıdır.


Çay Flavonoidleri

Çayın antioksidan özelliği zengin flavonoid içeriğinden kaynaklanmaktadır.
Flavonoidler, hücrelerin oksitlenip paslanmasına ve erken yaşlanmasına neden olan zararlı maddeleri etkisiz hale getiren ve hücreyi koruyan çelikten zırhlar, hücre yıkayıcılar ve pas atıcılardır.
Çay, kuru ağırlığıyla en yüksek flavonoid miktarına sahip bitkilerden biridir. Düzenli olarak çay içenler, beslenme yoluyla almaları gereken flavonoidlerin yaklaşık %80’ini çaydan karşılayabilirler.
Çay flavonoidleri suda kolayca çözünür. Çay ne kadar uzun süreli demlenmeye bırakılırsa flavonoid yoğunluğu o ölçüde artar. Yeşil çay siyah çaydan, beyaz çay ise yeşil çaydan daha fazla flavonoide sahiptir.

Çay mı elma mı? İşte tüm mesele bu!

Araştırmalara göre; günde üç fincan çay içilmesi, altı tane elma yenilmesiyle sağlanan antioksidan güce eşittir. Günde bir iki fincan çay içilmesiyle, 400 mg. C vitamini alınmasına ya da beş porsiyon meyve ya da sebze yenilmesiyle eşdeğer bir “antioksidan destek” ve “serbest radikal yakalama kapasitesi” edildiği belirtilmektedir. Bu karşılaştırmalar, çay içilmesinin taze meyve sebze tüketiminin yerini alması biçiminde yorumlanmamalıdır. Bunun anlamı; çayın güçlü bir antioksidan içecek olduğu, antioksidan kapasiteyi arttırdığı ve hücreye ciddi bir korunma desteği vermesidir.

ClEZR.jpg

Bu konuyu yazdır