Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adı/E-Posta:
  

Şifreniz:
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler: 2,562
» Son Üye: delidumrul23
» Toplam Konular: 685
» Toplam Yorumlar: 689

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Toplam: 1 kullanıcı aktif
» 0 Kayıtlı
» 1 Ziyaretçi

Son Aktiviteler
Seyit Onbaşının (Kocaseyi...
Forum: BİLİNMEYEN TARİHİMİZ
Son Yorum: merve
03-04-2019, Saat:09:59 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 57
Osmanlı ordusunda bir Ven...
Forum: BİLİNMEYEN TARİHİMİZ
Son Yorum: ahmetsahin
02-04-2019, Saat:12:10 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 82
KAĞIT BARDAK..
Forum: KISA İBRETLİK HİKAYELER
Son Yorum: mevthawk
01-02-2019, Saat:06:33 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 144
Başkalarının olumsuz duyg...
Forum: BAŞARI HİKAYELERİ VE ÖNERİLERİ
Son Yorum: ahmetsahin
01-02-2019, Saat:06:21 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 116
Nuri Killigil: Bir Türk S...
Forum: BİLİNMEYEN TARİHİMİZ
Son Yorum: gakko
08-07-2018, Saat:05:16 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 254
Çocuklarımıza Yedirdiğimi...
Forum: SAĞLIK
Son Yorum: delidumrul
03-29-2018, Saat:12:22 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 419
EŞİNİ DOĞRU SEÇ
Forum: KİŞİSEL GELİŞİM-PSİKOLOJİ
Son Yorum: delidumrul
03-26-2018, Saat:06:55 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 449
Müslüman ol demeden, İnsa...
Forum: KISA İBRETLİK HİKAYELER
Son Yorum: merve
03-26-2018, Saat:11:31 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 430
Feodalitenin ortaya çıkış...
Forum: İLGİNÇ TARİHİ BİLGİLER
Son Yorum: merve
03-25-2018, Saat:09:24 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 515
Mustafa Ertuğrul Aker Tar...
Forum: BİLİNMEYEN TARİHİMİZ
Son Yorum: merve
03-24-2018, Saat:08:44 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 408

 
  Mutlu Bir Evlilik İçin Neleri Dikkate Almalıyız
Yazar: mevthawk - 10-22-2016, Saat:01:00 PM - Forum: KİŞİSEL GELİŞİM-PSİKOLOJİ - Yorum Yok

-Evlendikten sonra birincil aileniz, eşiniz ve çocuklarınızdır!
• Evlenen değişir. Evlendiği halde bekârlığını sürdürmeye çalışan, evliliği hazmedememiştir.
• Evlilik, güç birliğidir, güç savaşı değildir.
• Evlilikte iki tarafın da kendine ait özel alanı olmalıdır. Bu kafasına göre takılmak değil, birey olmasının koşuludur.
• Evlilikte kadın-erkek eşit değildir. Eştir. Ego yapmaya, her konuda yarışmaya gerek yoktur.
• Bir evliliğin düzelmesi için iki tarafın da çabalaması gerekir. Aksi taktirde yerinde sayar. İki kürekli teknede bir kişinin bir küreği çekmesiyle teknenin kendi ekseninde dönmesi gibi.
• Her evlilik, parmak izi gibidir. Başka evliliklere benzemez. Bu nedenle kıyaslamak asla doğru değildir.
• Evlilikte, eşler birbirinin ailelerine saygı göstermezse zamanla birbirlerine de saygı göstermezler.
• Eşini seven, onun mutlu olduğu konulara saygı duyar.
• Eşinizin ailesine mesafe koymak, eşinizin size daha çok ait olmasını, sizi daha çok sevmesini sağlamaz.
• Onaylamayan, takdir etmeyen, var olanın kıymetini bilmeyen eş, zamanla var olanı da arar hale gelir.
• Evliliğin ilk yılları, sistemi oturtma ve diş geçirme sürecidir. Sabırlı olmak gerekir.
• Kayınvalidesiyle yarışan gelin, eşini annesine daha da yaklaştırır.
• Eşinin güçlü ve kararlı olmasını istiyorsan önce sen hükmetmekten vazgeçeceksin.
• Eşini sürekli eleştiren, zamanla aynı tip eleştirilerin gelmesine kapı açar.
• Bir eş istediğini söylerse, zamanla istemediklerini de duymaya başlar.
• Eşini hayalindeki eşe çevirmeye çalışırsan, zamanla seni yok saymaya başlayacaktır.
• Kavgada ayıpları döken, sonrasında toplamak zorunda kalır.
• Çoğu tartışma mevcut olaydan çok eski olaylarla bağlantı kurulması ile uzar.
• Hatasını kabul etmeyen eş, o konuyu bunu sürekli duymak zorunda kalır.
• Kendi aileni üstün tutarsan zamanla eşin ailene tepki koyar.
• Aldatma, aldatının kusurudur, mağdurun değil. Evliliğin kötü gidiyorsa ya iyileştir ya bitir ama aldatma.
• Kendini mutlu edemeyen, başkasını mutlu edemez sadece fedakârlık yapar.
• Daha iyisine layık olduğunu düşünüyorsan o zaman elindekinden vazgeç ya da kabullen.
• Acaba daha iyisi seni kendine layık görüyor mu?
• Kıskanmak ve kontrol etmek, sadakati arttırmaz. Korkuyu arttırır. Korku ile gelen sadakat, cesaretle gider.

2lTQEhn.png

SERHAT YABANCI
Aile-Evlilik-Yetişkin Terapisti

Bu konuyu yazdır

  Kan Grubunu Söyle, Karakterini Öğren
Yazar: mevthawk - 09-15-2016, Saat:08:44 PM - Forum: KİŞİSEL GELİŞİM-PSİKOLOJİ - Yorum Yok

Son yıllarda yapılan incelemeler doğrultusunda insanların karakterlerinin  taşıdıkları kanla doğru orantılı olduğu ortaya çıkmıştır. Şu durumda kan grubunuzun sizi ve hayatınızı ne yönde etkileyeceğini bilmek önemlidir. 
Kişiliğiniz aşağıda verilen kan grubu-kişilik eşleştirmesiyle birebir örtüşmeyebilir fakat unutmayın ki kendinizi ve özellikle karşınızdaki insanı tanımak için bu ipuçlarından faydalanabilirsiniz. 

"0" GRUBU  "SICAK"

OLUMLU YÖNLERİ: Öz güven sahibi, güçlü karar mekanizmasına sahip, sadık, kendi kararını kendi veren, eleştirici.

OLUMSUZ YÖNLERİ: İşkolik, duygusal, inatçı, soğuk, bencil, geçimsiz, endişeli

GERÇEKLER: Dünyadaki insanların %38’ı 0 negatif, %62’sı ise 0 pozitiftir.

ÖZELLİKLERİ: Sosyal, enerji dolu, çok hareketli, gerçekçi, arkadaş canlısı, gösterişli, uçuk. Önüne çıkan şansları anında kullanır. Yeni bir projeye hemen atılabilir, yeni fikirler üretmeye yatkındır. Dikkati çabuk dağılır, kuvvetli duygulara sahiptir ve kendini iyi ifade edebilir.
Her an muhalefet olabilir ama bu duruşundan hemen vazgeçebilir. Diğer kan gruplarından olan kişilere çabuk kapılabilir. Hırslı ve detaycı olan bu kişilik ortama kolay adapte olabilir. Hissettiklerini kolayca ortaya çıkartabilir, doğuştan zariftir.

ÖZET: Olumlu, aktif, bağımsız, risk almayı seven, dramatik bir yaşama sahip, zaman zaman bencil, romantik, arkadaşlarından etkilenen, organizasyon yeteneği gelişmiş, gururlu, birilerine dokunmayı ve birilerinin ona dokunmasını seven, hedefe kitlenen, boyun eğmeyi sevmeyen, açık sözlü.


“A” GURUBU “SERİN..”


OLUMLU YÖNLERİ: Dikkatli, sempatik, özverili, kibar, dürüst, sadık, uyumlu, em pati kurabilen.

OLUMSUZ YÖNLERİ: Çok kuruntulu, duygusal, sinirli, kararsız, içine kapalı, sulu.

GERÇEKLER: Dünyadaki insanların %34’ü A negatif, %6’sı ise A pozitiftir.

ÖZELLİKLERİ: Sinirlense bile sakin kalmayı başarır. İçe dönük, kamuoyuna duyarlı, sorumluluk sahibi. Sinirliyken bile güvenilir ve etrafındakilerin kafası karıştığında her şeyin sorumluluğunu üzerine alabilir. Utangaç olduğu zamanlar vardır. İnsanların yanında bazen sinirli olabilir. Etrafına karşı duyarlı olmasına rağmen başkaları tarafından yanlış anlaşılabilir.
Bir doğa düşkünüdür ve kalabalık ortamları pek sevmez. Değişime çok açık değildir, kendine ait bir dünyaya ihtiyaç duyar hatta karamsar bile sayılabilir. Değişikliğe açık olmadığı için duygusal tarafından dolayı bu kan grubundan olan kişiler genelde yaratıcı güce sahip sanatçılardır.

ÖZET: Temkinlidir, yardımseverdir, sorumluluk sahibi, iç huzura ve güçlü bir hafızaya sahiptir, grup çalışmasında başarılıdır, resmiyeti sever, sakindir, kurallara uyar, insanlarla olan ilişkilerine değer verir, çok hassastır, başkalarının ona dokunmasından hoşlanmaz.

”B” GURUBU “AKTİF”

OLUMLU YÖNLERİ: Neşeli, dışarı çıkmayı seven, olumlu, maceracı, aktif, duygusal, kibar.

OLUMSUZ YÖNLERİ: Unutkan, kararsız, dağınık, gürültücü, abartmaya yatkın, spontane.

GERÇEKLER: Dünyadaki insanların %9’u “B” negatif %2’si ise “B” pozitiftir.

ÖZELLİKLERİ: Mantıklı, organizasyon yeteneği gelişmiş, akla duygudan çok önem veren, yaratıcı. Her şeyin yolunda gittiğini gördüğünde kendini harika hisseder. Yaptığı işe konsantre olarak başka şeyleri görmezden gelebilir. Enerjik ve amaca yönelik hareket eder, herhangi bir konunun fanatiği olabilir ve o konuda sonuna kadar uğraşır.
Girişimciliğe açık olmasına rağmen takım oyunlarında ise pek başarılı değildir, çünkü o takım yapısına karşıt bağımsız bir kişiliktir. Olumsuz şeyleri dışa vurmak yerine içe atar, sorunları çözmek için gerçekleri göz önünde bulundurur, çok fazla soğuk ya da resmi olarak görülebilir, arkadaşlarına kendini pek açmaz.

ÖZET: Neşeli, bencil, kaprisli, gelenek ve göreneklere karşıdır, sosyal, eğlenceli, duygusal, özünde yalnız, kolay neşelenebilen, kibar, bağımsızlığına çok düşkün, güçlü bir kişiliğe sahip, işlerini kendi yöntemine göre yapan, geçinmesi kolay, maceracı, dokunmayı ve birinin ona dokunmasından hoşlanır.

“AB” GURUBU “RAHAT”

OLUMLU YÖNLERİ: Hassas, gururlu, diplomatik, sempatik, çabuk öğrenen, zevk sahibi, herkesle kolay anlaşabilen.

OLUMSUZ YÖNLERİ: Devamlı şikayet eder, farklı ve değişken ruha haline sahiptir, çok düşünür.

GERÇEKLER: Dünyadaki insanların %4’ü AB negatif, %1’i AB pozitiftir.

ÖZELLİKLERİ: Zıtlıkların bir arada olduğu bir karakterdir: Örneğin sosyaldir aynı zamanda utangaçtır. Ne yapacağı önceden kestirilemez. Arkadaşlarına bağımlıdır fakat eğer çok üzerine gelinirse isyan edebilir, sosyal ortamlarda zaman zaman utangaç zaman zamansa cesurdur.
Yaratıcı/sanatçı bir yönü vardır. Zorlayıcıdır. Psikoloji, astroloji ve falla ilgilenir, iyi bir politikacı ya da diplomat olabilir. Çok geniş tavırlar sergileyebilir, problemleri sezmek ve engellemek konusunda çok başarılıdır.
Şehir atmosferini sever ama bazen kapalı alanlarda kalmaktan hoşlanmaz. Yaşadığı ev onu düşünmeye ve hareket etmeye motive etmeli, yaptığı her şeyde başarıya ulaşır.


ÖZET: Gizemlidir, mantıklıdır, ekonomiktir, etkilidir, genelde eleştiricidir, analitik bir düşünce yapısına sahiptir, duygusuzdur, orijinaldir, yalnız kalmayı sever, çabuk sıkılır, çevresine kolay uyum sağlar, içgüdüsel duygulardan nefret eder, insanlara faydalı olmaya çalışır, başkalarının ona dokunmasından hoşlanmaz.

HelxVLw.jpg

Bu konuyu yazdır

  'Dolap Çevirmek' Deyiminin Çıkmasını Sağlayan Osmanlı'daki Yemek Servisi
Yazar: ahmetsahin - 07-30-2016, Saat:12:35 PM - Forum: BİLİNMEYEN TARİHİMİZ - Yorum Yok

Günlük dilde sık sık kullanılan "dolap çevirmek" deyiminin çıkış noktası Osmanlı'ya dayanıyor.


VYqnZP.jpgEskiden vezir, paşa, sadrazam gibi büyük adamlarla zenginlerin konakları olurdu. Bu konakların kadınlar tarafına haremlik, erkeklerin bulunduğu tarafa ise selamlık denirdi.

Kadınlar tarafı ile erkekler tarafı arasındaki duvara bir eksen etrafında dönen, silindir şeklinde kapaksız bir dolap yerleştirilirdi. Bu dolabın kapağı yoktu. Yarısı açık, yarısı kapalı olan bu dolabın içinde sıra sıra geniş raflar bulunurdu. Kadınlar kısmında pişirilen yemekler, bu dolap aracılığı ile selamlık kısmına servis edilirdi. Kadınlar, dolabın raflarını yemeklerle doldurduktan sonra, döndürerek açık tarafını erkekler kısmına çevirirlerdi. Raflar boşalıp yerlerine boş tabaklar konunca da, erkeklerce kadınlar tarafına çevirilirdi. Böylece kadınlarla erkekler birbirlerinin yüzlerini görmeden servis yapılırdı.

İşte bu dolapların zaman zaman gönül işlerinde kullanıldığı da olurmuş. Mesela, delikanlının biri sevdalısına kimselere çaktırmadan mektup, gül falan verecek olsa dolabı kullanırmış. Haremlik bölümünden bir mendil mi gönderilecek, yine dolap aracılığı ile iletilirmiş. "dolap çevirme" deyimi o devirlerden kalmaymış.

İşte dönen dolap

go3MzQ.jpg

alıntı

Bu konuyu yazdır

  BU SABAH YATAKTAN NEDEN KALKTIN?
Yazar: merve - 07-04-2016, Saat:01:29 PM - Forum: KİŞİSEL GELİŞİM-PSİKOLOJİ - Yorum Yok

Japonların bir kelimesi vardır: İKİGAİ

Anlamı: Sabahları yataktan kalkma sebebin…

Gerçekten de bu sabah yataktan kalkma amacın neydi?

Kolay bir soruyla başlayayım dedim. Ama aslında pek de kolay değil sanırım.

Biz büyüdükçe zaman daha hızlı geçiyor gibi geliyor. Hayat daha zorlaşıyor gibi geldiğinde aslında sadece daha hızlı akmaya başlıyor sanırım.

O yüzden kendimiz ile ilgili bir şeyleri değiştirmek istiyorsak da onu ertelemekten vazgeçip yapmaya başlamak gerek.

Günümüzde artık vakit nakit değil, nakit vakit ve o da geçiyor (maalesef)…Tik tak..

Her şeyi yapmak isteyip de hiçbir şey yapamıyorsan eğer, belki de durup bir bakman gerek acaba ben gerçekten ne istiyorum diye? Ya da neyi yapabilirim? Neyi başarmak istiyorum?

Hakikaten ben ne yapmak istiyorum?

Kafan karışık mı biraz?

Hala “Benim bir şeye yeteneğim yok ki, olsa da onunla para kazanamayacağımdan korkuyorum…” diyorsan eğer, evet kafanın biraz karışık olmasını anlayabiliyorum.

Benim de karışıktı bir zamanlar. Hala da bazen karışabiliyor. 
? Ama bu gibi durumlarda hemen amacımı ve başarılarımı hatırlıyorum. Daha neler yapmak istediğimi… Neler başarmak…Ve hemen silkelenip kendime geliyorum.

Yetenek deyince nedense keman çalmak, şarkı söylemek ya da resim yapmak geliyor insanın aklına. Oysa ki pek de öyle değil. Tabii ki sanatsal yetenekler ayrı ve çok özeniyoruz onlara. Fakat bir insanı iyi dinleyebilmek, etkili konuşabilmek, yaratıcı düşünebilmek, problemleri hızlı çözebilmek de yetenek.

Eğer hayatında bir şeyleri değiştirmek konusunda zorlanıyorsan, yalnız değilsin.

Çünkü konfor alanımızın dışına çıkmak istediğimizde 3 soru bizi aşağıya doğru çekiyor.

*Yapabilir miyim? (Buna yeteneğim var mı?)
*Yaparsam beğenilir mi? (Takdir edilir mi? İnsanlar ne der?)
*Yeterince kaynağım var mı? (Para, güvence…)
İşte bu sorulara verdiğimiz yanıtlar o şeyi yapıp yapmamamıza sebep oluyor. Bir nevi sabotajcımız yani. Ama aslında o kadar da kötü değil çünkü onun sayesinde bu yazıları okuyabiliyorsunuz ve hayattasınız. Sabotajcınız sizi korur. Bazal metabolizmada yaşatmaya çalışır acı çekmemeniz için ama korur. Tıpkı Metallica’nın Sad But True şarkısında olduğu gibi.

Fakat tam da şu an bu sesleri en azından 3 dakika susturmanı rica ediyorum.

Yapabilir misin?

Biliyorum başkalarının sana neyi yapıp yapmayacağını söylemesinden pek de hoşlanmıyorsun, ama eğer yeteneklerini geliştirmek istiyorsan biraz araştırman gerekecek. Var olan yeteneklerini geliştirirken belki henüz bilmediğin diğer yeteneklerini de araştırmak istemez misin?

BİRİNCİ ADIM: Yeteneklerini Keşfetmek
Picasso’nun çizdiği bir resmi gören bir adam: “Fakat, bu balığa benzemiyor. “Picasso: “Zaten o balık değil, resim.”

İKİNCİ ADIM: Yeteneklerini Geliştirmek

1) Pratik Yap

Yeteneklerin tabi ki önemli ama eğer geliştirmezsen körelmeye mahkumdur. Darwin’in kullanılmayan organlar körelir hipotezi yeteneklerimiz için de geçerli. Ne kadar yetenekli olursan ol, kendini geliştirmezsen istediğin kadar iyi olamayabilirsin.

Ünlü flemenko gitaristi Paco de Lucia ölmeden önce bile her gün 8 saat gitar pratiği yapıyordu. Sence neden?

Doğuştan çok yetenekli insanlar biliyorum uzun vadede başaramıyorlar çünkü pratik yapmalarına gerek yok sanıyorlar.

Her gün belirli saat aralığını yeteneğim olduğunu düşündüğüm şeye ayırıyorum ve bunu da yapıyorum. Eğer yazmaya yeteneğin varsa, işe gitmeden önce ya da yatmadan önce yarım saatini ayır buna lütfen. Her sabah erken kalk ve yaz. Ya da akşam yarım saat geç yat. Eğer basketbol oynamaksa yeteneğin sahaya çık.

Bir de en yeteneksiz olduğun alanları düşün lütfen. Hayatta bunu yapamam dediğin şeyleri hani. Onları da dene en azından bir süre. izle ve gör. Gerçekten de o kadar yeteneksiz misin, yoksa kendini buna mı inandırmışsın?

2) Negatifliği Bir Kenara Bırak

Yetenekli ya da değil, negatif düşünme kadar potansiyelini aşağı çeken başka bir şey daha yok. Bu bakış açınla ne kadar kolay başa çıkabilirsen, yeteneklerini keşfetmen ve geliştirmen o kadar kolay olacak. Çünkü sürekli kendinden şüphe ederek vakit kaybetmeyeceksin.

Amaaan boşver deme lütfen. Kendinden özür dile, gelecekteki senden ve 5 yaşındaki halinden. Bugün, şu an bir şey yapmıyorsan eğer, kendine haksızlık ettiğinin farkına var ve üzerinde çok düşünme. Özür dile ve işe koyul! Zaman geçiyor demiştik hatırlıyorsun değil mi? tik tak.

Düşünce paternlerini izle. Negatif düşünmeyi farketmenin ilk yolu ne zaman hissettiğinin farkına varmaktır. Hemen not et böyle anları. Böyle anlarda kendin hakkında, olaylar hakkında, yeteneklerin hakkında nasıl düşünüyorsun? Nasıl hissediyorsun?

Her gün yatmadan önce o gün neler olduğunu bir düşün. Sabah yataktan kalkmadan o gün neler yapmak istediğini düşün. Hayal et. (Aklına excel tabloların, ödevlerin, derslerin geliyorsa ve yataktan kalkmak istemiyorsan eğer araya kendinle ilgili bir düşünce yerleştir.)

Güne başlarken ilk verdiğimiz karar o yataktan kalkmaktır. O yüzden en az 30 saniye bir düşün kalkmadan. Bugün neler yapabilirsin?

Değiştirmenin ilk yolu gözlem yapmaktır. Eğer yıkıcı bir düşünce seni yakaladıysa hemen sebebine odaklan. Değiştirebiliyor musun bu sebebi? O zaman değiştir. Kontrolün dışında mı? O zaman çok da üzerine gitme.

İnsanın en büyük düşmanı yine kendisidir. Kendini azarlarken ya da suçlarken tonunu değiştir. Daha yapıcı olmaya çalış. Nasıl mı? “Bugün hiçbir şey yapmadım” diyorsan eğer, hiçbir şey yapmaman imkansız. Geliştirmek istediğin yeteneğinle alakalı neler yaptığını fark et. Ve güçlendir.

B2gAkQ.gif
Gizem ŞAHAN
www. gizemsahan. com

Bu konuyu yazdır

  Kendinizi Ve Çevrenizi Daha İyi Anlamanızı Sağlayan Psikolojik Gerçekler
Yazar: intikamcı - 06-28-2016, Saat:04:28 PM - Forum: KİŞİSEL GELİŞİM-PSİKOLOJİ - Yorum Yok

Kendiniz hakkında yeni şeyler öğrenmek hem eğlenceli hem de ilginç. Davranışlarımız ardında yatan psikolojik sebepleri öğrenmek, insan ilişkilerinde güçlenmenizi ve kendinizi daha iyi ifade etmenizi sağlar. Şimdi söyleyeceğimiz ilginç psikolojik gerçeklerle, kendinizi daha yakından tanıma fırsatı bulabilirsiniz. Bunları madddeler halinde verirsek

  • 16-28 yaşları arasında başlayan arkadaşlıkların uzun ve güçlü olma ihtimali daha yüksektir.
  • Kadınlar genelde derin ve boğuk sesli erkekleri tercih ederler, çünkü bu erkekler onlara daha özgüvenli gelir. Agresif gözükmezler.
  • En iyi tavsiyeleri veren insanlar, genelde en çok probleme sahip insanlardır.
  • Zeki insanlar daha hızlı düşünür, bu sebeple el yazıları karman çorman olur.
  • Hislerimiz, iletişim şeklimizi etkilemez. Aslında tam aksine, iletişim şeklimiz hislerimizi etkiler.
  • Bir kişinin restoran görevlilerine olan tutumu, onun gerçek kişiliği hakkında birçok ipucu verir.
  • Suçluluk hissini güçlü şekilde yaşayan kişilerin, başka insanların hislerini ve düşüncelerini anlama oranı yüksektir.
  • Erkekler kadınlardan komik değildir, sadece daha fazla espri ve şaka yaparlar ve insanların onların espri anlayışını sevip sevmemelerini umursamazlar.
  • Utangaç insanlar, kendileri hakkında çok az konuşur. Ama bunu öyle bir şekilde yaparlar ki, karşılarındaki insanların onlar hakkında çok şey bildiğini düşünmesini sağlarlar.
  • Kadınların acı reseptörleri, erkeklerinkilerden iki kat yüksektir ama acı eşikleri çok daha güçlüdür.
  • Yüksek frekansta müzik dinlemek, kişinin sakinleşmesine, rahatlamasına ve mutlu olmasına yardımcı olur.
  • Eğer geceleri düşünmeden duramadığınız için uyuyamıyorsanız, yataktan kalkın ve düşüncelerinizi yazın. Bu rahatlamanızı sağlayacaktır.
  • Günaydın ve iyi geceler mesajları, beynin mutluluktan sorumlu kısmını aktive eder.
  • Sizi korkutan şeyleri yapmak, mutluluk verir.
  • Kadınların sır tutabilme sürelerinin ortalaması, 47 saat ve 15 dakikadır.
  • Herkesi mutlu etmeye çalışan insanlar, genelde, sonunda kendilerini yalnız hisseden kişi olurlar.
  • Ne kadar mutlu olursak, o kadar az uykuya ihtiyaç duyarız.
  • Aşık olduğunuz kişinin elini tuttuğunuzda, daha az acı hisseder ve daha az telaşlanırsınız.
  • Akıllı insanlar, ortalama insanlardan daha az arkadaşa sahiptir. İnsan ne kadar zeki olursa, o kadar seçici olur.
  • En yakın arkadaşınızla evlenmek, boşanma riskini %70 azaltır ve bu tür evlilikler genelde sonsuza dek sürer.
  • Arkadaş çevresi daha çok erkeklerden oluşan kadınlar, genelde daha iyi ruh haline sahip olur.
  • İki ayrı dil konuşan insanlar, farkında olmadan da olsa, konuştukları dilleri değiştirirken kişiliklerini de değiştirirler. Çünkü iki ayrı kişiliğe sahip olurlar.
  • Uzun süre bekâr olmak, günde 15 sigara içmek kadar sağlığa zararlıdır.
  • Seyahat etmek, beyin sağlığınızı güçlendirir; depresyon ve kalp krizi riskini azaltır.
  • İnsanlar ilgi duydukları şeyler hakkında konuştuklarında, daha çekici olurlar.
7v1q1m.jpg

Bu konuyu yazdır

  Başarıyı Engelleyen 5 Zehirli Düşünce
Yazar: gakko - 06-22-2016, Saat:07:25 PM - Forum: BAŞARI HİKAYELERİ VE ÖNERİLERİ - Yorum Yok

Başarı, herkesten farklı düşünmeyle başlar. Eğer diğerlerinden daha başarılı olmak istiyorsanız daha farklı düşünmeye başlamalısınız.
Farklı düşünmek gerçekten zordur. İnsanları diğerlerinden ayıran ve çoğu zaman başarılı insanları başarısız insanlardan ayıran genelde küçük düşünce farklılıklarıdır. Ancak buna rağmen insanları başarıdan alı tutan bilinen kötü düşünce şekilleri ortaya çıkmış durumdadır. İşte çoğu insanın başarısını engelleyen yanlış düşünce kalıpları.

1 Doğru İmkanları Bulamıyorum

İmkansızlıktan yakınanlar kervanına hoş geldiniz. Dışarıdan nasıl görüldüğü umursamaksızın çoğu insan sahip olduğu imkanların yetersizliğine odaklanmış durumdadır ve bundan dert yanmaktadır. Ancak belkide kimsenin itiraf edemediği bir gerçek var. O da imkanların durup dururken size gelmeyeceği ve aranılan olanakların ancak kazanabilecek olmasıdır. Tabi ki istisnalar kaideyi bozmaz şanslı azınlıktan bahsetmiyoruz.
Belki de bundan bir yıl önce, bir yerlere kabul edilmeyi, yeni bir unvan almayı ya da keşfedilmeyi bekliyordunuz. Bu beklentileriniz gerçekleşmiş olsa da olmasa da bazı şeylerin farkında olmadığınız açık. Eğer göstermek istediğiniz bir şeyler varsa bunu çıkıp göstermek günümüz dünyasında oldukça basit. Sosyal medyayı ve interneti kullanarak neredeyse aklınıza gelen herkesle iletişim kurma şansına sahipsiniz. Eğer gösterecek bir şeyiniz varsa bunu çıkıp göstermeli, keşfedilmeyi beklememelisiniz.
İmkansızlıkları kendi kafanızda yarattığınızın farkına varmalısınız. Tarihin hiç bir döneminde insanlar sizin sahip olduğunuz imkanlara sahip olmadı.

2 Birileri Beni Sürekli Engelliyor

Belkide birileri imkanlarınızı sizden aldı ya da size ait olan fikirleri çaldı. Belki de beklediğiniz ve hakkınız olan terfiyi alamadınız ya da ortağınız sizi yarı yolda bıraktı. Hiç fark etmez, diğer insanları kontrol edemezsiniz, kontrol edebileceğiniz tek kişi kendiniz siniz.
Bir başarısızlıkla karşılaştığınızda ilk yapmanız gereken şey başarısızlığı kabullenmektir. Başarısızlığın nedenleri tamamen diğer insanlarla alakalı görünüyor olsa bile bundan ders çıkarmalı ve kendi hatalarınızı keşfetmelisiniz. Sonuç olarak sizi başarısız kılan bir başkası ise, bir başkasına sizi başarısızlığa uğratabilecek fırsatlar vermişsiniz demektir.
Hatalarınızı kabullenin, onları kucaklayın, ders çıkarın ve sorumluluktan kaçmayın. Bir dahaki sefer bu hataları yapmamak için ne gibi önlemler alacağınızı düşünün ve herşeye yeniden başlamaktan kaçınmayın.

3 Yeterli Zamanım Yok

Tabiki var! Herkesin sahip olduğu zamana sahipsiniz. Burada anahtar kavram sahip olduğunuz zamanı nasıl değerlendirdiğinizle alakalı.
Herkes planlar yapar ve bu planlara uymaya çalışır ancak planlar genelde şaşar. Bunun başlıca nedeni plandaki bir işin belirlenenden daha uzun zaman alması ve diğer planlara zaman bırakmamasıdır. Bu noktada bir plan yapıyorsanız plan öğelerine belirli zamanlar vermek yerine sadece sıralamasını yapın ve belirlediğiniz işleri elinizden geldiğince verimli ve çabuk yapmaya çalışın. Zamanın sizi kontrol ettiğini değil sizin zamanı kontrol ettiğinizi düşünün.

4 Eğer Buna Değeceğini Bilsem Yaparım

Hiç etrafınızdaki birinin, “Eğer zam alacağımı bilsem çok daha fazla çalışırım” ya da ” Kar getireceğini bilsem bu işi yaparım” dediğini duydunuz mu ?
Başarılı girişimciler ve çalışanlar kazandıkları başarıyı ilk etapta çok çalışmaya borçlular. Bunu sakın unutmayın çok çalışmak gerekiyor. Sakıp Sabancı’nın da dediği gibi. Başarı çalışmadan olmuyor ve eğer gerçekten hayaliniz buysa ve çok çalışmayı düşünmüyorsanız, Milli Piyango bileti almaya devam etseniz iyi olur.
Bir çok insan çok çalışmadan önce ne kadar kazanacağına bakar. Ancak çok çalışan bir insanın hangi konuda olursa olsun neler kazanacağı tahmin edilemez. Bunun bir çok örneği de vardır. Çok çalışmayı adet edinin ve benimseyin. Bunu neler kazanacağınızı düşünerek değil kendiniz için yapın.

5 Bende Özel Bir şey Yok

Her yerde okuduğumuz gördüğümüz başarı hikayelerindeki insanların sahip olduğu bazı yeteneklere sahip olmadığınızı düşünüyorsunuz. İlginç fikirler, yetenekler, yaratıcılık vs. Bu ancak çok nadir olarak doğru olabilecek bir şeydir. Başarı, kazanıldıktan sonra görüldüğü kadar kolay ve bir kaç yeteneğe bağlı bir şey değildir.
Tabiki diğer insanlarda farklı ve sizde olmayan yetenekler olabilir ancak herkesin dikkat çeken ve oldukça yatkın olduğu bir konu vardır. Ayrıca her yetenek doğuştan gelmez, bir çok başarılı insan başarısızlıkları sayesinde başarılı olmuş ve yeteneklerini geliştirmiştir.

v46gXp.jpg

Bu konuyu yazdır

  HAYATINIZI DEĞİŞTİRECEK DETAYLAR
Yazar: gakko - 06-16-2016, Saat:02:30 PM - Forum: KİŞİSEL GELİŞİM-PSİKOLOJİ - Yorum Yok

Kişisel gelişim konusu benim kuşağımda bulunan insanların bilmediği bir şey. Biz kendimizi önce mahallede sonra okullarda yetiştirdiğimizi daha sonraları da mesleğimiz ile ilgili çalışarak, okuyarak geliştireceğimizi düşünürdük, büyük bir kısmımızda öyle yaptı.

Daha sonraki yıllarda “kişisel gelişim”, “kişisel gelişim uzmanlığı” gibi kelimeler duyduğumda biri gelip beni nasıl geliştirecek diye düşünmüştüm … Bir miktar yanıldığımı kabul ediyorum.
Kişisel gelişim konusunda uzun listelerin bir öneminin olmadığını, bugün zor öğrendiği düşünülen bireylere “kural ezberletmek” amacını taşımıyor ise en azından sayfa doldurmak amacını taşıdığını söyleyebilirim. Çevresi ile uyum içerisinde ve başarılı olmayı gerçekten isteyenlere benim tek önerim var : pozitif olmaları, negatif olmamaları. Diğer her şey bunu takip edecektir.

Her şeye karşı “ama” ile başlayan itiraz cümlesi kurmak kadar kolay bir şey yoktur. Yapılması gereken ise pozitif olarak yolu izlemektir. Bir topluluk içinde “negatif” kişiler var ise bir süre sonra daha az sayıda fikir ortaya çıkmaya, konular konuşul mamaya başlar. Şirketlerde başlatılıp bitirilemeyen iyileştirme projeleri veya çocuğunu sürekli eleştiren bir anne veya babanın giderek ondan uzaklaşması bu sürecin örnekleridir.
Şimdi listemize bakalım, unutmayın bu 1 aylık liste.

1. Bu alışkanlıklarınız var ise bırakın :

  • Eleştirme, şikayet etme, başkaları hakkında konuşma …
  • Ne kadar sıcak, öyle olmaz, ben de dedim ki, ne var ki bunda, boşuna bu işler … Bu tip ifadelerden hemen uzaklaşın.
  • Uzun uzun televizyon seyretmeyin …
  • Sadece televizyon seyrederek uzun saatler geçiriyor iseniz bundan vazgeçin, en azından hep aynı tür programları izlemeyin.
  • Negatif kelimeler kullanmayın, negatif düşünceler yaymayın …
  • Negatif olmak kadar kolay bir şey yoktur, negatif görünerek daha bilge olduğunu düşünenler gibi olmayın. Negatif olacağınıza hiç bir şeyden anlamayan, sevimli ve pozitif olmak daha iyidir, bırakın başkaları “her şeyden anlasın ve negatif olsun”.
  • Bugünün işini yarına bırakmayın … Sonra birikir, sıkıntı yaratır !
2. Bu alışkanlıkları geliştirin
  • Yarın ne yapacağınızı bu akşamdan düşünün …
  • Planlı olun ama çok değil, ne yapacağınızı bilin ki sonra aceleye gelmesin. Bu sayede zamanınızı planlamış olabilirsiniz ama dediğim gibi çok hassas planlar yapmayın, biraz boşluk olsun.
  • Diğerlerini kollayın, esirgeyin ve insanları övün …
  • Çevrenizde bulunan hiç bir canlıya (bitkiler dahil) kötü davranmayın, kedileri tekmelemeyin, köpekleri zehirlemeyi düşünmeyin, bitkileri ezmeyin, insanları zor duruma düşürmeyin ve bütün canlılara yardımcı olun. Bir de insanları övün, her fırsatta cesaretlendirin … Zaten hayat zor siz daha fazla zorlaştırmayın.
  • Her gün bedeninizi çalıştırın …
  • Eksersiz yapın, yürüyün, spor yapın … Bir şekilde vücudunuz çalışmalı. Sağlam kafa sağlam vücut ilişkisi laf olsun diye kurulmamıştır.
  • Kendinizi geliştirin …
  • Hep siz haklı olamazsınız, şu anda bu kadar mükemmel olmanız iyi de olmayabilir ! … Onun için kendinizi geliştirin.
  • Hergün mutlaka yeni bir kişiye kendinizi tanıtın …
  • Bu sayede etrafınızda bulunan insanların sayısı artacak, onları tanıyacak, onların pozitif yanlarından kendinize pay çıkartabileceksiniz.
3. İş yerinizde değerinizi arttırın
  • Güleryüzlü olun … 
Herkese karşı güleryüzlü olun, karşılaştığınız insanlara sıcak davranın.
  • 3 faydalı fikir üretin …
Önünüzde bulunan 1 ay içinde çalıştığınız yer veya beraber çalıştığınız kişilerin yararına olacak 3 yeni fikir üretin, bunları paylaşın.
  • Çalıştığınız yeri daha iyi tanıyın …
Çalıştığınız yer, yaptığı iş, müşterileri, tedarikçileri, ürünleri, sorunları, güçlü veya zayıf yönleri hakkında daha fazla bilgi sahibi olun, araştırın.
  • Yardımcı olun …
Arkadaşlarınıza sizden bir şey isteyip istemediklerini, onlara nasıl yardımcı olabileceğinizi sorun. Kısacası biraz “almadan verin”.
  • Başkalarının rahat ve huzurunu düşünün …
İş yerleri birer eko – sistem. Bu sistem içinde herkesin var olma ve yaşama hakkının olmasının yanında huzur ve rahat olabilme hakkı da var. Dolayısı ile bunu dikkate alın.

4. Aile ve dost çevrenizde değerinizi arttırın
  • En az 1 saat …
Evdekilere her gün en az 1 saat ayırın.
  • Bir öğlen veya akşam yemeği …
1 ay içinde en az 1 kere aileniz veya dostlarınız ile yemeğe gidin, yemek yiyin.
  • Aileniz için haftada bir …
Ailenizin, evinizin ihtiyaç duyduğu şeylerden en az bir tanesini gerçekleştirin.
  • Eşinizi takdir edin …
Onun yaptıklarını takdir edin, küçük şeyler olabilir ama dikkate aldığınızı gösterin.
  • Ayda bir kez …
Eşinizle baş başa bir gece geçirin.

5. Zihninizi güçlendirin, bilginizi kullanın
  • Her gün gazete başlıkları …
Gazete başlıklarına, haberlere her gün bir göz atın.
  • Bu bir ay içinde …
En az bir kişisel gelişim kitabı veya normal kitap okuyun. Not alın.
  • Her gün 15 dakika …
Her gün en az 10-15 dakika meditasyon yapın. Meditasyon yapmayı bilmiyorsanız o zaman öğrenin.
  • İletişim kurun …
Arkadaşlarınız veya aileniz ile sizleri ilgilendiren konuları konuşmak için vakit ayırın.
B2A57v.jpg

Bu konuyu yazdır