Hoşgeldin, Ziyaretçi
Sitemizden yararlanabilmek için Kayıt olmalısınız.

Kullanıcı Adı/E-Posta:
  

Şifreniz:
  





Forumda Ara

(Gelişmiş Arama)

Forum İstatistikleri
» Toplam Üyeler: 2,561
» Son Üye: idsoixdemxlp
» Toplam Konular: 681
» Toplam Yorumlar: 685

Detaylı İstatistikler

Kimler Çevrimiçi
Toplam: 3 kullanıcı aktif
» 0 Kayıtlı
» 3 Ziyaretçi

Son Aktiviteler
Nuri Killigil: Bir Türk S...
Forum: BİLİNMEYEN TARİHİMİZ
Son Yorum: gakko
08-07-2018, Saat:05:16 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 81
Çocuklarımıza Yedirdiğimi...
Forum: SAĞLIK
Son Yorum: delidumrul
03-29-2018, Saat:12:22 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 243
EŞİNİ DOĞRU SEÇ
Forum: KİŞİSEL GELİŞİM-PSİKOLOJİ
Son Yorum: delidumrul
03-26-2018, Saat:06:55 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 258
Müslüman ol demeden, İnsa...
Forum: KISA İBRETLİK HİKAYELER
Son Yorum: merve
03-26-2018, Saat:11:31 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 256
Feodalitenin ortaya çıkış...
Forum: İLGİNÇ TARİHİ BİLGİLER
Son Yorum: merve
03-25-2018, Saat:09:24 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 242
Mustafa Ertuğrul Aker Tar...
Forum: BİLİNMEYEN TARİHİMİZ
Son Yorum: merve
03-24-2018, Saat:08:44 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 258
1788 Osmanlı-Avusturya sa...
Forum: BİLİNMEYEN TARİHİMİZ
Son Yorum: gakko
03-24-2018, Saat:08:41 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 228
Zengin Girişimcilerden Ha...
Forum: BAŞARI HİKAYELERİ VE ÖNERİLERİ
Son Yorum: merve
03-22-2018, Saat:01:01 AM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 152
SULTAN ABDÜLHAMİD HAN’IN ...
Forum: BİLİNMEYEN TARİHİMİZ
Son Yorum: merve
03-18-2018, Saat:10:20 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 285
Eksik Yapılan Dua...
Forum: KISA İBRETLİK HİKAYELER
Son Yorum: intikamcı
03-15-2018, Saat:12:53 PM
» Yorumlar: 0
» Okunma: 166

 
  Kendinizi Ve Çevrenizi Daha İyi Anlamanızı Sağlayan Psikolojik Gerçekler
Yazar: intikamcı - 06-28-2016, Saat:04:28 PM - Forum: KİŞİSEL GELİŞİM-PSİKOLOJİ - Yorum Yok

Kendiniz hakkında yeni şeyler öğrenmek hem eğlenceli hem de ilginç. Davranışlarımız ardında yatan psikolojik sebepleri öğrenmek, insan ilişkilerinde güçlenmenizi ve kendinizi daha iyi ifade etmenizi sağlar. Şimdi söyleyeceğimiz ilginç psikolojik gerçeklerle, kendinizi daha yakından tanıma fırsatı bulabilirsiniz. Bunları madddeler halinde verirsek

  • 16-28 yaşları arasında başlayan arkadaşlıkların uzun ve güçlü olma ihtimali daha yüksektir.
  • Kadınlar genelde derin ve boğuk sesli erkekleri tercih ederler, çünkü bu erkekler onlara daha özgüvenli gelir. Agresif gözükmezler.
  • En iyi tavsiyeleri veren insanlar, genelde en çok probleme sahip insanlardır.
  • Zeki insanlar daha hızlı düşünür, bu sebeple el yazıları karman çorman olur.
  • Hislerimiz, iletişim şeklimizi etkilemez. Aslında tam aksine, iletişim şeklimiz hislerimizi etkiler.
  • Bir kişinin restoran görevlilerine olan tutumu, onun gerçek kişiliği hakkında birçok ipucu verir.
  • Suçluluk hissini güçlü şekilde yaşayan kişilerin, başka insanların hislerini ve düşüncelerini anlama oranı yüksektir.
  • Erkekler kadınlardan komik değildir, sadece daha fazla espri ve şaka yaparlar ve insanların onların espri anlayışını sevip sevmemelerini umursamazlar.
  • Utangaç insanlar, kendileri hakkında çok az konuşur. Ama bunu öyle bir şekilde yaparlar ki, karşılarındaki insanların onlar hakkında çok şey bildiğini düşünmesini sağlarlar.
  • Kadınların acı reseptörleri, erkeklerinkilerden iki kat yüksektir ama acı eşikleri çok daha güçlüdür.
  • Yüksek frekansta müzik dinlemek, kişinin sakinleşmesine, rahatlamasına ve mutlu olmasına yardımcı olur.
  • Eğer geceleri düşünmeden duramadığınız için uyuyamıyorsanız, yataktan kalkın ve düşüncelerinizi yazın. Bu rahatlamanızı sağlayacaktır.
  • Günaydın ve iyi geceler mesajları, beynin mutluluktan sorumlu kısmını aktive eder.
  • Sizi korkutan şeyleri yapmak, mutluluk verir.
  • Kadınların sır tutabilme sürelerinin ortalaması, 47 saat ve 15 dakikadır.
  • Herkesi mutlu etmeye çalışan insanlar, genelde, sonunda kendilerini yalnız hisseden kişi olurlar.
  • Ne kadar mutlu olursak, o kadar az uykuya ihtiyaç duyarız.
  • Aşık olduğunuz kişinin elini tuttuğunuzda, daha az acı hisseder ve daha az telaşlanırsınız.
  • Akıllı insanlar, ortalama insanlardan daha az arkadaşa sahiptir. İnsan ne kadar zeki olursa, o kadar seçici olur.
  • En yakın arkadaşınızla evlenmek, boşanma riskini %70 azaltır ve bu tür evlilikler genelde sonsuza dek sürer.
  • Arkadaş çevresi daha çok erkeklerden oluşan kadınlar, genelde daha iyi ruh haline sahip olur.
  • İki ayrı dil konuşan insanlar, farkında olmadan da olsa, konuştukları dilleri değiştirirken kişiliklerini de değiştirirler. Çünkü iki ayrı kişiliğe sahip olurlar.
  • Uzun süre bekâr olmak, günde 15 sigara içmek kadar sağlığa zararlıdır.
  • Seyahat etmek, beyin sağlığınızı güçlendirir; depresyon ve kalp krizi riskini azaltır.
  • İnsanlar ilgi duydukları şeyler hakkında konuştuklarında, daha çekici olurlar.
7v1q1m.jpg

Bu konuyu yazdır

  Başarıyı Engelleyen 5 Zehirli Düşünce
Yazar: gakko - 06-22-2016, Saat:07:25 PM - Forum: BAŞARI HİKAYELERİ VE ÖNERİLERİ - Yorum Yok

Başarı, herkesten farklı düşünmeyle başlar. Eğer diğerlerinden daha başarılı olmak istiyorsanız daha farklı düşünmeye başlamalısınız.
Farklı düşünmek gerçekten zordur. İnsanları diğerlerinden ayıran ve çoğu zaman başarılı insanları başarısız insanlardan ayıran genelde küçük düşünce farklılıklarıdır. Ancak buna rağmen insanları başarıdan alı tutan bilinen kötü düşünce şekilleri ortaya çıkmış durumdadır. İşte çoğu insanın başarısını engelleyen yanlış düşünce kalıpları.

1 Doğru İmkanları Bulamıyorum

İmkansızlıktan yakınanlar kervanına hoş geldiniz. Dışarıdan nasıl görüldüğü umursamaksızın çoğu insan sahip olduğu imkanların yetersizliğine odaklanmış durumdadır ve bundan dert yanmaktadır. Ancak belkide kimsenin itiraf edemediği bir gerçek var. O da imkanların durup dururken size gelmeyeceği ve aranılan olanakların ancak kazanabilecek olmasıdır. Tabi ki istisnalar kaideyi bozmaz şanslı azınlıktan bahsetmiyoruz.
Belki de bundan bir yıl önce, bir yerlere kabul edilmeyi, yeni bir unvan almayı ya da keşfedilmeyi bekliyordunuz. Bu beklentileriniz gerçekleşmiş olsa da olmasa da bazı şeylerin farkında olmadığınız açık. Eğer göstermek istediğiniz bir şeyler varsa bunu çıkıp göstermek günümüz dünyasında oldukça basit. Sosyal medyayı ve interneti kullanarak neredeyse aklınıza gelen herkesle iletişim kurma şansına sahipsiniz. Eğer gösterecek bir şeyiniz varsa bunu çıkıp göstermeli, keşfedilmeyi beklememelisiniz.
İmkansızlıkları kendi kafanızda yarattığınızın farkına varmalısınız. Tarihin hiç bir döneminde insanlar sizin sahip olduğunuz imkanlara sahip olmadı.

2 Birileri Beni Sürekli Engelliyor

Belkide birileri imkanlarınızı sizden aldı ya da size ait olan fikirleri çaldı. Belki de beklediğiniz ve hakkınız olan terfiyi alamadınız ya da ortağınız sizi yarı yolda bıraktı. Hiç fark etmez, diğer insanları kontrol edemezsiniz, kontrol edebileceğiniz tek kişi kendiniz siniz.
Bir başarısızlıkla karşılaştığınızda ilk yapmanız gereken şey başarısızlığı kabullenmektir. Başarısızlığın nedenleri tamamen diğer insanlarla alakalı görünüyor olsa bile bundan ders çıkarmalı ve kendi hatalarınızı keşfetmelisiniz. Sonuç olarak sizi başarısız kılan bir başkası ise, bir başkasına sizi başarısızlığa uğratabilecek fırsatlar vermişsiniz demektir.
Hatalarınızı kabullenin, onları kucaklayın, ders çıkarın ve sorumluluktan kaçmayın. Bir dahaki sefer bu hataları yapmamak için ne gibi önlemler alacağınızı düşünün ve herşeye yeniden başlamaktan kaçınmayın.

3 Yeterli Zamanım Yok

Tabiki var! Herkesin sahip olduğu zamana sahipsiniz. Burada anahtar kavram sahip olduğunuz zamanı nasıl değerlendirdiğinizle alakalı.
Herkes planlar yapar ve bu planlara uymaya çalışır ancak planlar genelde şaşar. Bunun başlıca nedeni plandaki bir işin belirlenenden daha uzun zaman alması ve diğer planlara zaman bırakmamasıdır. Bu noktada bir plan yapıyorsanız plan öğelerine belirli zamanlar vermek yerine sadece sıralamasını yapın ve belirlediğiniz işleri elinizden geldiğince verimli ve çabuk yapmaya çalışın. Zamanın sizi kontrol ettiğini değil sizin zamanı kontrol ettiğinizi düşünün.

4 Eğer Buna Değeceğini Bilsem Yaparım

Hiç etrafınızdaki birinin, “Eğer zam alacağımı bilsem çok daha fazla çalışırım” ya da ” Kar getireceğini bilsem bu işi yaparım” dediğini duydunuz mu ?
Başarılı girişimciler ve çalışanlar kazandıkları başarıyı ilk etapta çok çalışmaya borçlular. Bunu sakın unutmayın çok çalışmak gerekiyor. Sakıp Sabancı’nın da dediği gibi. Başarı çalışmadan olmuyor ve eğer gerçekten hayaliniz buysa ve çok çalışmayı düşünmüyorsanız, Milli Piyango bileti almaya devam etseniz iyi olur.
Bir çok insan çok çalışmadan önce ne kadar kazanacağına bakar. Ancak çok çalışan bir insanın hangi konuda olursa olsun neler kazanacağı tahmin edilemez. Bunun bir çok örneği de vardır. Çok çalışmayı adet edinin ve benimseyin. Bunu neler kazanacağınızı düşünerek değil kendiniz için yapın.

5 Bende Özel Bir şey Yok

Her yerde okuduğumuz gördüğümüz başarı hikayelerindeki insanların sahip olduğu bazı yeteneklere sahip olmadığınızı düşünüyorsunuz. İlginç fikirler, yetenekler, yaratıcılık vs. Bu ancak çok nadir olarak doğru olabilecek bir şeydir. Başarı, kazanıldıktan sonra görüldüğü kadar kolay ve bir kaç yeteneğe bağlı bir şey değildir.
Tabiki diğer insanlarda farklı ve sizde olmayan yetenekler olabilir ancak herkesin dikkat çeken ve oldukça yatkın olduğu bir konu vardır. Ayrıca her yetenek doğuştan gelmez, bir çok başarılı insan başarısızlıkları sayesinde başarılı olmuş ve yeteneklerini geliştirmiştir.

v46gXp.jpg

Bu konuyu yazdır

  HAYATINIZI DEĞİŞTİRECEK DETAYLAR
Yazar: gakko - 06-16-2016, Saat:02:30 PM - Forum: KİŞİSEL GELİŞİM-PSİKOLOJİ - Yorum Yok

Kişisel gelişim konusu benim kuşağımda bulunan insanların bilmediği bir şey. Biz kendimizi önce mahallede sonra okullarda yetiştirdiğimizi daha sonraları da mesleğimiz ile ilgili çalışarak, okuyarak geliştireceğimizi düşünürdük, büyük bir kısmımızda öyle yaptı.

Daha sonraki yıllarda “kişisel gelişim”, “kişisel gelişim uzmanlığı” gibi kelimeler duyduğumda biri gelip beni nasıl geliştirecek diye düşünmüştüm … Bir miktar yanıldığımı kabul ediyorum.
Kişisel gelişim konusunda uzun listelerin bir öneminin olmadığını, bugün zor öğrendiği düşünülen bireylere “kural ezberletmek” amacını taşımıyor ise en azından sayfa doldurmak amacını taşıdığını söyleyebilirim. Çevresi ile uyum içerisinde ve başarılı olmayı gerçekten isteyenlere benim tek önerim var : pozitif olmaları, negatif olmamaları. Diğer her şey bunu takip edecektir.

Her şeye karşı “ama” ile başlayan itiraz cümlesi kurmak kadar kolay bir şey yoktur. Yapılması gereken ise pozitif olarak yolu izlemektir. Bir topluluk içinde “negatif” kişiler var ise bir süre sonra daha az sayıda fikir ortaya çıkmaya, konular konuşul mamaya başlar. Şirketlerde başlatılıp bitirilemeyen iyileştirme projeleri veya çocuğunu sürekli eleştiren bir anne veya babanın giderek ondan uzaklaşması bu sürecin örnekleridir.
Şimdi listemize bakalım, unutmayın bu 1 aylık liste.

1. Bu alışkanlıklarınız var ise bırakın :

  • Eleştirme, şikayet etme, başkaları hakkında konuşma …
  • Ne kadar sıcak, öyle olmaz, ben de dedim ki, ne var ki bunda, boşuna bu işler … Bu tip ifadelerden hemen uzaklaşın.
  • Uzun uzun televizyon seyretmeyin …
  • Sadece televizyon seyrederek uzun saatler geçiriyor iseniz bundan vazgeçin, en azından hep aynı tür programları izlemeyin.
  • Negatif kelimeler kullanmayın, negatif düşünceler yaymayın …
  • Negatif olmak kadar kolay bir şey yoktur, negatif görünerek daha bilge olduğunu düşünenler gibi olmayın. Negatif olacağınıza hiç bir şeyden anlamayan, sevimli ve pozitif olmak daha iyidir, bırakın başkaları “her şeyden anlasın ve negatif olsun”.
  • Bugünün işini yarına bırakmayın … Sonra birikir, sıkıntı yaratır !
2. Bu alışkanlıkları geliştirin
  • Yarın ne yapacağınızı bu akşamdan düşünün …
  • Planlı olun ama çok değil, ne yapacağınızı bilin ki sonra aceleye gelmesin. Bu sayede zamanınızı planlamış olabilirsiniz ama dediğim gibi çok hassas planlar yapmayın, biraz boşluk olsun.
  • Diğerlerini kollayın, esirgeyin ve insanları övün …
  • Çevrenizde bulunan hiç bir canlıya (bitkiler dahil) kötü davranmayın, kedileri tekmelemeyin, köpekleri zehirlemeyi düşünmeyin, bitkileri ezmeyin, insanları zor duruma düşürmeyin ve bütün canlılara yardımcı olun. Bir de insanları övün, her fırsatta cesaretlendirin … Zaten hayat zor siz daha fazla zorlaştırmayın.
  • Her gün bedeninizi çalıştırın …
  • Eksersiz yapın, yürüyün, spor yapın … Bir şekilde vücudunuz çalışmalı. Sağlam kafa sağlam vücut ilişkisi laf olsun diye kurulmamıştır.
  • Kendinizi geliştirin …
  • Hep siz haklı olamazsınız, şu anda bu kadar mükemmel olmanız iyi de olmayabilir ! … Onun için kendinizi geliştirin.
  • Hergün mutlaka yeni bir kişiye kendinizi tanıtın …
  • Bu sayede etrafınızda bulunan insanların sayısı artacak, onları tanıyacak, onların pozitif yanlarından kendinize pay çıkartabileceksiniz.
3. İş yerinizde değerinizi arttırın
  • Güleryüzlü olun … 
Herkese karşı güleryüzlü olun, karşılaştığınız insanlara sıcak davranın.
  • 3 faydalı fikir üretin …
Önünüzde bulunan 1 ay içinde çalıştığınız yer veya beraber çalıştığınız kişilerin yararına olacak 3 yeni fikir üretin, bunları paylaşın.
  • Çalıştığınız yeri daha iyi tanıyın …
Çalıştığınız yer, yaptığı iş, müşterileri, tedarikçileri, ürünleri, sorunları, güçlü veya zayıf yönleri hakkında daha fazla bilgi sahibi olun, araştırın.
  • Yardımcı olun …
Arkadaşlarınıza sizden bir şey isteyip istemediklerini, onlara nasıl yardımcı olabileceğinizi sorun. Kısacası biraz “almadan verin”.
  • Başkalarının rahat ve huzurunu düşünün …
İş yerleri birer eko – sistem. Bu sistem içinde herkesin var olma ve yaşama hakkının olmasının yanında huzur ve rahat olabilme hakkı da var. Dolayısı ile bunu dikkate alın.

4. Aile ve dost çevrenizde değerinizi arttırın
  • En az 1 saat …
Evdekilere her gün en az 1 saat ayırın.
  • Bir öğlen veya akşam yemeği …
1 ay içinde en az 1 kere aileniz veya dostlarınız ile yemeğe gidin, yemek yiyin.
  • Aileniz için haftada bir …
Ailenizin, evinizin ihtiyaç duyduğu şeylerden en az bir tanesini gerçekleştirin.
  • Eşinizi takdir edin …
Onun yaptıklarını takdir edin, küçük şeyler olabilir ama dikkate aldığınızı gösterin.
  • Ayda bir kez …
Eşinizle baş başa bir gece geçirin.

5. Zihninizi güçlendirin, bilginizi kullanın
  • Her gün gazete başlıkları …
Gazete başlıklarına, haberlere her gün bir göz atın.
  • Bu bir ay içinde …
En az bir kişisel gelişim kitabı veya normal kitap okuyun. Not alın.
  • Her gün 15 dakika …
Her gün en az 10-15 dakika meditasyon yapın. Meditasyon yapmayı bilmiyorsanız o zaman öğrenin.
  • İletişim kurun …
Arkadaşlarınız veya aileniz ile sizleri ilgilendiren konuları konuşmak için vakit ayırın.
B2A57v.jpg

Bu konuyu yazdır

  Zihinsel Bariyerleri Kırmanız İçin 20 yol
Yazar: merve - 06-11-2016, Saat:11:58 AM - Forum: KİŞİSEL GELİŞİM-PSİKOLOJİ - Yorum Yok

Düşünün. Bir sıcak hava balonunun içindesiniz. Yükselmek istiyorsunuz, ancak çok fazla ağırlığınız var. Bulutlar ve güneş size kollarını açmış, onlara kavuşmak için bazı ağırlıklarınızdan kurtulmanız lazım. O zaman şimdi, gökyüzüne ve özgürlüğe kavuşmak için yolculuğa başlayalım; yavaş yavaş ağırlıklarımızdan kurtulalım.

Bağlarınızdan kurtulun.
Bazen dünyadaki en saçma şeylere bağlanmış oluruz. Peki neye, ne kadar güçlü bir şekilde bağlandık? Bizi geri mi çekiyor? Acı mı veriyor? İyi bakın. Ona muhtaç değilsiniz. Her bağ çözülebilir.

Suçluluk hissinden kurtulun.
Suçluluk duygusunu sürdürmenin hayatınıza hiçbir faydası yoktur. Düşünün, suçlu hissetmek şu anda neyi çözüyor? Sizi üzmekten, geriye çekmekten başka ne işe yarıyor şu an?

Negatif düşünceden kurtulun.
Negatif düşünceler, sizi karanlık bir enerji alanına kilitler ve bırakır. Sakın negatif düşüncelerin ardına düşmeyin. Sizi ve çevrenizdeki herkesi, tüm düşüncelerinizi etkiler.

Kendinizi eleştirmeyi bırakın.
Kendini bilmek güzeldir, ancak sınırları geçmemek gerekir. Düşünün. Eğer olması gerekenden fazla bir şekilde kendinize yükleniyorsanız, bu huyunuzu bırakın. Kendinize karşı nazik olun.

Ön yargılarınızdan kurtulun.
Ön yargılar size huzursuz hissettirir, alıngan yapar. Başka insanlarla iyi iletişim kurmanızı engeller.

Sürekli düşünmeyi bırakın.
Hiçbir geçerli sebebiniz olmamasına rağmen, bir şeyi yapma konusunda ısrarcı mı davranıyorsunuz? Size artık bir faydası olmadığını düşünüyorsanız, bırakın gitsin.

Başkalarından onay alma ihtiyacınızdan kurtulun.
Bu tutum, ilgi görme isteğidir ve özgüveninizi sarsar. Birey olmanızı engeller.

Kendinizi limitlemeyi bırakın.
Hayat limitlerle dolu değildir. Limitleri biz yaratırız, kendi önümüze biz koyarız. Milyonlarca fırsatla dolu dünyanın tadını çıkarın.

Kinden kurtulun.
Her şeyden önce kin, kalbinize zarar verir. Araştırmalar, kalp hastalıklarının daha çok sinirli kişilerde olduğunu gösteriyor.

Yarına bırakma huyunuzdan vazgeçin.
Bu davranışın tembellikten kaynaklandığını fark edin ve bu şekilde hissettiğiniz anlarda kendinizi uyarın. Bu huyunuzu aştıkça, yeni başlangıçlar hayatınıza daha kolay girecektir.

Telaşlı düşünceleri bırakın.
Bu tarz hisler, genelde gelecekle alakalı belirsizlikleri içerir. Geçmişteki birçok olumsuzluğun sorumlusu bizsek, gelecekteki olumlu şeylerin nedeni neden biz olmayalım?

Kalp kırıklıklarını geçmişte bırakın.
Kırık bir kalbin iyileşmesi zaman alır; ancak unutmayın, siz o kişiye aşık olarak doğmadınız. Ondan önce de harika bir hayatınız vardı. Aşk sizi var etmedi, siz aşkı var ettiniz. Ve artık onu bırakmanın zamanı geldi.

Kötü anılarınızı bırakın.
Eski kötü günleri hatırlamak, bugünün kötü hislerini de canlandırabilir. Farklı dönemlere ait üzüntüleri birleştirmeyin. Bırakın her biri ait olduğu yerde kalsın.

Yarasız şeyleri bırakın.
Hayatınızda çok önemli bir yere sahip olduğunu düşündüğünüz birçok obje var. Bunlardan kurtulun.

Kötü arkadaşlardan kurtulun.
Sizin iyiliğinizi istemeyen, düşüncesiz ve bencil insanları çok iyi tanıyorsunuz. Bırakın. Onlara ihtiyacınız yok.

Geçmişinizin sonucu olduğunuz düşüncesini bırakın.
En çok düştüğümüz hatalardan biri, geçmişimiz tarafından yönetildiğimizdir. Bu düşünce, gelecekte gerçekleşebilecek güzel şeylerin ihtimalini düşürmemize sebep olun. Unutmayın, her gün yeni bir başlangıçtır.

Kendinizi işinizle/görevinizle tanımlamayı bırakın.
Bu modern hayatın en büyük problemlerinden biri. Birey olmak asıl başarınızdır. Unvanlar değişir; önemli olan ne olduğunuz değil, kim olduğunuzdur.

Zararlı alışkanlıklarınızı bırakın.
Bu tarz alışkanlıklar üreticiliğinizi ve yaratıcılığınızı düşürür. Bu bağımlılık televizyon izlemekten uyuşturucu kullanmaya kadar birçok bağımlılığı içeriyor.

Olayları çok fazla kişisel algılamayı bırakın.
İnsanların davranışlarını ve sözlerini üzerimize alınarak, yok yere canımızı sıkabiliriz. Bu his bize kendimizi kötü hissettirir. Hayata biraz dışarıdan bakmayı denemeli, alınmamayı öğrenmeliyiz.

Akıp giden zamanı unutun.
Stresin en büyük kaynaklarından biri, zaman kaybettiğimizi düşünmemiz. Aslında zaman sadece bizim algımız. Onu sayılara sınırlamak yerine, anı yaşamayı öğrenebilirsek, hiçbir şey için geç kalmadığımızı da görebiliriz.

OMEpOz.png
Özlen ÖNCEL

Bu konuyu yazdır

  Beyin Gücünüzü Geliştirmek İçin 32 Altın Kural
Yazar: ahmetsahin - 06-05-2016, Saat:03:25 PM - Forum: KİŞİSEL GELİŞİM-PSİKOLOJİ - Yorum Yok

3oj0pM.jpg1. Derin Nefes Alın. Daha fazla hava kanınız –yani beyniniz- içerisinde daha fazla oksijen anlamına gelir. Nefesinizi burnunuzdan alın ve mümkün olduğunca diyafram kasınızı kullanarak ciğerlerinizin alt kısmını doldurmaya çalışın. Birkaç kez derin nefes aldığınızda bu sizin hem gevşemenizi sağlar, hem de daha net biçimde düşünebilirsiniz.

2. Meditasyon Yapın. Şu an hemen uygulayabileceğiniz bir meditasyon tekniği, yalnızca gözlerinizi kapayın ve dikkatinizi nefesinize yöneltin. Kaslarınızı gevşetmeniz meditasyonunuza yardımcı olacaktır. Eğer zihniniz gezinmeye başlarsa dikkatinizi yalnızca nefesinize yöneltin. Beş on dakikalık bir meditasyon sizi gevşetir, zihninizi temizler ve özellikle zihinsel bir iş için sizi hazır hale getirir. .

3. Dik oturun. Duruşunuz bedeninizdeki fizyolojik mekanizmaları ve dolayısıyla zihinsel süreçlerinizi etkiler. Bunu kendi kendinize kanıtlayabilirsiniz. Kafanız öne doğru sarkmış, gözleriniz yere bakar ve ağzınız açık biçimde matematik işlemleri yapmayı ya da bir problem çözmeyi deneyin. Sonra aynı şeyi bir de dik vaziyette otururken, ağzınız kapalı ve karşıya ya da hafifçe yukarıya bakar durumda deneyin. İkincisinde zihninizin çok daha kolay çalıştığını göreceksiniz.

4. Doğru düşünme alışkanlıkları. Birkaç hafta belli bir problem çözme tekniği üzerinde çalışın. Kısa sürede alışkanlık haline geldiğini göreceksiniz. Gördüğünüz her şeyi bir an için yeniden dizayn etmeyi deneyin bu da bir süre sonra alışkanlık haline gelecektir. Bir parça çaba sarf ederek yararlı düşünme alışkanlıkları geliştirebilir ve sonra bunları çabasız biçimde kullanabilirsiniz. Alışkanlığın gücünden yararlanın.

5. Ölü zamanları değerlendirin. Arabayla bir yere giderken, bekleme salonunda beklerken, ya da boş boş otururken geçen zaman değerlendirilmezse ölü olur. En basitinden elimizde bulunan akıllı telefonlar ile arabanızda ya da boş zamanlarınızda yabancı dilde ya da kendi dilinizde bilgilendirici bir şeyler dinleyebilirsiniz.

6. Yabancı dil öğrenin. Yeni bir dil öğrenmenin beyin işlevlerinde yaş ilerlemesine bağlı olarak gelişen performans kaybını azalttığı görülmüştür.

7. Konsantrasyon ve farkındalık egzersizleri. Zihninizi dağılmaktan alıkoyduğunuzda konsantrasyon ve net biçimde düşünme kendiliğinden ortaya çıkacaktır. Zihninizdeki karmaşayı izlemeyi ve durdurmayı öğrenin. Zihninizin arka planında sizi belli belirsiz biçimde rahatsız eden şeyler dikkatinizi çektiğinde onları halletmenin yoluna bakın. Bu, aramanız gereken birini arayıp o işten kurtulmak ya da yapacağınız işlerin listesini çıkarmak olabilir. Böylece en azından şimdilik yapacağınız işleri unutabilirsiniz. Biraz pratik yaparak bu sizin için daha kolay bir hale gelir ve düşünme süreçleriniz daha güçlü olur.

8. Yazı yazın. Yazmak zihniniz için çeşitli yönlerden yararlıdır. Belleğinize önemli olan şeyleri söylemenin bir yoludur, böylece gelecekte bazı şeyleri daha kolay hatırlayabilirsiniz. Yazmak düşünme süreçlerinizi netleştirir. Yaratıcılığınızı ve analitik becerilerinizi geliştirmek için iyi bir egzersizdir. Günlükler, parlak fikirlerle ilgili notlar, şiir ve hikayeler yazmak zihninizi güçlendirecektir.

9. Mozart dinleyin. California Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada bir müzik aleti çalan ve koroya katılan çocukların problem çözme ve mekansal düşünebilme konularında diğer çocuklara oranla daha büyük bir gelişme kaydettikleri görüşmüştür. Bir başka araştırmada 36 öğrenciye üç tane mekansal düşünme testi uygulanmış ve ilk testin hemen öncesinde Mozart’ın iki piyano için Re Majör sonatı on dakika süreyle dinletilmiş. İkinci testten önce gevşeme kaseti dinletilmiş, üçüncüden önce ise yalnızca sessizlik içinde oturmuşlar. Bu 36 öğrencinin ortalama skorları şöyle 1. test: 119; 2. test: 111; 3. test: 110.

10. Uykunuza dikkat edin. Herkesin uyku ihtiyacı birbirinden farklıdır. Kendi ihtiyacınızın altında ya da üstünde uyumayın. Uykunun saatinden çok derinliği önemlidir. Gün içindeki kısa kestirmeler beynin dinlenmesi ve şarj olması için oldukça yararlıdır.

11. Kafein. Kahve birçok kişi için zihin açıcı özelliğe sahiptir. Ancak fazla miktarda alındığında zihnin çalışmasını olumsuz yönde etkileyebilir. Kafein bazı kişiler için uzun vadede olumsuz yan etkilere sahip olabilir. Ancak kısa vadeli olarak işe yaramaktadır.

12. Şekerden kaçının. Karbonhidratlar genellikle beyninizin bulanıklaşmasına yol açar. Çünkü şeker aldığınızda onu karşılamak için kana insülin salgılanır. Eğer önemli bir zihinsel iş yapacaksanız hemen öncesinde makarna, şeker, beyaz ekmek ve patates cipsi gibi şeylerden sakının.

13. Hızlı okuma. Birçok kişinin inandığının tersine okuduğunuz şeyi daha hızlı okuduğunuzda onu daha iyi kavrarsınız. Daha kısa sürede daha fazla şey öğrenirsiniz ve hızlı okuma gerçekten çok iyi bir beyin egzersizidir.

14. Spor egzersizleri yapın. Egzersizlerin özellikle uzun vadede beyin gücünü geliştirmesi sürpriz değildir. Fiziksel sağlığınızı olumlu yönde etkileyen her şey doğal olarak beyninizi de olumlu yönde etkileyecektir. Son zamanlarda yapılan araştırmalar 10 dakikalık bir egzersizden sonra bilişsel fonksiyonlarda artış olduğunu göstermektedir. Beyninizi tazelemek istiyorsanız küçük bir yürüyüş ya da birkaç hareket yapabilirsiniz.

15. Daha etkili biçimde öğrenin. Bir şeyi öğrenmeye karar verdiğinizde hem başlamadan önce, hem öğrenme esnasında, hem de sonrasında notlar alın. Başlamadan önce kendinize “Şu an bu konu hakkında neler biliyorum?” diye sorun. Ve bunları bir kağıda not edin. Bu, zihninizi öğrenmeye hazırlayacaktır. Çalışmayı bitirdikten sonra bir sonraki seans için zihninizde birkaç soru olsun. Ve kendi kendinize “şimdi ne öğrendim?” diye sorun.

16. Zihninizi netleştirin. Dağınık odalar ve ofisler dağınık düşünmeyi körükler. Zihinsel işler yapacağınız yeri buna uygun biçimde organize edin. Zor bir zihinsel işe başlamadan önce bedeninizi esnetin ve birkaç derin nefes alın.

17. Eğlendiğiniz bir şeyler yapın. Bu hem stres düzeyinizi düşürmenize hem de beyninizi tazelemenize yardımcı olacaktır. Yalnız burada önemli olan yaptığınız eğlenceli faaliyete aktif olarak katılmanızdır. Televizyon seyretmek böyle bir amaç için uygun değildir. Zihni geliştirici eğlenceli oyunlar oynamak ya da bir hobiyle uğraşmak, kısacası sizi dinlendiren ve eğlendiren bir şeyler yapmak beyninizin daha iyi biçimde düşünmesine yardımcı olacaktır.

18. Beyin egzersizleri yapın. Beyninizi sürekli değişik yönlerde çalıştırın. Bulmaca çözün, satranç oynayın, bir şeyler ezberleyin. Beynin çalıştırılması sürekli yeni nöron bağlantıları geliştirilmesine yol açar.

19. Yeni şeyler öğrenin. Bu beyne egzersiz yaptırmanın bir başka yoludur. Yeni bir şey öğrendiğinizde beyniniz buna uyum sağlamak için yepyeni bağlantılar geliştirmek zorunda kalır.

20. Bir şeyleri iyi yapan insanları modelleyin. Yaratıcı, zeki ve üretken insanlarla birlikte vakit geçirin. Onlardan bir şeyler öğrenmeye çalışın. Onların yaptıklarını yapın ve onların düşündüğü biçimde düşünmeye çalışın. Onların önerilerine dikkatlice kulak verin. Başarılı insanlar genellikle bunu nasıl yaptıklarını bilmez ve kendilerini başarılı görmezler. Onların söylediklerini değil yaptıklarını yapın.

21. Gülün. Güldüğünüzde salgılanan endorfin sayesinde stres düzeyiniz azalır ve bu da beyin için uzun vadede çok yararlı bir şeydir. Gülmek aynı zamanda sizi yeni fikirlere ve düşüncelere daha açık hale getirir.

22. Oyun oynayın. Beynin uyarılması ölçülebilir yapısal değişikliklere sebep olur. Yeni nöron bağlantıları ortaya çıkar ve yeni beyin hücreleri gelişir. Entelektüel oyunların yanı sıra göz – el koordinasyonunu sağlayan her tür oyun beyni uyarır ve geliştirir.

23. Şarkı söyleyin. Arabanızda yolculuk ederken veya yalnız kaldığınızda üzerinde çalıştığınız konuyla ilgili olarak şarkı söyleyin. Bu sizin sağ beyinle temasa geçmenizi ve onu çalıştırmamızı sağlar.

24. Kendinizin farkında olun. Bu beyin gücüyle direk ilgili gibi görünmemekle birlikte çok yakından ilgilidir. Kendinizi daha iyi tanırsanız ego ve duyguların etkilerinden kaçınabilirsiniz. Özellikle bir şeyleri açıklarken ya da tartışırken kendinizi gözlemleyin.

25. Stresten uzak durum. Özellikle uzun vadeli stresin bedeninizde meydana getirdiği hasarlar bir yana, beyninizi de olumsuz yönde etkilemektedir. Stres düzeyinizi bilinçli olarak azaltmak için gevşeme vb. tekniklerden yararlanın.

26. Kendinizi eğitin. Çeşitli araştırmalar az eğitimli kişilerin Alzheimer’a daha fazla yakalandığını göstermiştir. Herhangi bir alanda eğitim almak beyninizi daha güçlü hale getirir.

27. Yağdan uzak durun. Laboratuvar araştırmaları yüksek yağ oranıyla beslenen hayvanların daha yavaş öğrendiklerini göstermektedir. Mümkün olduğunca zeytin yağı ve diğer türden sıvı yağları kullanmaya özen gösterin. Doymuş yağlar beyin hücrelerinin gelişiminde olumsuz etki göstermektedir.

28. Daha az yiyin. Aşırı yemek sindirim için daha fazla kan akışı demektir ve bundan dolayı beyninize daha az kan gider. Bundan dolayı harcadığınız enerjiyle orantılı bir beslenme düzenini benimserseniz bu beyniniz için daha yararlı olacaktır.

29. Şüpheli gıdalardan uzak durun. Aşağıdaki gıdalar beyniniz için zararlı olabilir: Yapay gıda boyaları içeren besinler, yapay tatlandırıcılar, kola, mısır şurubu, yüksek şeker içeren içecekler, hidrojenlendirilmiş yağlar, şeker, beyaz ekmek ve beyaz un içeren diğer ürünler.

30. Kahvaltı edin. Kahvaltı tüm beden için çok önemli bir öğündür. Ve bu konuyla ilgili araştırmalar kahvaltı eden çocukların diğerlerine oranla daha başarılı olduğunu göstermiştir. 

31. Soru sorun. Bu beyninizi formda tutmanın çok iyi bir yoludur. Yalnızca kendi zihniniz içerisinde kalsa bile soru sorma alışkanlığını sürdürün. Zihninize gelen her şeyi sorun ve muhtemel cevaplar üzerinde düşünün.

32. Beyin gücünüzü geliştirme planı yapın. Yeni alışkanlıkların edinilmesi yirmi ila otuz gün arası bir süre alır. Bu durumda uyguladığınız herhangi bir egzersizi ya da alışkanlık değişimini en azından üç hafta sürdürmelisiniz. Herhangi bir tekniğin etkisini hemen görebilirsiniz. Ama her tür tekniğin uzun vadeli yararları çok daha fazla olacaktır.

Bu konuyu yazdır

  Mutluluk Spreyi'nin Hikayesi
Yazar: ahmetsahin - 06-05-2016, Saat:02:03 PM - Forum: KISA İBRETLİK HİKAYELER - Yorum Yok

Bir zamanlar çok mutsuz bir adam varmış. Yaşadığı evin kirasını hiç geciktirmeden ödediği halde, her ayın birinde ev sahibi tarafından taciz ediliyor, öte yandan üst katta oturan yaşlı teyzenin devamlı yüksek sesle televizyon izlemesinden dolayı evinde şöyle bir kafa dinleyemiyor, bunun yanı sıra her gün, birlikte çalışması çok zor bir patronun kötü ağız kokusunu çekiyor, kendine bir araba almak istiyor ama parasını denkleştiremiyor, evlenmek istiyor ama gönlüne göre bir eş bulamıyor ve diyet yapması gerektiğini bildiği halde boğazını tutamıyor ve her aynaya baktığında, karşısında beğenmediği bir adam, görüyor. Sorsanız, “Ben, mutsuz olmayayım da kim, mutsuz olsun?” der. Fakat bir gece, öyle bir rüya görür ki, hayatı, değişir. Rüyasında, bir melek çıkmıştır karşısına ve “Dile benden ne dilersen” demiştir ona. Adamcağız da, düşünmüş ve her bir problemini tek, tek anlatmaya başlamış ve bunlara, sırayla bir çözüm bulmasını istemiştir. Fakat melek, “Olmaz” demiştir. Çünkü sadece tek şey dileme hakkı vardır. Adam da, bunun üzerine “O zaman bana bir mutluluk spreyi ver.” demiştir. Rüya işte! Bilinçaltı dersiniz ama işin ilginç kısmı, adam, ertesi sabah uyandığında, başucunda, o meleğin verdiği mutluluk spreyini görmüş. Acaba rüya değil miydi gördüğüm diye düşünmeye ve hatta kendinden bile şüphe etmeye başlamış. Derken, spreyi eline almış ve havaya sıkmış. Sıkmasıyla, havaya, minicik kalp şeklinde simler, dağılmaya başlamış ve uçuşarak, düşmeye başlamış. Simler, adamın üzerine düştükçe, adama bir huzur gelmiş. Uzun zamandır hiç hissetmediği kadar mutlu hissetmiş kendini. Sanki kocaman bir pozitif enerji topunun içine girmiş gibi… Hatta neredeyse unuttuğu gülümseme, suratına yeniden gelmiş. Fakat çok uzun sürmemiş bu durum. 

Ertesi sabah uyandığında, yine eski “mutsuz adam” olarak uyanmış. Tekrar spreyi sıkmış ve o günü de, mutlu geçirmiş. Derken günleri, böyle geçmeye başlamış ve günün birinde mutluluk spreyi, bitmiş. Adam, çok üzülmüş. O melek, yine gelsin istemiş. Hakikaten de o gece, yine aynı meleği görmüş rüyasında. Yine aynı spreyden istemiş. Fakat bu defa melek, onun bu isteğini yerine getirmemiş. Demiş ki “Görüyorsun ki sprey, geçici bir mutluluk oldu senin için. Oysaki sen, kalıcı bir mutluluk istiyorsun. Dolayısıyla senin ilacın, bu sprey değil.” Adam, düşünmüş, hak vermiş meleğe. “Ne peki?” demiş. Melek ise, ona bir kâğıt vermiş. O sırada alarmıyla uyanan adam, başucunda, rüyasında meleğin vermiş olduğu o kâğıdı görünce, hemen açıp, bakmış. İçinde aynen şu maddeler yazıyormuş:
Kalıcı mutluluk için:

1. Önce kendini mutlu etmelisin. Seni mutlu eden eylemleri, bir kâğıda yazıp, en çok sevdiğinden en aza kadar bir sıralama yapmalısın. Bu, bisiklete binmek olabilir, yazmak olabilir, film izlemek olabilir, sevdiğin bir dostunla sohbet etmek olabilir ama her ne olursa olsun, en üstte yazdığına haftada birkaç gün, hemen onun altına yazdığına haftada bir gün, onun da altına yazdığına iki haftada bir gün, en alta yazdığına da ayda bir, vakit ayırmaya çalışmalısın.

2. Sonra en yakınındakileri, mutlu etmeye çabalamalısın. Çünkü onlara verdiğin mutluluk, bir ayna misali, sana aynen geri dönecektir. Bu, minik bir sürpriz olabilir, ona özel aktiviteler olabilir, hatta belki bir telefon bile olabilir. Bu, tamamen karşındaki kişiye, onunla olan ilişkine, o kişinin önem verdiklerine ve senin yaratıcılığınıza göre değişkendir.

3. En yakınındakilerden sonra, akıl danıştığın, sana önemli bilgiler veren, kendini çıkmaz sokaklarda bulduğun anlarda sana ışık gösteren, seninle faydalı bilgiler paylaşan, ihtiyacın olduğunda yardım eli uzatan kişiler gelir. Yapman gereken, yalnızca içten bir teşekkür etmektir. Böylelikle hem bu kişiyi ya da kişileri, mutlu etmiş olursun, hem de hangi günlerden bu günlere geldiğini görüp, kendini mutlu etmiş olursun.

4. Kalıcı mutluluk için yapman gerekenlerden bir tanesi ise, şükretmektir. Tüm sahip olduklarının bir bilançosunu çıkarıp, bunların her biri için şükretmelisin. Sağlıksa sağlığın için, sevdiklerinse sevdiklerin için, ailense ailen için, evinse evin için, arabansa araban için, yavrularınsa yavruların için, işinse işin için, komşularınsa komşuların için veya sana gönderilmiş yardım melekleriyse, onlar için… Bu, sana nelere sahip olduğun konusunda minik bir hatırlatma olacak ve seni, mutlu edecektir.
Mutluluk spreyine ihtiyaç duymadan, içinizdeki mutluluğun, her bir hücrenize yayılıp, sizi her daim gülümsetebilmeyi başarması dileğiyle…

jn1ogG.jpg
Yazan: Ceylan Koryürek

Bu konuyu yazdır

  Terkedilen Bir Yönetici Olmanın 5 Sırrı
Yazar: ahmetsahin - 06-05-2016, Saat:01:54 PM - Forum: BAŞARI HİKAYELERİ VE ÖNERİLERİ - Yorum Yok

1 – İletişim hataları

Ne söylediğiniz değil, nasıl söylediğiniz önemli. Çalışanlarınızdan memnun olduğunuzu söylerken bile, tam tersi bir anlaşılmaya sebebiyet verebilirsiniz. Bu sebepten dolayı seçeceğiniz sözcükler çok önemli. Doğru bir iletişim çalışanlarınızın sizi tercih etmesi için çok büyük bir sebep. Siz çalışanlarınızla ne kadar doğru iletişim kurabiliyorsunuz?

2 – Takdir etmemek

Ayşe, çok farklı bir proje üretiyor, Mehmet yüklü bir satış yapıyor. Zeynep ise verdiğiniz işleri zamanından önce bitiriyor ve siz tüm bunlar olduktan sonra sade bir tepki veriyorsunuz… Yapınız gereği ciddi ve bu tür şeyleri doğal karşılayan biri olabilirsiniz. Çalışanlarıma zaten bunları yapsınlar diye tonla para ödüyorum diyebilirsiniz. Fakat şunu unutmayın ki, insanlar makine değildir ve takdir beklerler. Bir aferin sözcüğü, onlarla gurur duyduğunuzu dile getirmek ya da sırtlarını sıvazlamak bile çalışanlarınızda mucizevi etkiler yaratabilir. Siz bunlardan hangilerini yapıyorsunuz?

3 – Duygusal zeka eksikliği

Empati bir yöneticide olabilecek en güçlü özelliklerden biridir. İnsanların duygularından anlamak, onlarla duygu yönünden güçlü bağlar kurabilmek, takdiri gerektiren özelliklerdir. Çalışanlarınıza gülümseyerek günaydın diyebilmek, işten önce onların hatırlarını sormak ve yeri geldiğinde onları çok sevdiğinizi söylemek tahmin edemeyeceğiniz kadar olumlu bir ortam yaratmanızı sağlayabilir. Bugüne kadar kaç kez çalışanlarınıza onları çok sevdiğinizi söylediniz?

4 – Kıskançlık

Sizin başaramadığınız işleri başaran çalışanlara sahip olabilirsiniz. Hatta herkes tarafından sizden daha fazla sevilen ve sayılan çalışanlarınız bile olabilir. İçinizdeki kıskançlık canavarı çalışanlarınıza hak etmedikleri davranışlar sergilemenize sebep olabilir. Sonuçta bir bakmışsınız tüm işlerle tek başınıza mücadele etmek zorunda kalmışsınız. Siz kıskanç bir yönetici misiniz?

5 – Aşırı ego

Fazlaca üstün meziyetlere sahip olabilirsiniz. Tüm güç ve kumanda sizin elinizde de olabilir. Fakat bunu çalışanlarınıza karşı yıkıcı bir silah olarak kullanmanız gerekmez. Sevdiğim bir söz vardır: “Bir insanın gerçek karakterini görmek için, ona güç verin” Siz elinize geçen ilk fırsatta egolarınıza yenik mi düşüyorsunuz?


6nq05l.jpg
Yazan: Kerem Koryürek

Bu konuyu yazdır